ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Musab r.a.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Musab r.a.  (Okunma Sayısı 1183 defa)
20 Nisan 2011, 16:45:15
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 20 Nisan 2011, 16:45:15 »



Mus'ab (R.A.)


İbrahim b. Sa'd, babası, dedesi isnadıyla naklediyor:

- Abdürrahman b. Avfa bir yemek getirilmişti. Abdürrahman, "Mus'ab b. Umeyr öldürüldü, halbuki benden daha hayırlı idi. Kefen­leyebilecek sadece bir bürde dışında başka şey bulunamadı. Biz sanı­yoruz ki, dünya hayatında, bize verilecek olan güzel şeyler ahirete kalmadan veriliyor" dedi.

Haberî Buharî naklediyor:[386]

A'meş, Ebû Vail aracılığıyla Habbâb (r.a.)'dan şöyle dediğini ri­vayet eder: Biz Rasûlüllah (s.a.v.) ile birlikte Hicret edip, Allah'ın rızasını aradık. Bizim mükafatımız Allah üzerine kendi tarafından

tahakkuk ettirilmiş idi. Bizden kimisi o ücretini dünyada yemeden Ahirete göç eyledi. Mus'ab b. Umeyr'de bunlardan biriydi. Uhut günü şehit olduğu zaman kefen olabilecek alacalı bir bez parçasından başka birşeyi yoktu. Kefeni başına çektiğimizde ayakları, ayaklarına çekti­ğimizde başcağızı açıkta kalıyordu. Bu durumu gören Allah Rasûlü (s.a.v.):

 "Kefeni  başına  örtün, ayaklarına da Izhır otu örtün" buyurdu. Kimimizin meyvesi olgunlaşü da onun hasachyla meşgul oluyor.

Buharı ve Müslim bunu ittifakla rivayet ediyor.[387]

Yunus b. Bükeyr, İbni İshâk'tan naklediyor: Bana Abdülvahit b. Ebî Avn, İsmail b. Muhammed b. Sa'd b. Ebî Vakkas'in şöyle dediğini anlattı'

- Medine Ensar oymaklarından Dînaroğulları oymağından bir kadın vardı. Kocası, babası ve kardeşi Uhut harbinde vurulmuştu. Bu kadına bunların öldü haberi verildiğinde; "Rasûlüllah nasıl ya?" diye sordu. Ashab, "Efendimiz iyidir Ya Ümmüfulan" dediler. Bunu duyan kadın; "Öyleyse gösterin de gözlerimle göreyim" dedi. Ona Peygamberimizi işaret ettiler. Kadıncağız Nebî (s.a.v.)'yi görünce: "Senden sonraki her musibet önemsizdir' dedi.

(Zehebî derki) kadın "önemsiz" anlamına "Celelû" kelimesini kul­landı. Bu kelime her iki zıt manaya geldiğinden burdan başka yerde "Önemli, büyük" anlamına gelir.[388]

Ebû Berce el-Eslemî anlatıyor:

- Cüleybîb Ensardan biri idi. Nebî (s.a.v.) bir gün ashabından birine

Bana kızını evlendir" buyurdu. Adamda: "O hare­miniz olarak ve gözlerim aydınlık olarak evet derim Yâ Rasûlellah!" dedi. Efendimizde: "ben onu kendime istemiyorum" buyurunca o, "ya kim için?" diye sordu. Efendimiz; "Cü'leybîb için" buyurunca adam, "annesine bir danışayım" deyip hanımına geldi. Hanımda Rasûlüllah'ın istediğini sanıp kabul etti. Adam hanımına, "Rasûlüllah senin kızını Cüleybîb'e istiyor" deyince karısı, "Cüleybîb ha? Olamaz, yemin olsun olmaz. Sakın kızı ona verme" dedi.

Adam Peygamberin yanına gitmek için kalkınca kızı babasına: "Peygamberin işini görmeden gerimi çevireceksiniz? Beni Allah Rasûlüne götür, zîra o beni asla zayi etmeyecektir" dedi. Babası da kızı Efendimize götürüp, "Yâ Rasûlellah kızımın durumu sana bağlı" dedi.

Nebî (s.a.v.) bu kızı Cüleybîb iie evlendirdi ve onlara hayır duada bulundu.

Rasûlüllah (s.a.v.) daha sonra bir gaza'da iken, "hiç kayıp verdiniz mi?" diye sordu. Onlar da, "falan, falan ve falanı kay­bettik" dediler. Efendimiz onlara, "Cüleybîbi kayıp verdimi? Onu bir arayın bakayım" buyurunca aradılar ve onu öldürdüğü yedi kişinin yanı başında öldürülmüş olarak buldular. Rasûlüllah bunun üzerine başucuna gelip: "Şu benden, bende on­danım. Yedi kâfir öldürmüş, sonrada onlar onu öldürmüş" buyu­rup onu Nebî (s.a.v.)'nin kollarına koyup mezarını kazdılar. Kabrine defnoluncaya kadar konulacak teneşir olmadığı için Rasûlüllah'ın kol­larında kaldı.

Sabit el-Bünânî derki: Ensar arasında Cüleybîb'in hanımından daha cömert kimse yoktu.

Bu hadisi Müslim "sahih" inde Hammad b. Seleme -Sabit el-Bürânî -Kinâne b. Nüaym isnadıyla Ebû Berzete'l Eslemî'den rivayet eder.[389] A'meş, Abdullah b. Mürra aracılığıyla Mesrûk'tan şöyle nakleder:

- Biz Abdullah b. Mes'ûd (r.a.)'a:

"Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın" (Âl-i İmran: 169) âyetinin anlamını sorduk. Bize, "bizde o âyetin manasını Rasûlüllah'a sormuştuk diyerek şunları anlattı:

- Şehitlerin ruhları yeşil kuşların kursaklarında olup diledikleri yer­de yemlenirler. Sonra Arşda asılı duran kandillere gelip tünerler. On­lar böyle iken Rabbin onlara, kendine has bir tecellî ile tecelli eder ve "Bana isteyeceğiniz neler varsa arzedin" buyurur. Onlarda, "Yâ Rabbî! Ne isteyelim ki? Biz Cennetlerin neresinde istersek orada yemleniyo­ruz, isteyecek birşeyimiz yok" derler. Rab tekrar buyruğunu yinele­yince, Allah'tan birşey istemedikçe bırakılmayacaklarını görüp: "Yâ Rabbî! Senden ruhlarımızı dünyadaki cesetlerimize geri dönderip se­nin yolunda bir daha öldürülmeyi isteriz" diyecekler. Rab teâlâ onların bundan başka isteği olmadığını görünce bırakılıverirler.

Bu hadisi Müslim rivayet ediyor.[390]

Abdullah b. İdrîs, İbni İshâk -İsmail b. Ümeyye- Ebû'z Zübeyr-Said b. Cübeyr isnadıyla İbni Abbas (r.a.)'tan Nebî (s.a.v.)'in şöyle buyur­duğunu nakleder:

"Uhut harbinde kardeşleriniz şehit olunca Allah, ruhlarını ye­şil kuşların kursaklarına koydu ve Cennet nehirlerine gidip, Cen­net meyvelerinden yiyerek Arşta asılı bulunan altın kandillerine tünemeye başladılar. Yedikleri, içtikleri ve yattıkları yerin konfo-rundaki güzelliği görünce, "cihaddan yüz çevirmeyip harp esna­sında korkup geri kaçmamaları için bizim şu anda cennette diri olarak nzıklanmakta olduğumuzu geride kalan kardeşlerimize kim tebliğ edecek" dediler. Allah (c.c.) de "Onların yerine bunu dünyadaki kardeşlerine ben tebliğ ulaştıracağım" buyurdu da: "Allah yolunda katledilenleri siz (adi) ölüler sanmayın" âyeti celilesi indirildi.[391]

Yunus b. Bükeyr, İbni İshak'tan naklediyor: Bana Asım b. Ömer b. Katâde, Abdurrahman b. Cabir b. Abdillah isnadıyla Cabir b. Abdillah (r.a.)'tan, "Nebî (s.a.v.)'yi: Uhut şehitleri anılınca:

"Ama vallahi Uhut dağı eteğinde şehit düşenlerle birlikte, -bende onlarla birlikte şehit edildim diyebilmek için- orada terkedilmeyi ister­dim" buyurduğunu anlattı.[392]

Leys de, Yezid b. Ebî Habîb -Ebû'l Hayr- isnadıyla Ukbe b. Amir (r.a.)'den naklediyor ki:

- Nebî (s.a.v.) bir gün çıkıp Uhut şehitlerine, cenazeye kıldırdığı namazın aynısını kıldırdı. Sonra minbere yönelip: 

"Ben sizin için önden (gidip size yer hazırlayan) kimseyim ve ben sizi şahitlik edecek olan kimseyim" [Vallahi şu anda ben bana verilen havuza bakıyorum. Bana kesinlikle yeryüzü hazînelerinin anahtarı verildi. Vallahi artık benden sonra, sizin şirke düşebileceğiniz korkum kalmadı. Lakin birbirinizle kıskançlık yarışı yapacağınızdan korkuyorum.]

Hadisi Buharı rivayet ediyor:[393]

Attâf b. Halid derki: Bana Abdü'l A'lâ b. Abdullah b. Ebî Ferve ba­basından, "Nebî (s.a.v.)'nin Uhutta ki şehit kabirlerini ziyaret ettiğini" rivayet etti. [Allah'ım! Kulun ve Peygamberin, şu yatanların şehitler olduğuna şahitlik eder. Kıyamete kadar, onları ziyaret edip, selam verenlerin selamlarını alırlar] buyurdu.[394]

Abdülaziz b. İmrân b. Musa, Abbâd b. Ebî Salih -Ebû Salih is­nadıyla Ebû Hüreyre'den rivayet ediyor:

- Rasûlüllah (s.a.v.) şehitlerin kabristanına ziyarete gider ve kabrin bulunduğu koyağın ağzına varınca "sabrınıza karşılık size selâm ol­sun. Ahiret yurdu ne güzeldir" buyururdu. Ebû Bekir (r.a.) sonra Ömer, sonra da Osman aynı ziyareti yaparlardı.[395]

Vakidî'de Meğazîsinde böyle bir hadisi senedsiz olarak verir.[396] Ebû Hassan ez-Ziyâdî derki: Bu yıl Şevval ayının Cum'asında Benî Neccar kabilesinden Amr b. Mâlik vefat etti. Rasûlüllah (s.a.v.) Uhut'a gidip kabristanın olduğu yerde Onun cenaze namazını kıldırdı. Böyle­ce, bu şekilde namazı kılınan ilk insan olmuş oldu.[397]




[386] Buharî Cenaiz 23/25. h. no 1274; Meğazî 64/ Ğazveti Uhut.

[387] Buharı Rikak 81/7; Ccnaiz 23/27. h. no 1276; Müslim h. no 940.

[388] İbni Hişam Sîre 3/İ73; Taberi Tarih 2/27; Beyhakî Delâil 3/302.

[389] Müsned 4/421, 422, 425; Müslim, Fazailüs-Sahabe 2472; Beyhakî Sünen-i Füibra 4/21; İbni Hibban (Mevaid) 2269; El-Ilel, 1012

Zehebî hadisi naklederken sanki rivayet farklılığını iş'ar ettiriyor gibi. Zatena Müs­lim de hadis "Rasûlüllah gazalarından birinde" iken kısmından başlar ve İlk bölümü ver­mez. İbni Ebî Hatem İlel'inde bu hadisin: 1- Ma'mer-Sabit-Enes (r.a.) 2- Hammad - Sabit-Kinâne- Ebû Berze şeklinde iki ayrı isnadı olduğunu her İkisinde de Sabit'in bulunuşuna dikkati çeker ve Ebû Berze hadisinin senedce daha sahih olduğunu Ebû Zür'a dan nakle­der.

Burada benim anlayamadığım şudur; Sabit'in, Enes (r.a.) den rivayetinde, "Medine'­de iken müthiş bir gürültü duyuldu. Cüleybîb atına atlayıp sesin geldiği yere gidip dön­medi. Aramaya çıkanlar onu öldürülmüş olarak buldular. Etrafında da onun öldürdüğü müşrikler vardı" şeklinde gayet açık olarak, Ebû Berre hadisinde de "Rasûlüllah gazala­rından birinde iken" şeklinde olup hadisenin Uhut'Ia ilgili hiçbir yönü yok iken Zehebî hangi münasebetle buraya almış.

[390] Müslim Kitabü'l Emâra 1886; İbni Hişam 3/188; Beyhakî Delâil 3/303; İbni Mace 2801, 1449; Beyhakî Sünen-İ Kübra 9/63, 2/217; Taberânî 19/64; Müsned 6/386; Tirmizî 1641.

[391] Ebû Dâvud h. no 2025; Müsned 1/266; İbni Ebî Şeybe 5/294; Hâkim 2/88, 297; Bey. Delâil 3/304; Bey. S. Kübrâ 9/163; TaberîTefsîr4/113.

[392] Müsned 3/375; Beyhakî Delâil 3/304. Ravî Asım derki: "Ama vallahi ben Onun onlarla birlikte orada şehit olup kalmasını hiç istemezdim." Vakîdî 1/313.

[393] Buharı Rikâk 81/53 h. no 6590; Müslim 1795; Nesâî 4/62; Müsned 3/166, 4/153, 154, 439, 5/393; İbni Ebî Şeybe 11/441 İbni Ebî Âsim 2/342; Bey. Delâil 3/307, 6/403; İbni Hibban 1858; Beyh. S. Kübra4...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Musab r.a.
« Posted on: 20 Eylül 2019, 06:57:13 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Musab r.a. rüya tabiri,Musab r.a. mekke canlı, Musab r.a. kabe canlı yayın, Musab r.a. Üç boyutlu kuran oku Musab r.a. kuran ı kerim, Musab r.a. peygamber kıssaları,Musab r.a. ilitam ders soruları, Musab r.a.önlisans arapça,
Logged
20 Haziran 2016, 12:47:16
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 20 Haziran 2016, 12:47:16 »

Medine Ensar oymaklarından Dînaroğulları oymağından bir kadın vardı. Kocası, babası ve kardeşi Uhut harbinde vurulmuştu. Bu kadına bunların öldü haberi verildiğinde; "Rasûlüllah nasıl ya?" diye sordu. Ashab, "Efendimiz iyidir Ya Ümmüfulan" dediler. Bunu duyan kadın; "Öyleyse gösterin de gözlerimle göreyim" dedi. Ona Peygamberimizi işaret ettiler. Kadıncağız Nebî (s.a.v.)'yi görünce: "Senden sonraki her musibet önemsizdir' dedi.

Allahım bu nasil bir muhabbet oyle.Allah ve Rasulünü her seyden cok sevmek boyle bir sey olsa gerek.Allah razi olsun paylasim icin
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
20 Haziran 2016, 19:16:30
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.285


« Yanıtla #2 : 20 Haziran 2016, 19:16:30 »

Aleykumselam.Musab r.a. peygamber efendimize inanip islam dini icin hizmet eden ve peygamber efendimizin sunnetine tabi kalip o yolda ölüp cebnet ehli olmustur.Rabbim bizleri bu sahabelerin yolunda giden ve cennet ehli olan kullardan olalim inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &