ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Dördüncü yıl olayları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dördüncü yıl olayları  (Okunma Sayısı 653 defa)
20 Nisan 2011, 16:40:00
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 20 Nisan 2011, 16:40:00 »



DÖRDÜNCÜ YIL OLAYLARI

 
Ebû Seleme'nin Katan Seriyyesi[397]
 
Vakîdî anlatıyor: Bize Amr b. Osman b. Abdirrahman b. Saîd el-Yerbûî, Seleme b. Abdillah b. Ömer b. Ebî Seleme b. Abdü'l Esed ve diğerlerinden şöyle dediklerini anlattı:

- Ebû Seleme b. Abdil esed Uhut harbine katılmıştı. Küba'dan ay­rıldığında Medine'de Âliye semtindeki Ümeyye b. Zeyd oğullarında konaklamıştı. Yanında eşi Ebû Ümeyye kızı Ümmü Seleme de vardı. Uhut da kolundan yara alıp evine götürülmüştü.

Kendisine Allah Rasûlü'nün Hamrâü'l Esed'e gittiği haberi gelince hemen eşeğine binip yola koyuldu ve Rasûîüllah oraya inerken onlara yetişti. Medine'ye oda ashabla dönüp, bir ay yarasının tedavisi ile ilgi­lenip, artık iyileştiğini gördü. Yara anlaşılmaz bir şekilde kapandı. Hicretten otuz beş ay sonra Muharrem ayı başlarında Allah Rasûlü onu çağırtıp; "Şu seriyye ile gazaya çık. Ben seni onlara komutan yap­tım" buyurup, ona bir sancak hazırlatıverdi ve: "Benî Esed yurduna kadar yürü, onların topluluğu sana rastlamadan sen onlara hücum et." buyurarak ona ve beraberindeki askerlere Allah'tan korkmalarını tav­siye etti. Bu seriyye ye Ebu Seleme'yle beraber beşyüz kişi katıldı. (Vakidi burada 17 kadar ismi de sayar)

Buna sebeb şu İdi. Tay kabilesinden bir adam ashabdan biriyle evli bulunan, Tay kabilesinden akrabası olan bir kadına uğramak üzere Medineye geimiş ve Rasûlüllah'ın ashabından olan o eniştesinin evine misafir olmuştu. Bu adam, Huveylid oğulları Tuleyha ile Seleme'nin kendi kavimlerine giderek, onları Rasûlüllahla harb etmeye çağırdıkla­rını haber verdi. Bunlar Medineye yaklaşmak istiyor ve "Muhammed'in yurdunun çevresine gidip çevresinden birşeyler ele geçiririz.

Zîra onların Medine civarında otlayan davarları vardır. Atlarımızın sırtında dolaşırız. Zaten atlarımızı baharlattık. Cins koyunlara saldırı­rız. Birşey yağmalarsak bize yetişemezler. Onlardan bir topluluğa rast gelsek zaten harbetmek için hazırız. Bizim atımız var, onların yok. Zaten Kureyş yakında onları perişan etmişti. Onlar bir ömür iyileşip kurtulamaz ve eski cemati biraraya gelmez" dediler.

İçlerinden Kays b. Haris kalkıp, "Yâ kavim, Vallahi bu doğru bir görüş değildir. Bizim onlardan alacak öcümüz yok. Bizim yurdumuz Medineye çok uzak, hemde onlar yağma malı değildirler. Hem bizim Kureyş kadar kalabalığımız da yok. Kureyş bir ömür onlara karşı yar­dım diledi üstelik onların Muhammed'den istedikleri kan da vardı. Sonra develeri yükleyip atları sürdüler. Üç bin kişilik bir kalabalıkla silahları yüklendiler. Onlara katılanların sayısıda buna dahil değil. Sizin bütün gücünüz ise üçyüz kişiyi zor tamamlar. Kendinizi aldatıp çakacaksınız. Ben yenilginin size dönmeyeceğine emin değilim" dedi.

Bu konuşma onları tereddüde şevketti. Onlar bunu tartışırken, bu haberi alan sahabe durumu Efendimize bildirdi. Rasûlüllah (s.a.v.) da

Ebû Seleme'yi oraya gönderdi. O Tay'Iı adamda birlikte gitti. Çok hızlı gittiler. Tay'Iı onları ana yoldan saptırdı, yolu kısaltıp onları gece gündüz yürüttü. Haber taşıyıcılardan daha hızlı gidip Beni Esed kuyu­larından biri olan Katan suyuna yakın bir yere geldiler. Zaten o adam­lar orada toplanmıştı.

Orada onlara ait bir davar sürüsü görüp ona saldırdılar ve kuşattılar. Sürünün üç köle çobanını ele geçirdiler. Diğerleri kaçıp arkadaşlarına durumu bildirip, gelen ordudan sakınmalarını söylediler. Böylece herbiri bir tarafa kaçtı. Ebû Seleme su başına geldiğinde topluluğu kaçmış buldu.

Orada kamp kurup arkadaşlarını çevrede onlara ait sürüleri topla­maya gönderdi. Askeri üçe bölüp bir kısmını kendi yanında bıraktı. İkisini de çeşitli yerlere gönderdi. Onlara aramadan vazgeçmemelerini ve sağ salim iseler, geceye yanına gelmelerini ve dağılmamalarını emretti. Başlarına içlerinden birini emir yaptı. Sağ salim gidip geldi­ler. Bir sürü koyun ve deve ele geçirmişlerse de kimseye rast­lamamışlardı.

Ebû Seleme ele geçirdiklerini Medine'ye sürdü. Taylı o zât da o-nunla beraber geri Medine'ye geldi. Geceleyin yolda Ebû Seleme; "ga­nimetlerinizi bölüşün" emrini verip, Taylı bu yol kılavuzuna da gani­metten bir koyun verdi. Sonra Peygambere has olan "Safîy" kısmı olarak bir köle ayırdı. Ardından Humusu çıkarıp kalanını orduya tak­sim etti. Sonra hayvanları sürerek Medine'ye geldiler.[398]

Yine, Vakîdî, Ömer b. Osman'dan[399] nakleder: Bana Abdü'lmelik b. Umeyr, Abdurrahman b. Saîd b. Yerbû'a aracılığıyla Ömer b. Ebî Seleme'den şöyle dediğini anlattı:

- Babam Ebû Seleme'yi, Uhut'ta Ebû Üsame el-Cüşemî yaralamıştı. Uhut'ta babamın koluna mızrak batırmıştı. Bir ay kadar tedavi oldu. Bize göre yara iyileşmiş gibiydi. Allah Rasûlü, Muharrem ayında onu Katan seferine yolladı. On küsur gün yolda geçirdi. Medine'ye geri geldiğinde yarası azmıştı. Cemadiyel âhir ayının bitimine üç gün kala vefat etti. Yüseyra denen kuyunun suyu ile yıkandı. Cahiliye döne­minde adı "Abîr" idi. Allah Rasûlü ona "Yüseyra" adım verdi. Baba­mın cenazesi kuyunun olduğu Ümeyyeoğulları yurdundan alınıp, Me­dine'ye defnoldu.

Annem Ümmü Seleme dört ay on gün iddet bekledi. Sonra onu Al­lah Rasûlü nikahlayıp Şevvalin son gecesi zifafa girdi. Annem; "Şev­val ayındaki nikah ve zifafta bir sakınca yoktur. Zîra Rasûlüllah beni Şevvalde nikahlayıp yine Şevval içinde güvey oldu" derdi. Ümmü Seleme'de 59 senesi Zilka'de ayında vefat etmiştir.[400]




[397] Katan seriyyesi Zehebî'de hem kısaltılmış, İıemde yanlış imlalar olduğu için biz Vakîdî ve Beyhakî rivayetlerini esas aldık.

Ebû Seleme (r.a.): Adı Abdullah olup babası Abdül esed b. Hilâl'dir. Rasûlüllah'ın, Hamza İle birlikte süt kardeşi idi. Onları Ebû Leheb'in cariyesi Süveybe emzirmişti. İlk Müslümanlardan olup Habeşistana da göçmüştü. Bunun Ömer, Zeyneb gibi çocukları da ashabdandır. Bu seferin ardından vefat etmiştir.

[398] Vakîdî 1/340, 343; Bey. Delâü 3/319, 321; İbni Sa'd Tabûkat 2/50.

[399] Zehebî'de "Amr" ise de Vakîdî ve Beyhakî'de "Ömer"dir.

[400] Vakîdî 1/344; Beyhakî Delâil 3/322.

İmam Zehebi, Tarihü’l İslam  Meğazi 3/318-321


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Dördüncü yıl olayları
« Posted on: 20 Eylül 2019, 06:11:49 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Dördüncü yıl olayları rüya tabiri,Dördüncü yıl olayları mekke canlı, Dördüncü yıl olayları kabe canlı yayın, Dördüncü yıl olayları Üç boyutlu kuran oku Dördüncü yıl olayları kuran ı kerim, Dördüncü yıl olayları peygamber kıssaları,Dördüncü yıl olayları ilitam ders soruları, Dördüncü yıl olaylarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &