ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Kuran-ı Kerim > Sizden Gelenler( Kuran-ı Kerim) > Kuran da fitne kavramı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuran da fitne kavramı  (Okunma Sayısı 1131 defa)
07 Ekim 2010, 15:04:36
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 07 Ekim 2010, 15:04:36 »



Kur'an'da Fitne Kavramı: İnanç Hürriyyeti Açısından Tahlili

Giriş

Fitne kelimesi Arapça'da F-T-N () fiil kökünden türetilmiş bir isimdir. Fitne kelimesinin anlamı, lügatlerde, madeni ateşte eritmek, bir insana sahip olduğu fikrinden ve dininden döndürmek için eziyet etmek, aklını çelmek veya ayartmak, harfiyle kullanıldığı zaman da, ...den vazgeçirmektir. İnsanın içine aşk ateşi düşürdüğü veya gönlünü çelerek mantıklı düşünmesini engellediği için kadına "fettân" denilmiştir. Aynı kelime, kişinin aklını karıştırıp ahlakını bozan ve cezaya çarptırılmasına sebep olan şeytan ve zarar verme anlamında hırsız için de kullanılmıştır. (İsmail b. Hammad el-Cevherî, es-Sıhâh, F-T-N mad., VI/ 2175; Râğıb el-Isfehânî, el-Müfredât fî Ğarîbi'l- Kur'an, F-T-N mad., s. 559) Kur'an'da ise bu kavram daha çok beşerî alana yayılarak çok daha farklı anlamlarda kullanılmıştır. Ancak Seyyid Şerif Cürcâni ve Tehânevî gibi alimler, bu kelimeyi, "gerçek altını hilelisinden ayırd etmek için ateşe tutmak" anlamından hareketle, "insanın iyi veya kötü olduğunun açığa çıkmasına vesile olan şey" diye tarif etmişlerdir. (Seyyid Şerîf el-Cürcânî, Kitâbu't- Ta'rîfât, s. 165; Tehânevî, Keşşâfu Istılâhâti'l- Fünûn, II/ 1156) Böylelikle netice itibariyle fitnenin olumlu yanına da dikkat çekmiş olmaktadırlar. Nitekim Kur'an'da bir çok ayette imtihan anlamında kullanılmış olması da bunu ifade eder.

Fitne, bulunduğu ayetlerin siyak-sibakı ya da ayetlerin tefsirlerine ilişkin rivayetler dikkate alınarak farklı anlamlarla açıklanmıştır: Bunlar, şirk, sapkınlığa götürmek, öldürmek, alıkoymak, mazeret, hüküm ve yargı, günah, hastalık, ibret, ceza, azap, yakmak, imtihan ve delirmek (cünûn) şeklinde özetlenebilir. (Suyuti, el-İtkân fi Ulûmi'l- Kur'an, I/ 186)

Fitne kavramının kullanım alanı, Kur'an'da, ilk insan Hz.Âdem'in şeytan tarafından fitneye maruz bırakılmasından başlar, (A'râf/ 27) "Ey Âdem'in evlatları! Şeytan, edep yerlerini açığa çıkarmak için, babanızla ananızın üzerlerindeki elbiselerini çıkarttırmak suretiyle onları cennetten uzaklaştırdığı gibi, sakın sizi de belâya/ fitneye uğratmasın." diğer peygamberler ve tüm insanları ihtiva eden bir sünnetullah olarak nihayet bulur ve Kur'anî bir kavram haline gelir. Bu açıdan inananlar ile inanmayanlar arasındaki mücadeleler ve inkarcıların müminlere revâ gördüğü işkence ve eziyetler, insanların başlarına gelen her türlü belâ ve musîbetler, kısaca belirtmek gerekirse insana yaratılıştan verilen istidatlar ve sonradan bu istidatlarını işleterek ve geliştirerek elde ettiği tüm nimetler birer fitnedir veya imtihan vesilesidir. Belirtmemiz gerekir ki, diğer anlamların yanı sıra, Kur'an'ın fitne kelimesine en çok yüklediği anlam, din ve inanç konusundaki baskı ve işkence olmuştur.

Kur'an'da fitne kavramının söz konusu edildiği ayetlerde en çok dikkat çeken husus, şüphesiz ki, dinî inançlarının gereğini yaşamak isteyen insanlara yapılan şiddet, işkence ve sindirme konularını işleyen ve bu tür davranışları kınayan pasajlardır. Bu nedenle fitneyi, öncelikle din ve inanç hürriyetini engelleme açısından incelemek ve ortaya koymak istiyoruz:

Din ve inanç hürriyeti herhangi bir dine inanan kişi veya zümrelerin o dinin emirlerini hiçbir engelle karşılaşmadan yerine getirebilme halidir. İnsan hürriyetleri içinde en önemlisi din hürriyetidir. Bu önem onun dayandığı kaynaktan gelmektedir. (Necati Öner İnsan Hürriyeti, s. 80)

Fitne ise inanan bir kişinin inancını yaşama özgürlüğüne veya inanç hürriyetine engel olunmasıdır. Başta belirtildiği gibi dininden döndürmek için eziyet edilmesidir. Eğer bir ferdin dinini yaşamasına engel yoksa fitne de yok demektir. Bu konuya ilişkin olarak İbni Ömer'in tavrı ve fitneye yüklediği anlam da bizim verdiğimiz anlam ile paralellik arzeder:

"İbn Ömer'e İbnu'z-Zübeyr Olayı (Bundan kasıt, Abdullah ibn Zübeyr'in Emevî idaresini tanımayıp dokuz sene boyunca Mekke'de halifeliğini ilan etmesi ve en sonunda Haccac tarafından şehid edilmesi hadisesidir. Geniş bilgi için bkz. Suyûtî, Târîhu'l- Hulefâ, Mısır, 1952, s. 211 vd.) konusunda iki adam gelir ve şöyle derler:

- Gördüğün gibi bir kısım insanlar ayrılığa düştüler. Sen ki Ömer'in oğlu ve Resulullah'ın arkadaşısın. Dışarıya çıkmana (olaya müdahale etmene) engel olan nedir?

İbn Ömer: Bana engel olan şey, Allah'ın, kardeşimin kanını haram kılmasıdır.

Dediler ki: Allah, "onlarla fitne kalmayıncaya kadar savaşın" buyurmadı mı?

İbn Ömer: Bizler fitne kalmayıncaya kadar savaştık ve din Allah'ın oldu. Siz ise fitne olması için ve din de Allah'tan başkasına ait olması için savaşmak istiyorsunuz.'

Diğer bir rivayette ise İbn Ömer'in tavrı yine aynıdır:

Bir adam İbn Ömer'e geldi ve şöyle dedi:

- Ey Ebu Abdurrahman, neden bir sene hacca ve bir sene umreye gidiyor ve bu arada cihadı terkediyorsun. Hâlbuki Allah'ın cihada ne kadar teşvik ettiğini de biliyorsun!

İbn Ömer: Ey benim yeğenim, İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Allah ve Resul'üne iman, beş vakit namaz, Ramazan orucu, zekat vermek ve hacca gitmek.

Adam şöyle dedi: Ey Ebu Abdurrahman, Allah'ın kitabında zikrettiği şu ayetleri dinlemiyor musun? "Eğer inananlardan iki gurup savaşırlarsa aralarını bulun. Biri diğerine saldırırsa, o saldıranlarla Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın" (Hucurât/ 9) ve "Onlarla fitne kalmayıncaya kadar savaşın." (Bakara/193; Enfâl/39).

İbn Ömer: Biz bunları Resûlullah zamanında ve Müslümanlar henüz az iken ve bir adam dininden dolayı fitneye uğratılırken yaptık. Adamı ya öldürür veya işkence ederlerdi. Bu durum Müslümanlık çoğalıncaya ve fitne kalmayıncaya kadar devam etti..." (İbn Kesir, Tefsiru'l- Kur'ani'l- Azim, I/ 229-230) Görüldüğü üzere İbn Ömer fitne kavramını aslî anlamına uygun olarak anlamış ve kelimeye tam karşılığını vermiştir.


"Fitne Kalmayıncaya Kadar Savaşmak" Âyetinin Anlamı:

Müfessirlerimiz, "fitne kalmayıncaya ve din tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar savaşın" (Enfâl/39. Ayrıca bkz. Tevbe/5-11) âyetiyle "dinde zorlama yoktur" (Bakara/ 256) âyeti arasını te’lif etmişlerdir. Çünkü Kuran'ın bütünlüğü göz ardı edilirse, iki ayet arasında bir uzlaşmazlık olduğu vehmine kapılmak mümkündür. Bu bağlamda, dinde zorlama olmayacağını bildiren ayetin savaşı emreden ayetlerce neshedildiğini (hükmünün kaldırıldığını) söyleyenler bile olmuştur. (Bkz. Âlûsî, Rûhu'l-Meânî, III/ 13) Bu konuyu en veciz ve kestirmeden ifade eden Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinden takib edelim:

"(…) O halde, "Lâ ikrâhe fi'd-dîn"âyetinin bütün kapsamıyla mânâsı, "İslâm dininin, hüküm dairesinde zorlama yoktur." demek olur. Savaş ve savaş hâlinde bulunan düşman meselesi, bu hükümden esas itibariyle hariç olduğu gibi, zorlamaya karşılık vermek ve suça ceza da bunun dışındadır. Ancak bu, "Fitne ortadan kalkıncaya ve din de yalnız Allah'ın dini oluncaya kadar onlarla savaşın." (Bakara, 2/193) âyetiyle beraber düşünmek lazımdır. Buna göre âyetin sonunun da delâlet edeceği üzere İslâm dininin hüküm dairesinde zorlama bulunmaması, tahsis yoluyla iki kayıt ile bağlanmıştır ki; biri fitne bulunmaması, biri de İslâm yurdunda diğer dinlere mensup olanların tebalığı (uyruğu) bozmamalıdır. (…) Demek ki kısaca mânâ şu olur: "Fitne yoksa dinde zorlama yoktur, çünkü doğruluk, sapıklıktan iyice ayrıldı. Bunları karıştıranlar, belalarını bulurlar". (Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, II/ 868)

Kısaca ifade etmek gerekirse, "fitne kalmayıncaya kadar savaşmak" ayetinde geçen fitne, dinî hakikatlerin başkalarına tebliğ edilmesini çeşitli yollarla engellemektir. Dolayısıyla Müslümanların görevi, yeryüzünde yaşayan insanların din özgürlüğünü temin etmek ve istediği dini yaşaması için -başkalarının hakkına- hukukuna tecavüz etmemek kaydıyla- ortam hazırlamaktır.


Fitne ve Ashâbu'l- Uhdûd Kıssası:


Mekke'deki müminlere yapılan eziyetlere mukabil onlara moral vermek ve kendilerinden önceki müminlerin daha şiddetli işkencelere maruz bırakıldıklarını hatırlatmak amacıyla indirilen (Beydâvî, Envâru't- Tenzîl, V/ 472. Krş. Ebussuûd, IX/ 135) Ashâb-ı uhdûd kıssası, bize fitne kavramının anlamını daha müşahhas olarak anlatır: "Kahrolsun o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayan Ashâb-ı uhdûd! Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını seyrederlerdi. Onların müminlere bu işkenceyi yapmalarının tek sebebi, müminlerin göklerin ve yerin tek Hâkimi, Azîz ve Hamîd olan Allah'a iman etmeleri idi. Allah her şeye şâhiddir. Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de, sonra tevbe etmeyenler var ya, işte onlara cehennem azabı var, yangın azabı var." (Burûc/ 4-10)

"Ashâb-ı Uhdûd" ile ilgili olarak, tefsirlerde birçok rivayetler mevcuttur. Ancak bunlardan en meşhuru Yemen hükümranlığını ele geçiren Zû Nüvâs hakkında olan rivayettir ki, İbn Hişâm söz konusu rivayeti şöyle kaydeder:

"Zû Nüvâs, askerleriyle birlikte Necran'lı Hıristiyanların üzerine yürüdü, onları Yahudiliğe davet etti. Onları Yahudilik ile ölüm arasında muhayyer bıraktı ve onlar da ölümü tercih ettiler. Kimisi ateşte yakıldı, bazısı kılıçtan geçirildi ve müsleye (Öldürülen insanın burnunu, kulağını ve diğer organlarını kesmek, çirkin bir şekle sokmak için gözlerini oymak) (...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kuran da fitne kavramı
« Posted on: 21 Ağustos 2019, 01:53:09 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kuran da fitne kavramı rüya tabiri,Kuran da fitne kavramı mekke canlı, Kuran da fitne kavramı kabe canlı yayın, Kuran da fitne kavramı Üç boyutlu kuran oku Kuran da fitne kavramı kuran ı kerim, Kuran da fitne kavramı peygamber kıssaları,Kuran da fitne kavramı ilitam ders soruları, Kuran da fitne kavramıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &