ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Nedir ?  > Tanımı ve Önemi > Salihle Birlikte Olmak
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Salihle Birlikte Olmak  (Okunma Sayısı 2755 defa)
11 Aralık 2007, 04:34:28
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 11 Aralık 2007, 04:34:28 »




Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Sûr'a da üfürülmüş, böylece onları bütünüyle bir araya toplamışızdır." (Kehf; 99)


Bu ayet-i kerimeden anlaşılan mana şudur ki; olay kesinkes vuku bulacağı için, sanki olmuş bitmiş gibi anlatılmaktadır. Sur'a üflendiği zaman öyle pişman olacağız ki; o pişmanlığı ancak Allah-u Zülcelal bilir. Hatta amel işlemek için bir saati, bir saniyeyi arayacağız. Ama o zaman iş işten geçmiş olacaktır.
İnsanlar için yeryüzünde en büyük keramet doğru yol ve istikamettir. Onun için bu istikamette ilim okumak ve okunan ilimle amel yapmak lazımdır.
İlmin ne kadar mühim olduğunu hepimiz tecrübe etmişizdir. Fakat insan, ilmi ile amel etmediği sürece, hiç bir menfaat elde edemez. Onun için Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur.
"Ya Rabbi, faydasız ilimden sana sığınırm." (Tirmizi, Nesai)
İlim ile amel etmek, baçlangıçta zordur. Allah-u Zülcelal, yardım ettikten sonra çok kolay olur. Namaz kılmak, oruç tutmak ve Hacc'a gitmek zahirî amellerden olduğu için yapması kolaydır.
Bir de manevi ilimler vardır, manevi ilmi bilmek ve onunla amel etmek çok zordur. Mesela kıskançlık ve riya, Allah-u Zülcelal'in hiç sevmediği huylardandır. Fakat bu huylar, zahirî olarak görünmez. İşte bu, tasavvufu inkâr eden münkirlerin yüzüne vurulmuş bir tokattır.
İslam dininin manevi hükümlerini yerine getirmek, Allah-u Zülcelal'in yanında çok makbuldür. Bunlar, manevi olduğundan, gözle görünmez ve zahiren tam yapılamazlar, ancak tasavvuf kurallarıyla yerini bulurlar. Onun için tasavvuf, her müslümana lazımdır. Çünkü manevi olan ilimlerle amel yapılmadığı zaman, zahiri olan ameller de yerini bulmaz.
İmam-ı Şa'rani şöyle demiştir:
"Ben dua ederken, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i kendime rehber yaparım."
Dikkat edersek; insan hatme yaptığı zaman Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve silsiledeki ismi okunan sadat-ı kiram'ın himmet ve bereketleriyle Allah-u Zülcelal, o hatmeyi kabul ediyor. Zahiri veya manevi bir zararla karşı karşıya kaldığımızda, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'ı ve sadat-ı kiram'ı kendimize rehber yaparak Allah-u Zülcelal'e yalvarmak en büyük çaredir.
Kim bir sevap işlerse, ona Allah katında on kat sevap yazılıyor. Kim de günah işlerse, ona da ancak bir günah yazılıyor.
Allah-u Zülcelal burada, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in ümmetine, ne kadar çok kıymet vermiş ve ikramda bulunmuştur. Bunun kıymetini iyi bilmemiz ve bu fırsatı iyi değerlendirmemiz lazımdır.
Allah-u Zülcelal öyle merhamet sahibidir ki, bir sevaba on kat verirken, bir günaha on değil de bir günah yazıyor. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in hürmetine bize bu ikram, bu fırsat verilmiştir. Diğer ümmetler ise böyle değildi.
Eğer bize de bir sevaba bir sevap yazılsaydı, kıyamet gününde Allah-u Zülcelal'in huzuruna çok fakir olarak çıkacaktık. Çünkü diğer ümmetlerin ömrü çok uzun idi. Bin sene yaşıyordu ve hep ibadet ediyordular.
Bizim ömrümüz ise ortalama 60-70 senedir. İnsan 60-70 senede ne yapabilir? İşte bu nedenle, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in hürmetine, Allah-u Zülcelal bu ümmete, içinde bin aydan hayırlı Kadir gecesi olan geceler vermiştir ki; kıyamet gününde diğer ümmetlerden daha fazla sevapları olsun.
Allah-u Zülcelal bize fırsat vermiştir. Artık bundan sonra insan, kendisine tehlikeli olan üç dört şeyi iyi bilmesi lazımdır. Birisi şeytan ve şeytanın istekleri, ikincisi nefs ve nefsin istekleri, üçüncüsü heva ve istekleri, dördüncüsü dünya ve dünyanın istekleri...
Düşmanımız olan şeytana, kıyamet gününde ateşten bir elbise giydirilecektir. Başında da ateşten bir taç olacaktır. Elleri ve ayakları; kulp ve zincirlerle bağlanmış bir şekilde getirilecektir. Şeytan için cehennemde bir mimber kurulcacaktır.
Şeytan o mimberin üzerine çıkar. Kafirler ve dünyada kendisine uyan kimseler şeytana şöyle derler:
"Ey Mel'un! Bizi doğru yoldan sen saptırdın!"
Şeytan da onlara şöyle cevap verir:
"Şüphesiz Allah! Gerçek bir vaadde bulunmuştu. Ben de size vaadde bulunmuştum. Fakat vaadimi bozdum. Benim sizin üzerinizde bir nüfuzum yoktur. Fakat sizi sapıklığa çağırdım. Siz de bana uydunuz.
O halde beni kınamayın, nefsinizi kınayın. Artık ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Daha önce beni Allah'a ortak koşmanızı reddediyorum. Elbette zalimlere can yakıcı bir azap vardır." (İbrahim; 22)
Buradan da anlaşıldığına göre, bizleri Allah-u Zülcelal'e âsi olmaya çağıran, daha sonrada insanı yarı yolda bırakan şeytanın peşinden gitmenin ne kadar yanlış olduğu apaçık ortadadır.
Şimdi bütün bunlara bakarak, bizleri cehenneme müstahak edecek hatalardan uzak durmalı ve cennete müstahak edecek salih amellere sımsıkı sarılmalıyız. Kıyamet gününde bizleri cehennem ateşinden kurtaracak yegane şey budur. Bu kısacık dünya hayatında nefs ve şeytana uymak çok büyük bir hatadır.
İnsan düşmanını tanımayıp ondan gafil kaldığı zaman, karşıdaki düşmanın ne yapacağı hepimizde malumdur. Kişi kendi düşmanına karşı uyanık olması lazımdır.
Bazı Evliyalara: "Şeytanla aranız nasıldır?" diye sormuşlar. Onlar: "Hayır, şeytandan hiç haberim yoktur." demişler. Tekrar:
"Peki siz ne ile meşgulsünüz, o sizin düşmanınız değil mi?" diye sormuşlar. Onlar:
"O bizim düşmanımızdır. Ama biz bütün kainatın yaratıcısıyla beraberiz. Biz şeytanı ne yapacağız!" diye cevap vermişlerdir.
Hakikaten bir kimse, tam olarak Allah-u Zülcelal'e sığınmışsa, hiçbir şey ona zarar vermez. Çünkü herşey Allah-u Zülcelal'in emrindedir. Bir gün şeytan, Hatem-i Esam'a:
"Eğer dünyalık olmaz ise, sen ne yiyeceksin ve ne giyeceksin?" demiş, Hatem-i Esam da şöyle cevap vermiştir:
"Benim yiyeceğim ölümdür. Giyeceğim ise kefendir."
İşte Allah Dostları, daima Allah ile beraber oldukları için, hemen Allah-u Zülcelal tarafından kuvvet gelir. Bunun için, insanın kalbindeki merakı, Allah-u Zülcelal'in rızası olmalıdır.
Bu merak insanda olmadığı zaman; el, ayak, bilhassa bütün vücut dünya ile meşgul olur. Böyle olunca da insanın sonu helaktır.
İnsanın bir başka düşmanı da nefistir. Yusuf aleyhisselam dahi, ayet-i kerimede geçtiği üzere:
"Ben yine de nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis şiddetle kötülüğü emreder." (Yusuf; 53) demiştir.
Allah-u Zülcelal'in Peygamberi dahi böyle buyurmuştur. Çünkü nefsin istekleri daima şehvani, zevk-ü sefa ve günahlara gitme arzusundadır. Ona uymak da, -Neuzubillah- insanı helaka götürüyor.
Ebu Musa el-Eş'ari radıyallahu anh'dan rivayetle Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"(İbadetlerini bırakıp) kalbini tamamen dünyaya kaptıran, ahiretini yıkmış olur. Kalbini ahirete bağlayıp kendini ibadete veren, dünyasına zarar vemiş olur. Artık siz baki olanı, fani olana tercih edin." (Ahmed bin Hanbel, Bezzar, İbn Hıbban, Hakim, Beyhaki)
Allah-u Zülcelal hepimize akıl vermiştir, düşünelim! Sadece dünyaya sarılan insan, dünyada da zararda değil mi? Evet öyle, bütün dünya insanın emrinde de olsa, ölünce ahiretten haberi olmazsa, dünya geçici olduğu için; dünyada da zarardadır, ahirette de...
Ahiret hazırlığımızı yapmak içinde dünyada iyi kimselerle beraber olalım. Dünyada iyi arkadaşlarla beraber olmak, insan için ahirette çok kârlıdır.
İyi kişilerle beraber olmanın getireceği faydaya örnek olarak ashab-ı kehf'in köpeğinin kıssasını gösterebiliriz. Ashab-ı kehf dinlerini korumak için zalim hükümdardan kaçtılar ve bir mağaraya sığındılar.
Bir çobanla Kıtmir ismindeki köpeği de onlara katıldı. Uyudular. Uyanınca birbirlerine ne kadar uyuduk diye sordular. Birisi bir gün, birisi üç gün, birisi bir hafta, birisi de sabah yattık işte akşam oluyor bir günün yarısı uyuduk dedi. O zaman Allah-u Zülcelal kudretiyle köpeği konuşturdu.
Köpek: "Ben size ne kadar uyuduğunuzu söyleyeyim mi?" dedi. Onlar da: "Söyle!" dediler. Köpek de: "Üçyüz küsür sene uyudunuz." dedi. Bunun üzerine Kıtmir'e (köpeğe): "Sen bunu nereden biliyorsun?" dediler. O da: "Ben hiç uyumadım ki!" diye cevap verdi. "Niye uyumadın?" dediler. O: "Eğer uyusaydım, uykudayken beni bırakıp gidersiniz, diye uyumadım." dedi.
Bu köpek, Allah'ın Evliyalarından, iyi kişilerden ayrılmadığı için cennetlik oldu. İşte bu hayvan Allah'ın Evliyalarından ayrılmak korkusundan üçyüz küsür sene uyumadı, onları uyanıncaya kadar bekledi. Çünkü uyursa, onu bırakacaklarından korkuyordu. İşte bizim de Allah'ın dostlarından ayrılmamak için elimizden gelen bütün fedakarlığı yapmamız lazımdır.
Allah o köpeği ****, bizi ise mükerrem olarak yaratmıştır. Öyleyse bizim o köpekten daha fazla gayret göstermemiz, Allah'ın dostlarından ayrılmamamız lazımdır.
Kötü kişilerle beraber olmanın getireceği zarara da örnek olarak Nuh aleyhisselam'ın oğlunu verebiliriz. Nuh aleyhisselam Ulu'l-azm Peygamberlerdendi. Oğlu, Peygamber oğlu olmasına rağmen babasına iman etmedi. Bunun sebebi ise kötü arkadaşlarla beraber olma-sıydı. Onun kötü kimselerle beraber olması imansız olarak ölmesine sebep oldu.
İyi kişilerle beraber olmanın misali, misk kokusu satan dükkanda bulunan adamın misali gibidir. O adam ya parayla misk alacak, ya dükkan sahibi ona misk verecek ya da dükkan içindeki kokuyu koklayacak, bu koku onun üzerine sinecektir. Sonuçta bu güzel kokudan mutlaka menfaatlenecektir.
Kötü kişilerle beraber olmanın misali de demirci dükkanında bulunan adamın misali gibidir. O kişiye demirin isi, kokusu bulaşacak ya da ocaktaki demirden çıkan ateşler onun elbisesini yakacaktır. İşte kötü kişilerle beraber olanlar manevi olarak, onların ahlaklarından etkilenirler.
Kötü kişilerin huyları kendileriyle beraber olanlara da geçer. Örneğin bir insan hiç hırsızlık yapmamış, bunu aklından bile geçirmemiş olsa bile, hırsızlarla arkadaşlık yaparsa günün birinde o da hırsızlık yapacaktır.
Hz. Ali radıyallahu anh şöyle demiştir:
"Allah-u Zülcel...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Salihle Birlikte Olmak
« Posted on: 21 Ocak 2019, 21:32:14 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Salihle Birlikte Olmak rüya tabiri,Salihle Birlikte Olmak mekke canlı, Salihle Birlikte Olmak kabe canlı yayın, Salihle Birlikte Olmak Üç boyutlu kuran oku Salihle Birlikte Olmak kuran ı kerim, Salihle Birlikte Olmak peygamber kıssaları,Salihle Birlikte Olmak ilitam ders soruları, Salihle Birlikte Olmak önlisans arapça,
Logged
28 Haziran 2009, 16:16:25
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.684



Site
« Yanıtla #1 : 28 Haziran 2009, 16:16:25 »

Amin Amin Amin ...
Salih kişilerle beraber olmak çok önemlidir çünkü onlarla beraber olanlar onların ahlakından,hayat görüşünden,davranışlarından ve bir çok yönden olumlu etkilenir
Rabbim bizleri salih kişilerle beraber kılsın...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
21 Kasım 2009, 15:43:14
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« Yanıtla #2 : 21 Kasım 2009, 15:43:14 »

Amiin amiin amiin
Rabbim salihlerin sohbetlerinden feyzlenmeyi nasip etsin.
´Kisi sevdigi ile beraberdir´
Rabbim kalplerimize sevdiklerinin sevgisini yerlestirsin.

Allah razi olsun Hocam,mukemmel konu icin.
+rep
Sevgi ve Dua ile...

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
01 Şubat 2010, 00:03:02
Sems

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 381


Site
« Yanıtla #3 : 01 Şubat 2010, 00:03:02 »

Amin Amin Amin ...
Salih kişilerle beraber olmak çok önemlidir çünkü onlarla beraber olanlar onların ahlakından,hayat görüşünden,davranışlarından ve bir çok yönden olumlu etkilenir
Rabbim bizleri salih kişilerle beraber kılsın...

Katılıyorum. güzel bir yazıdı. Alah razı olsun.
Amin. Amin. Amin.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
01 Şubat 2010, 00:46:21
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« Yanıtla #4 : 01 Şubat 2010, 00:46:21 »

Ya Rabbi bize hayırlı ilim nasip eyle ve o ilimle amel etmeyi nasip eyle...
Ya Rabbi senin huzuruna ibadet ve amel bakımından zengin çıkabilmeyi nasip eyle...
Ya Rabbi bize dost olarak senin dostlarını nasip eyle...
Amin amin amin.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &