ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kuran-Kerim Eğitim Dunyası ๑۩۞۩๑ > Tecvid Öğretiyoruz > Sebebi Med
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sebebi Med  (Okunma Sayısı 49390 defa)
20 Nisan 2010, 17:15:37
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 20 Nisan 2010, 17:15:37 »



SEBEB-İ MED
Harf-i medden sonra gelip, asli meddi (yani bir elif miktarı olan
tabii meddi) bir elif miktarından daha fazla çekmeyi gerektiren sebebe:
“Sebeb-i med” denir. Sebeb-i med ikidir:
l- Hemze: ( ء) Hemze, kendi aslî imlasıyla yazıldığı gibi, kelime
içindeki yerine göre elif şeklinde de yazılır. Binaenaleyh, harekesi olan
bütün elifler hemzedir. Hemze, kelimenin başında, ortasında ve sonunda
vaki olabilir. Kelimenin başında vaki olan hemze iki kısma ayrılır:
a- Hemze-i kat'ı: Hem yazıda ve hem de okunuşta daima (yani,
ibtida= başlangıç ve vasl=ulama halinde) bulunan hemzedir. ( (أَبَدٌ -مَاأَناَ
gibi.
b- Hemze-i vasıl: Yazıda mevcut, ibtida (okunmaya kendisi ile
başlanma) halinde okunan, fakat vasl (kendisinden önce harekeli bir harf
gelme) halinde okunmayan hemzedir. ( اَلْعَصْر وَالْعَصْرِ ) gibi.
Bu hemzelerden sadece: Harf-i medden sonra gelen ve kat’ı
hemzesi olan hemze sebeb-i med olabilir. ( مَاأَناَ -جَآءَ ) gibi.
Kelime başlarında dikey olarak, yani elif şeklinde yazılmış olan
hemzelerden hemze-i vasl'a alamet olmak üzere, elifin üstüne yarım bir
sad ( ا), hemze-i kat’a alamet olmak üzere de, üstün ve ötre halinde elifin
üzerine bir hemze ( أ), esre halinde de elifin altına bir hemze ( (إ
yazılması itiyad edilmiştir. ( والْعَصْرِ -إِلَهٌ –أُذُنٌ –أَآَلَ ) gibi.

2- Sükûn: Harekesizlik demektir, alameti de cezim ( —ْ )
dediğimiz işarettir. ( لَمْ يَلِدْ ) gibi. Bu alâmeti taşıyan harfe, sakin harf denir.
Sakin harf, harf-i med ise bu işarete gerek yoktur. ( اَلْمِيزَانُ –اَلرُّوحُ ) gibi.
Bir kelimede, med harfinden sonra sükûnlu bir harfin bulunması, med
sebebi olur. Sükûn iki çeşittir:
a- Sükûn-u lâzım: Vakfen (durulunca) ve vaslen, (geçilince sabit
olan sükuna: “Sükûn-u lâzım” denir ( لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ) kelimelerindeki mim
ve dal harflerinin sükunu gibi. Çünkü biz bu kelime üzerine vakf yapsak
veya diğer bir kelimeye vasl yapsak, sükunlar oldukları gibi durur. Hiç
değişmez.
b- Sükûn-u arız: Vakfen sabit, vaslen sakıt (düşen) olan sükûna:
“Sükûn-u arız” denir. Yani asılda olmayıp, arızî bir sebeple meydana
gelen sükûndur. Bu arızî sebep de vakıftır. Mesela: ( يَعْلَمُونَ ) kelimesi
üzerinde vakf yapılırsa nûn harfinin üstünü düşer, yerine cezim gelir.
يَعْلَمُونْ) ) gibi. İşte bu sükûn arızîdir. Çünkü bu kelime üzerinde vakf
yapılmasaydı, böyle bir sükûn meydana gelmeyecekti. Ayet sonlarındaki
sükûnların çoğu böyledir. Arapça’da hareke üzerinde vakıf yapmak caiz
olmadığından, vakıf halinde kelimenin son harekesi daima sükûna
çevrilir.
Sükûnu lazım, kelime ortasında veya sonunda vaki olabilir ,( (اَلْحَمْدُ
لَمْ يَلِدْ) ) kelimelerindeki mim ve dal harflerinin sükûnu gibi. Sükun-u arız
ise, sadece kelime sonunda vaki olabilir. Kelime başında ise bu
sükûnlerin hiçbirisi bulunamaz. Çünkü sakin harf ile ibtida (okumaya
başlamak) mümkün değildir.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Sebebi Med
« Posted on: 16 Haziran 2019, 00:33:21 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sebebi Med rüya tabiri,Sebebi Med mekke canlı, Sebebi Med kabe canlı yayın, Sebebi Med Üç boyutlu kuran oku Sebebi Med kuran ı kerim, Sebebi Med peygamber kıssaları,Sebebi Med ilitam ders soruları, Sebebi Medönlisans arapça,
Logged
15 Nisan 2011, 18:10:45
burkay

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1


« Yanıtla #1 : 15 Nisan 2011, 18:10:45 »

SEBEB-İ MED
Harf-i medden sonra gelip, asli meddi (yani bir elif miktarı olan
tabii meddi) bir elif miktarından daha fazla çekmeyi gerektiren sebebe:
“Sebeb-i med” denir. Sebeb-i med ikidir:
l- Hemze: ( ء) Hemze, kendi aslî imlasıyla yazıldığı gibi, kelime
içindeki yerine göre elif şeklinde de yazılır. Binaenaleyh, harekesi olan
bütün elifler hemzedir. Hemze, kelimenin başında, ortasında ve sonunda
vaki olabilir. Kelimenin başında vaki olan hemze iki kısma ayrılır:
a- Hemze-i kat'ı: Hem yazıda ve hem de okunuşta daima (yani,
ibtida= başlangıç ve vasl=ulama halinde) bulunan hemzedir. ( (أَبَدٌ -مَاأَناَ
gibi.
b- Hemze-i vasıl: Yazıda mevcut, ibtida (okunmaya kendisi ile
başlanma) halinde okunan, fakat vasl (kendisinden önce harekeli bir harf
gelme) halinde okunmayan hemzedir. ( اَلْعَصْر وَالْعَصْرِ ) gibi.
Bu hemzelerden sadece: Harf-i medden sonra gelen ve kat’ı
hemzesi olan hemze sebeb-i med olabilir. ( مَاأَناَ -جَآءَ ) gibi.
Kelime başlarında dikey olarak, yani elif şeklinde yazılmış olan
hemzelerden hemze-i vasl'a alamet olmak üzere, elifin üstüne yarım bir
sad ( ا), hemze-i kat’a alamet olmak üzere de, üstün ve ötre halinde elifin
üzerine bir hemze ( أ), esre halinde de elifin altına bir hemze ( (إ
yazılması itiyad edilmiştir. ( والْعَصْرِ -إِلَهٌ –أُذُنٌ –أَآَلَ ) gibi.

2- Sükûn: Harekesizlik demektir, alameti de cezim ( —ْ )
dediğimiz işarettir. ( لَمْ يَلِدْ ) gibi. Bu alâmeti taşıyan harfe, sakin harf denir.
Sakin harf, harf-i med ise bu işarete gerek yoktur. ( اَلْمِيزَانُ –اَلرُّوحُ ) gibi.
Bir kelimede, med harfinden sonra sükûnlu bir harfin bulunması, med
sebebi olur. Sükûn iki çeşittir:
a- Sükûn-u lâzım: Vakfen (durulunca) ve vaslen, (geçilince sabit
olan sükuna: “Sükûn-u lâzım” denir ( لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ) kelimelerindeki mim
ve dal harflerinin sükunu gibi. Çünkü biz bu kelime üzerine vakf yapsak
veya diğer bir kelimeye vasl yapsak, sükunlar oldukları gibi durur. Hiç
değişmez.
b- Sükûn-u arız: Vakfen sabit, vaslen sakıt (düşen) olan sükûna:
“Sükûn-u arız” denir. Yani asılda olmayıp, arızî bir sebeple meydana
gelen sükûndur. Bu arızî sebep de vakıftır. Mesela: ( يَعْلَمُونَ ) kelimesi
üzerinde vakf yapılırsa nûn harfinin üstünü düşer, yerine cezim gelir.
يَعْلَمُونْ) ) gibi. İşte bu sükûn arızîdir. Çünkü bu kelime üzerinde vakf
yapılmasaydı, böyle bir sükûn meydana gelmeyecekti. Ayet sonlarındaki
sükûnların çoğu böyledir. Arapça’da hareke üzerinde vakıf yapmak caiz
olmadığından, vakıf halinde kelimenin son harekesi daima sükûna
çevrilir.
Sükûnu lazım, kelime ortasında veya sonunda vaki olabilir ,( (اَلْحَمْدُ
لَمْ يَلِدْ) ) kelimelerindeki mim ve dal harflerinin sükûnu gibi. Sükun-u arız
ise, sadece kelime sonunda vaki olabilir. Kelime başında ise bu
sükûnlerin hiçbirisi bulunamaz. Çünkü sakin harf ile ibtida (okumaya
başlamak) mümkün değildir.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
09 Mart 2013, 21:32:09
ღ۩Bilgin۩ღ
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.899


Site
« Yanıtla #2 : 09 Mart 2013, 21:32:09 »

Elhamdulillah ne güzel şu konular hazirlanmış onkarca tecvid  kitabinda olmayan konular tecvid öğretiyoruz bölümü altinda var bu konular çok hayra vesile oluyor çok zamaninda bu konularin açılmasini sağlmanin esaslari simdi daha iyi anlasiliyor.Allah cc vesile olandandanda razi olsun.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Her Anımızda Allah için Niyet Edelim ( Allah için )  Yerken , İçerken , Giyerken , Çıkarırken , Gezerken , Dinlenirken Bakarken , Duyarken , Yatarken , Kalkarken , Otururken , Okurken , Yazarken ve daha nicesinde... ( Allah için ) Niyet Edelim.
09 Mart 2013, 23:49:48
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« Yanıtla #3 : 09 Mart 2013, 23:49:48 »

Evet elhamdülillah siz Kuran Öğretiyoruz bölümü açınca benim de aklıma hemen neden tecvid öğretiyoruz bölümü olmasın diye soru gelmişti ve güzel bir kaynakla açmıştık. Tecvid kitaplarında gerçekten deyindiğiniz gibi bu kadar ayrıntı bilgi yok konu çok güzel anlatılmış ve anlaşılıyor...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
09 Temmuz 2014, 22:05:02
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #4 : 09 Temmuz 2014, 22:05:02 »

Esselamü aleykum ve rahmetullah...çok faydali bilgiler..
Bu kadar ayrintili bilmiyodum konuyu.anlatimi açiklayici ve anlaşilie olmuş..Mevlam razi gelsin ..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &