ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Zatür Rikâ seferi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zatür Rikâ seferi  (Okunma Sayısı 2437 defa)
20 Nisan 2011, 16:35:12
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 20 Nisan 2011, 16:35:12 »



Zatü'r Rikâ' Seferi


ibni Ishâk anlatıyor;


-  Bu olay, hicri dördüncü senenin Cemediye'l ûlâ ayında gerçek­leşmiş olup, Gatafan kabilesine mensup olan Sa'lebe oğullarından Hasfa'ya yapılan seferdir.[431]

Muhammed b. İsmail el-Buharî rahmetullahi aleyh derki: "Zatû Rİkâ1 hadisesi Hayber seferinden sonra meydana gelmiştir. Zîra Ebû Musa Hayber seferinden sonra gelmişti. Yani bu Zatû Rikâ1 hadisesine katıldı. Ancak Hayber seferi sırasında gelip Müslüman olan Ebû Hüreyre(r.a.)idi."[432]

İbni İshâk hadiseyi şöyle anlatır:

- Bu gazvede Allah Rasûlü (s.a.v.) (Medine'den iki konak uzaktaki Sa'lebe oğulları yurtlarından) Nahl denen yere kadar giderek konakla­dı. Orada Gatafan'lılardan bir topluluğa rastladı. İki taraf birbirine yaklaştı isede, aralarında harb meydana gelmedi.

İnsanlar durumu görünce birbirlerinden çekinmişler ve Allah Rasûlü (s.a.v.) ashabına korku namazı kıldırmış, ardından onları geri götürmüştür.[433]

Vakidî derki: Bu gazveye, "Zatü'r Rikâ"' denmesinin sebebi, bu ye­rin kendisinin bir kısmında kırmızı siyah ve beyaz topraklar bulunan bir dağa yakın olmasından kaynaklanmış ve "zatü'r Rikâ" adım almış­tır.[434]

Vakidî devamla şöyle anlatır:

- Rasûlü Ekrem (s.a.v.) Muharrem ayının onuncu günü, hicretinin kırkyedinci ayında yola çıkıp, Muharrem ayının bitimine beş gün kala (Medine'den Irak tarafına üç mil mesafe uzakta bulunan) Sırâr'a kadar geldi. Zatü'r Rikâ', Sa'd ve Şükra mevkileri arasında bulunan Nuheyl'e[435] yakın bir yerde idi.

Yine Vakıdî anlatıyor: Bana Dahhâk b. Osman, Ubeydullah b. Miksem aracılığıyla Cabir (r.a.) tan.... Yine Hişâm b. Sa'd da, Zeyd b. Eşlem aracılığıyla Câbir (r.a.) tan.... Yine Malik ve diğer bir âlim Vehb b. Keysân yolu ile Câbir (r.a.) tan şöyle dediğini haber verdiler:

- Birisi, Şam tarafında Ermenilere ait olan Nebat pazarından, satım hayvanlarını alıp Medine'ye getirmişti. Kendisine bu satım mallarını nereden getirdin? diye sorulunca, "Onu Necid'den getirdim. Yolda gelirken Enmar oğullarıyla Sa'lebe oğullarını gördüm, sizin için büyük bir gurup toplamışlar, sanıyorum ki siz onlardan uzak duruyorsunuz" dedi. Onun bu sözü Peygamber (s.a.v.)'e ulaşınca, ashabından dörtyüz kişiyi alarak (bir rivayette yediyüz kişiyi alarak) yola çıktı. Erat dağı eteğindeki Medîk köyü yoluna saptı. Orada Şukra vadisine indi ve bir kaç gün konakladı. Oradayken etrafa seriyyeler çıkardı. Gidenler ge­celeyin geri dönüp civarda kimseyi görmediklerini haber verdiler.

Sonra Nebî (s.a.v.) ile ashabı oradan hareket ederek bu Enmar ve Sa'lebe oğullarının yerlerine kadar geldi. Ama ortalıkta kimseler yok­tu. Zîra hepsi dağ basma kaçışmış idi. İnsanlar birbirinden korkmuş­lardı. İşte Peygamber (s.a.v.) orada ashabına "korku namazı" kıldırdı.

Abdü'lmelik b. Hişâm da bu isim hususunda şunu söyler, "Bu sefe­re "Zatû'r Rıkâ1 " denilmiştir. Zîra ashab bu seferde bayraklarını ya-mamışlardı. (da yamalı sefer dendi) Yine söylendiğine göre "Zatû'r Rıkâ'", orada bulunan bir ağacın adı imiş. Lakin anlaşılan o ki, bunlar birbirinden ayn iki sefer olsa gerek."[436]

Şuayb, Zührî'den rivayet ediyor: Bana Sinan ed-Dûdî ve Ebû Seleme'nin, Câbir (r.a.)'den nakline göre; Cabir (r.a.) Rasûlüllah (s.a.v.) ile birlikte Necd tarafına bir sefer yapmış. O durunca Cabir de durmuş. Büyük ağaçlı bir vadiye vardıklarında öğle uykusu bas­tırmıştı. Nebî (s.a.v.) orada konakladı. Ashab da ağaçların altında göl-

gelenmek üzere dağıldılar. Nebî (s.a.v.) kılıcını astığı bir ağacın altın­da biraz uyku kestirdi. Bizde biraz uyumuş idik ki, birden Rasûlüllah (s.a.v.)'m bize çağırdığını duyduk. Hemen davetine koştuk, baktık ki yanıbaşmda bir bedevi oturuyor. Nebî (s.a.v.) bize:

- "Şu herif ben uyuyorken kılıcımı almış. Birde uyandımki kılıcım kından sıyrılmış halde onun elinde. Bana; "seni benden kim kurta­rabilecek?" dedi. "Allah" dedim. Bu da kılıcı kımna sokup oturdu" diye anlattı. Rasûlüllah (s.a.v.) bu adamı cezalandırmadı. Halbuki o böyle birşey yapmıştı.

Bu Buharı ve Müslim'in ittifak ettiği bir haberdir.[437]

Ebû Avâne'nin Ebû Bişr'den rivayetine göre bu bedevinin adı, "Ğavras b. el-Hâris" imiş.

Sonra bu Ebû Bişr, Süleyman b. Kays yolu ile Câbir (r.a.)'den şöyle dediğini rivayet ediyor:

Rasûl'ü Ekrem (s.a.v.) Nahl denen yerde, Hasfa'nm savaşçıları ile çarpıştı. Bunlar Müslümanları makbul gördüler. İçlerinden adı Ğavras b. el-Hâris olan birisi gelerek Rasûlüllah (s.a.v.)'ın başucunda kılıcını çekerek durdu ve "seni benden kim kurtarabilecek?" dedi. Nebî (s.a.v.)'de, "Allah" deyince, kılıç adamın elinden düştü. Kılıcı alan Allah Rasûlü onu, "ya seni benden kim kurtaracak?" buyurunca adam yalvararak "sen kılıcı alanların hayırlısı ol!" diye yalvardı. Nebî (s.a.v.): "Sen Allah'dan başka ilah olmadığına, benim onun Peygambe­ri olduğuma şehadet edermisin?" buyurunca adam; "hayır! lâkin sana karşı savaşmayacağıma, sana karşı savaşan bir toplulukla beraber ol­mayacağıma sana söz veririm" deyince Nebî (s.a.v.) adamı serbest bıraktı. O da arkadaşlarının yanma giderek, "ben yanınıza, insanların en hayırlısının yanından geldim" dedi.

Sonra Cabir Nebî (s.a.v.)'nin her iki taifeye de "korku namazı" kıl­dırdığını haber verdi.

İnşAllah bu sahih bir hadistir.[438] Bekkâî, İbni İshâk'tan naklediyor:

-  Bana Vehb b. Keysân Câbir b. Abdillah (r.a.)'m şöyle dediğini haber veriyor: Ben Rasûlüllah (s.a.v.) ile beraber zayıf deveme bi­nerek, Nahl tarafındaki Zati'r Rıkâ gazvesine gittim. Rasûlüllah kafi­leyi yola koyup kendi beklerken arkadaşlarım ilerledikçe ben geri ka­lıyordum. Rasûlü Ekrem bana yetişip: "Yâ Câbir! Sana ne oldu?" bu­yurdu. Bende;

- Yâ Rasûlellah! Devem beni arkadaşlarımdan geri koyuyor, dedim. Efendimizde, "Onu ıhtır" buyurdu.

- Cabir devamla devenin kıssasını anlattı.[439]




[431] îbni Hişâm 3/246.

[432] Buharî Megazî 64/ Bab, gazveti Zatı Rikâ'.

[433] İbni Hişâm 3/246; Beyhakî Delâil 3/

[434] Vakidî Meğazî 1/

[435] Nuheyl, bu günde ma'mur olan bir mıntıka olup sulan ve bahçeleri olan bir yerdir. Şükra ile Sa'd da bu gün bilinen yerlerdir.

[436] İbni Hişâm Sîre 3/246.

[437] Buharî Meğazî 64.

[438] İmam Ahmed Müsned 3/390; Ebû Avane Müsned.

[439] İbni Hişâm 3/247. 

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam  Meğazi 3/346-350

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Zatür Rikâ seferi
« Posted on: 18 Eylül 2019, 01:59:39 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Zatür Rikâ seferi rüya tabiri,Zatür Rikâ seferi mekke canlı, Zatür Rikâ seferi kabe canlı yayın, Zatür Rikâ seferi Üç boyutlu kuran oku Zatür Rikâ seferi kuran ı kerim, Zatür Rikâ seferi peygamber kıssaları,Zatür Rikâ seferi ilitam ders soruları, Zatür Rikâ seferiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &