ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Tarihül-İslam > Bedir ganimetleri ve esirler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bedir ganimetleri ve esirler  (Okunma Sayısı 853 defa)
21 Nisan 2011, 14:43:40
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 21 Nisan 2011, 14:43:40 »



Bedir Ganimetleri Ve Esirler


 

Halid et-Tahhân, Dâvûd-İkrime- İbni Abbas (r.a.) isnadıyla Nebî (s.a.v.) Efendimizin Bedir günü:

"Kim şöyle şöyle yaparsa elde edi­len ganimetlerden şunu ve şunu elde edecektir." buyurunca gençler fırlayıp düşman içine daldılar. İhtiyarlarda sancağın bulunduğu yerden hiç ayrılmadan harbi sürdürdüler.

Sonunda Allah Müslümanlara zafer verince ihtiyarlar, "biz sizin destekçiniz olmuşuz. Bozguna uğrasaydınız bizim yanımıza kaçıp sığınacaktınız. Öyleyse elde ettiğiniz ganimetleri toplayıp giderek, bizi burada eli boş bırakamazsınız" dediler. Gençler ise bu teklifi ka­bul etmeyip, "Rasûlüllah (s.a.v.) bu ganimetleri bize tahsis etmişti" dediler. İşte bunun üzerine Allah (c.c):

l- Sana savaşta (elde edilen) ganimetler hakkında so­rarlar. "Ganimetler Allah ve Rasûlüne aittir" de. Öyleyse Allah'­tan   korkun   da   aranızı   düzeltin.   Mü'nıinler  iseniz  Allah  ve Rasûlüne itaat edin.

2- Gerçek Mü'minler ancak, "Allah anıldığında yürekleri ürperen, kendilerine Onun  âyetleri okunduğunda da îmanları artıp Rablerine tevekkül eden" kimselerdir.

3- Onlar, namazlarını kılar ve bi­zim kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.

4- İşte hakikaten Mü'min olanlar bunlardır. Rableri katında onlara -verilmiş- dere­celer, mağfiret ve bitmez bir rızık vardır.

5- Hani Rabbiyin seni Hak ile evinden çıkardığı zamanda olduğu gibi. Mü'minlerden bir kısmı (savaşmaktan) bundan hoşlanmıyordu.»

âyetlerini indirdi.

İşte İbni Abbas bunun tefsirinde; bu çıkışın kendilerine hayırlı ola­cağını söylüyor ve onlara "Siz benim sözümü dinleyin. Zîra ben bunun sonucunun ne olacağını sizden iyi bilirim" anlamındadır diyordu. Bu­nu Ebû Dâvûd rivayet ediyor.[135]

Yine Ebû Dâvûd bu hadisten sonra aynı isnadla (daha kısa şekilde) bir hadis sevkederki onun sonunda "Rasûlüllah o ganimeti eşit su­rette taksim etti" ilavesi vardır.[136]

Abdürrahman b. Ebî'z-Zinâd da Babası -Ubeydillah b. Abdillah is­nadıyla Abdullah b. Abbas (r.a.)'dan, "Nebî (s.a.v.), "Zülfıkâr" adlı kılıcını Bedir harbi ganimetlerinden aldı" diye nakleder.[137]

Amr b. Yunus, İkrime b. Ammar -Ebû Zümeyl Simâk el Hanefî -İbni Abbas îsnadıyla Ömer (r.a.)'den "Bedir günü olunca" diyerek anlattığı uzun Bedir hadisini nakleder. Sonra îbni Abbas (r.a.) Ömer'­den naklen derki:

Müşrikler esir edilince Rasûlüllah (s.a.v.) Ebû Bekir, Ömer ve Ali'ye:

"Şu esirler hakkında görüşünüz nedir?"[138] diye sordu. Ebû Bekir:

"Yâ Nebiyyallah! Bunlar amca çocukları ve aynı aşiretin insanları. Bence sen onlardan fidye al. Böylece bu fidye bizim kâfirlere karşı iktisaden güçlenmemizi de sağlar. Hem belki Allah onlara İslâm'a gir­meye hidayet de eder" dedi.

Rasûlü Ekrem Ömer'e, "Hattab oğlu, sen ne dersin?" deyince Ben: "Yâ Rasûlellah! Ben Ebû Bekr'in kanaatinde değilim. Bana kalırsa, sen bize bir fırsat verde bunların boyunlarını vuralım. Ali'ye imkân ver kardeşi Akîl'in boynunu vursun. Bana imkân ver akrabam falanın boynunu vurayım. Zîra bunlar küfrün imam ve liderleridir" dedim.

Allah Rasûlü Ebû Bekr'in dediğini tutmaya arzu edip benim görü­şümü tutmadı. Ertesi gün olunca Rasûlüllah'ın yanına geldiğimde bak­tım ki, hem Rasûlüllah (s.a.v.) hemde Ebû Bekir ağlıyorlar.

"Yâ Rasûlellah neye ağladığınızı bana da anlatsanız, ağlayacak bir şeyse bende ağlayayım, ağlayacak bir şey bulmasam da sizin ağladığı­nıza ağlayayım" dedim. Efendimiz'de; "arkadaşlarının şu fidye almayı arzu etmelerine ağlıyorum. -Yakınındaki bir ağaca işaretle- onlara ya­pılacak azab bana şu ağaçtan daha yakın olarak gösterildi" buyurdu.

İşte Allah (c.c.) bu konuda Enfal; 67, 69'ncu âyetlerini indirip;

"Hiç bir Peygamberin yeryüzünde (küfre) ağır basmadıkça, e-sirler edinmesi (diye birşey) olmamıştır. Siz dünyanın geçici ma­lını istiyorsunuz, Allah ise âhireti istiyor. Allah azîz ve hakimdir. Eğer Allah'tan -af hususunda ezelde- bir kitab (yazılmış, hükmü belirlenmiş) olmasaydı aldığınız (bu fidye) sebebiyle size büyük bir azab dokunacaktı. İmdi ganimet olarak aldıklarınızdan helâl ve temiz olarak yiyin ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah ğafûr ve rahîm'dir" buyurarak onlara harp ganimetini helal etti.

Bu haberi Müslim nakletmiştir.[139]

Yine Cerîr de bu hadisi A'meş -Amr b. Mürra- Ebû Ubey'de b. Abdillah isnadıyla Ebû Ubeyde'nin babası Abdullah b. Mes'ût (r.a.)'tan şöyle dediğini nakleder:

Bedir günü olunca, Rasûlüllah (s.a.v.) onlara; "Şu esirler hakkında ne dersiniz?" diye sorunca Abdullah b. Ravâha (r.a.): "Yâ Rasûlellah! Sen şu anda odunu çok olan bir vadidesin. Bir ateş yaktır'da bunları içine attır" dedi. Bunu duyan Abbas (o anda esirlerin arasında bulunu­yordu) "Allah senin akrabalık bağlarım kessin" dedi. Ömer (r.a.)'de, "Yâ Rasûlellah! Onların liderleri ve başları seninle çarpışıp seni yalan­ladılar. Sen onların boynunu vurdur" dedi. Ebû Bekir ise: "Onlar senin milletin senin kavmin" öldürmeyelim" görüşünü öne sürdü.

Sonra Rasûlüllah (s.a.v.) bir ihtiyacı için çadırına girdi. O zaman dışarda bulunanlardan bir kısmı; "En doğru görüş Ömer'in görüşüdür" diyorlardı.

Rasûlüllah (s.a.v.) çadırından çıkıp "Şunlar hakkında ne diyorsu­nuz? Bunların hali, tıpkı kendinden önce geçen şu kardeşlerin haline benziyor. Hani Nuh (a.s.) o zaman kendi kavmi hakkında;

bu Yâ Rabbî Yer yüzünde kâfirler­den tek kimse bırakma (Nuh; 26) demişti. Mûsâ da;

"Ey Rabbimiz! Sen Fir'avn ve adamlarına dünya hayatında süs ve mallar verdin, Rabbimiz -niye- senin yolundan saptırsınlar diye mi? Rabbimiz! onların mal­larını yok et, kalblerine baskı yap. Onlar acı azabı görünceye ka­dar îman etmezler" (Yunus; 88)

İbrahim (a.s.)'de; (İbrahim Sûresi âyet 36'da) şöyle diyordu:

"Rabbim, onlar kesinlikle insanların çoğunu sapıttılar. Artık kim bana uyarsa o bendendir. Kimde bana âsî olursa (benim ona ya­pacak şeyim yok) sen bağışlayan ve esirgeyensin."

İsâ (a.s.)'da; (Maide 118'ci âyetinde)

"£ğer   sen    onlara azâb edersen, onlar senin kullarındır. Yok eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen dâima üstünsün ve hakimsin." diyordu.

Rasûlüllah devamla; "Sizler fakir ve ihtiyacı çok olan bir toplumsu­nuz. Onlardan hiçbiri fidye karşılığı olmadan kurtulup gidemeye­cektir, ya da boynu vurulacaktır," buyurdu. İbni Mes'ut derki: ben bu­rada "sadece Sehl'in, "İslâm olduğunu" söylerken işitmiştim. Fakat Rasûlüllah, susup birşey demedi. Benim -suçlarım sebebiyle- Allah'ın gökten başıma taş yağdıracak korkusu çektiğim, bu günden daha kor­kunç başka bir günüm olmamıştır. Nihayet Rasûlüllah (s.a.v.) "Sehl b. Beyzâ hariç" buyurduda kurtuldum.[140]

Ebû îshâk'ta, Berâe (r.a.) veya bir diğerinden; "Ensardan birisi Abbas'ı esir alıp Rasûlüllah (s.a.v.)'in yanına getirmişti. Abbas "beni esir alan bu değildir." Beni esir alan, şöyle şöyle bir adamdı, diye id­dia edince, Nebî (s.a.v.):

"Aııah Seni kerim bir melekle desteklemiştir" buyurdu" dediklerini nakleder.[141]

İbni İshâk derki: Bana, İkrime'den dinleyen birisi onun, ibni Abbas (r.a.)'tan şöyle dediğini naklettiğini anlattı:

Abbas (r.a.)'ı esir alan kişi, Ebû'l Yüsr Ka'b b. Amr es-Selemî idi. Nebî (a.s.) ona "Abbas'ı nasıl esir aldın" diye sorunca, "Şimdiye kadar benzerini görmediğim şöyle şöyle yapılı bir adam onu pençesiyle kav­ramıştı" deyince Nebî (s.a.v.) "Ona karşı, sana kerîm bir Melek yardım etmiş" buyurdu.[142]

Nebî (s.a.v.) Efendimiz, Abbas'a

"Haydi bakalım, hem kendini, hem kardeşiyin oğlu Akîl'i, hem de yeğenin Nevfel b. Harisi fidye vererek kurtar" buyurunca, Abbas razı olmayıp; "ben daha önceden Müslüman idim. Lakin bu herifler beni Bedre zorla çıkardılar" dedi. Bunun üzerine Nebî (s.a.v.) ona:

"Senin iç durumunu Allah bilir. Eğer iddian doğru ise Allah buna karşılık sana sevabını verecektir. Ama senin işiyin dış görüntüsü bizim aleyhimizedir. Sen şimdi kendini fidye ile kurtar" buyurdu.

Abbas'ın beraberinde getirdiği "yirmi akıyye altın" ele geçirilmiş idi. Efendimize: "Yâ Rasûlellah! Bu el konulan altınımdan birazını be­nim fidyemin yerine hesab etsen" deyince Nebî (s.a.v.):

Hayır, o harp ganîmeti olarak Allah'ın senden alıp bize verdiği bir haktır, buyurdu.[143]

Zayıf bir ravi olan Abdülazîz b. Imrân ez-Zührî derki: Bana Muhammed b. Musa, Ebû'l Yusr lakablı Umara b. Ammar babasından, o da dedesinden şöyle dediğini nakleder:

Bedir günü Abbas'ın yüzüne baktım. Put gibi ayakta kımıldamadan duruyor ve gözlerinden yaşlar akıyordu. Ben ona; "Allah bu akrabalık sebebiyle sana şer karşılığı versin. Sen kardeşiyin çocuğuna karşı, düşmanla birlikte mi savaşıyorsun?" dedim. Abbas bana: "Muhammed ne halde, yoksa öldürüldümü?" dedi. Bende: "Allah ona destek veriyor ve zafer nasib ediyor" dedim. "Peki bana neye geldin?" dedi. Ben de; "teslim ol! Zîra Rasûlüllah senin bu harpte öldürülmeni yasakladı" deyince o, "bu, onun ilk akraba koruyup, sıla yapışı değilki" dedi. Bende onu esir alıp geldim.[144]

İbni İshâk, bir adam -İkrime isnadıyla İbni Abbas (r.a.)'m şöyle de­diğini rivayet ediyor: Kureyş esirlerini kurtarmak üzere fidyelerini gönderdi. Abbas "ben daha önceden Müslüman idim" diye itiraz etti. Bu konuda,

Eğer Allah kalbi­nizde bir hayır olduğunu bilirse sizden alınan şeylerin daha hayir-

hsım verir ve sizi bağışlar (Enfal; 70)" âyeti geldi. Abbas derki: "Allah benden alınan yirmi akıyye mala karşılık bana yirmi köle verdiki herbirinin elinde ticaret yapabildikleri birde mallan var. Üste­lik mağfiret olunmamızda cabası."[145]

Ezher es-Semmân, İbni Avn -Muhammed- Ubeyde isnadıyla...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Bedir ganimetleri ve esirler
« Posted on: 18 Eylül 2019, 01:38:44 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bedir ganimetleri ve esirler rüya tabiri,Bedir ganimetleri ve esirler mekke canlı, Bedir ganimetleri ve esirler kabe canlı yayın, Bedir ganimetleri ve esirler Üç boyutlu kuran oku Bedir ganimetleri ve esirler kuran ı kerim, Bedir ganimetleri ve esirler peygamber kıssaları,Bedir ganimetleri ve esirler ilitam ders soruları, Bedir ganimetleri ve esirlerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &