ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Ameller - İbadetler - Kulluk Kavramı > Sizden Gelenler(Amel-İbadet-Kulluk) > Kusur arayan Kusursuz İnsan
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kusur arayan Kusursuz İnsan  (Okunma Sayısı 877 defa)
12 Kasım 2010, 10:19:37
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 12 Kasım 2010, 10:19:37 »




   
KUSUR ARAYAN "KUSURSUZ" İNSAN


"Ey imân edenler. Çokça zan etmekten kaçınınız. Şüphe yok ki zannın bazısı günahtır. Ve kusur araştırmakta bulunmayınız. Ve bazınız bazınızı gıybet etmeyiniz. Sizden biriniz ölü karde­şinizin etini yemeyi sever mi? Bilâkis onu kerih görmüş olursu­nuz. Artık Allah'tan korkunuz, şüphe yok ki, Allah, tevbeleri kabul edicidir, çok esirgeyicidir."(Hucurat Sûresi 12)

 

İnsanlara kötü zanlar beslememizin en önemli nedeni, başka­larının da aynı veya farklı hatalara sahip olduğunu görerek, "biz onların seviyesine çıkamıyoruz, bari onlar bizim seviyemi­ze insin" derecesine, düşüncelerimizle insanları karalayarak kendimizi rahatlatmak davranışıdır. Bu durum insanı, başkala­rının güzel yanlarını görmek yerine, onların eksik ve hatalarını araştırmaya itiyor!

 

Sürekli, insanların hatalarını, kusurlarını araştırırsak kendi­mize ve insanlara faydalı olmadığımız gibi bir de zararından sa­kınılması gereken bir insan halini alıyoruz. Başkalarının kusu­ru, bizim günahlarımızı örtmez. Böyle olduğu halde insanların kusurlarını kendi günahlarımıza yorgan yapıp gizlemeye, ken­di açıklarımızı, başkalarının açıklarını öne sürerek kapatmaya çalışıyoruz. Sürekli başkalarının kusurlarıyla meşgul olan in­san, gizlemeye çalıştığı için kendi kusurlarını hiçbir zaman gö­remez.

 

Daha da ötesi kendi güzelliklerini görecek vakti de kal­maz. Ayrıca basit bir kusur görüp hemen eleştirmek, aynısıyla mukabele görmeyi netice verir. Bu şekilde yıkıcı olmak yerine, onların güzelliklerini sergilemeye, insanların iyi yönlerine dik­kat çekmeye çalışmalıyız. Başkalarını kusurlarıyla yakalamak yerine, onları aklayarak sevgi ve muhabbetin başlamasına kapı açmalıyız.

 

Kardeşimizin nefsini kendi nefsimiz gibi bilmek çok önemli bir paylaşımdır. Ancak o zaman onun bir hatasını kendi hata­mız olarak düşünebiliriz ve yapılan bir hatayı birlikte düzeltme yoluna gidebiliriz. Hatalarımızı görünce birbirimizi uyarmamak ve onun yerine hatalarına bakıp dostumuza kötü zanlar beslemek ya da en kötüsü yapılan hatayı gidip başkalarına an­latarak bir de gıybete yol açmak, kardeşlik bağlarına vurulan en büyük darbedir.

 

Hatalarımızı birbirimizi kırmadan, bezdirmeden ve hata işle­yenle gören arasına başka insanları karıştırmadan yumuşaklıkla ve güler yüzle düzeltme yoluna gidelim. Çünkü, hatayı yapanla gören arasında düzeltilebilecek bir meseleye, bir de hatayı du­yanları eklemeye kalkışırsak -ki, bu da hata hakkında suizan ve gıybet eden yeni insanlar cemiyeti oluşturmak demektir-kardeşlik bağlarımızı koparırız.

 

Abdullah bin Zeyd (r.a) şöyle diyor: "Sana din kardeşinden istemediğin bir şey ulaşırsa onun için bir özür ara. Bir mazeret bulamazsan kendi kendine, belki benim bilmediğim bir durum vardır, de."

 

İşte bizi daha geniş düşünmeye sevk eden bir söz. İnsanların bir anlık davranışlarına hapsolmamamızı isteyen bir söz.

 

Kardeşimizin yaptığı bir davranış o an için hoşumuza gitme­yebilir, hattâ kırılabiliriz. Ama o hatalı anlarına bakıp onlara kötü karakterler, kötü insan imajları çizmemeliyiz.

 

 Mesela diyelim ki, üçü çeyrek geçe arkadaşım çok büyük bir kusur, bir günah işledi. Ama beş dakika sonra içine bir pişmanlık geldi, hatasını anladı ve Rabbinden af dileyip, tövbe etti. Ve tövbesinden dola­yı pek çok ihsanlara kavuştu. Bense hâlâ "üçü çeyrek geçe şöyle yaptı" diyorum onu yargılayıp, asıyorum, insanlara-gidip anlatıvorum, ondan nefret edip, hiçbir şeyimi vermiyorum. O tövbe edip affedildiği sırada ben kimbilir kaç kişiye hatasını anlattım, kaç kişinin de öyle düşünmesine sebep oldum. Bu durumda za­rarda olan kim? O mu ben mi? Demek ki kötü zan edenin, ku­sur araştıranın, gıybet edenin en çok kendisine, sonra da insan­lara zararı vardır.

 

Hepimiz anlık insanlarız. Her bir anda vücudumuzda milyon­larca hücre yenileniyor. Dolayısıyla ruh halimiz de her an deği­şim gösteriyor. Bir andaki hal ve hareketlerimizle, diğer bir an­daki halimiz arasında çok büyük farklılıklar görüyoruz. Hepi­miz her bir saniyede halden hale giriyoruz. O halde insanların bir anlık davranışlarına bakarak onlara karakter çizemeyiz. "Bu insan kötüdür" diyemeyiz. Çünkü diğer bir ânında o insan piş­manlık haletine de girebilir. Bir andaki ruh haletiyle çok kötü bir imaj çizebilir, ama diğer bir ânında ondan iyilikler ve ikram­lar da hâsıl olabilir. Bir anımızda çok iyi bir davranış sergiler­ken, diğer bir ânımızda kötü bir imaj çizebiliyoruz. İşte bu du­rumda hemen hüsn-ü zannımızın, iyi niyetimizin devreye gir­mesi gerekiyor. "Bu insan kötüdür" yerine "Bu insan iyidir" dememiz gerekiyor.

 

Bir insanı, içi, yüz kişiyle dolu bir gemi olarak düşünelim. O gemide 99 kişi kötü olsa ve içlerinde yalnızca bir kişi iyi olsa, 'Bu gemide 99 tane kötü var" diye o gemiyi batıramayız. Çün­kü iyi olan o tek bir kişi bizim için çok önemlidir. O bir kişi bel­ki zamanla 99 kişiyi de iyi durumuna getirebilir. Bir insanın yüzde 99 kötü olma ihtimali varsa ve yüzde bir iyi olma ihtimali varsa, o yüzde birlik değer bizim için kâfidir. En önemlisi de o yüzde bir iyiliğin yüzde 99 iyiliğe dönüşme imkânı vardır. Bu yüzden o insanı kesin olarak yargılayıp asmak yerine, onu kur­tarmaya çalışmalıyız.

 

Suizannı engellemenin tek yolu, o tek iyiliği sürekli hatırımız­da tutarak, 99 kötülüğü affedebilmemizdir. Elbetteki bir affı gerçekleştirirken o kötü yanlarını iyilikle değiştirebilmeleri için müsamahamızı elden bırakmayarak onlara yardımcı olmak zo­runda olduğumuzu da unutmamalıyız.

 

O halde basit hatalarından dolayı kimseye gücenip kırılmaya­lım. Çok büyük günahlar işliyoruz, sonra Rabbimize el açıp af diliyoruz. Rabbimiz çok büyük günahları affederken, biz ufacık bir hatada nefretlerimizi seferber etmeyelim. Başkalarının hata­larını görenler de hatadan salim değillerdir. İnsanları kusursuz istemek de bir kusurdur.

 

 Bu yüzden insanları eksiklerine ve ku­surlarına rağmen hoş görmeye çalışmalıyız. Böylece bizim asıl derdimizin insanlar değil de kendimiz olduğunu, asıl bizim ku­surlarımızın uzun zamandır keşfedilmeyi ve giderilmeyi bek­lediğini görebiliriz. Başkalarını her zaman affedelim, ama ken­dimizi affetmeyelim. Çünkü daha verimli, daha faydalı insanlar olmak istiyorsak, her zaman yetersizlik hissi içinde olmamız ve kendimizin çok eksik yanlarımız olduğunu bilmemiz gerekiyor.

 

Kusurlar araştırıp, ayıplar döküp saçmak yerine, hatalarımızı samimice birbirimize bildirip en güzeli bulmaya ve birbirimize iyi birer ayna olmaya çalışalım. Çevremizdeki insanları ayıpsız ve kusursuz görmek istiyorsak başlama noktası olarak kendimi­zi kabul edelim. Ve en evvel kendi kusurlarımızı bertaraf etme­ye çalışalım.

Unutmayalım ki, kusurlu, hatalı tek insanı kendimiz olarak görür ve insanları kusursuz olarak düşünürsek, kendimize yap­tığımız her nefsî müdahale güzel huy ve davranış meyveleri ve­recektir.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kusur arayan Kusursuz İnsan
« Posted on: 21 Eylül 2019, 08:15:14 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kusur arayan Kusursuz İnsan rüya tabiri,Kusur arayan Kusursuz İnsan mekke canlı, Kusur arayan Kusursuz İnsan kabe canlı yayın, Kusur arayan Kusursuz İnsan Üç boyutlu kuran oku Kusur arayan Kusursuz İnsan kuran ı kerim, Kusur arayan Kusursuz İnsan peygamber kıssaları,Kusur arayan Kusursuz İnsan ilitam ders soruları, Kusur arayan Kusursuz İnsanönlisans arapça,
Logged
20 Nisan 2016, 21:50:19
Rüveyha
Forum Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6.764


« Yanıtla #1 : 20 Nisan 2016, 21:50:19 »

Esselamu aleykum ve rahmetullah..Kusur aramayı insan bırakıp kendine dönse ,kendini hep eksik görse ahiret dünya saadetini İnşaAllah Mevlam nasip eder.Rabbim yardımcımız olsun İnşaAllah
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
23 Haziran 2016, 23:13:10
Ruhane
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9.473


« Yanıtla #2 : 23 Haziran 2016, 23:13:10 »

Aleykum selam..Igneyi  kendine çuvaldızı başkasına batir derler.. Insan önce kendini eleştirmeyi bilmeli kendine cekiduzen vermeli ..Zaten bu şekilde yapınca kimsenin kusurunu görmüyor insan ☺
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &