๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ => Sizden Gelenler (Tasavvuf) => Konuyu başlatan: ღAşkullahღ üzerinde 19 Kasım 2010, 18:44:52



Konu Başlığı: Faide
Gönderen: ღAşkullahღ üzerinde 19 Kasım 2010, 18:44:52
Faide


Eğer bir kimse kolay yoldan kötü ve çirkin ahlâklarından kurtulmak , temiz ve güzel ahlâklarla sıfatlanmak isterse; bu üç ahlâka devam etmeli ve bunları kendisinde alışkanlık haline getirmelidir. Bu takdirde, bütün kötü ve çirkin ahlâkları, temiz ve güzel ahlâk haline gelir ve o kimse kısa zamanda merdiyye sıfatı ile sıfatlanır. Zira, bu üç ahlâk, ahlâkın anasıdır. Bütün temiz ve güzel ahlâklar, bu üç şeyden zuhur eder. Bu üç ahlâk kimde bulunursa ona müjdeler olsunki, bütün güzel ve temiz ahlâklarla ahlâklanmış ve sıfatlanmıştır. Bu üç ahlâktan:
Birincisi : Mahviyyet'tir. Yani, kendisini bütün eşyadan alçak görmek ve Mahviyyet -i- Külli ile mahvolmaktır.

İkincisi : Kabahatleri Örtmek'tir. Yani, bir kimsenin gerek fiillerinde ve gerekse ahlâkında bir kusur görünce, o kusuru hikmete hamletmeli, ona düşmanlık etmeden, gerek Hal ile gerekse kal ile, o kimseyi o kusurundan vaz geçirmek elinden gelirse, kendisini o kimseden dealçak görerek ve görülen kusuru hikmete hamlederek vaz geçirmeye çalışmalı ve gayret etmelidir. Allahu teâlâ'nın izniyle, sebeb olurda o kimse, o kusurdan zerre kadar kurtulursa , yine kendisine zerre kadar varlık getirmemeli ve o fiilerihaktan rü'yet etmalidir. Eğer, bu şekilde bu kusurdan vaz geçirmek elinden gelmezse, gördüğü zaman içine aslâ toz kondurmamalı, o kusuru hikmete hamletmeli ve yine kendisini o kimseden alçak görmelidir.

         Üçüncüsü : Dünya Sevgisi'dir. ani, dünyamalı ve metâ'ı olan bütün eşyanın muhabbetlerinin üstüne hakkın muhabbetini yöneltmeli ve öne almalıdır. Mahlûkattan ve mevcudattan bir şeye muhabbet olunduğu zaman, o san'attan, Cenabı hakkın sun'u ilahiyesi rü'yet olunmalı, zat-ı-ecel ve â'lâsına muhabbet edilmelidir. Çünk, yalnız sanata muhabbet olunursa, o şeyi kendisine mâ'but edinmiş, hâlıkı bırakarak mahlûkuna tapmış olursun. Muhabbet ortaklık kabul etmediğinden, bütün eşyay muhabbet olununca, sun'u-ilahiyye rü'yet olunmalı vemuhabbet eylediğin şeyi deryayı vahdete gardederek, Ayn-El-Yakin sırrı ile Zât-ı-ecel ve â'lâsına muhabbet eylemelidir.

           Bunuda böyle bil anlamaya çalış...



Kaynak : Miftâh-ül-Kulüb (Kalblerin Anahtarı), El-Hac Mehmed Nuri Şemsüddin-el Nakşibendi , s:270,271 , İst.1979