> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > İfk Olayı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İfk Olayı  (Okunma Sayısı 1585 defa)
19 Aralık 2009, 16:00:15
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 19 Aralık 2009, 16:00:15 »



İfk Olayı





îslam tarihinde, Mustalik Oğulları gazvesinin özel bir yeri vardır. Çünkü bu gazvenin arkasından toplumu yönlendirecek bazı hükümler konulmuştur. Nefisler ıslah edilmiş; hasta kalp li münafıkların, bu durumu tedavi edilmiştir. Bu gazveden son ra Hz.Peygamber, esir düşen erkeklerle kadınlar hakkında, kendisiyle savaşan kimselerin bellerini kırdıktan sonra lütuf-kar muamelede bulunmuştur. Esirleri fidye karşılığında ser best bırakmak ve erkekleri öldürüp kadınları cariye edinmek yerine, onları bedelsiz olarak serbest bırakma yoluna gitmiştir. Hz. Peygamberin muamelesi, herkes tarafından uyulması gere ken bir sünnettir. Kendisi ile esir tuttuğu kimseler arasında bir savaş ihtimali sözkonusu olmadığı takdirde, onları köleleştir meyi düşünmüyordu. Kendisi ile savaşan yahudilerin, esir tuttukları müslümanlan köleleştirip cariyeleştirdikleri beklenen bir ihtimal olduğundan, onlardan ele geçirdiği esirlere misli ile muamelede bulunmuş ve tuttuğu esirleri köleleştirip cariyeleş-tirmişti. Çünkü onlarla müslümanlar arasındaki savaş sona er memişti. Onlar hala islamiyet için korkulu bir kuvvet olmakta devam ediyordu. Fakat Mustalik Oğulları gazvesinden sonra, onların müslümanlarla savaşacak durumları kalmamıştı. îşte bu savaş esnasında, münafıklar Muhacirlerle Ensar arasında fitne ateşini alevlendirmeye yönelmişlerdi. Münafıkların hede fi, İslamiyet için temel kuvvet oluşturan Muhacirlerle Ensar´dı. Hz. Peygamber bu durumda, işi yumuşaklıkla çözüme bağlaya rak münafıklar hakkında gerekli tedbirleri aldı. Onların iç yüz lerinin açığa çıkmasını ve kavimleri tarafından dışlanmalarını bekledi. Onların bizzat kavimleri tarafından terbiye edilmeleri ni istiyordu. Çünkü münafık-lıklarmm etkisini kırmak, müslü manlar arasında hiç kimsenin onlara aldanmamasmı sağlamak bu şekilde gerçekleşecekti. Böylece Hz. Peygamber, onları ken di hallerine bırakmakla münafıklar hakkında nasıl muamele olunacağını açıklamış oluyordu. Onlara karşı sakınma çareleri ne başvurmakla birlikte, kendi kendilerine müslümanlardan uzaklaşmalarını bekliyordu. Aslında bu iş çok önemli ve bir o kadar da tehlikeliydi. Çünkü bu yaptıkları işlerle Hz. Peygam bere ve ailesine eziyet veriyorlardı. Nitekim İfk olayı da bu ezi yetler cümlesindendi. Aslında tfk (iftira) büyük bir günahtı. Ay nı zamanda İslam toplumu için de büyük bir tehlike teşkil edi yordu. Çünkü iftira nedeniyle toplumda kötülük yaygınlaşacak ve rezaletlerle mübarek İslam toplumu lekelenecekti. Bunun Ötesinde Hz. Peygambere de bir saldırı vardı. Risalet sahibinin makamı küçümseniyordu. Oysa Cenab-ı Allah onun hakkında şöyle buyurmuştu: "Andolsun, Allah´ın elçisinde sizin için, Al lah´ı ve ahireti arzu eden ve Allah´ı çok anan kimseler için, (uyulacak) en güzel bir örnek vardır." (Ahzab- 2\)

Hz. Aişe´ye yapılan bu iftira olayına, başlarında Abdullah bin Übeyy olmak üzere, münafıklar da katılmışlardı. Nitekim tertemiz olan mü´minlerin annesi Hz. Aişe, Abdullah bin Übeyy hakkında şöyle demişti: "Bu iftiranın en büyüğünü ya pan, Abdullah bin Übeyy idi." Münafıklara, bazı Muhacirler ve Ensarm da hataları yardımcı olmuştu. Olayı küçümseme kabilinden bazı iman ehli kimselerin dili de bu işe karışmış, bu ola yı ağızlarına almaktan çekinmemişlerdi. Daha sonraları bu olay, toplumu kötülüklerden korumak için gereken tedbirleri alma hususunda müslümanlar için bir uyarı olmuştu. Zanla hareket edip tahminde bulunmaktan ve evlerin saygınlığını hi çe saymaktan kaçınmaları için bir ders teşkil etmişti. Bununla ilgili olarak Cenab-ı Allah şöyle buyurmuştur: "Muhain me d´in eşine o yalanı uyduranlar içinizden bir güruhtur. Bunu kendiniz için bir kötülük sanmayın; aksine o sizin için hayır ol muştur." o$w 11)

Hayır, Allah´ın nübüvvet evini kendisiyle şereflendirdiği şey dedir. Bunun ardı sıra iftira olayıyla kirlenen nefisleri temizle mek için, seksen değnek vurularak had tatbik edilmiştir. Böyle ce noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah´ın açıklamış ol duğu hüküm şöylece tamamlanmış oldu: Bazı muhacirlerin irti-kab etmiş oldukları günah rahmet misali yağan yardımın on lardan ahkonmasını gerektirmedi. Onlara, suçtan caydırıcı haddin tatbik edilmesi ceza olarak kafi gelmişti.

İfk olayını bazı Siyer kitaplarıyla sahih sünnetlerde nakle dildiği şekilde anlatalım:

Hz. Peygamber sefere çıkacağı zaman, zevcelerinden bazısı nı yanında götürmek için kura çekerdi. Mustalik Oğulları gaz vesine giderken kura, Hz. Ebu Bekir kızı Aişe´ye isabet etmiş ti. Bunun üzerine o da Hz.Peygamberle birlikte gazveye gitmiş ti. Dönüşte def-i hacette bulunmak için devesinden inmiş ve ka fileden geri kalmıştı. Şimdi biz olayı onun ağzından dinleyelim: uResulullah (sav) Mustalik Oğulları gazvesinden dönerken Me-dine-i Münevvere´ye yakın bir mevkie gelmiştik. Orada mola verdiler ve gecenin bir kısmını orada geçirdiler. Sonra bir mü-nadi, kafilenin yola çıkması gerektiğini ilan etti. Bunun üzerine orada bulunanlar yola çıkmaya başladılar. Ben de def-i hacette bulunmak için kafileden biraz uzaklaşmıştım. Boynumda bir gerdanlık vardı. Def-i hacette bulunduktan sonra, farkında ol madan gerdanlığım boynumdan düşmüş. Kafileye ulaştığımda gerdanlığımı aradım, fakat boynumda bulamadım. İnsanlar da artık yola koyulmuşlardı. Ben def-i hacette bulunduğum ye re döndüm. Gerdanlığımı aradım ve buldum. Ordunun konak ladığı yere geldiğimde orada kimse kalmamıştı. Bir müddet sonra ordunun aracıları gelip hevdecimi beni içinde zannede­rek deveye yüklemişler ve devemin yularını tutup götürmüşler di. Ben ordugaha döndüğümde orada ne bir çağıranın, ne de icabet edenin bulunduğunu görmedim. Artık herkes çekip git mişti. Ben de çarşafıma burundum ve olduğum yerde uzanıp yattım. Biliyordum ki, beni hevdecimin içinde arayacaklar ve bulamayınca da geri dönüp beni arayacaklardı. Allah´a andol-sun ki, ben orada uzanmış vaziyette iken Safvan bin Mu attal es-Sülemi yanıma geldi. O da bazı ihtiyaçları dola yısıyla kafileden geri kalmıştı. Yanıma yaklaştı, karaltımı gör dü ve durdu. O, hicap ayetinin nüzulünden önce beni gördüğü için tanıdı. İnna lillah ve inna ileyhi raciun, Hz. "Peygamberin zevcesi! Neden geri kaldın, Allah sana rahmet etsin?" diye sor du. Ben sesimi çıkarmadım. Sonra devesini yanıma yaklaştırdı ve bin dedi. Kendisi geriye çekildi ve ben deveye bindim. O de venin yularını çekip süratle kafilenin peşine düştü. Allah´a an-dolsun ki, sabaha kadar askerin arkasından yetişemedik. Ni hayet askerler, konak yerine inip yerleştiği sırada idi ki, bizim geldiğimizi gördüler. Fakat o zamana kadar iftiracılar, ağızla rına geleni söylemişlerdi. Bu nedenle askerlerde de bir sarsıntı ve panik meydana gelmişti. Vallahi ben bundan başka bir şey bilmiyorum. Bundan sonra da Medine-i Münevvere´ye gittik."

Hz. Ebu Bekir´in kızı, sadık unvanlı mü´minlerin anası Hz. Aişe´nin ifadeleri bundan ibarettir. Bu ifadeler, olayı olduğu gi bi açıklıyor. Gözüyle görüp müşahede ettiklerini anlatıyor. Şimdi de bu iftirayı yayanları ve yayılan sözleri nasıl anlattığı nı görelim. Gençliğinin baharındaki Hz. Aişe´nin, gönlünde meydana gelen çırpınışları nasıl anlattığını ve nasıl ağladığını görelim:

"Çok geçmeden ağır bir hastalığa yakalandım. Daha Önce böyle bir şeyle karşılaşmamıştım. Olay Hz. Peygambere ve ebe veynime intikal etmişti. Ama onlar bu hususta bana hiçbir şey söylemiyorlardı. Hz. Peygamberin, bana karşı lütufkar davra­nışlarında bir değişiklik gördüm. Daha önce hastalandığımda bana şefkatle davranırdı. Ben hastalığımın şiddetlendiğini söy lediğim halde, eskisi gibi lütufkar davranmadı. Ben de onun bu halini yadırgadım. Bir ara yanıma geldi. Bana bakıcılık et mekte olan bir kadın vardı. Sadece ona: "Kızınız nasıl?" diye sordu. Daha fazla bir şey söylemedi. Ben kalbimde ona karşı bir kırıklık hissettim ve "Ey Allah´ın Resulü! îzin versen de anamın yanına gitsem. O bana baksa" dedim. Bana gidebilir sin, bunun bir sakıncası yok dedi. Ben de bunun üzerine ana mın yanına gittim,ama hiçbir şey bilmiyordum. Hastalığım azıcık hafifleyince nekahet devresine girdim. Yirmi küsur gece geçmişti. Bir gece def-i hacette bulunmak için evden dışarı çık tım. Yanımda Mistah´ın annesi de vardı. Kadın yürürken aya ğı sürçtü ve "Mistah´ın yüzü yere sürülsün" diye beddua etti. Dedim ki: "Bir muhacir için bu ne kadar kötü bir konuşmadır. Halbuki o, Bedir savaşına katılmıştır!" Kadıncağız bana: "Duy madın mı?" dedi ve yapılan iftiraları anlattı. Ben de, Mistah´ın bu olayın içinde olup olmadığını sordum. Kadın, olayın içinde olduğunu söyledi. Bunun üzerine derhal eve döndüm. Sürekli ağlıyordum. Adeta ciğerlerim parçalanıyordu. Anneme: "Allah seni bağışlasın, halk bazı şeylerden söz ediyor, ama sen bu hu susta bana hiçbir şey anlatmıyorsun!" diye çıkıştım. Şu karşılı ğı verdi: "Kızcağızım, bunu kendine dert etme Alah´a andolsun ki, kendisini seven bir kocanın yanında bulunan ve kumaları olan güzel bir kadın hakkında mutlaka çok şeyler söylenir."

Nihayet bir gün Hz. Peygamber, cemaat içinde ayağa kalkıp bir hutbe okudu. Ben de olanlardan habersizdim. Hz. Peygam ber Allah´a hamd ve senada bulunduktan sonra şöyle dedi: "Ey insanlar! Bazı kimselere ne oluyor ki, ailem hakkında doğru ol mayan şeyler söyleyerek bana eziyet veriyorlar. Allah´a andol sun ki, ben ailem hakkında iyilikten başka bir şey bilmiyorum ve yine bu iftira olayına, hakkında iyilikten başka bir şey bil mediğim adamı da katıyorlar. Oysa o adam, benim evime an cak benimle birlikte girip çıkar."

Bu yalanın büyüğünü Abdullah bin Übeyy bin Selül irtikab etmişti. Onunla birlikte Hazreçlilerden Mistah ile Hamne binti Cahş da vardı. Hamne´nin kızkardeşi Zeyneb binti Cahş, Hz. Peygamberin zevcesiydi. Kumalarım arasında Hz.Peygamber nezdinde bana denk olan ancak Zeyneb´ti. Fakat Zeyneb´i Allah muhafaza etmiş ve dinini korumuştu. O, benim hakkımda iyi likten başka bir şey söylememişti. Hamne´ye gelince; o, bu iftira olayında elinden gel...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: İfk Olayı
« Posted on: 28 Ocak 2021, 12:43:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İfk Olayı rüya tabiri,İfk Olayı mekke canlı, İfk Olayı kabe canlı yayın, İfk Olayı Üç boyutlu kuran oku İfk Olayı kuran ı kerim, İfk Olayı peygamber kıssaları,İfk Olayı ilitam ders soruları, İfk Olayıönlisans arapça,
Logged
30 Aralık 2020, 03:52:37
Ceren
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.272


« Yanıtla #1 : 30 Aralık 2020, 03:52:37 »

Esselamu aleyküm.rabbim bizleri iftiranın her türlüsü den korusun.binler rahmet hz.aise annemizin üzerine olsun.rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
31 Aralık 2020, 05:00:25
Sevgi.
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 16.446



« Yanıtla #2 : 31 Aralık 2020, 05:00:25 »

Aleyküm Selâm. Rabb'im bizleri razı olmadığı her türlü kötü hallerden uzak eylesin inşaAllah
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
01 Ocak 2021, 16:39:11
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 17.502



Site
« Yanıtla #3 : 01 Ocak 2021, 16:39:11 »

Ve aleykümüsselam Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &