ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Kuran-ı Kerim > Sizden Gelenler( Kuran-ı Kerim) > Kuran açısından faiz ve çeşitleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuran açısından faiz ve çeşitleri  (Okunma Sayısı 630 defa)
25 Eylül 2010, 17:39:28
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 25 Eylül 2010, 17:39:28 »



Kur'an Açısından Faiz ve Çeşitleri


Kur'ân, topluma mal olmuş, toplumsal boyut kazanmış yanlışlıkları düzeltirken daima 'tedriç' prensibini uygulamıştır. Buna örnek olarak, ilk anda içki yasağı, namaz emrini gösterebiliriz.. Bahsi geçenler birkaç aşamada emredilmiş veya yasaklanmışlardır. Faiz yasağında da durum değişmemiştir. Faizin İslam toplumuna uymadığına dikkat çekilmiş, ardından, kat kat faizin yasaklandığı bir devir gelmiş, bilâhare de faiz kökten yasaklanmıştır. Bazıları bu tedrici görmek istememiş, İslâm'ın sadece kat kat faizi yasakladığı, diğerlerine dokunmadığı gibi bir zehaba katılabilmişlerdir. Buna bir de içinde yaşanan dünyanın, faizi vazgeçilmez bir temel kabul etmesi eklenince içinden çıkılmaz bir durum hasıl olmuştur. Bizim dünyamız fikir adamları da İslam ile kapitalizmi uyuşturma -haydi daha hafif bir tabirle- İslam'ı topluma sunma esnasında sık sık karşılaşılan faiz sorununa böylece bir çözüm bulmuş olacaklardı. Ama söyledikleri doğrunun sadece bir kısmıydı. Yazımız tüm bunları tahlile gayret ediyor. Saygılarımızla.

İslâm'ın faizi yasakladığı konusunda fikir birliği bulunmakla birlikte, bazı yazarlar tarafından faizin bazı çeşitleri bu yasağın dışında tutulmaya çalışılmıştır.

Bu tür gayretler, kapitalizmin sanayi İnkılâbı ile güçlenerek bütün dünyada olduğu gibi, İslâm dünyasında da tesir sahibi olmasıyla ortaya çıkmıştır. İslâm dünyasının büyük bir çöküş içinde bulunduğu bu sıralarda faiz esası üzerinde yükselen kapitalizmin tesir ve cazibesiyle bazı Müslüman müellifler İslâm'ın bu yasağını, bir zamanlar Hıristiyan dünyasında da görüldüğü gibi, kapitalizm ile uyumlu hale getirme gayretine düşmüşlerdir.

Değişen dünya şartları içinde müslüman topluluklara yol göstermek gibi iyi niyetlere dayanan bu gayretlerin, kapitalizmin ekonomik alanda hâkimiyetini devam ettirdiği günümüzde de yer yer devam ettiği görülmektedir.

İslâm dünyasında faiz konusunda klasik faiz anlayışına karşı ilk çıkış, 1908 yılında Mısır'da Şeyh Abdülaziz Çâviş tarafından yapılmıştır.1 Şeyh Câviş, Kur'ân'da yasaklanan asıl faizin ed'âf ı mudâafe denilen katlı (bileşik) faiz olup, basit faizin haram olmadığını iddia ederken, bu iddiasının o güne kadarki faiz telâkkisine aykırı olduğunu da açıkça belirtmiştir.2

Şeyh Câviş' in attığı bu adım İslâm dünyasında yer yer taraftar bulmuş; İsmail Hakkı İzmirli (1868-1946)'den3 Pakistanlı Fazlurrahman'a4 ve Mısırlı Ma'rûf ed-Devâlîbî ile Abdülcelîl İsa'ya, Türkiye'de S. Uludağ5 gibi çağdaş müelliflere kadar faiz konusunda tereddüdü olanlara fikirlerinde kaynak teşkil etmiştir.

Bu müellifler tarafından ortaya atılan ve İslâm'ın kredi faizi (ri-be'd-deyn) anlayışına uygun olmayan fikirlerden bazıları şunlardır:

1- İslâm' in yasakladığı asıl faiz katlı faiz (ed'âf-ı mudâafe)'dir.
2- Haram olan faiz değil, riba-dır.
3- Üretim faizi değil, tüketim faizi yasaklanmıştır.
4- Düşük oranlı faiz değil, yüksek oranlı ve fahiş (aşırı) faiz haram olmalıdır..vs. Faizin bu ve diğer çeşitlerini Kur'ân açısından değerlendirmeye geçmeden önce faizin temel özelliğini ve Kur'ân'ın faizi yasaklama sebebini ortaya koymak gerekmektedir.


FAİZİN TEMEL ÖZELLİĞİ

Faiz hakkında ortaya atılan ve İslâm'ın faiz konusundaki esaslarının vaz'edildiği günden bugüne kabul edilmiş bulunan faiz telâkkisine uymayan bu görüşlerin temelinde, kanaatimizce, faizin temel niteliğinin ve İslâm'ın faizi hangi sebeple yasakladığının anlaşılamaması yatmaktadır. Bize göre faizin temel niteliği şudur:

"Faiz, her halükârda, kayıtsız ve şartsız; ister alan ister veren olsun, taraflardan birinin mutlaka zarara uğramasına sebep olur ve bu zararın önlenmesi de hiçbir şekilde mümkün değildir."5

Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, "Faiz, kredi kullanılan teşebbüsün kârla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı veya kârla sonuçlanacaksa bu kârın ne miktarda gerçekleşeceği önceden bilinememesine rağmen, faiz nisbetinin baştan tesbit edilmesi sebebiyle, bu kredi kullanımından elde edilen sonucun taraflar arasında âdil ve dengeli bir şekilde paylaştırma imkanının ortadan kalkması; neticede, ister alan ister veren olsun, taraflardan birinin mutlaka zarara uğraması ve bu zararın hiçbir şekilde önlenmesinin mümkün olmaması sebebiyle haram kılınmıştır."7

Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde faizin zararları ve haram kılınma sebepleri konusunda herhangi bir beyan yer almazken, bahsettiğimiz sebep konusunda ise açık âyet vardır. Bu ayet, faizin her halükârda iki taraftan birisi için zulüm sebebi olduğunu net bir şekilde açıklamaktadır:

"Eğer tevbe eder, faizden vazgeçerseniz, anaparanız sizindir. Böylece ne zulmetmiş ne de zulme uğramış olursunuz." (2, Bakara: 279).

Bu ayetin muhalif mânâsı şudur:

"Eğer faizden vazgeçmezseniz ya zulmeder ya da zulme uğrarsınız."

Yani faizli bir kredi muamelesinde kaçınılmaz bir surette haksızlık ve zulüm ortaya çıkmaktadır. Bu haksızlık ve zulüm, faizin ayrılmaz bir parçası olarak onun bünyesinde kökleşmiş bulunmaktadır. Bu haksızlığın hem ortaya çıkmasına hem de önlenememesine sebep olan unsur ise, faiz haddinin baştan tesbit edilmesidir.

Piyasa şartlarının değişken olup gelecekte neler olup biteceğini ve faizli kredi kullanılan işin akıbetini baştan görmek mümkün olmadığına göre, kredi işlemini takip eden günlerde faiz, iki taraftan birini şöyle veya böyle incitmeye başlayacaktır. Çünkü işin akıbeti çok büyük bir ihtimalle en azından bir tarafın beklentilerinin tersine cereyan edecektir.

Şöyle ki: Olumsuz piyasa şartları kredi kullananı sıkıntıya sokarken, parasını her şeye rağmen faiziyle birlikte sağlama almış bulunan sermaye sahibinin rahatı bozulmayacaktır. Bunun tersi durumda, yani belli bir faiz haddiyle kredi işlemi yapıldıktan sonra piyasa şartlarının beklenmedik bir şekilde canlanması, başka bir ifadeyle, sermayenin getiri oranının çok yükselmesi durumunda ise, parasını daha evvel normal bir getiriyle faize bağlamış olan sermaye sahibi şöyle veya böyle bir pişmanlık duyabilecektir. Bu pişmanlığın sebebi, bu işlemde faiz oranını biraz daha yüksek tutmamış olması veya şu anda elinde olsaydı çok kârlı işler çevirebileceği parasını, sadece normal bir faize bağlamakla şimdi karşısına çıkmış bulunan cazip imkânlardan mahrum kalmasıdır.

İki tarafın da memnun kalabileceği ihtimal yok değildir. Fakat insanların maddî hesaplarını çok ince yaptığı düşünülecek olursa, faizli bir işlemin sonucundan iki taraftan birinin mutlaka rahatsızlık duyacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

FAİZ ÇEŞİTLERİ VE KUR'ÂN AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Alan veya verenden birini kaçınılmaz bir şekilde haksızlığa uğratan bu özelliğini tesbit ettikten sonra, acaba faizin bu özelliğe sahip olmayan bir çeşidi var mıdır?

1- Düşük Oranlı Faiz-Fâhiş (Aşırı) Faiz
Faizi savunanların hemen hepsi, oranı düşük, devletin kanunlarla kontrol altında tuttuğu basit faizin zararsız olduğu ve dince de bu faiz çeşidinin haram olmaması gerektiği kanaatini taşımaktadır.

İlk bakışta bu görüşün mâkûl ve geçerli olduğu sanılmaktadır. İktisadî açıdan da düşük oranlı faiz yatırım ve istihdam hacminin genişlemesi bakımından faydalı görülür. Fakat meseleye faizli bir kredinin kullanımından doğan sonuçların emek (teşebbüs) ve sermaye faktörleri arasındaki taksimi açısından bakacak olursak (ki bunlar söz konusu sonuçların doğmasında etkili ve aynı zamanda bu sonuçların muhataplarıdır), biraz önce bahsettiğimiz gibi, meselâ normal piyasa şartlarında, düşük faizli bir kredi muamelesini ele alalım. Kredi muamelesini takip eden günlerde piyasa şartlarının kötüleşmesi ve kredi kullanılan işin bundan etkilenmesi sonucu herhangi bir kazancın ortaya çıkmaması, hatta anaparanın bile kaybının söz konusu olması halinde, bütün bu risklerin tama­men krediyi kullananın karşılaması hakkaniyete uygun olmamalıdır. Bu durumda kredi kullananın ser­maye sahibi karşısında büyük bir haksızlığa uğradığı açıktır.

Buna mukabil, kredi muamelesini takip eden günlerde piyasa şartlarının beklenmedik bir şekilde düzelmesi ve kredi kullananın çok yüksek kazançlar elde etmesi durumunda, bu kez sermaye sahibinin, daha önce normal piyasa şartlarına göre talep etmiş bulunduğu düşük faiz haddine gönülden razı olabileceğini ve bunun hakkaniyete uygun olacağını söylemek de bizce mümkün değildir. Çünkü sermaye sahibi faiz oranını daha yüksek tutmadığı veya faize bağlamakla büyük kazanç kaybına uğradığı için böyle bir muameleye girmesinden dolayı pişmanlık duyabilecek ve doğrusu ciddî bir haksızlığa uğramış olacaktır.

Şüphesiz piyasa şartlarının çok iyi, sermayenin getirişinin de çok yüksek olduğu böyle bir durumda bu haksızlığın ortaya çıkmasını önlemenin yolu, baştan bu kredi işleminde yüksek faiz uygulanmış olmasıdır. Yani bu durumda, fahiş ve aşırı denilerek hemen herkes tarafından reddedilen bir faiz haddi, yani riba hakkaniyete daha yakındır. Fakat sermayenin verimliliğinin yüksek olduğu dikkate alınarak tesbit edilen yüksek bir faiz haddinin de gelecek günlerde nasıl bir sonuç doğuracağı belli olmadığından söz konusu haksızlık iki taraftan birisi için hükmünü muhakkak icra edecektir.

Kısacası, olumlu piyasa şartlarında düşük faiz borçlunun haksızlığa uğramasına neden olur. Gelecekte ekonominin takip edeceği seyri tahminde bulunarak kararlaştırılan ne düşük, ne de yüksek faiz kararının isabetli ol...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kuran açısından faiz ve çeşitleri
« Posted on: 16 Eylül 2019, 20:02:50 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kuran açısından faiz ve çeşitleri rüya tabiri,Kuran açısından faiz ve çeşitleri mekke canlı, Kuran açısından faiz ve çeşitleri kabe canlı yayın, Kuran açısından faiz ve çeşitleri Üç boyutlu kuran oku Kuran açısından faiz ve çeşitleri kuran ı kerim, Kuran açısından faiz ve çeşitleri peygamber kıssaları,Kuran açısından faiz ve çeşitleri ilitam ders soruları, Kuran açısından faiz ve çeşitleri önlisans arapça,
Logged
08 Aralık 2016, 22:05:11
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.266


« Yanıtla #1 : 08 Aralık 2016, 22:05:11 »

Esselamu aleykum.Kur ani kerim de ve dinde faizin her cesidi yasaklanmis ve haram kılınmıştır.Rabbim bizleri haramin her turlu cesidinden uzak eylesin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &