Hz. Ali nin ölümü

(1/1)

Sümeyye:
Hz. Ali'nin Ölümü


 

İbni Sa'd anlatıyor: Raviler derler ki:

-Hariciler aralarında üç kişi seçtiler:

1- Abdurrahman b. Mülcim el-Muradî

2- Burak b. Abdullah et-Temimî

3- Amr b. Bekr et-Temimî. Mekke'de bir araya gelerek, şu üçünü Ali b. Ebi Talib (r.a.), Muaviye b. Süfyan ve Amr b. El-Âs'ı öldürmeye ant içip karar aldılar böylece Allah'ın kullarını bunlarla uğraşıp bıkmaktan kurtaracaklardı.

Abdurrahman b. Mülcim "Ben Ali'yi öldüreyim!" dedi. Burak da "Ben Muaviye'yi öldüreyim." dedi. Diğeri de "Ben de Amr b. El-As'a yeterim!" dedi. Vaz geçmeyeceklerine anlaşma yapıp kendi aralarında bu olayı Ramazan ayının on yedinci gecesi yapmaya karar aldılar. Sonra her biri öldüreceği adamın olduğu yere doğru gitti.

İbnu Mülcim Kûfe'ye geldi. Oradaki Harici dostlarıyla buluşup onlara sırrını saklamalarını söyledi. İbnu Mülcim onları, onlar da onu ziyaret ediyordu. Bir gün onu Teym er-Rubâb oğullarından bir grup ziyarete gelmişti. Aralarında Şicne b. Adiy kızı Katâmi'yi gördü. Ka­dının güzelliği onu etkilemişti. Ona evlenme teklif etti. Hz. Ali bu ka­dının babası ve kardeşini Nehrevan'da öldürmüş idi. Kadın ona "Sen Ali b. Ebi Talib'i öldürüp ve üç bin dinar vermeden seninle evlenmem." dedi. İbnu Mülcim "Vallahi ben burayı zaten bunun için geldim istediğin oldu." dedi.

Abdurarahman b. Mülcim, Şebîb b. Becera ile buluşup planını an­latıp kendisiyle beraber olmasını istedi. O da ona katıldı. İbn Mülcim

I İz. Ali'yi öldürmeye karar verdiği geceyi Eş'as b. Kays ile onun mescidinde konuşarak geçirdi. Şafak sökmek üzereyken Eş'as ona sa­bah gülümsemeye başladı haydi kalk! dedi. O da Şebîb ile beraber kı­lıçlarını alıp Küfe camiine geldiler. Orada Hz. Ali'nin camiye girdiği kapının karşısına oturdular.

Hz. Hasan der ki: Ben seher vakti babamın yanına girdim. Bana "Bu gece ailemi de uyandırayım diye niyetlendim ama gözlerim bana galib geldi. Ben oturuyordum. Sanki hayalime Rasulullah geldi. Ben ona ümmetiyin bana yaptığına bak hele." dedim. O da "Onların aleyhine Allah'a dua et." dedi de ben de "Allah'ım! Bana onlardan hayırlı yoldaş onlara da benim yerime şerli birini ver!" dedim." diye anlattı.

O sıra müezzini İbnu en-Nebbah gelip "namazaaa!" diye seslendi. Ben babamın elinden tutup yürümeye başladım. İbnu Nebbah önünde, ben de arkasında yürüyordum. Kapıdan girince mescitte yatanlara "haydin cemaat namaza namazaaa!" Diye seslendi. Zaten her gün elinde kamçısı ile aynı şekilde insanları uyandırarak içeri girerdi. Birden iki adam önünü kestiler. Mescitte olan biri "Ben o anda kılıç parıltısını gördüm ve birisinin "Ya Ali hüküm senin değil Allah'ın hakkıdır!" dediğini işittim." dedi. Hasen der ki: Sonra ben ikinci bir kılıç gördüm. İkisi birden kılıç vurdular. İbnu Mülcim'in kılıcı tam alnının boynuzu denen kısma değip tâ beynine kadar geldi. Şebib'in kılıcı da kapının kemerine isabet etti. Babam o anda "Adam elinizden kaçmasın!" diye bağırdı. Her taraftan onlara saldırdılar. Şebîb kaçıp kurtuldu. İbnü Mülcim yakalanıp Hz. Ali'nin huzuruna çıkarıldı. Hz. Ali "Ona güze yemek verip yatağını da yumuşak serin. Yaşayacak olursam onun hakkındaki kısas ve af hakkı bana ait. Ölecek olursam onu da benim yanıma gönderin. Onunla huzur-u ilahi'de hesaplaşacağım!" dedi.

Hz. Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm İbni Mülcim'e "Allah düşmanı! Müminlerin emirini öldürdün!" deyince o "Ben müminlerin emirini değil sadece babam öldürdüm!" dedi. Ümmü Gülsüm "Umuyorum ki müminlerin emirine pek kötü sonuç vermeyecek." dedi. İbni Mülcim "Öyleyse niye ağlıyorsun, vallahi ben bu kılıcı bir ay boyunca zehirle­dim. Eğer Ali'yi öldürmeyip de benden sonraya koyacaksa, bu kılıcı Allah kahretsin!" dedi.

Hz. Ali Cuma günü ve Cumartesi gecesi yaşayıp sonra vefat etti.[921]

Haccac b. Ebi Münî, dedesi Zühri isnadıyla Hz. Enes'ten nakleder. "Iraklılardan üç kişi Muaviye, Amr b. El-Âs ve Habib b. Mesleme'yi öldürmeye karar verdiler... Enes gerisini yukarıdaki gibi anlattı.[922]

 

Savfan B. Beydâ[923]
 

Nesebi: Safvan b. Vehb b. Rabîa b. Hilal b. Malik b. Dabbe b. El-Haris b. Fihr. Künyesi Ebu Amr. Beyda annesidir. Peygamberimizin mescidine arsalarını veren -Sehl ile Süheyl kardeşlerinin üçüncüsüdür. Kureyşli olup Fihroğullarındandır.

İbnu Sa'd üstadlarından naklen "Rasulullah (s.a.v.) Safvan b. Beyda ile Rafi b. El-Mualla'yı kardeş ilan etti. Her ikisi de Bedir'de şehit oldular." der.[924]

(Yine İbni Sa'd der ki: Bana Vakidi Muhriz b. Ca'fer aracılığıyla Ca'fer b. Amr'dan şöyle nakletti. Safvan b. Beyda'yı Tuayma b. Adiy (Bedir'de) öldürdü.[925] Bu bir rivayette "Yine bize Rivayet olunduğuna göre "Safvan b. Beyz Bedir'de öldürülmedi. O Peygamberle beraber bütün savaşlarda bulunup hicri otuz sekizinci yılın Ramazan ayında öldü." der.[926]
 


[921] İbni Sa'd 3/35, 36, 37; Taberi 3/155, 156; Ahbaru't-Tıval 213, 214; El-Futuh 4/133-142; Belazurî, Ensab 2/255, 256

[922] İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam, Cantaş Yayınları: 6/ 347-349

[923] Bkz İbni Sa'd 3/416; Vakidi 1/146, 157; Halife, Tarih 60; Muhabber, 75; El-Mearif 157; El-Cerh ve't-Ta'dil 4/421; el-İstiab 2/182; Hilyetu'l-Evliya 1/373; Üsdü'1-Ğabe 3/31; Tarihi Dımışk 24/177-181; El-İsabe 2/191; S. A. Nubela 1/384; El-Vafi bi'lVcfeyat 16/321

[924] İbni Sa'd 3/416; Tarihi Dımışk 24/178; Vakidi, Meğazi 1/146

[925] İbni Sa'd 3/416; İ. Ebi Hatem el-Cerh 4/421; Tarihi Dımışk 24/179

[926] İbni Sa'd 3/416. Tarihi Dımışk 24/180, 181; Burada bir şüphem var. Acaba "bu bir Rivayette"den sonraki söz yoksa İbni Sa'd'a mı ait. Zira Vakidi Meğazi'de böyle bir şeye hiç ilişmiyor. Oysa İbni Sa'd'dan İbnu Ebi'd-Dünya'nın nakline göre bu söz İbni Sa'd'a ait görünüyor. Bkz. Tarihi Dımışk 24/181

İmam Zehebi, Tarihu’l-İslam, Cantaş Yayınları: 6/ 349

Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc