ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Nedir ?  > Sizden Gelenler (Tasavvuf)  > Sevgi Odaklı İnsan Modeli
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sevgi Odaklı İnsan Modeli  (Okunma Sayısı 1004 defa)
16 Temmuz 2009, 07:46:54
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 16 Temmuz 2009, 07:46:54 »



Sevgi Odaklı İnsan Modeli

Günümüz dünyası bir taraftan baş döndürücü teknolojik ve bilimsel gelişmeler sergilerken, diğer taraftan insanî değerlerde ve ahlakta korkunç bir geriye gidiş ve kaos yaşamaktadır. Akıl, gazap ve şehvet kuvvelerine yaratılıştan bir sınır koyulmayan insanoğlu bu duygularını düzenleyici ilahi prensiplerden mahrum olmasından dolayı ifrat ve tefrit arasında bocalamakta duyguları arasında denge anlamındaki adaleti kaybederek kendisine, çevreye ve topluma ve tüm insanlığa zarar verecek eylemler yapabilmektedir. (Said Nursi işaratu’l-İ’caz tefsirinde insana verilen akıl, şehvet ve gazab kuvvelerinin orta mertebeleri olan hikmet, iffet ve şecaatın adaleti ifade ettiğini ve sırat-ı müstakim olduğunu bildirmektedir. Buradaki adalet, muvazene yani denge anlamındadır. Bu muvazeneyi kaybetmek, ifrat ve tefrite sapmak demektir ve insanın kendisine ve başkalarına karşı zulmü de bu dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Bu kuvvelerin ayrıntılı izahları için bkz: Nursi, Said, İşârâtu’l-İ’caz fî Mezânni’îcaz, Mihrab Werags Gmbh, Germany, s. 22-24.)

 

 

 

İnsanın aç gözlülüğü, hırsı, geçtiğimiz asırda dünyayı bir çok defa kana bulamıştır. Bunun en büyük sebepleri, insanlığın dinin yerine bilimi kutsaması, materyalist düşünce ve akımların etkisinde kalması, yüreğinden Allah inancını ve ona bağlı olarak Allah sevgisini söküp atması gibi hususlardır. İçinde sonsuz şefkat, merhamet sahibi olan Allah’a iman ve sevgisi kalmayan bir kimsenin Allah’ın yarattığı en şerefli varlık olan insanı sevmesi, ona şefkat etmesi, ona merhamet etmesi, çevresine karşı duyarlı olması mümkün değildir.

İnsanoğlu, Allah’ı sevmek ve O’na ibadet etmek, insanları ibadet şuuru içinde sevmek yerine menfaati, şehveti, bilimi kendisine put edinmesinden dolayı, her şeyi, ama her şeyi bu putlara kurban vermekten kaçınmamıştır. Bazı yazarlar tarafından “mega ölümler asrı” da denilen 20. yüzyılda yüz milyonlarca insanın ölümüne, bir o kadar insanın da sakat kalmasına sebep olan bu şirazeden çıkmış, dalalete düşmüş, yolunu şaşırmış anlayış, son kırk elli senedir içinde yaşadığımız toplumları da bir başka açıdan etkisi altına almaktadır.

Artık insanlar birbirlerini sevmiyor. Herkes ötekini, yolunacak kaz gibi görüyor. Evlilikler menfaat evliliğine, arkadaşlıklar menfaat arkadaşlığına dönüşmüş durumda. Özellikle de Kilisenin yanlış tutumlarından dolayı Hıristiyanlığı hayatından çıkaran ve en son din olan İslamiyetin de hayatına girmesine müsaade etmeyen Batılı insan, medeniyetin sağladığı bunca avantajlara rağmen sevgisiz ve mutsuz bir şekilde yaşıyor. Bir başka ifadeyle, insanda hemcinslerine karşı olması gereken sevgi duygusu, yönünü araba, para, ev, lüks tüketim malları ve  güzel giyinme gibi cansız nesnelere çevirmiştir. Hayata yaklaşım gittikçe mekanikleşmekte, insan da kendisine cansız bir nesne gibi davranılan bir makine haline dönüştürülmektedir. (From, Erich, Sevginin ve Şiddetin Kaynağı, çev: Yurdanur Salman/Nalan içten, Payel Yayınları. İst. 1994, s. 48-54. Ayrıca bkz. Yargıcı, Atilla, Kur’an’ın Önerdiği İdeal  İnsan Modelinin Oluşmasında Sevginin Rolü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 2002, s. 6)

u yüzden Batılı insan ve onların etkisinde kalan diğerleri kaybolan ve yerini hiçbir şeyin dolduramayacağı bir sevgi arayışındadır. Filimler, romanlar, televizyon dizileri, sevgisizliğin acı meyvelerini her geçen gün daha fazla ortaya koymaktadır. Sevginin insanın dışındaki nesnelere yönelmesi, en fazla da aileyi etkilemiş, Amerika başta olmak üzere birçok Batılı ülkede boşanma oranları yüzde yetmişlere dayanmıştır. Kimi aileler, sahte sevgilerden dolayı çocuk sahibi olmaktan uzak dururken, çocukları olanların çocukları da, artan boşanmaların kurbanı haline getirmiştir. İslam ülkelerinde boşanma nisbetleri diğer ülkelere göre düşüktür. Ama gittikçe artmaktadır. Bu da göstermektedir ki, Batı tipi yaşam tarzı İslam ülkelerindeki aileyi de olumsuz yönde etkilemektedir. İşte biz bu çalışmamızda insanların büyük ekseriyetinin içinde bulunduğu bu sevgisizlik bunalımına Kur’an perspektifinden çözümler önermeye çalışacağız.

A.Kur’an’ın Nazil Olduğu Ortamla Günümüz Toplumlarının Benzerliği

Kur’an’ın nazil olduğu ortamda insanların sevgi ilişkisi yozlaşmış bir ilişki idi. Yani insanın Allah ile, insanın diğer insanlar ile ve insanın çevresi ile ilişkisinde önemli bir role sahip olan sevgi yolunu şaşırmıştı. Her şeyden önce, Hz. İbrahim’in Haniflik dininden kalma çok az kırıntıları bir kenara bırakacak olursak, Cahiliye toplumunda insanın Allah ile sevgi ilişkisinde putlar ön plana çıkıyordu. Müşrikler, Allah’a inandıklarını söylemelerine rağmen, elleriyle yaptıkları putları, kendilerini Allah’a yakınlaştırma aracı olarak görüyorlardı. (Zümer, 39/3, 38) Kur’an’ın ifadesine göre onlar, elleriyle yaptıkları, cansız, duygusuz, ruhsuz putlara önem atfediyorlar ve onları Allah’ı sever gibi seviyorlardı. (Bakara, 2/165) Bir başka ayette ise; “Dünya hayatında Allah’ı bırakıp, aranızda putları muhabbet vesilesi yaptınız.” (Ankebut, 29/25) Bu yüzden diyebiliriz ki, onların sevgisinin yönü putlara döndüğünden, kendilerine put sevgisi merkezli bir dünya görüşü oluşturmuşlardı. Özellikle de Kabe’de bulunan putların kabileleri Mekke’ye çekmesi ve Mekkelilerin bundan büyük gelirler elde etmesi, bu put sevgisinde çok belirgin bir role sahipti. (Yargıcı, Atilla, Kur’an’ın Önerdiği İdeal İnsan Modelinin Oluşmasında Sevginin Rolü, Yayınlanmamış doktora Tezi, Ankara, 2002, s.34-40)

Diğer taraftan insanın insanla ilişkisi bakımdan sevgi yok denecek kadar azdı. Zulmü insani bir değer olarak gören, muruetin bir parçası olarak telakki eden ve; “İnsanlara zulmetmezsen sana zulmedilir.” düşüncesini şiirlerinde terennüm eden bu insanların, diğer kabilelerle ilişkilerinin sevgiye dayalı bir ilişki olduğu söylenemez. Nitekim ünlü muallaka şairlerinden Züheyir b. Ebi Sülma; “Kendi havzasını, yerini yurdunu silahı ile koruyamayan kimselerin yeri-yurdu harab edilir. İnsanlara zulmetmeyene zulmedilir.” demektedir. (Zevzânî, Ebu Abdullah b. El Huseyn, Şerhu Muallakü’s-Seb’, Daru’s-Sadr, Beyrut, tarihsiz, s. 60-61) Bu yüzden güçlü olanın istediği gibi haksızlık yaptığı bir ortam onlar için meşru bir ortam olarak kabul ediliyordu. Diğer taraftan kız çocuklarının diri diri gömülmesinin sıklıkla rastlandığı bir toplumda erkek-kız ayırımı yapıldığı ve kız çocuklarına gereken sevginin gösterilmediği bir realiteydi. (Nahl, 16/58-59; Zuhruf, 43/18; Tekvir, 81/8) Bunun yanında kadınların alınıp satılan bir metadan farkı yoktu. Kadınların neredeyse hiçbir hakları yoktu demek mümkündür. (Emin, Ahmed, Fecrü’l-İslam, Matbaatü’l-İtimad, Mısır, 1928. s. 4)

Bütün bunlara bakarak Cahiliye toplumunda hâkim olan atmosferde sevgi değil, nefret, düşmanlık ve zulüm solunduğunu, erkek-kadın arasındaki ilişkinin bir “sömürü ilişkisi” olduğunu söyleyebiliriz. (Yargıcı Atilla, Kur’an’ın Önerdiği İdeal İnsan Modelinin Oluşmasında Sevginin Rolü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 2002, s. 42)

Günümüze geldiğimizde cahiliye toplumundaki putlara gösterilen sevginin yerini yine cansız olan, insana karşılık vermeyen nesnelerin aldığını görüyoruz. Bir başka ifadeyle nefislerini adeta ilah haline getiren bir kısım insanlar, kendi menfaatlerini ve konforlarını sağlayacak araçları putlaştırmışlar, bunlar da ötekiler gibi Allah’ı sever gibi putlaştırdıkları nesneleri sevmeye başlamışlardır. Diğer taraftan günümüz insanı hem erkek, hem de kız çocuklarının nazarlarını sadece dünyaya ve maddi şeylere çevirdiğinden dolayı onlara gerçek şefkat ve sevgiyi gösterememektedir. Bugünün materyalist insanı dünün cahiliye toplumundan daha fazla çocuklarına zarar vermektedir. Çünkü, dünkü çocuğunu öldüren aileler, onların bu dünya hayatını mahvediyorlardı. Elbette bu da büyük bir zulümdür ve Kur’an’da bildirildiği gibi bunun da hesabı sorulacaktır. Ama günümüz insanı çocuğunu sadece dünyaya, iyi bir mevkiye, iyi bir işe sahip olması için maddi yönünü düşünerek eğitip manevi yönünü ihmal ettiğinden bu onların ebedi hayatlarını mahvetmek anlamına gelmektedir. Buna said Nursi 24. Lem’a’da; “şefkatin suistimali” demektedir.

Toplumlar ve insanlar arasındaki ilişkilere baktığımızda, aradan bunca zaman geçmesine rağmen, sevginin değil, nefretin ve zulmün ön plana çıktığını görüyoruz. Ancak arada şöyle bir farkı da göz ardı edemeyiz: Cahiliyede zulüm, zulüm olarak alkışlanırken, günümüzde Said Nursi’nin Mektubat isimli eserinde Hakikat Çekirdekleri bölümünde dikkat çektiği gibi “zulüm” başına “adalet külahı”nı giyerek karşımıza çıkıyor. Adalet dağıtıyoruz diyen insanların, her türlü zulmü irtikap ederken kıllarının bile kıpırdamadığı vahşiyane bir davranış görüyoruz.

Diğer taraftan cahiliye döneminde kadın birçok haktan mahrum iken ve bir meta gibi alınıp satılırken, günümüz Batı toplumlarında da kadının özgürlük adı altında hem maddi, hem de cinsel anlamda sömürüldüğünü müşahede ediyoruz. Bu sömürülmenin sadece Batı toplumlarında değil, onları körü körüne taklit etme cüretini gösteren doğu toplumlarında giderek arttığı da gözlerden kaçmamaktadır.

B.Sevgi Odaklı İnsanın Oluşumu: İman ve Marifet Temeli

Çağımızın içinde bulunduğu durum, Kur’an’ın insanlığın sevgi konusundaki sıkıntılarına sunduğu önerilerin bulunmasını ve insanlığa sunulmasını gerekli kılıyor. Bu da Kur’an’ın bu soruna sunduğu çözümleri arama gözüyle dikkatli bir şekilde okunmasını gerektiriyor.

Günümüz insanın Allah ile olan sevgi münasebetindeki sapmaların altında yatan en büyük sebeplerden birisi kalplerdeki i...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sevgi Odaklı İnsan Modeli
« Posted on: 16 Eylül 2019, 04:58:33 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sevgi Odaklı İnsan Modeli rüya tabiri,Sevgi Odaklı İnsan Modeli mekke canlı, Sevgi Odaklı İnsan Modeli kabe canlı yayın, Sevgi Odaklı İnsan Modeli Üç boyutlu kuran oku Sevgi Odaklı İnsan Modeli kuran ı kerim, Sevgi Odaklı İnsan Modeli peygamber kıssaları,Sevgi Odaklı İnsan Modeli ilitam ders soruları, Sevgi Odaklı İnsan Modeli önlisans arapça,
Logged
19 Nisan 2016, 14:54:04
123Orhan

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 10



« Yanıtla #1 : 19 Nisan 2016, 14:54:04 »

Öncelikle Selamınaleykum.Çok güzel ve ibret verici bir yazı.Allah razı olsun.Batılılar 0 dan işi başlattılar.Sonra 40-50 sene  sonra İslam devletleri de Batının başladığı gibi başladı.Batılılar 2 kat hızla ilerliyor.Orası modern bir ülke olabilir.Ama burası da(İslam Devletleri) Kuran ı ve Peygamberi ile onlardan üstün.Onlar makine ile gelişiyor.İnsanlar makine gibi cansız varlığa dönüşüyor.İslam devletleri de geri olmasına rağmen Kurana sarılıp büyük bir  adım atabilir.Fakat biz bu adımı atmak yerine Batılılar gibi makineleşip cansız varlığa robota dönüşmeye başlıyoruz.Hayatımızı dizilere göre yaşıyoruz.Dizi bitince uyumak gibi mesela... TEŞEKKÜRLER
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
20 Nisan 2016, 21:47:38
Nur ERGÜN 8

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 130



« Yanıtla #2 : 20 Nisan 2016, 21:47:38 »

Aleykum selam Allah teala hazretleri razi olsun inşAllah
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Nur ERGÜN 8C 362
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &