ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Efendimizin Uhut a çıkışı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Efendimizin Uhut a çıkışı  (Okunma Sayısı 1126 defa)
20 Nisan 2011, 17:16:42
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 20 Nisan 2011, 17:16:42 »



 
C- Efendimizin Uhut'a Çıkışı


Efendimiz (a.s.)'in Uhut'a hareketi hususunda Yunus, Zührî'nin şöyle dediğini nakleder:

- Nebî (s.a.v.) Medine ile Uhut arasında bulunan Şevt mevkiine geldiğinde, münafık Abdullah b. Übey, askerin üçte biri kadar bir gu­rupla beraber ordudan kopup geri döndü. Nebî (s.a.v.)'de yanında yediyüz kişi kadar ashabı ile birlikte yolunu devam etti. Kureyş üç bin kişilik bir gurupla hazırlığını tamamladı. Sağ ve sol kanada yer­leştirilmek üzere beraberlerinde iki yüz atlı vardı. Süvari gurubunun sağına Halid b. Velîd'i, soluna İkrime b. Ebî Cehli komutan yaptılar.[243]

İbni Lehî'a, Ebû'l-Esved aracılığıyla Urve'nin şöyle dediğini anlatır: Rasûlüllah (s.a.v.) beraberinde bin kadar Müslümanla yola çıktı. Müş­rikler ise üç bin kişi idiler. Rasûlüllah yoluna devamla Uhut'a geldi. Yolda Abdullah b. Übey üç yüz kişi ile Efendimizden ayrılıp geri dön­dü. Rasûlüllah (s.a.v.) ise yediyüz kişi ile orada kaldı. İbni Übey üçyüz kişi ile geri dönünce Müslümanlardan iki guruba pişmanlık duygusu geldi de dağılayazdılar. Bunlar Seleme oğullarıyla Harise oğulları idi.[244]

Süfyan b. Uyeyne, Amr b. Dînar aracılığıyla Câbir (r.a.)'den:

"Hani sizden iki gurup dağılmaya ra­mak kalmıştı" (Âl-i İmran; 122) âyetindeki iki taife hakkında derki: Bunlar bizdeki Benû Seleme ile Benû Harise kabileleri idi. Ayetin bu kısmı indirilmemiş olsaydı bile (yani "sizden iki taife" diyerek onların Müslümanlardan oldukları belirtilmese bile) Allah(cc) arkasından;

"Allah onların velîsidir" âyetini indirmesi bizi sevin­dirmeye yeterde artardı bile" dediğini nakleder.[245] Bu haberi Buharî ve Müslim naklederler.

Şu'be, Adiy b. Sabit aracılığıyla Abdullah b. Yezîd'in Zeyd b. Sabit (r.a.)'i şöyle derken işittiğini anlatır:

- Rasûlüllah (s.a.v.) Uhut'a harbe gittiğinde kendisiyle oraya gelen bir kısım insanlar geri döndü. O vakit Rasûlüllah'ın ashabı iki ayn görüşte toplanmış, bir kısmı "kâfirlerle çarpışalım" bir kısmı da, "çar­pışmayalım" diyorlardı.

Bunun üzerine Allah: "Siz Mü'minlere ne oluyorda Münafıklar konusunda iki gurub oluyor­sunuz? Halbuki Allah O münafıkları kendi yaptıkları -amelleri-yüzünden tekrar küfre döndürmüştür. Yoksa Allah'ın doğru yol­dan saptırdığını hidayetemi ulaştırmak istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığına sen asla -kurtuluş- yolu bulamayacaksın" (Nisa Sûresi âyet; 88) âyetini indirince, Allah Rasûlü (s.a.v.):

"İşte bu Medine, Taybe -şehri- dirki, Ateşin gümüşü eriterek posasını süzüp attığı gibi, Taybe de habis adamları sürer çıkarır" buyurdu. Buharî ve Müslim bu haberi ittifakla naklederler.[246]

îbni Ebî Necîh,

Allah, pisi temizden ayırana kadar, Mü'minleri sizin üzeri­nizde bulunmuş olduğunuz vaziyette terkedecek değildir. Allah sizi gaybe haberdar kılacak da değildir. Lakin Allah, peygamber­lerinden dilediğini (bu gaybı bilmek üzere) seçer. Öyleyse Allah'a ve elçilerine îman edin; eğer inanır ve takva gösterirseniz size bü­yük bir ücret vardır. (Al-i İmran; 179)" âyeti hakkında Mücahit'in, "Uhut günü onları ayırdı Mü'minlerden münafıkları ayırdı." diye tefsir ettiğini anlatır.[247]

Bekkâî, İbni İshâk'tan naklediyor:

- Bana Zührî, Muhammed b. Yahya b. Habbân, Asım b. Ömer, Husayn b. Abdirrahman ve diğerlerinin anlattıklarına göre Uhut harbi hadisi şudur: Tabi bu adları sayılanlar bu hadisin bir kısmım naklet-mişlerdir. Ancak onların hadislerinin hepsi de Uhut günü hakkında benim burada sevkettiğim bu haberde birleşmiş durumdadır.

Kureyş kâfirlerinden Bedir'de kuyuya cesetleri atılanların başına gelen gelince, onların büyük bir bölümü Mekke'ye döndüler. Ebû Süfyan'da Şam'dan getirmekte olduğu ticaret kervamyla Mekke'ye gel­miş bulunuyordu.

İşte Abdullah b. Ebî Rabî'a, İkrime b. Ebî Cehl, Safvan b. Ümeyye üçlüsü babaları, oğullan ve kardeşleri Bedirde öldürülen insanlardan müteşekkil bir gurupla birlikte kalkıp, Ebû Süfya'nın yanına gelerek onunla ve bu kervanda ticaret malı bulunan kimselerle konuşarak: "Ey Kureyşliler! Muhammed sizden intikamını aldı, sizin en hayırlılarınızı katletti. Şimdi siz şu ticaret malı ile bize yardımda bulunun, belki biz­de ondan böylece öldürdükleri kimselerin intikamını alabiliriz" dedi­ler.

Bu konuşma üzerine kimse kervandaki malını almayıp savaşmak için bunları feda ettiler. İşte Allah bu kâfirler hakkında:

"Şüphesiz o kâfirler, Allah yolundan alıkoymak için mallarını sarfederler. Yakında ona -daha da- harcayacaklar, sonra bu har­cama kendileri aleyhine bir pişmanlık olacak, ardından yenilecek­ler de..." (Enfal; 36) âyetini indirdi.

Ebû Süfyan ile çeşitli kabilelere mensub bir gurup ve Kinane ka­bileleri ile Tihame halkından onları dinleyenler, bu mal harcama ka­rarı verince, Kureyşliler Muhammed (s.a.v.)'e karşı savaş etmek üzere ittifakla birleşmiş oldular.[248]

Ebû Azze el-Cumahî denen şair biri vardı. Rasûl-ü Ekrem vaktiyle ona lutufta bulunmuştu. O aile nüfusu çok ve ihtiyaçlı birisiydi. Efen­dimize gelip; "Yâ Rasûlellah! Ben fakir biriyim; çoluğu çocuğu çok üstelik ihtiyaçlı biriyim de, bana yardımda bulunsan" demiş ve Efen­dimizin lutfunu elde etmiş idi. İşte müşrik Safvan bu adama;

-  "Yâ Ebâ Izze. Sen şâir bir insansın. Bizimle kabileleri dolaşmaya çıkıp da, bize dilinle yardımcı olsan ya" demişti. O da:

-  "Muhammed bana yardımda bulunmuştu. Artık ben onun aleyhine size destek vermek istemiyorum," diye cevap verdi. Safvan'da, "tabiki gelip destek olacaksın. Dilinle olmazsa vücudunla destek ol. Allah için harpten dönersen sana yardım etmek boynuma borç olsun. Eğer harpte öldürülürsen, senin kızlarını benim kızların yanına alırım, be­nimkilere nasib olan varlıkta, darlıkta ne gelirse seninkilere de nasib olur" dedi. Böylece Ebû Izze ikna olup, o da Tıhame'de dolaşmaya boşlayıp, Kinane kabilelerini harbe teşvik ederek şöyle diyordu:

"Ey Abdimenât'ın yerinden kıpırdamaz (yenilip kaçmaz) oğul­ları!

Bu gün hamiler sizsiniz atanız'da zaten Hâm îdi.

Bu yıldan sonra bana yardıma söz vermeyiniz.

Beni sakın teslim etmeyin zira teslim etmek helâl olmaz."[249]

Cumah kabilesinden MüsâfT b. Abdimenaf da Rasûlüllah'a karşı sa­vaşa da'vet etmek üzere Mâlik b. Kinane oğullarına geldi. Bu da şiir okuyarak harbe teşvik ederdi.

Cübeyr b. Mut'ım'da Habeşli olup, Vahşî denilen kölesini harbe da'vet etti. Bu adam Habeş usulü mızrak atar ve isabet ettiremediği pek az olurdu. Cübeyr ona, "Eğer amcam Tuayma b. Adiy'ye karşılık Hamza'yt öldürürsen sen hür olacaksın" diye vaadde bulundu.

Artık Kureyş hazırlanınca ne kadar hiddetli adamı varsa, ne kadar silah edindilerse, diğer kabilelerden ve kendilerine tabi olan ne kadar adam varsa onları alıp yola çıktılar. Hatta onlarla beraber kadınlarda öfkelerini gidermek ve erkeklerin firarını önlemek üzere harbe geldi­ler.

O gün Ebû Süryan komutan olarak beraberinde Utbe kızı Hindi ge­tirdi. İkrime'de Haris b. Hişam kızı Ümmü Hakîm'i getirdi. Bunlar ilerleyerek Uhut dağındaki Medine'nin karşısına düşen Sekka vadi­sinin ağzındaki Ayneyn denen yere gelip konakladılar. Rasûlüllah ashabına:

"Eğer siz bu durumda Medine'de kalıp, onları da konakladık­ları yerde bırakmayı uygun görürseniz ne ala. Müşrikler orada kalırlarsa şer içinde kalmış olacaklar. Eğer bize hücuma geçerler­se bizde onlara Medine içinde savaş ederiz" buyurdu. Esasen Allah Rasûlü müşriklere saldırmak için Medine'den ayrılmayı asla uygun görmüyordu.

Bedir harbine katılamayan bir gurup bunu duyunca:

-  "Yâ Rasûlellah! Yâ Rasûlellah! Bizi müşriklerin olduğu yere gö­tür ki bizim oniardan korktuğumuz zannına kapılmasınlar" dediler.

Bunlar Allah Rasûlüne o kadar yalvardılarki, sonunda Efendimiz evine gidip, zırhını kuşanmak durumunda kaldı. Bu olay bir Cum& günü cemaatin Cum'a namazından çıktığı esnada cereyan etmişti.

Efendimizin Uhut'a çıkışı ve Abdullah b. Übeyyin insanların ü^te biri kadar bir sayıyla Müslümanlar'dan ayrıldığı az önce anlatılmıştı.

İşte Câbir (r.a.)'in babası Abdullah (r.a.) bu Müslümanlar'dan kfr-pup geri gidenlerin peşine düşerek onlara: "Harpten kaçmakla, Allall için size, kendi kavminizi ve kendi peygamberinizi desteksiz bıraktı­ğınızı hatırlatırım" dedi.

Yolda -Yahudilerden silahlı bir gurubu gören- Ensar:

-  Yâ Rasûlellah! Yahudilerden anlaşmamız bulunan şu guruptafı yardım isteyelim mi? diye sorduklarında Nebî (s.a.v.):

"Bizim onlardan bitecek bir ihtiyacımız yok"[250]

buyurdu. Allah Rasûlü yoluna devam ederek, vadinin dağdan taraftaki son ucunda bulunan Uhut'un bir koyağına gelip konakladı. Arkasını ve askerini Uhut dağına verdi, ve: "Ben çarpışmayı emretmedikçe kimse savaşmayacak"[251] buyurdu.

Sonra Nebî (s.a.v.) harb hazırlığına başladı. Yediyüz kişi idiler. Okçuların başına Abdullah b. Cübeyr (r.a.)'i komutan yaptı. Bunlar elli kişi kadardı. Bunlara hitaben:

 .D"Okla atları bizden uzaklaştırın,  bizim arkamızdan gelmesinler. Harp bizim lehimize olsada, aleyhimize olsada siz yerinizde durun. Sizin tarafınızdan bize saldırılanlasın" buyur­du.[252] O gün Rasûlüllah (s.a.v.), iki zırhı üst üste giymiş olarak görün-dü.Nebî (s.a.v.) sancağını Mus'ab b. Umeyr (r.a.)'e verdi.

Kureyş'de üç bin kişilik bir kuvvetle harbe hazırlandı. İki yüz kişi­lik bir süvari bölükleri vardı ki, yüz kişi ordunun sağ tarafına, yüzünüde sol tarafına koydular. Sağ kanattaki atlılara Halid b. Velîd, sol-dakilere de İkrime b. Ebî Cehl komuta ediyordu.[253]

Sellâm b. Miskin, Katâde aracılığıyla Saîd b. Müseyyeb'den nakle­diyor:

-  Rasûlüllah (s.a.v.)'in Uhut harbi günü edindiği sancağı siyah bir kuma...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Efendimizin Uhut a çıkışı
« Posted on: 18 Eylül 2019, 02:27:23 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Efendimizin Uhut a çıkışı rüya tabiri,Efendimizin Uhut a çıkışı mekke canlı, Efendimizin Uhut a çıkışı kabe canlı yayın, Efendimizin Uhut a çıkışı Üç boyutlu kuran oku Efendimizin Uhut a çıkışı kuran ı kerim, Efendimizin Uhut a çıkışı peygamber kıssaları,Efendimizin Uhut a çıkışı ilitam ders soruları, Efendimizin Uhut a çıkışıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &