ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Kuran-ı Kerim > Sizden Gelenler( Kuran-ı Kerim) > Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik  (Okunma Sayısı 1955 defa)
07 Ekim 2010, 15:09:20
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 07 Ekim 2010, 15:09:20 »



Kur'an-ı Kerim'de Koruyucu Hekimlik

"Hıfzıssıhha" denen koruyucu hekimliğin gayesi, insanları hastalıklara karşı korumaktır. Hastalıklara karşı korumanın da temel kaidesi "temizlik"tir. İnsanlık âlemine gerçek anlamda koruyucu hekimliği bahşeden İslâmiyet'tir. Ortaçağ Avrupa'sına tuvalet ve banyo alışkanlığını öğreten de Müslümanlardır.

Batıda 542 yılında ortaya çıkan veba salgını, mahiyeti bilinmediğinden, kırk sene devam etmiş, milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştur. Bu tarihten 1862 yılına kadar yirmi beş veba salgını zuhur etmiş; Avrupa nüfusunu yarıya indirmiştir. Halbuki, beri tarafta, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyordu: "Bir yerde tâûn (veba) bulunduğunu işitirseniz oraya girmeyin. Bulunduğunuz yerde meydana gelmiş ise oradan da ayrılmayın." (Buhari, Tıp 30; Müslim, Selâm 92.)

Avrupalı doktorların yüzlerce sene sonra, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önleme konusunda keşfedebildikleri "karantina" usulü Resûl-i Ekrem (s.a.s.) tarafından konmuş bulunuyordu.

İslâm tıbbı, (Kur'ân ve hadislerle getirilen hükümler) hastalıklardan korunmaya, hastalıkları tedavi etmekten daha fazla önem verir; bu yüzden hıfzısıhha (hygiene) meselesi ve koruyucu hekimlik gerek teorik gerekse pratik değerlendirmelerde önemli bir rol oynar. (S.Hüseyin Nasr, İslâm ve İlim, (trc. İlhan Kutluer), İst.1989, s.164.) Gerçi öncelikle sıhhatin korunmasına bütün tabâbet sistemlerinde yer verilmiştir. Ancak dinimiz kadar bunu şuurla, ısrarla yapan başka sistem yoktur. Modern tıbbın ulaşmak istediği nihâî hedef de budur. Bunca teknik imkânlara rağmen hâlâ çoğu hastalıkların mahiyeti bilinmemekte, bunlara "medeniyet hastalıkları" adı verilen yenileri eklenmektedir. Hasta insanlar elbette tedavi edilmelidir; ancak asıl hedef, hastalığa yol açan sebepleri ortadan kaldırmak olmalıdır. İslâmiyet getirdiği prensiplerle, hastalıklarla mücadelenin temel esası olan temizliği emretmiştir: "Allah da temizlenenleri sever." (Tevbe, 108) "Temizlik, imanın yarısıdır." (Müslim, Tahâret 1)

Kur'ân ve hadislerde koruyucu hekimliğe ait hükümleri bir sıralamaya tâbi tutmak gerekirse şu başlıklar altında toplayabiliriz:

1. Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma.
2. Zararlı Yiyecek Ve İçeceklerden Uzak Durma.
3. Beden Temizliği Ve Vücut Sağlığı
4. Dengeli Beslenme İle Vücut Sağlığını Koruma.

Kur'ân-ı Kerim, Müslümanlara yalnız dinî, ahlakî, mülkî, askerî, cinaî ve siyasî kanunlar vazetmekle kalmamış, aynı zamanda onlara şu ana kadar bilinebilen en mükemmel hıfzıssıhha kanunlarını da öğretmiştir. Hatta diyebiliriz ki Kur'ân-ı Kerim, sadece koruyucu hekimlik ile ilgili alanlarda değil, diğer bütün alanlarda da getirdiği hükümlerle insan neslinin ve sıhhatinin korunmasını ve muhafazasını amaçlamıştır.

Zira İslâm ve onun yüce Kitabı Kur'ân, her şeyden önce insanı muhatap almakta ve her şeyi ile ona hitap etmektedir. Bu nedenledir ki Kur'ân, her türlü bedenî ve ruhî hastalıklardan, insanların korunmasını istemekte ve bu konuda sağlam ve esaslı prensipler getirmektedir. Kur'ân'ın getirdiği bu sağlam ve temel esaslar öncelikle insanın, bedenen ve ruhen hastalanmasını emniyet altına almakta, fakat hastalandığında da onun tedavî yollarını ve usullerini insanlara göstermektedir. Koruyucu hekimlik alanında ortaya koyduğu prensip ve kâidelerle Kur'ân-ı Kerim, sadece çağında değil, bütün çağlara hitabetmiş ve vazettiği bir çok prensip ve kaidelerin değeri ve mahiyeti, asırlar geçip de bu sahadaki bilgiler arttıkça ancak anlaşılabilmiştir.

Nitekim Kur'ân'da, çeşitli yönlerden giyim, uyku, vücut ve deri temizliği; yiyecek ve içeceğe dair kaideler ve meskenlere, ölülere ve evlere karşı davranışlar hakkında geniş bilgiler verilmekte ve onda hıfzıssıhha ile ilgili pek çok konularda önemli kaideler bulunmaktadır. (Opıtz Karl, Die Medizin im Koran, Kur'ân'da Tabâbet, (trc. Feridun Nafiz Uzluk), Ankara 1971, s.45.)

İnsanlara, ifrat ve tefrit içinde olmaksızın bunların ikisi arası orta bir yol takip edilmesi tavsiye edilmekte ve özellikle koruyucu hekimliği ilgilendiren yeme ve içme hususunda mutlaka mutedil olunması emredilmektedir. Bu konuda Cenab-ı Hak: "Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz, şüphesiz Allah, israf edenleri sevmez." (A'râf, 31) buyurmaktadır.

İsrafı, zarar ve hastalıkların meydana geldiği şeylerin ölçüsü olarak tarif eden Mustafa el-Merâğî, Cenab-ı Hakk'ın, insanlara temiz olan şeylerden yemelerini ve içmelerini, fakat sıhhate zarar verecek şekilde haddi aşmamalarını da emrettiğini söyler. (el-Merâğî, Ahmed Mustafa, Tefsîru'l-Merâğî, Beyrut 1974, VIII,133.) Kur'ân, aybaşı hali gibi hususî hallerinde kadına yaklaşmayı (Bakara, 222), yasaklamıştır. Tam bir nezâhet ve tıbbî bir hikmetle, aybaşı halindeki temasın, mutlak zarar olduğunu açıklamıştır. Tıp ilmi de bu ciheti aynı sebepten ve aynı şekilde kanunlaştırmıştır. (Dr. Frıtz Kahn, Tenasül Hayatımız, (trc. Dr.Feridun Frik), Cemil Cahit Cem, İst.,1971, s. 75.)

Bugünkü tıbbın en önemli meselesi, "koruyucu hekimlik"tir. Koruyucu hekimlik ise, insanı sağlam iken koruyan ve hasta etmeyen esasları ve prensipleri ortaya koyar. Aşı, bunun en önemli bir aracıdır. Koruyucu hekimliğin ortaya koyduğu temel esasların başında, sağlam kimselerin, kendisini koruması için alacakları tedbirlerin ilki, önce bulaşmayı önlemek, temizliğe ve gıdaya önem vermek prensipleri yer almaktadır. Kur'ân-ı Kerim ise bu esasları 1400 sene önce getirmiştir.

Biraz önce maddeler halinde verdiğimiz Kur'ân ve hadislerdeki koruyucu hekimliğe ait hükümleri kısaca şöyle açıklayabiliriz:


1.Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma

İslâm dini ve onun yüce kitabı Kur'ân-ı Kerim, insanın ve insan neslinin muhafazasını ve korunmasını sağlamak amacıyla, önleyici bir takım ön tedbirler getirmiş ve bu tedbirlerin uygulanmasını da emretmiştir. Kur'ân'ın getirdiği ön tedbirlerin başında, önleyicilik ve caydırıcılık prensibi, ilk sıralarda yer almaktadır. Bu prensibe göre Kur'an, evlilik dışı cinsî münasebeti ve bu çeşit münasebetlere götüren yolları kesinlikle yasaklamış ve bu konuda tedbirler getirmiştir.

Eskiden olduğu gibi günümüzde de, insan ve insan nesli için tehlikeli olan bir takım bulaşıcı hastalıklar mevcuttur. Bu bulaşıcı hastalıklar arasında en başta gelenleri de, frengi, belsoğukluğu, yumuşak yara gibi zührevî hastalıklar ve bunlara ilaveten şimdilerde bütün insanlığı tehdît eden AIDS hastalığıdır. Bu hastalıkların bulaşmasında ise en önemli faktör, evlilik dışı cinsî münasebet ve livâta olması İslâm'ın bu fiiller karşısındaki kararlı ve ciddî tavrının hikmetini bir kere daha herkese göstermiş olmaktadır. (İbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi., Akçağ yay., XI, 383.)

Dinî bir takım sebep ve hikmetlerin yanında, bu sebeple de İslâm dini, fuhşu yasaklamış ve fuhşa götürücü yolları da kapatmıştır. Bu nedenle Cenab-ı Hak:

"Fuhşun gizlisine de, açığına da asla yaklaşmayınız" (En'âm, 151), "Zinaya yaklaşmayın, çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır" (İsrâ, 32) buyurmaktadır.

Zinanın içtimaî bünyede açtığı yara, çok derin ve çok tehlikelidir. Sosyal nizamın ve içtimaî bünyenin ilk ve mutlak şartı aile ve nesildir. Zina bu iki unsuru yok eden ve dolayısı ile içtimaî nizamı yıkan en kuvvetli sebeptir. Sosyal nizamı korumak ve fertleri, uğrayabilecekleri bu felâketlerden muhafaza etmek için Kur'ân, zührevî hastalıklarla diğer bulaşıcı hastalıkların kaynağını teşkil eden evlilik dışı münasebetleri yasaklamış ve "yaklaşmayınız" emriyle fuhşun her çeşidine set çekmiş ve nesilleri bu felâketten korumuştur.

Kur'ân'ın zinâ ve evlilik dışı cinsî münâsebeti önlemedeki metodu ise, zinâya giden yolları başından kapatmak ve önleyici tedbirler getirmek şeklindedir. Kur'ân, zinâya giden yolların başında, bakılması yasak olanlara bakmamayı, ilk yol olarak kabul etmekte ve bu yüzden de önce erkeklere, (Nûr sûresi, 30) sonra da kadınlara (Nûr sûresi, 31) bakılması yasak olan kimselere ve bakılması yasak olan yerlere bakmamalarını emretmektedir. Böylece Kur'ân; bakış, tebessüm, konuşma, buluşma ve baş başa kalma şeklinde açıklanan zinâ yollarından ilkini, yani bakışı yasaklamakla, diğer zinâ yollarıyla hakikî zinâyı da yasaklamış olmaktadır. (Celal Kırca, Kur'an-ı Kerim'de Fen Bilimleri, s. 235-237)

Bilhassa bulaşıcı hastalıklardan korunmak için yiyecek ve içeceklerin temizliğine dikkat etmek gerekir. Bu hususta da Kur'ân-ı Kerîm'de açık hükümler bulunmaktadır: "Bugün size iyi ve temiz rızıklar helâl kılındı." (Mâide, 5), "Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların temiz ve helâlinden yeyiniz." (Bakara, 172), "Ey insanlar! Yeryüzünde olan bütün nimetlerimden helâl hoş olmak şartı ile yeyiniz." (Bakara, 168).


2. Zararlı Yiyecek Ve İçeceklerden Korunma

Dinimizin koyduğu haramları da koruyucu hekimliğin bir parçası sayabiliriz. İçkinin, uyuşturucuların, ölü etinin, kanın ve domuz etinin sağlık açısından zararları, fazla bir söze hacet kalmayacak kadar herkesçe malum konulardandır.


3. Beden Temizliği ve Sağlığı

Temizlik, gerek tıbbın ve gerekse koruyucu hekimliğin (hygiene) en ziyade önem verdiği ve üzerinde titizlikle durduğu konuların başında yer alır. Temizlik çeşitleri arasında ise ilk sırayı şüphesiz beden temizliği almaktadır. İslâmiyet ise, tıbbın bugün önemle üzerinde durduğu beden temizliği konusunu, asırlarca önce hem beden ve hem de rûh temizliği ve sağlığı açısı...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 07 Ekim 2010, 15:11:41 Gönderen: Sumeyye »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik
« Posted on: 22 Ağustos 2019, 14:56:56 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik rüya tabiri,Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik mekke canlı, Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik kabe canlı yayın, Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik Üç boyutlu kuran oku Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik kuran ı kerim, Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik peygamber kıssaları,Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik ilitam ders soruları, Kuranı Kerim de koruyucu hekimlik önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &