ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Sünnetin Delil Oluşu > Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur  (Okunma Sayısı 1007 defa)
04 Haziran 2011, 22:00:22
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 04 Haziran 2011, 22:00:22 »



BEŞİNCİ DELİL:SADECE KUR'AN-I KERİMLE AMEL ETMEK ZORDUR

Kendisine bir vahiy gelmeyen ve Allah tarafından vahiyle des­teklenmeyen hiçbir kimsenin, sadece Kur'ân'dan, İslâm şeriatının hüküm ve tafsilâtını anlaması mümkün değildir. Bunun için o kimse­ye, vahiy yoluyla gelen veya Hz. Peygamber (s.a.v)'in kendi içtihadıy­la Kur'ân'dan çıkardığı ve Allah Teâlâ'nın tasvip ettiği sünnete bak­ması gerekir. Ancak bu. şekilde, Allah'ın murâdını anlamak ve Kur'ân'dan, hükümlerin tafsilâtını ortaya çıkarmak mümkün olur. Çünkü bunun için tek yol sünnettir.

Şayet sünnet, hüccet (hükümlerde delil ve kaynak) olmasaydı, müçtehidlerden hiçbirinin ona bakması ve bu konuda ondan destek alması sahih olmaz ve hiçbir kimse, mükellef olduğu şeyi anlamazdı. Bu durumda hükümler yok olur, teklif ortadan kalkar ve Allah Teâlâ için mümkün olmayan bir abes meydana gelmiş olurdu.

Zikrettiğimiz bu konularda, bir müçtehidin tek basma, kendi görüşüyle hareket etmesi mümkün değildir. Çünkü Kur'ân, i'cazda en yüksek noktada, belagat ve fesâhatta en ileri seviyede olduğu için pek yüksek mânâlar ve söyleyenle kendisine vahyedilenin dışında kimsenin bilemeyeceği, çoğu bize kapalı, pek çok esrar ve ilim hazi­neleri ihtiva etmektedir.

İmam Buhârî rivayet ediyor: Rasûlullah Efendimiz (s.a.v)'e, kırmızı tüylü (en değerli) develerden zekât verilip verilmeyeceği so­rulduğunda: "Bana (şu ana kadar) bu hususta: 'Kim, zerre miktar hayır işlerse, âhirette onu görür (sevabına nail olur); kim de zerre miktar şer işlerse âhirette onu görür.'[208] mealindeki, geniş manâlı ve mevzuunda tek olan âyetten başkası inmedi," buyurdu.[209]

Şimdi, soruya ve cevaba iyi bak. O'nun, bu âyetten, sorulan so­runun hükmünü nasıl çıkardığına dikkat et. Bir başkasının bunu yapmaya gücü yeter mi..?

Kur'ân-ı Kerîm, aynı zamanda birtakım mücmel (kapalı) ve müşkil âyetleri ihtiva etmektedir. Amel için onları açıklayacak, te'vil ve tefsir edecek bir şerh gerekmektedir. Bu şerh ve açıklamanın, Al­lah Teâlâ katından olması gerekir. Çünkü kullarım mükellef tutan, O'dur. Ayette neyin kasdedildiğini en iyi O bilir; başkası buna vâkıf olamaz. İşte bu açıklama, vahiyle bildirilmiş olan veya Rasûlullah (a.s)'m kendi içtihadıyla ortaya koyduğu ve Allah tarafından tasvip gören sünnettir.

Bunun için Allah Teâlâ, şöyle buyurmuştur: "Kendilerine indi­rileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye, sana bu Kur'ân'ı indirdik." W)

Bu dediğimize örnek olabilecek birkaç misal verelim: Allah Teâlâ, âyetinde: "Gereği üzere namazı kılınız ve zekâtı veriniz," bu­yurmaktadır.

Bu âyetten, namaz ve zekâtın farz olduğu anlaşılmaktadır. Fa­kat farz kılınan bu namazın mahiyeti ve keyfiyeti nedir? Ne zaman yapılır? Kaç rek'at kılınır? Kime farzdır? Ömürde kaç defa farz olur? Bunlar, sadece bu emirle bilinmemektedir.

Aynı şekilde zekâtı ele alalım. Zekât nedir? Kime farzdır? Hangi maldan gerekir? Miktarı ve farz olma şartı nedir? Sadece yukarıdaki emirden bunların cevabı anlaşılabilir mi?

Bir başka âyette Allah Teâlâ buyurmuştur ki: "Şimdi siz, akşa­ma ulaştığınızda ve sabaha kavuştuğunuzda Allah'ı teşbih ediniz."[210]

Bu âyetten teşbihin vâcib, vaktinin de kısaca sabah ve akşam olduğunu anlıyoruz.

Fakat buradaki tesbihden kasdedilen nedir? "Namaz kılınız.," âyetindeki namaz mıdır? Yoksa "Sübhânallah" demek gibi başka bir şey midir?

Bir başka âyette ilâhî emir şudur: "Kur'ân'dan kolayına geleni oku..."[211] Bu âyetten, kolay olan şeyin kıraatinin vâcib olduğunu an­lıyoruz. Fakat bu kiraatla ne kasdedilmektedir? O, namaz mıdır? Yoksa Kur'ân okumak mıdır? Namaz olduğunda, tek rek'at yeterli midir? Yeterli olduğunu düşünelim. Peki, bu bir rek'atta neler yapı­lacak, nasıl kılınacaktır?

Başka bir âyette şu emir verilir: "Ey iman edenler! Rükû ve sec­de edin."[212]  Bu âyetten rükû ve secdenin farz olduğunu anlıyoruz. Fakat bunların yapılış şekli nasıldır? Bunlardan murâd nedir? Na­maz mıdır, yoksa başka bir şey midir? Kasdedilen namaz ise rükû ve secdelerin adedi aynı mı olacak; biri, diğerinden farklı mı olacak?.. Bunlar, bu âyetten anlaşılmamaktadır.

Bir başka iîâhî emir: "Şüphesiz Allah ve melekleri, Peygambere salât etmektedirler. Ey iman edenler, siz de Peygambere salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin."[213]  Ayette geçen "salât'la ne kasdedilmektedir? Bu, Allah Teâ-lâ'mn/'Salâtı (namazı) kılınız," âyetindeki namaz mıdır, yoksa başka bir şey midir? Allah'ın, melek­lerin ve bizim salâtımız nedir? Nasıl olur?

Şu âyete bakalım: "Altını ve gümüşü biriktirip, onları Allah yo­lunda infâk etme-yenlere, acıklı bir azabı müjdele."[214] Bu âyetten, mal biriktirmenin ve infâk etmemenin haram olduğunu anlıyoruz. Fakat mal yığmaya mukabil, yapılması istenen infâkla ne kasdedili-yor? Bu infâk şekli, âyet-i kerîme nazil olduğu zaman Sahâbe'nin anladığı gibi bütün malın infâk edilmesi inidir, yoksa bir kısmının ve­rilmesi midir? Bu kısmın da miktarı ne kadardır? Bunlar, ifade edil­memiştir.

Şu âyete bakalım: "Hacc ve umreyi Allah için tamamlayın."[215]  Âyet-i kerîmeden, hacc ve umrenin eksiksiz yapılmasının farz oldu­ğunu anlıyoruz. Fakat bunlardan kasdedilen nedir? Câhiliye döne­minde Arapların hacc ve umre adına yaptıkları bütün fiiller mi, yok­sa başka bir şey mi? Hacc ve umre nedir? Ömürde kaç kere farzdır? Âyette bu konular açıklanmamıştır.

Bir başka âyeti ele alalım. Allah Teâlâ buyurmuştur ki: "îman eden ve imanlarına zulüm karıştırmayan kimseler (var ya), işte gü­ven onlarındır. Ve doğru yolda olanlar da onlardır."[216]  Allah Teâlâ'mn emniyet ve hidâyet için bulunmamasını şart koştuğu zu­lüm nedir? Sahâbe-i Kirâm'ın anladığı gibi bütün günah çeşitleri mi­dir?[217]  Yoksa ondan bir çeşit midir? Öyleyse bu çeşit hangisidir? Bü­tün bunları, direkt olarak âyetten anlama imkânımız yoktur.

"Hırsızlık eden erkek ve kadının yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan (başkalarına) bir ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah Azız ve Hakîm'dir."[218] Bu âyet-i kerîmeden, hırsızlık yapan erkek ve kadının ellerinin kesilmesinin farz olduğunu anlıyoruz. Fakat el kes­meyi icab ettiren bu hırsızlık, lügat mânâsından anlaşılan bütün hır­sızlık çeşitleri midir, yoksa başka bir şey midir? Eğer başka bir çeşit ise, o nedir? Şartlan ve çalınması el kesmeyi gerektiren malın mikta-n (nisabı) nedir? Sonra bu kesmenin şekli nasıl olacaktır; el omuzdan itibaren mi, dirsekten aşağı mı, yoksa bilekten bu tarafı mı kesile­cektir? Ve bu kesme işi, hırsızlık tekerrür ettikçe tekrarlanacak mı­dır? Bu ve bunlara benzer pek çok konu açıklama istemekte ve bunu âyetten anlama imkânımız da bulunmamaktadır. Kur'ân'da, buna benzer pek çok âyet-i kerîme vardır.

Şimdi bir an, bu ve benzeri âyet-i kerîmelerde zikrettiğimiz du­rumları açıklayan sünneti, zarûret-i diniyyeden sünnet vasıtasıyla bilinen şeyleri ve fakihlerin sünnete dayanarak elde ettikleri kıyas ve benzeri delilleri kullanmak suretiyle içtihadlanyla ortaya koyduklan hükümleri bir kenara bırak. Evet, bütün bunları bir kenara bı­rak ve sonra düşün; yukarıda bahsettiğimiz ve benzeri durumlara ce­vap vermeye kim güç yetirebilir? Şayet bir kısmına cevap verilebildi­ğini düşünsek bile bu, hepsi için mümkün müdür?

Kimse buna güç yetiremediği zaman, bu vazifeleri yerine getir­memiz mümkün olabilir mi? Hem Allah Teâlâ'nın bizden gizlediği ve ne istediğini açıklamadığı birtakım vazifelerle bizi yükümlü tutması düşünülebilir mi? Böyle bir şeyin Allah Teâlâ'dan sâdır olması, hem muhal hem de abes değil midir?

Bütün bunlar, Allah Teâlâ'nın, Kitabı'nda kapalı olarak zikret­tiği bu tekliflerle bizi yükümlü tutmadığını -çünkü O, bizim akılları­mızın, ilâhî muradı anlamaktan âciz olduğunu en güzel şekilde bil­mektedir- ancak onları bize açıklayacak, tefsir edecek bir şârih ve müfessir tayin ettiğini göstermektedir. O da bütün bunları, vahiy ve onun desteği ile yapan Rasûlullah'tır (s.a.v).

İbn Hazm'm (r.h) sözleri de bu söylediklerimizi desteklemekte­dir; o, el-îhkam'&a şöyle demektedir: "Kur'ân'ın hangi âyetinde, öğle namazının farzının dört ve akşamın üç rek'at olduğunu, ruhunun, secdenin, kıraatin ve selâmın yapılış şeklini, oruçta sakınılacak şey­leri, altın, gümüş, koyun, deve ve sığır zekâtlarının ne şekilde oldu­ğunu ve bunların ne kadarından ne kadar zekât alınacağını, haccın vakti, Arafat'ta vakfe, orada ve müzdelifedeki namaz, taşların atıl­ması, ihramın şekli, hacda sakınılacak şeyler gibi hacla ilgili amelle­ri, hırsızın elinin kesilmesini, haram kılan süt emme şeklini, haram olan yiyecekleri, hayvan boğazlama ve kurban kesmenin usûlünü, hadlerin hükümlerini, boşamanın nasıl vuku bulacağını, alış-veriş hükümlerini, faizin ne ve nasıl oluştuğunu, hüküm ve dâvaların te­ferruatını, yemin çeşitlerini, hapis sebeplerini, mehirler ve diğer fıkhı meselelerin açıklamasını bulabiliriz? "

“Kur'ân'da birtakım hükümler vardır ki, eğer onlarla karşı kar­şıya bırakılsak, nasıl amel edeceğimizi anlayamayız. Onları anla­mak için tek müracaat kaynağı, Hz. Peygamber (s.a.v)'den gelen na­killerdir. İcmâ da bir kaynaktır; fakat o, bazı meselelerde hükme medar olur. Biz, bütün bunları, Kitâbu'l-Merâtib adlı eserimizde top­layıp zikrettik. Demek ki, zarurî olarak hadise başvurmak lâzımdır."[219]

"Şayet bir kimse, 'Biz, ancak Kur'ân'da bulduğumuzu alır, uy­gularız' derse, icmâ-i ümmet ile kâfir olur. Böyle düşünen bir kimseye namaz olarak öğle ile akşam arasında bir rek'at, fecrin doğusuyla da diğer bir rek'at kılması gerekli olmaktadır.[220]  Çünkü namaz di­yebilmek için en az bir rek'at olması yeterlidir. En fazlası için de âyette bir sınır yoktur. Bunu söyleyen kimse, malı ve kanı helâl müş­rik bir kâfirdir. Böyle bir görüşe, sadece ümm...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur
« Posted on: 08 Aralık 2019, 10:43:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur rüya tabiri,Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur mekke canlı, Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur kabe canlı yayın, Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur Üç boyutlu kuran oku Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur kuran ı kerim, Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur peygamber kıssaları,Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordur ilitam ders soruları, Sadece Kur'ân-ı Kerîm'Ie Amel Etmek Güç ve Zordurönlisans arapça,
Logged
30 Ağustos 2015, 11:48:56
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 30 Ağustos 2015, 11:48:56 »

Kuranı tek basina digru anlayabilmemiz ve hukum cikarabilmemiz mumkun degil zaten.yukaridada buna ornek bircok ayeti kerime verilmis .
Bunun icin basvurmamiz gereken kaynak sunneti seniyye ..insallah dinin emirlerine hakkiyl uyanlardan oluruzAllah razi olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
27 Ağustos 2016, 16:34:08
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.699


« Yanıtla #2 : 27 Ağustos 2016, 16:34:08 »

Aleykümselam.Kur anı kerimi okuyan ve hayatına rehber edinen,peygamber efendimizin de sunnetine tabi kalıp islamı en güzel şekilde yaşayan kullardan olalım inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
27 Ağustos 2016, 19:08:20
Ruhane
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9.473


« Yanıtla #3 : 27 Ağustos 2016, 19:08:20 »

Aleykum selam.Sadece sunneti de amel edilmez kuranikerimle  de ..Her ikisi birbirini tamamlayan onemli parcalardir..Rabbim her ikisiylede amel edebilmeyi nasip eylesin .
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
27 Ağustos 2016, 19:19:04
✿ Yağmur ✿

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6.684


Site
« Yanıtla #4 : 27 Ağustos 2016, 19:19:04 »

Esselamu aleykum
Sadece.Kuran ile amel.ermek zordur...Bu yüzden hadisler insanlara kolaylik ve rehberlik eder...Rabbim sünnet ile amel edenlerden eylesin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &