ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Süneni Ebu Davud > Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi?  (Okunma Sayısı 570 defa)
03 Mayıs 2012, 20:09:39
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 03 Mayıs 2012, 20:09:39 »



105. İnsan Eline Düştüğü Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir Mi?


 

2660. ...Ebû Hüreyre'den demiştir ki: Rasûlullah (s.a.) (Mek­ke'ye) on (kişilik) casus göndermişti. Asım b. Sabit'i de onlara ko­mutan tayin etmişti. Huzeyl (kabilesi) de bunlar (ı takib) için yüze yakın okçu çıkardı (ve peşlerine taktı). Asım (r.a.) onları(n kendile­rini izlediğini) hissedince Karded (denilen yüksekçe bir yer)e sığındı-larsa da okçular (oradan) ininiz ve bize elinizdekile(süahla)rı teslim ediniz. Sizden hiçbir kimseyi öldürmeyeceğimize dair söz ve teminat veriyoruz, dediler. Bunun üzerine Asım:

Bana gelince ben bir kafirin sözüne güvenerek (buradan) in­mem (ve onlara teslim olmam) dedi. Bunun üzerine (kafirjer) müs-lümanlar üzerine ok yağdırıp Asımla birlikte yedi kişiyi şehid ettiler. (Geriye kalan) üç kişi ise (kafirlerin verdiği) söz ve teminattan dola­yı (bulundukları yerden) indiler. Bu üç kişiden (birisi) Hubeyb, (bi­risi) Zeyd b. ed-Desinne, (birisi de) başka bir adamdı. (Kâfirler) bunları ele geçirince oklarının tellerini çözüp o iplerle kendilerini (sımsıkı) bağladılar. Bunun üzerine üçüncü zat;

İşte (bize) ilk ihanet budur. Vallahi size teslim olmam. Bu şehidler benim için bir örnektir, dedi. Onu sürükledüerse de onlarla gitmeye razı olmadığı için onu da şehid ettiler. Hubeyb bir süre esir olarak kaldı. Nihayet (haram aylar çıkınca) onu da öldürmeye ittifakla karar verdiler. Bu jöldürme kararı üzerine Hubeyb ödünç olarak bir ustura aldı. Onunla bir etek tıraşı yaptı onu öldürmek için (harem-i şerif haricindeki tenim'e) çıkardılar. Hubeyb onlara;

Beni bırakınız da iki rekat namaz kılayım, dedi ve sonra:

Allah'a yemin olsun ki, eğer bende olan şu halin bir korku eseri olduğunu düşünmeyecek olsaydınız (bu namazı) daha da artı­rırdım. dedi.[57]

 
Açıklama

 

Bu hadis-i şerifte casus olarak gönderildikleri halde muşrikler tarafından pusuya düşürülerek şehid edildiklerinden bahsedilen on kişinin, bazı rivayetlerde, Uhud muharebesinden sonra, Adal ve Kare kabilelerinin peygamber efendimize müracatları üzerine o kabile­lere dini tebliğle vazifeli mürşid ve muallim olarak gönderilen kişiler oldu­ğu açıklanmaktadır.

Ebu'I-esved'in Urve'den naklettiğine göre, Hz. Peygamber bu kimse­leri Kureyş hakkında haber toplamak üzere Mekke'ye göndermişti.

İbni Hacer'in de ifade ettiği gibi, İbn İshâk sözü geçen zatların altı kişi olduğunu ifade ettikten sonra isimlerini şu şekilde açıklıyor:

1. Âsim b. Sabit, 2. Mersed b. Ebî Mersed, 3. Hubeyb b. Adiyy, 4. Zeyd b. ed-Desinne, 5. Abdullah b. Târik, 6. Halîd b. El-Kebîr.

İbn Sa'd'da bunların on kişi olduğunu ve yedinci kişinin adının da Hatb. b. Ubeyd olduğunu söylemiştir. Ulemâdan bazılarının kanaatine göre on kişiden üç kişinin isminin açıklanmamasımn sebebi onların bu on kişi­ye tabi kişiler olmasıdır. Bu sebeble onların ismi üzerinde durulmamış ve açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu zatların şehid edilmesi Beni Lihyan gaz­vesinin vuku bulmasına sebeb olmuştur.

Hz. Peygamberin, bu on kişilik cemaatin başına emir tayin ettiğinden bahsedilen Asım b. Sabit;Hz. Ömer'in oğlu, Âsım'ın ana tarafından dedesidir.

Mevzumuzu teşkil eden bu hadis-i şerifte, Huzeyl kabilesinden yüz kadar kişinin müşriklerin yardımına koştuğu ifade edilirken bazı rivayet­lerde bu yardımcı kuvvetin ikiyüz kişi olduğu ifâde edilmektedir.

Fakat îbn Hacer'in de açıkladığı gibi aslında bu ifâdeler arasında her­hangi bir çelişki yoktur. Çünkü Müellif Ebu Davud'un rivayet ettiği yüz kişi sadece okçulardır. Diğer yüz kişi okçuların dışında ayrı bir birlik oluş­turduğu için Ebu Davud onlardan bahsetmemiş, sadece Hz.Âsım'ı ok yağ­muruna tutan okçulardan bahsetmekle yetinmiştir.[58]

Buharî'nin rivayetine göre Hz. Âsim,  müşriklerin, Teslim olun!" çağrısını reddedikten sonra; "Ey Allahım halimizden pey­gamberin (Muhammed) (s.a.)i haberdar et" diye dua etmiş.

Tayalîsî'nin rivayetine'göre de Allah (c.c.) hazretleri, Hz. Âsım'in bu duasını kabul buyurarak Hz. Peygamberi Hz. Asım'ın ve arkadaşları­nın bu durumundan haberdar etmiş ve onların başlarına gelen musibeti o gün ashabına anlatmıştır.[59]

Büreyde'nin rivayetine göre, Hz. Âsim şehid olmadan önce Cenâb-ı Hakk'a, "Ey Allah'ım ben bugün senin dinini nasıl koruyorsam sen de benim vücudumu öylece koru." diye dua etmiştir. Buhârî'nin şu rivayeti yüce Allah'ın, onun da duasını kabul ettiğini ifâde ediyor: "Âsim b. Sabit hazretlerinin katledildiğini haber alan Kureyş'den bazıları, cesedinden onu tanıtacak bir parça getirmek üzere şehidin yanına haber gönderdiler. Çün­kü Âsim b. Sabit hazretleri Bedir'de Kureyş'in ileri gelenlerinden birini, Ukbe b. Ebi Muayt'ı öldürmüştü.

Cenab-ı Hakk'ın Âsım'ı hıfz-ü himaye için arı nevinden kara bir bu­lut halinde gönderdiği mahlukların müdafaaları karşısında kâfirler, Hz. Asım'ın yanına bile sokulmadıklarından onun naşından bir şey kesip gö­türmeye kadir olamadılar.[60]

Hz. Asım ile birlikte altı arkadaşı müşriklerin, "teslim olunuz" çağrı­sını reddederek şehid olduktan sonra geriye kalan üç kişi müşriklerin can güvenlikleri hususunda verdikleri söz ve teminata inanarak teslim olmuş­lardı. Bunlardan birisi Bedir savaşında müşriklerden Haris b. Amir'i öldü­ren Hubey o.Adiyy idi. Diğeri Zeyd b. ed-Desinne, öbürü de Abdullah b. Tarık idi.

Metinde açıklandığı gibi bunlardan Abdullah b. Tarık müşriklerin iha­netini görünce onlarla birlikte gitmeyi kabul etmemiş ve daha önce şehid olan arkadaşları gibi o da şehid olmuştu. Bunun üzerine müşrikler Hu­bey b ile Zeydi Mekkelilere esir olarak sattılar. Onları satın alanlar birik­miş intikam hislerini tatmin için almışlardı. Bir müddet hapse attılar. Hu-beyb, bilâhere müslüman olan Maviyye isimli hizmetçi kadının bulunduğu bir evde hapsedilmişti. Maviyye Hubeyb'in hapis hayatını şöyle anlatırdı:

i Yemin ederim ki Hubeyb'den daha hayırlı bir insanı ömrümde gör­medim. Bir gün kapı aralığından hücresine bakmıştım, zincirlere vurulmuş oturuyordu. Mevsimi olmadığı halde elindeki kocaman salkımı yiyordu. Bunun kudretten olduğuna şüphe yoktu. Geceleri yüksek sesle Kur'an okur­du. Kadınlar onun sesini duyar acıyarak ağlaşırlardı. Mukaddes aylar geç­tikten sonra onları öldürmeye karar verdiler. Ben hemen koştum, Hubeybe haber verdim. Hiç aldırış etmedi. Benden tıraş için keskin bir bıçak istedi. Bununla etek tıraşı yaptı.

Ertesi sabah Hubeyb ile arkadaşı Zeyd'i ölüm meydanına götürdüler. Kadın, erkek, köle... bütün Mekke halkı oradaydı. Kimi intikam hislerini tatmin etmek, kimi de seyretmek için gelmişti. Her ikisi için de bağlanıp öldürülebilecekleri birer kazık hazırlanmıştı. Hubeyb'i ölüm kazığına gö­türürlerken iki rek'at namaz kılmak için izin istedi kabul ettiler. Erkanına uyarak iki rekat namaz kıldı ve:

"Ölümden korktuğum için uzattığımı zannetmeseydiniz daha uzatır­dım." dedi.

İslam tarihinde öldürülmeden önce iki rek'at namaz kılma adetini ilk defa başlatan Hz. Hubeyb oldu.

Hz. Hubeyb'i kazığa bağladılar. İlim yolunun bu bahtiyar şehidinin son sözleri şunlardı: "...Allah'ım bu merhametsiz inkarcıların neslini tü­ket topluluklarını dağıtarak mahvet onlardan hiç kimseyi sağ bırakma."

Hafız îbn Hacer'in ifadesine göre bir yıl sonra Hz. Hubeyb'i şehid edenlerden bir kişi dahi hayatta kalmadı. Çünkü Allah Hz. Hubeyb'in bu duasını kabul etmişti.

Nihayet her ikisini de şehid ettiler. Bu acıklı hadiseden sonra Rasûlü Ekrem efendimiz, Mekke'ye gizlice iki komando casus gönderdi. Bunlar­dan Umeyye oğlu Amr Mekke müşriklerine gözdağı vererek bazı işler be­cerdikten başka hâlâ ölüm kazığında bağlı duran Hubeyb'in cesedini çöze­rek gömmeye de muvaffak oldu.[61]

 
Bazı Hükümler

 

1. İdama mahkum edilen bir kimsenin idam edilmeden önce iki rekat namaz kılması müstehabdır.

2. İdama mahkum edilen bir kimsenin idamdan önce etek tıraşı yap­ması sünnettir.

3. Bir müslümanın kendisini esir etmek isteyen düşman kuvvetlerine teslim olması caizdir. Hanefî ulemâsından   Bedrü'ddîn-i  Aynî, Hubeyb ve arkadaşlarının müşriklere teslim olmasının bu manaya geldiğini ifade etmiştir. Bu mevzu da el-MÜhelleb şunları söylüyor:

"Eğer insan kendisini öldürmek ya da esir etmek isteyen düşmandan canını kurtarmak için bir ruhsat yolu ararsa Hz. Hubeyb ve arkadaşlarını örnek alarak kendisini esir etmek isteyen kafirlere teslim olarak canını kurtarabilir."

Hasen el-Basri de bir müslümanın kendisine galip geleceğinden kork­tuğu düşmana teslim olmasında, herhangi bir sakınca olmadığını söylü­yor. İmam-ı Sevri ise, bir müslümanın mecbur olmadıkça kafire teslim

olmasının mekruh olduğu görüşündedir.

İmam-ı Evzâi bir müslümamn kafire köle olmamak için kendisinden daha güçlü düşman kuvvetleriyle Hz. Asım gibi şehid oluncaya kadar sa­vaşmasında bir sakınca olmadığını söylüyor.[62]

 

2661. ...(Şu bir önceki) Hadisi Ebû Hureyre'nin arkadaşların­dan Amr b. Ebî Sufyan b. Esîd b. Cariyetes-Sakafî de rivayet etmiştir.[63]

 
Açıklama

 

Bu hadisle ilgili açıklama bir önceki hadisin şerhinde yer aldığından açıklama için oraya bakılabilir.[64]

[57] Buhârî, cihâd 170, meğazi 28.

Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 10/205-206.

[58] İbn Hacer el-Askalânî, Fethu'1-bârî, VII, 382-383.

[59] bk. Erdem H.H. Rıyaztı's-Sâlih'in 1 erce m esi, III, 101.

[60] Riyazu's-Sâlihin Terce m esi, III, 101.

[61] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 10/207-209.

[62] ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi?
« Posted on: 23 Ekim 2019, 03:38:19 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi? rüya tabiri,Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi? mekke canlı, Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi? kabe canlı yayın, Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi? Üç boyutlu kuran oku Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi? kuran ı kerim, Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi? peygamber kıssaları,Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi? ilitam ders soruları, Düşmanın Kendisini Esir Etmesine Boyun Eğebilir mi?önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &