ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Nedir ?  > Sizden Gelenler (Tasavvuf)  > Hangi ilim
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hangi ilim  (Okunma Sayısı 500 defa)
24 Temmuz 2010, 16:18:36
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 24 Temmuz 2010, 16:18:36 »



HANGİ İLİM?


İlmin, bilmenin önemini vurgulamayan hiç bir dinî sohbet, hiç bir tartışma yok İman ve yaşantıyla ilgili her konu dönüp dolaşıp ilme, bilgiye bağlanıyor Anlıyor ve kabul ediyoruz; bilmekle, öğrenmekle yükümlüyüz
Ama neyi?

Yaşadığımız çağa “bilgi çağı” deniyor Gazeteler, kitaplar, dergiler, bilgisayar, internet ve her türünden kitle iletişim araçları ile bir bilgi sağanağı altında yaşıyoruz Hayatımızla ilgili veya ilgisiz her konu üzerine, müthiş vurgular yapılıyor Herkese göre kendi sunduğu bilgi çok önemli, hatta en önemlisi Ve biz sade insanlar, neyi ne kadar öğreneceğimizi şaşırmış olarak bir selin önünde sürüklenip gidiyoruz

Sonuçta öyle bir hale geldik ki, artık hayatî bilgilere de kayıtsızız Oysa bilgiye kayıtsızlık hayata, hayatın ötesine kayıtsız kalmak demek

Bir müslüman olarak bu konuyu yerine oturtup, beynimizi ve kalbimizi bir düzene sokmamız gerekiyor Ancak bu şekilde dünyamızı ve dünya sonrası yaşantımızı düzene koymuş ve riskten korumuş oluruz

Herkese Farz Olan İlim

“Şüphesiz, ilim öğrenmek erkek-kadın her müslümana farzdır” (Beyhakî, İbnu Mâce, Tabarâni, Heysemî) hadisini her müslüman biliyor; ancak farz olan bu ilmin hangi ilim olduğu tam olarak bilinmiyor

Hadis, farz-ı ayn ilimden bahsetmektedir Farz-ı ayn ilim, her müslümanın bizzat öğrenmesi ve bilmesi gereken ilimdir Bu ilmi ona farz kılan Allahu Teâlâ ve O’nun Rasulü’dür Akıllı olup büluğ yaşına ulaşan her müslüman bu ilimlerden sorumludurÇünkü bu durumdaki bir insan, iman ve ibadetle yükümlüdür Helâl ve harama dikkat etmesi gerekmektedir Görevli melekler tarafından amelleri yazılmaya başlanmıştır Amele yükümlü olan bir kimseye ilk gereken iş, yapacağı işin ilmini öğrenmektir

Temel kaide şudur: Yapılması farz olan bir şeyin ilmini bilmek de farzdır Bu şeyleri temelde üç ana gruba ayırabiliriz: (Gazâli, İhyâ, I, 25)

* İnanılması şart olan esaslar
* Yapılması icap eden farzlar
* Terkedilmesi gereken haramlar

Bunlarla birlikte vacip, sünnet, mendub, müstehab, mübah, mekruh ve müfsid olan ameller mevcuttur ki, onların bilinmesi farzlardan sonra gelir

Önce İmanın Bilgisi

Farz olan ilimlerin başında, imanla ilgili konular gelir Bunlara kısaca akâid ilmi denir Allahu Teâlâ’nın zat ve sıfatları, peygamberler, kitaplar, melekler, kader, kaza, ahiret, hesap, ceza, Cennet, Cehennem gibi konular, bu ilmin esasını oluşturur Bunların gerçeği her müslüman tarafından bilinmelidir Bu esaslara topluca ve kısaca iman etmek, mü’mini mesuliyetten kurtarır Ancak her birini derince incelemek, bildiklerini yakîn hâline getirmek, taklidi tahkike çevirmek, iman ettiklerini görürcesine kabullenmek, yapabilenler için büyük bir fazilettir

Akâid ilmi temelde kalbin iman ve kabulüyle ilgilidir Bu kabul ve teslimiyet her kalpte aynı seviyede değildir Kalbin, manevi yönden sıhhat ve hastalık durumuna göre bu ilimdeki hazzı ve nasibi değişir Yani iman nuru ve kalbin şuuru artar ve eksilir

Kalple ilgili ilimler sadece imanla ilgili konular değildir Kalpte meydana gelen ve kalple işlenen bir çok büyük günah vardır ki, onları bilmek ve kalbi onlardan temizlemek de farzdır Şirk, riyâ, kibir, ucub, hased, aşırı dünya sevgisi, cimrilik, tamah, insanları küçümseme gibi hastalıklar bunların başında gelir İnsanların çoğu, bunları ihmal eder, yeterince öğrenmez Hatta bunları öğrenmenin farz olduğunu çoğumuz bilmiyor Onun için çok kimse, namazın zahirî bütün farz ve edeblerini öğrendiği halde, batınî (kalbimizle ilgili) farzlardan huşû ve huzuru hiç önemsemez Ayrıca, namazın sevap ve faziletini ortadan kaldıran gösteriş, amelini beğenme, ameline güvenme, yaptıklarıyla övünme, gaflet gibi mânevi hastalıklara hiç aldırış etmez, onları tedavi yoluna gitmez

Allâme İbn-i Âbidin (RhA), “Reddü’l-Muhtâr” adlı meşhur fıkıh kitabında bu konuya şöyle dikkat çekiyor:

“İhlası öğrenmek, ucbu, hasedi ve riyâyı bilmek farz-ı ayndır Kibir, cimrilik, kin, hile, gazap, düşmanlık, tamah, böbürlenme, hiyânet, yağcılık, hak söze karşı kibretmek, kalp katılığı, uzun emelli olmak gibi kötü ahlâklar da aynı hükümdedir İmam Gazâlî’nin belirttiği gibi, hiç kimse bunlardan tamamen kurtulmuş değildir Bu durumda, onlardan herhangi birine müptelâ olan insanın onu öğrenmesi ve tedavi edip kalbinden gidermesi farz-ı ayındır Bu da ancak, onların ne olduğunu, sebeplerini, alâmetlerini ve tedavi yollarını bilmekle mümkün olur Çünkü, kötülüğün ne olduğunu bilmeyen kimse, içine düşer” (İbn-i Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, I, 126)

Şâfiî fakihlerinden Allâme İbnu Hacer el-Heytemî’nin de dikkat çektiği gibi; (İbn-i Hacer el-Heytemî, ez-Zevâcir an İktirâfi’l-Kebâir, I, 49) kalpte işlenen bâtınî günahlar, azalarla zahirde işlenen günahlardan daha tehlikeli, daha devamlı ve daha tesirlidir Çünkü şirk, riyâ, kibir ve hased gibi batınî günahlar, işleyeni zalim ve fasık yaptığı gibi, aynı zamanda iyi amelleri de yok eder Diğer günahlar arada bir yapıldığı halde, kalbe yerleşen günahlar ona müptelâ olan kimseden hiç ayrılmazMesela bir hırsız devamlı başkasının malını çalamaz Bir içki müptelâsı durmadan şarap yudumlayamaz Bir eşkiya, dakika başı yol kesip can yakamaz Halbuki kibirli bir insandaki kibir ve kendini beğenme hali, ondan hiç bir halde ayrılmaz Hasedle içi yanan kimse, bir an olsun ondan kurtulamaz Öyle ki, otururken, yürürken, konuşurken, yerken, içerken, herhangi bir iş yaparken, hatta namaz kılarken, sohbet ederken, zikir çekerken bile bu hastalık kendisini gösterir Dış azalarla işlenen günahlar, güzel bir tevbe ve istiğfarla temizlendiği halde, kalbe yerleşen günahlar, ancak tevbe, istiğfar ve güzel bir terbiye ile temizlenebilir Şu halde, bu tür günahları tanımak ve sakınmak, diğerlerinden daha önemlidir

“Halbuki onlar, ancak, ihlasla Allah’a ibadet etmekle emrolundular” (Beyyine/5) âyeti, ihlasın farz olduğunu beyan ederİhlâs farz olduğu gibi, onu ortadan kaldıran ve zedeleyen şirk, riyâ, gösteriş, kendini beğenme, böbürlenme, kibretme gibi şeyleri bilmek de farz olmaktadır

Temel kâide şudur: “Bir farzın yerine getirilmesini temin eden şeyler de farzdır” (Sühreverdî)

Sonra Amellerin Bilgisi


İmandan hemen sonra namaz farz olduğundan, her mükellefin namazla ilgili farzları ve namazın kılınış şeklini öğrenmesi farzdır

Namazın evelinde gerekli olan taharet şekillerini, namaza mani olan pislikleri ve bunları giderme yollarını, abdest ve guslün farzlarını öğrenmek de farzdır

Namaz içinde farz olan kıraatı yerine getirmek için, yeterli miktar Kur’an âyetlerini düzgün bir şekilde öğrenmek ve ezberlemek de farzdır

Namazla mükellef olan bir kadının, adet ve hastalık kanının şekil ve hükümlerini, doğum yapıp lohusalık halini gördüğünde onunla ilgili hükümleri öğrenmesi farzdır

Ramazan ayına ulaşan bir mü’minin, oruçla ilgili gerekli bilgileri, orucu bozup, kaza ve keffâreti gerektiren durumları öğrenmesi ve hastalık, yolculuk, ihtiyarlık, hamilelik gibi dinen kabul edilen bir mazereti yoksa, oruç tutması farzdır

Ailesini geçindirmekle yükümlü olan bir mü’minin rızkını helâlinden kazanması farzdır Bunun için, meşgul olduğu mesleğin ve kazancının içine haram karıştırmamak da farzdır Hepsinden evvel, bir işe veya ticarete girecek bir mü’minin o iş ve ticaretle ilgili dini hükümleri öğrenmesi farzdır Bu öyle bir mühim konudur ki, haram mal her türlü ibadeti etkilemektedirÖyle ki, midesinde haram gıda, üzerinde haram eşya bulunan bir insanın kıldığı namaz, çektiği zikir, gittiği hacc, verdiği sadaka ve yaptığı duâ hiç bir fayda vermeyecektir Bu konunun önemini Hz Rasûlullah (AS) şöyle belirtmiştir:

“Helâli aramak, her müslümana farzdır” (Tabarânî, Beyhakî, Heysemî)

Hz Ömer (RA), kendi zamanında esnaflar için şu talimatı yayınlamıştır:

“Bu çarşı ve pazarımızda, ancak (alış-verişle ilgili) dinî hükümleri iyi bilen kimse ticaret yapsın Aksi takdirde, isteyerek yahut istemeyerek faiz yer, harama girer” (el-Mekkî, Kûtu’l-Kulüb, I, 129-130)

Kazandığı mal, zekât verecek nisaba ulaştığı zaman, zekâtla ilgili hükümleri bilmek ve zekâtını vermek farzdır

Maddi durumu daha ileri seviyeye çıkan bir mü’min, hacc aylarında hac farizasını yerine getirecek imkâna ulaştığında, haccı öğrenmesi ve yerine getirmesi farzdır

Harama düşme tehlikesi olan ve maddi imkanları bulunan bir kimsenin, nikahın şartlarını öğrenip evlenmesi ve ayrıca nikahı düşüren şeyleri bilmesi farzdır

Hanımını boşayan bir erkeğin, ona karşı bundan sonra nasıl davranacağını ve hukukunun ne olduğunu bilmesi farzdır

Her müslümanın, kendisine haram kılınan düşünce, fiil ve fikirleri öğrenmesi farzdır İmam Gazâlî’nin (RhA) dikkat çektiği gibi; (Gazâlî, İhyâ, I, 26) bid’atların yayıldığı, batıl fikir ve cereyanların her yanı sardığı, haramların güzel bir şey gibi anlatıldığı bir beldede büluğ çağına gelen bir genci, bu haramlara karşı bilgilendirip onlardan korumak gerekir Çünkü haram fiil ve fikirler, kalbe ve beyne işlemeden giderilmelidir; yoksa tedavileri çok zor olur

Her mükellefin, anne-baba hukukunu ve onlara karşı gereken vazifelerini öğrenmesi farz-ı ayndır

Her mü’minin, kimleri Allah için sevip, kimlere Allah için buğz edeceğini öğrenmesi, kimlerle birlik içinde hareket edip kimleri terketmesi gerektiğini bilmesi farzdır

Her mü’minin, kendisini Hakk yolunda sevk ve idare eden imam, mürşid veya halifeye, yani “ülû’l-emr” sıfatında olan kimseye karşı vazifelerini bilmesi ve gereğini yeri-ne getirmesi farzdır

Zengin ve imkânı olan müslümanların, farz olan dini ilimlerin korunması ve yayılması için gerekli müesseseleri kurmaları ve korumaları farzdır İlmi ve ilim ehlini sevmek de farzdır

Bu ilimlerin her mükellef tarafından bilinmesi...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hangi ilim
« Posted on: 04 Nisan 2020, 23:56:49 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hangi ilim rüya tabiri,Hangi ilim mekke canlı, Hangi ilim kabe canlı yayın, Hangi ilim Üç boyutlu kuran oku Hangi ilim kuran ı kerim, Hangi ilim peygamber kıssaları,Hangi ilim ilitam ders soruları, Hangi ilimönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &