ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Peygamberimiz (S.A.V) > Sizden Gelenler (Peygamber Efendimiz ) >  Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2  (Okunma Sayısı 817 defa)
07 Ekim 2010, 17:54:36
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 07 Ekim 2010, 17:54:36 »



Modern Dünyada Muhammedi Ahlaka Duyulan İhtiyaç 2

Hoşgörü
Peygamber Efendimiz, bir şey öğreteceği veya öğütleyeceği zaman, önce karşısındakini tatlı dille yumuşatmış, gönlünü kazanmış, sonra söyleyeceğini söylemiştir. Böylece muhatap söyleneni dinlemeye ve anlamaya hazır hâle getirildiği için konuşmaları etkili, daveti başarılı olmuştur. Bu hususla ilgili Resûlüllah’ın (s.a.s.) hayatından birçok örnek aktarmak mümkündür.

Meselâ, bir gün Allah Resûlü’nün huzuruna bir genç gelmişti. Bazı rivâyetlerden bu gencin isminin Cüleybib olduğu anlaşılmaktadır. Bu genç gelir ve: “Ya Resûlâllah!, zina için bana izin ver, çünkü tahammül etmem mümkün değil.” der. Orada bulunanların reaksiyonu çeşitli olur. Kimisi o gencin ağzını kapamak ister ve “Resûlüllah’a karşı böyle terbiyesizce konuşma!” imasında bulunur. Kimisi onun eteklerinden tutup çeker. Kimisi de suratına bir tokat vurmak niyetindedir. Ama, bütün bu olumsuz davranışlara sadece şanı yüce Nebi, şefkat peygamberi ve merhamet abidesi, susar. O genci dinler, sonra da yanına çağırır, dizlerinin dibine alır ve oturtur. Buraya kadar olan muamelesiyle zaten onu büyülemiştir... ve büyülenmiş bu gence sorar:

— Böyle bir şeyin senin annenle yapılmasını ister miydin?
— Anam babam sana feda olsun Ey Allah’ın Resûlü, iste mezdim.
— Hiçbir insan da, annesine böyle bir şey yapılmasını istemez.
— Senin bir kızın olsaydı, ona böyle bir şey yapılmasını is ter miydin?
— Canım sana feda olsun Ya Resûlâllah, istemezdim.
— Hiçbir insan da, kızı için böyle bir şey yapılmasını is temez.
— Halanla veya teyzenle böyle bir şey yapılmasını ister miydin?
— Hayır, Ya Resûlâllah, istemezdim.
— Kız kardeşinle bir başkasının zina yapmasını ister miydin?
— Hayır, hayır, istemezdim.
— Hiç kimse de, halasıyla, teyzesiyle ve kız kardeşiyle zina edilmesini istemez.

İşte bu şekilde akıl ve mantık yoluyla Resûlüllah, genci ikna etmiş ve elini bu gencin göğsüne koyarak şöyle dua etmiştir: “Allahım, bunun günahını bağışla, kalbini temizle ve namusunu muhafaza eyle.”22

Anlatıldığına göre, Cüleybib, bu duadan sonra iffet abidesi hâline gelmiştir. Fakat daha önceki hayatı bilindiği için, hiç kimse ona kız vermemektedir. Sonunda Allah Resûlü, araya girer ve Cüleybib evlenir. Evlendikten sonra katıldığı ilk muharebede şehit düşer. Muharebe sonunda Allah Resûlü, etrafındakilere sorar: “Hiç eksiğimiz var mı?” Cevap: “Yok ya Resûlâllah, hepimiz tamamız.” derler. Ama Allah Resûlü: “Benim bir eksiğim var.” der ve evlâdını yitirmiş, üzüntülü, yüreği yaralı bir baba gibi Cüleybib’i arar.. arar ve bir yerde bulur. Yedi kâfirin yanında, üstü başı kanlı, her yeri yara içinde ve elinde kılıcı şehit olmuştur. Resûlüllah (s.a.s.), Cüleybib’in başını dizine koyar ve şöyle buyurur: “Allahım, bu bendendir, ben de ondanım.”23

Bu hususta başka bir örnek daha zikretmek istiyoruz. “Yine bir gün Peygamberimiz, sahabeyle birlikte Mescid-i Nebevî’de sohbet ederlerken bir bedevî çıkageldi. İhtimal Hz. Peygamber’e bir şeyler sorup öğrenecekti. Fakat bu adam, gitti ve zemini toprak olan mescidin bir tarafına idrar etmeye başladı. Oradakiler, dur, yapma diyerek adama engel olup onu dövüp mescitten uzaklaştırmak istediler. Allah Resûlü: “Adamı bırakın, ihtiyacını gidersin.” buyurdu. Adam, ihtiyacını giderdikten sonra Resûlüllah Ashabına: “Gidin bir kova su getirip idrarın üzerine dökünüz; su, o pisliği alıp götürür, orası da temizlenir.” buyurdu. Ashaptan birine de o bedevîyi çağırmasını istedi. Bedevî yanına gelince dizlerinin dibine alıp oturttu. Gâyet yumuşak bir lisanla mescidin fonksiyonunu ona şöyle anlattı: “İdrar ve pislik cinsinden şeyler bu mescitlere yakışmaz. Buralar, ancak, Allah’ı anmak, namaz kılmak ve Kur’ân okumak için yapılmıştır.”24 Adam, yaptığı hatayı anlayarak mahcubiyet içinde kalkıp gitti.

Herkesin hayret ve ibret nazarları altında cereyan eden bu hâdisenin böylesine musamaha
içerisinde kolayca çözülmesine akıl erdiremeyen ashabına Allah’ın Resûlü bakınız ne diyor: “Öyle şaşkın şaşkın yüzüme bakmayınız. Sizin yapmak istediğinize elbette müsaade edemezdim. Çünkü ben, kolaylaştırıcıyım, güçleştirici olarak gönderilmedim.”25

İşte bu olayda görüldüğü gibi, Peygamberimiz, bu kişiyi azarlamamış, ona hakaret etmemiş, bilakis işini bitirinceye kadar rahatsız edilmesine engel olmuş, sonra da onu küstürmeden doğruyu öğretmiştir.

Hz.Peygamber hoşgörüsüyle insanların kalplerini kazanır, nefret ettirmezdi. O etrafına hoşgörülü ve yumuşak davranan birisiydi. Bağırıp çağırmaz, kimseyi incitmezdi. Ziyaretine gelenlere ikramda bulunur, gerektiğinde üzerine oturmaları için kendi elbisesini yere sererdi.

Sahabeyi hoşlanacakları en güzel isimleriyle çağırır ve onların sözünü kesmezdi. Herkese şefkat, merhamet ve acıma hisleriyle dolu olduğu âyetlerle tescil edilmiştir. Nitekim bu özelliği Kur’ân’da “Allah’ın rahmetinden dolayı Ey Muhammed sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Onları affet, onlara bağışlanma dile...”26 şeklinde ifade edilmektedir. Şâyet, Hz.Peygamber yumuşak tabiatlı, güzel ahlâklı, halim ve müsamahakâr olmasaydı, insanlar muhakkak etrafından dağılıp giderlerdi.

Bu itibarla din hizmetinde bulunan kimselerin yumuşak, sakin ve tatlı bir üslûp ile konuşması gerekir. Sert ve kırıcı konuşmalar, nefret ve düşmanlığa sebep olur. Bu durum insanları karşı koymaya ve inatlaşmaya götürür. İnsan fıtratı gereği kabalık ve sertlikten hoşlanmaz.

Ahde vefa

Ahd, sözlükte “bir şeyin yerine getirilmesini emretmek, talimat vermek, söz vermek” manalarına geldiği gibi, isim olarak da, “emir, talimat, taahhüt, antlaşma, yükümlülük, itimat veren söz” anlamlarına gelmektedir. 27 Kur’ân’ın ısrarla üzerinde durduğu hususlardan biri de ahde vefadır. Kişinin verdiği söz ister Allah’a isterse insanlara karşı olsun mutlaka kişi verdiği sözde durmalı ve sözünün gereğini yerine getirmelidir. Çünkü Yüce Allah; “Ey iman edenler! Yaptığınız akitlerin gereğini yerine getirin...”28, “Her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınırsa, bilsin ki Allah sakınanları sever.”29 “...Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.”30 buyurmaktadır.

Ahde vefa, İslâm ahlâkının en önemli prensiplerinden biridir. Kur’ân’da olgun müminlerin vasıfları sayılırken, onların ahde vefa gösterme özelliklerine işaret edilerek şöyle buyrulmaktadır: “Onlar, Allah’ın ahdini yerine getirenler ve verdikleri sözü bozmayanlardır.”31, “Müminler, emanetlerine ve ahidlerine riâyet ederler.”32

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Peygamber (s.a.s.) de gerek peygamber olmazdan önce, gerekse peygamber olduktan sonra, hep verdiği sözde durmuş, ahdine vefa göstermiştir. Ümmetine de daima ahde vefa göstermeyi tavsiye etmiştir.

İşte içinde yaşadığı bunalımdan kurtulup, özgürlük, barış ve sevgi dünyasında yaşama özlemiyle bir arayış içine giren çağımız insanı, Hz.Muhammed (s.a.s.)’i ve O’nun insanlık için getirmiş olduğu evrensel mesaj Kur’ân’ı, yeniden keşfetme yolunda adım adım ilerlemelidir.

Netice olarak diyebiliriz ki, insanlık, yeniden yapılanmanın merkezine, değişmeyen rehber Peygamber Efendimiz’i (s.a.s.) ve onun insanlık için getirmiş olduğu -evrensel prensipleri içeren- Kur’ân’ı koyduğu gün, hasretini çektiği barış ve huzur ortamını yakalamış olacaktır. Zira Kur’ân ve Hz.Muhammed (s.a.s.) insanlığın huzuru ve mutluluğu için gönderilmiştir.


______________

1- Müslim, Hac, 147., 2- Ahzab, 33/21.,
3- Haşr, 59/7., 4- Necm, 53/3-4., 5- Nisâ, 4/80.
6- Al-i İmrân, 3/31., 7- Nisâ, 4/65.
8- Ahzab, 33/36.,9- Nur, 24/63.
10- Nisâ, 4/115.,
11- Buhârî, Cihad, 109, İ’tisam, 3; Müslim, İmaret, 32-33; Nesâî, Biat, 27.
12- Buhârî, İ’tisâm, 2.
13- Furkan, 25/27-28.
14- Müslim, Müsafirîn, 139; ez-Zuhaylî, Vehbe, et-Tefsiru’l-Münîr,
Beyrut, 1991, XXIX, 46.
15- Kalem, 68/4
16- Mâlik b.Enes, el-Muvatta, Hüsnü’l-Huluk, 8.
17- Bkz., Hud, 11/112; Şura, 42/15.
18- Müslim, İman, 62; Ahmed b.Hanbel, age., III, 413, IV, 385.
19- Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 105; Ebu Davud, Edeb, 80.
20- Ahmed b.Hanbel, age., V, 323.
21- Sarıçam, İbrahim, Hz.Muhammed ve Evrensel Mesajı, Ankara, 2001, s. 236.
22- Ahmed b.Hanbel, age., V, 256-257.
23- Müslim, Fedâilü’s-Sahabe, 131.
24- Müslim, Kitabu’t-Tahara, 100; İbnü’l-Cevzî, Ebu’l-Ferec, el-Vefa bi Ahvâli’l-
Mustafa, Mısır 1966, II, 432.
25- Buhârî, Vudu’, 58; Müslim, Tahâre, 98.
26- Al-i İmran, 3/159.
27- Küçük, Abdurrahman, “Ahid”, Diyanet İslâm Ans., İstanbul 1988, I, 532, 533.
28- Mâide, 5/1.
29- Al-i İmran, 3/ 76.
30- İsra, 17/34.
31- Ra’d, 13/20.
32- Müminun, 23/8; Ayrıca bkz., Meâric, 70/32.


Prof. Dr.Mehmet Soysaldı
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2
« Posted on: 18 Ağustos 2019, 16:01:59 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2 rüya tabiri, Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2 mekke canlı, Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2 kabe canlı yayın, Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2 Üç boyutlu kuran oku Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2 kuran ı kerim, Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2 peygamber kıssaları, Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2 ilitam ders soruları, Dünyada Muhammedi ahlaka duyulan ihtiyaç 2önlisans arapça,
Logged
04 Mayıs 2017, 16:56:12
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.117


« Yanıtla #1 : 04 Mayıs 2017, 16:56:12 »

Esselamu aleykum.Rabbim bizleri peygamber efendimizin yolunda giden ve onun guzel ahalkina sahip olan ve kurtulusa erisen kullardan olalim insallah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &