ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Son Peygamber > Ebu Talib´in Himayesinde
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ebu Talib´in Himayesinde  (Okunma Sayısı 989 defa)
12 Aralık 2009, 17:06:42
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 12 Aralık 2009, 17:06:42 »



Ebu Talib´in Himayesinde

Şerefli yetim, izzet ve şefkat atmosferi içinde yaşıyordu. Daha önceleri iffetli anasının kucağında, onun vefatından sonra da Ab dulmuttalib´in evinin bereketi olan Ümmü Eymen´in kucağında yaşamıştı. Abdulmuttalib´in evinde, Kureyşlilerin efendisinin evinde yaşarken zillet ve kahr hissetmemiş, aksine onur, ikram, merhamet ve şefkat duygularını hissetmişti. 8 yaşına varıncaya kadar böyle bir yaşantı sürmüştü.

Fakat artık dedesi vefat etmişti. Dedesi Ölüm döşeğinde can çe kişmekte iken dahi torunu Muahmmed´e olan sevgisini, şefkatini yitirmemişti. Ölünceye kadar onu himaye etmeye devam etmiş, bu işi hakkıyla yapmıştı. Ölümün yavaş yavaş vücuduna girdiğini hissettiğinde Muhammed´i koruması için Ebu Talib´e vasiyette bulunmuştu. Özellikle bu işi Ebu Talib´in uhdesine tevdi etmişti.

Çünkü Ebu Talib´in, Abdulmuttalib´ten sonra Kureyşliler naza rında büyük bir itibarı ve mevkii vardı. Ayrıca Abdulmuttalib, oğulları arasında kendisine en yakın olarak Ebu Talib´i görüyor du. Muhammed, Ebu Talib´in öz kardeşinin oğluydu. Muham-med´in babası Abdullah ile Ebu Talib´in anaları birdir. Anaları Mahzun oğullarından Amr bin Aziz´in kızı Fatıma´ydı

Ebu Talib, babası Abdulmuttalib´in kendisine yaptığı vasiyetin gereklerine harfiyen riayet etti. Tüm icaplarım yerine getirdi. Sa bah akşam mümkün olduğu kadar Muhammed´i yanında bulun duruyordu. Çünkü Muhammed, artık gençlik çağına girmek üze reydi. Bu dönemde O´na iyi yolu gösterecek ve O´nu doğru yöne yö neltecek bir arkadaş lazımdı. Bu sebeple ve ayrıca çok sevdiğin den ötürü Muhammed´i yanında bulunduruyor ve O´na bir arka daş gibi davranıyordu. Kendi çocuklarından çok Muhammed´i se viyordu. Uyurken yatağını onun yatağının yanına serdirirdi. Çünkü daha önce müşahede etmediği hayır ve bereketi Muham-med´de müşahede etmişti. Muhammed, nasıl ki Halime ile çocuk larına hayır ve bereket götürmüştü, aynı şekilde Ebu Talib´e ve çocuklarına da hayır ve bereket getirmişti. Muhammed´in gelişin den sonra karınları doydu. Muhammed gelmezden önce Ebu Ta lib´in develerinin memeleri kuru idi. Muhammed geldikten sonra develerinin memelerinden süt akmaya başladı. Ebu Talib daha Önceleri maddi sıkıntı içindeydi. Çocukları sofraya oturdukların da karınlarını doyuramazlardı. Fakat Muhammed onlarla birlik te sofraya oturunca doyarlardı. Ebu Talib sofra kurulduğu zaman eğer sofrada değil ise, çocuklarına şöyle derdi: "Muhammed gelin ceye kadar elinizi yemeğe uzatmayın. " Muhammed geldikten son ra onunla birlikte yemeğe başlarlardı. Ve Muhammed´in bulun duğu sofrada yemek artardı. O´nun bulunmadığı zamanlarda ço cuklar doymazlardı. Ebu Talib Ona: "Doğrusu sen iyi ve hayırlı bir kimsesin" derdi.[1]

Bence bu yaklaşımı reddetmemizi gerektirecek bir sebep yok tur. Çünkü cenab-ı Allah, her şeyi yapmaya muktedirdir. Cenab-ı Allah hayır ve bereketi Muhammed (sav) e özgü kılmışsa bu, onun risaletinin harikalarıdır. O´nun vasıtasıyla bir takım davranışla­rında sıradışı bir takım belirtiler görünmüş, Kisra´nın sarayı sarsmtı geçirmiş, odaları yıkılmış ve meclislerin ateşleri sünmüştü. Yine onun sebebi ile Halime ve çocuklarının üzerine hayır ve bere ket yağmıştı. Bütün bunlar onun nübüvvetini gösteren ve ispatla yan harika hallerdir.

Hasan bin Arfe´den nakledilen bir rivayet, yukarıdaki sözlerle çelişmektedir. İbn Abbas´dan rivayet edildiğine göre o şöyle de miştir: "Ebu Talih, çocuklarına yemek tabaklarını uzatırdı. Hepsi sofranın başına oturup daha fazla yemek yiyebilmek için birbirle riyle adeta kapışırlardı. Fakat Resululah (sav) aralarında otur duğu halde elini yemeğe uzatmaz ve onlarla birlikte yemek yarışı na girmezdi. Amcası O´nun bu durumunu görünce yemeğini ayrı bir tabakta vermeğe başladı."

Yukarıdaki sözler daha Önceki rivayete ters düşme vehmini do ğurmaktadır. Oysa rivayetler alanında uzmanların yaptıkları araştırma sonucunda iki rivayet arasında çelişki bulunmadığı an laşılmaktadır. Birinci rivayetten anlaşıldığına göre peygamber efendimiz Ebu Talib´in çocuklarıyla birlikte sofraya oturudğu za man yemekleri artar ve tümü de doyarlarmış. Ama bu demek de ğildir ki peygamber efendimiz onlarla birlikte sofraya otururken onların kaplarından yemek yer ve daha fazla yiyebilmek için ade ta onlarla yarışırmış! Aslında bu rivayetten anlaşıldığına göre peygamber efendimize, aynı sofrada olmakla birlikte ayrı bir ta bakta yemek verilirmiş ki, Ebu Talib´in çocuklarıyla yemek yarı şına girmesin. Çünkü onun iffetli ve onurlu kişiliği, diğerleriyle yemek tabağına el uzatıp yeme yarışına girmesine engel teşkil ederdi ki, bu da Cenab-ı Allah´ın onu terbiye edişinden ileri gel mekteydi. Cenab-ı Allah O´na verdiği iffet dolayısıyla o yemeğe başkaları gibi hırslı değildi. Yemekten başka nimetlere de fazla tutkun değildi. Nitekim onun bu iffetliliği, hayatının bütün saf­halarında görülmüştür. Ebu Talib´in sofrasında bereket görülme si için peygamber efendimizin onlarla birlikte aynı sofraya otur ması yeterliydi. Belki de sofralarında görülen bereket, Ebu Ta lib´in, Muhammed´e Özel ikramda bulunması nedeniyle olmuştur. Onun Muhammed´e özel ikramda bulunması nedeniyle Cenab-ı Allah mukabil bir ikram olarak Ebu Talib´in sofrasına bereket yağdırmıştır.





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Ibn Kesir, el-Bidaye Ve´n-Nihaye, c. 2, s. 282.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ebu Talib´in Himayesinde
« Posted on: 26 Ağustos 2019, 05:24:55 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ebu Talib´in Himayesinde rüya tabiri,Ebu Talib´in Himayesinde mekke canlı, Ebu Talib´in Himayesinde kabe canlı yayın, Ebu Talib´in Himayesinde Üç boyutlu kuran oku Ebu Talib´in Himayesinde kuran ı kerim, Ebu Talib´in Himayesinde peygamber kıssaları,Ebu Talib´in Himayesinde ilitam ders soruları, Ebu Talib´in Himayesindeönlisans arapça,
Logged
09 Ocak 2014, 14:36:44
Zeynep 8D

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2.287



« Yanıtla #1 : 09 Ocak 2014, 14:36:44 »

Peygamber Efendimiz (asm) yemek yerken -Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak- Yemek yerken Allah’ın (cc) ismini anmak-Yemeğe tuz ile başlamak-tuz ile bitirmek-Sağ el ile yemek-Yemeği yer sofrasında yemek-

Yemeği birlikte yemek
“Allah’ın en çok sevdiği yemek, üzerinde ellerin çoğaldığı yemektir.” (Ebu Ya’la)
Peygamber’in (asm) Ashabı (ra) dediler ki:
“Ey Allah’ın Resulü! Yemek yiyoruz ama doymuyoruz.” Şöyle buyurdu:
“Herhalde siz ayrı ayrı yiyorsunuz.”
“Evet” dediler.
“Birlikte yiyin ve Allah’ın adını anın (Besmele çekin) ki yemeğiniz bereketlensin.”
(Ebu Davud)
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

İlim servetten üstündür. Çünkü serveti sen korursun; oysa ilim seni korur.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &