ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Üçüncü yıl hadisleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Üçüncü yıl hadisleri  (Okunma Sayısı 663 defa)
21 Nisan 2011, 14:23:14
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 21 Nisan 2011, 14:23:14 »



ÜÇÜNCÜ YIL HADİSELERİ



 
Zî Emerr Ğazası:

İbni İshâk'ın anlatmasına göre, Nebî (s.a.v.) Sevîq seferinden dön­dükten sonra, Ziîhicce'nin son yarısı ve Muharrem ayını Medine'de geçirip, sonra Ğatafan kabilesine doğru gaza' etmek üzre Necid'e gitti.

İşte "ZÎ Emerr" denen gaza bu idi. Medine'ye Hz. Osman b. Affan (r.a.)'ı vali olarak bıraktı. Safer ayının büyük bir bölümünü belki tama­mını Necd'de geçirdi. Sonra herhangi bir harbe uğramadan Medine'ye geri döndü. Orada Rabiü'l evvel ayının sonuna kadar kaldı.[199]

Vakıdî ise bu konuda, "bu gaza Rabi'ü'l Evvel ayında vaka bul­muştu. Efendimizin Medine'den ayrı kalışı sadece on üç gün idi" der.[200]

Sonra Vakıdî, Şeyhleri vasıtasıyla Tabiin'den olan Abdullah b. Ebî Bekr ve diğerlerinden şöyle, dediklerini nakleder:

Peygamber(s.a.v.)'e, Gatafan'daki Sa'lebe oğullarından bir gurup ile Zî Emerr'deki Muharib denen adam, toplanıp Rasûlüllah'ın civa­rındaki kabilelere saldıracakları haberi ulaşmıştı.[201] Onları Dü'sûr b. Haris b. Muharib denen birisi biraraya getirmişti.

Nebî (s.a.v.) de Müslümanları teşvik etti. Dörtyüz elli kişilik bir gurupla yola çıktı. Beraberinde atlar vardı. Uhut ile Medine arasındaki münakkâ arazîsinden yola çıkıp Hubeyt boğazı yolunu seçti. Sonra Zü'l Kıssa'ya vardı. Burada onlardan Cebbar denen bir adamı yakala­yıp, "nereye gitmek istiyordun?" diye sordular. "Medîne'ye" dedi. "Medine'de işin ne?" dediler. "Kendim için orada bazı işlere bakacak­tım" dedi. "Sen o topluluğa uğradmmı veya senin kavmiyin haberi sana geldimi?" dediler. "Hayır! Ancak Dü'sur b. el-Hâris'in kendile­rinden bir gurup insanla oradan ayrıldığım duydum" dedi. Adamı Pey­gamber (s.a.v.)'in yanına soktular. Rasûlüllah onu İslâm'a daevet etti, O da İslâm'a girdi ve, "Yâ Muhammed! Onlar seninle karşılaşma­yacaklar. Senin geldiğini haber alırlarsa dağlara kaçacaklardır. Ben seninle gelip onların dağ arasında saklandıkları yerleri göstereyim" dedi.

Rasûlüllah onu beraberinde götürdü ve Bilal'in gurubuna kattı. O da Efendimizi bildiği bir yoldan götürüp Kum tepelerinden onların üzerine getirdi. Bedeviler dağ başına kaçıştılar. Zaten daha öncede kaldıkları yerin damlarını ağaç vb. şeylerle gizlemişlerdi. Rasûlüllah hiç kimse ile karşılaşmadı. Ancak uzaktan onlara bakıp dağ başındaki karaltılarını görüyordu. Rasûlüllah Zû Emer denen yere konaklayıp kampım kurdu. Orada muazzam bir yağmur başladı. O sırada bir ihti­yacı için ileri bir yere giden Rasûlüllah yağmura yakalanıp sırılsıklam oldu. Rasûlüllah ashabını vadinin bir yanında bırakıp kendisi öte tara­fına geçti ve elbisesini kurutmak için çıkarıp bir ağaca serdi ve kendisi de altına yaslandı. Bedeviler dağdan onun yaptıklarına bakıyorlardı. Bedeviler komutan Dü'sur'a:

İşte Muhammed sana bir fırsat tanıdı. Etrafında ashabı olsaydı ona saldırıp öldüremezdin,  dediler.  Oda hemen keskin bir kılıç  alıp

Rasûlüllah'ın başucuna geldi, kılıcını kaldırıp; "Yâ Muhammedi Bu gün benim elimden seni kim kurtarır?" diye bağırdı. Efendimiz "Al­lah" dedi. O anda Cebrail gelip Dü'sûr'un göksüne vurup kılıcım dü­şürdü. Rasûlüllah kılıcı kapıp kalktı ve başucuna dikilerek, "Ya seni bugün benim elimden kim alacak?" deyince, o "hiç kimse" dedi. Son­rada şehadet kelimelerini söyleyerek Müslüman oldu ve, "vallahi bir daha senin aleyhine adam toplamayacağım" dedi. Rasûsüllah kılıcı ona geri verdi. O da gitmek üzere geri döndü. Sonra yüzünü Rasûlüllah'a çevirip "Vallahi sen benden çok daha hayırlısın" dedi. Efendimiz (s.a.v.) de:

"Zaten öyle olmak benim tabiî hakkımdır." buyurdu Dü'sûr arka­daşlarının yanma gelince ona, "Sen ne yaptın, o sana bu fırsatı vermiş­ken kılıçta dindeyken ne yaptın" dediler. O da: "Evet önce öyle idi. Ama birde baktımki beyaz uzun bir adam, göksüme vurup sırtüstü düşürdü. Onun Melek olduğunu anladım ve Eşhedü el-lâilâhe illallah Ve eşhedû enne Muhamnıeden abdühû ve Rasûlühû, deyip Müslüman oldum. Artık onun aleyhine bulunamam" dedi ve onları da İslâm'a çağırdı. İşte Maide suresinin 1 l'ci âyeti olan

"Ey îman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın ki, ha ni o zaman bir kavim ellerini size uzatarak sizi yakalamayı um muş idi. Allah'da onları ellerini sizden menetmişti" âyeti indi.[202]

 
Buhran Gazvesi
 

İbni İshâk derki:

Rasûlüllah (s.a.v.) Rabîü'levvel ayını Medine'de geçirip sonra Kureyşle karşılaşma ümidiyle gazaya çıktı. Medine'nin basma İbnü Ümmi Mektûm'u tayin etti.

Abdü'l Melik b. Hişâm derki;[203] Rasûlüllah "Buhran" denen yere ya­ni Hicaz'daki Ma'den'e geldi. Burası El-Fur'u' denen yerin bir nahiye-sidir. Orada Rabîü'lâhir ayının tamamını ve Cümâdiye'l-Ulâyı geçirin-ceye kadar eğleşti. Sonra herhangi bir karşılaşma görmeden Medine'ye avdet etti.[204]

Vakıdî bu konuda şunları söyler:

- Nebî (s.a.v.) Buhrân'daki Süleym oğullarına gazaya çıktı. Vakit Cemadiyel evvel ayının altısı idi. Buhran, Für'a bağlı bir yer olup Me­dine ile arasında sekiz konak mesafe vardır. Medine'den on gün ayrı kaldı. Kendisine ulaşan haberlere göre, orada Süleym oğullarından bir gurup toplanmış idi. Üç yüz kişilik bir kuvvetle yola çıkıp Medine'nin başına İbnü Ümmî Mektûm'u bıraktı.[205]



[199] İbni Hişam 3/8; Vakidî Meğazi 1/193; Tarih-i Halife 65; Taberî Tarih 2/52; Beyhakî Delâil 3/165; İbni 3/165; İbni Sa’d 2/34; El-Muhabber 112.

Zü Emer Feyd yolundan Medine'ye üç konak mesafede Nahil köyünde bir vadi adıdır. Vefâü! Vefa 2/249; Mücemü'l Büldan'da "Ğatafan diyarında" dev.!/252.

[200] Meğazî 1/193.

[201] Parantez arası Vakıdî'nin Meğazî'sindendir.

[202] Vakıdî Meğazî 1/194, 196; Beyhakî Delâil 3/168. Ancak Vakıdî Zatü'r-Rık'a Ğazvesi'nde de buna benzer bir olay anlatır.

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam  Meğazi 3/180-182

[203] İbni Hişâm'da yukardaki geçen söz İbni Hişâm'a ait, bu söz ise İbni İshâk'a ait görünüyor. Beyhakî'nin rivayeti de bunu doğruluyor. İstinsah hatası olsa gerek.

[204] İbni Hişâm 3/8; Beyhakî Delâil 3/172; Vakidî Meğazî 1/196; Tarih-i Halîfe 65, 66; Taberî 2/52; İbni Sa'd Tabûkat 2/34; EI-Muhabber El-Kamil fitTarih 2/146. .

[205] Vakidî 1/196; Tarih-i Halîfe 65, 66; Beyhakî Delâil 3/172.

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam  Meğazi 3/183

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Üçüncü yıl hadisleri
« Posted on: 18 Eylül 2019, 01:38:07 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Üçüncü yıl hadisleri rüya tabiri,Üçüncü yıl hadisleri mekke canlı, Üçüncü yıl hadisleri kabe canlı yayın, Üçüncü yıl hadisleri Üç boyutlu kuran oku Üçüncü yıl hadisleri kuran ı kerim, Üçüncü yıl hadisleri peygamber kıssaları,Üçüncü yıl hadisleri ilitam ders soruları, Üçüncü yıl hadisleriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &