ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Tavan Arası > Âşık Paşa ve Garibnâme
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Âşık Paşa ve Garibnâme  (Okunma Sayısı 1349 defa)
18 Eylül 2011, 17:47:50
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 18 Eylül 2011, 17:47:50 »



Tavan Arası



Haziran 2007 102.SAYI


Akif GÜLER kaleme aldı, TAVAN ARASI bölümünde yayınlandı.

Âşık Paşa ve Garibnâme


Âşık Paşa, Osmanlı’nın ilk devrinde Anadolu’da yetişen büyük mutasavvıflardan biridir. Asıl adı Ali olan Âşık Paşa, 1272 yılında Kırşehir’de doğmuş. Babasının ilk çocuğu olduğu için baş ağa veya paşa denildiği veya paşa lakabının Osman Gazi tarafından verildiği rivayet edilir.

Âşık Paşa’nın dedesi Baba İlyas, Moğol istilası üzerine Horasan’dan hicret edip, Anadolu Selçuklularından Alaeddin Keykubad’ın himayesine giren büyük velilerdendir. Babası da dedesinin yolundan giden salih bir zat olan Muhlis Paşa’dır.

Âşık Paşa, babasının Kırşehir’de bulunan dergâhında salih kimseler içinde yetişti. Zamanın büyük alimlerinden Kırşehirli Süleyman Efendi’den ilim aldı. Arapça, Farsça, İbranice ve Ermenice öğrendi. Allah’a olan sevgisinin çokluğu sebebiyle kendisine Âşık denildi. O da dergâhta baba ve dedesi gibi talebe yetiştirmekle meşgul oldu. Orhan Gazi zamanında şöhreti arttı.

Bu veli zat, “Garibnâme” adlı mesnevi tarzında on iki bin beyte varan eseriyle meşhurdur. Tasavvuf ilmine dair bu eser, Osmanlı edebiyat tarihi açısından oldukça önemlidir. Mesnevi tarzında yazılmış ilk Türkçe eserdir. Türk halkına tasavvuf zevkini (güzel ahlâkı, edebi) öğretmek için yazılmıştır.

Ayrıca yüz altmış bir beyitlik “Fakrnâme”, otuz bir beyitlik “Vasf-ı Hal” adlı eserleri, risale ve şiirleri de olan Âşık Paşa bir süreliğine gittiği Mısır dönüşünde 1333 yılında Kırşehir’de vefat etti.


Garibnâme’de Şöyle Diyor Âşık PaşaGaribnâme’de Paşa:

“… Yani, bu dinin emir ve yasaklarını üstattan öğrenmek lazımdır. O üstat ki adet, usul ve esasları öğretir. Allahu Tealâ’nın emrettiği farzları ve Rasulullah s.a.v.’in sünnetini bildirir. Nefsi ibadet etmeye açıkça davet eder. Şunu iyi biliniz ki, İslâmiyet’i en doğru olarak anlatan, alim olan üstatlardır. Bu sebeple onlara karşı çok edepli olmalı, izzet, ikram ve hizmette bulunmalıdır. Bir talebe hocasına hizmet ederse şüphesiz çok dua alır. Onun duası bereketiyle Cenab-ı Hak da, o talebeyi sever. Bu sözümüzün hakikat olduğunu kabul etmek gerek.

… Âşık’ın Allahu Tealâ katında eksiği çok fazladır. Fakat Cenab-ı Hakk’ın, kendi eksikliğini bilen kuluna merhameti pek çoktur. Rabbimizin ihsanı ve merhameti boldur. Hepimizin ümidi budur. Başka bir ümit kapısı yoktur. Ey yüce Allahım! Sen ihsan sahibisin, her şeyden önce mevcud olan ‘evvel’sin; her şey helâk olduktan sonra geriye kalacak ‘âhir’sin. Hem ‘hakim’ ve hem de ‘alim’sin. Kullarını rahmetinle yarlıga, onları merhametinle koru. Ey Celîl! Her kim bu sözü kabul ederse, rahmetin ona her zaman delil olsun.”


Etkilemenin Dokuz Kuralı;


Birilerini etkilemek ister misiniz bilmem amBirilerini ama bugünlerde bunu yapmak için özel eğitim alan çok sayıda kişi var. Bakalım bu eğitimde neler
söyleniyor.

1- İnsanlar tercihlerini teklififi n yapılma şekline göre belirler. (Türkçesi: Göz boyayın!)
2- İnsanlar kaybetmenin önüne geçmek için, kazanmak için harcadıklarından daha fazla çaba sarf ederler. (Türkçesi: Korkutun!)
3- Satışı ve itaati artırmak için seçenek sayısını azaltmak gerekir. (Türkçesi: Yollarını tıkayın!)
4- İnsanların davranışlarını değişmeye zorlamak, tutum ve bakış açılarının da değişmesine yol açar. (Türkçesi: Alternatiflfl eri yok edin!)
5- İnsanlar kendilerini en üst basamakta hissetmek isterler. (Türkçesi: Pohpohlayın!)
6- Din, toplum, aile gibi yüksek değerlerle hitap etmek daha etkilidir. (Türkçesi: İstismar edin!)
7- İnsanlar sahip oldukları şeyin değerini olduğundan fazla düşünmeyi tercih eder. (Türkçesi: Kandırın!)
8- Bir grubu etkilemek, bireyi etkilemekten daha kolaydır. (Türkçesi: Grup baskısı oluşturun!)
9- İnsanlar bir grubun parçası olmak için birçok şeyi gözden çıkarırlar. (Türkçesi: Sürüye dahil olmaya zorlayın!)

Osmanlı İmparatorluk muydu?


İmparatorluk denince akla emperyalizm geliyor. Yani yabancı toprakları istila ederek, oranın zenginliklerini sömürüp halkını köle olarak kullanan güç. Çirkin karanlık bir güç olduğu ortada. Peki imparatorluk olarak anılan Osmanlı da böyle miydi? Onu millet olarak, devlet olarak nasıl tanımlamalı? İmparatorluk desek bile kelimenin anlamında mündemiç bulunan emperyalist olma özelliği Osmanlı’da var mıydı? Gerçi bu soruların cevabı hepimizce malumdur fakat bir de pir tarihçi İlber Ortaylı’nın ağzından dinleyelim. Bakalım hocamız Osmanlı’yı nasıl tanımlıyor:

“Osmanlı kendisini müslüman görür. Türk görür. Fakat Türk olmayan Osmanlı da vardır. Müslüman olmayan Osmanlı da...

Osmanlı kendisini, ‘devlet-i ebed müddet’ diye tanımlamıştır. Yıkılmaz bir devlet...

Osmanlı kendisini İslâm’ın kılıcı olarak görüyor. Öyledir, çünkü 11. miladi asırdan beri Türkler, Selçuklular ardından Osmanlılar kaybedilen toprakları geri almışlardır. İlave fütuhat yapmışlardır.

Osmanlı bir imparatorluktur ama bilindiği gibi Fransız ve İngilizler gibi koloniyel imparatorluk değildir. Osmanlı imparatorluğunda milletlerin hakları vardır. Kendi hayatları vardır. Kimse kimseye karışmaz.

Ne Ermeni Türk’e karışır, ne Türk Rum’a karışır. Hatta Rum ve Ermeni birbirlerine karışmaz. Rum ve Ermeni işbirliği nadirattan bir şeydir. Bu böyle idare edilir. Bu tarzda yönetici kısım da oldukça kozmopolittir. Muhtelif yerlerdendir ama bu kozmopolitizmi kalkıp bir yere götürmeye kalkmasın kimse.

Devletin karakteri müslüman. Müslüman imparatorluktur, ona önem veriyor. Oradaki temel unsur da Türklerdi her zaman için.”


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Âşık Paşa ve Garibnâme
« Posted on: 15 Temmuz 2020, 11:24:08 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Âşık Paşa ve Garibnâme rüya tabiri,Âşık Paşa ve Garibnâme mekke canlı, Âşık Paşa ve Garibnâme kabe canlı yayın, Âşık Paşa ve Garibnâme Üç boyutlu kuran oku Âşık Paşa ve Garibnâme kuran ı kerim, Âşık Paşa ve Garibnâme peygamber kıssaları,Âşık Paşa ve Garibnâme ilitam ders soruları, Âşık Paşa ve Garibnâmeönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &