ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Güncel Meseleler > Sizden Gelenler( Güncel Meseleler ) >  Yalnızlaşan insanlık
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yalnızlaşan insanlık  (Okunma Sayısı 279 defa)
29 Eylül 2012, 15:26:56
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 29 Eylül 2012, 15:26:56 »





Yasemin YAŞAR

Yalnızlaşan insanlık


Günümüzde pek çok insan sağlıklı göründüğü halde, hasta bir ruh hâli taşımaktadır. Yaldızlı, şatafatlı bir hayat, lüks ve zenginlik her şeyin yolunda gittiğinin bir göstergesi değildir. Hızla dünyevîleşen, maddîleşen insanlık mutlu, huzurlu, inançlı bir hayatı neredeyse unutmuş gibidir.

Sağlıklı görünen, işinde ve kariyerinde başarılı olan fakat hayatı, insanlığı, kulluğu başaramayan onca insan birer ruh hastası olarak cemiyet hayatında gezmektedir.
Mesleğinde, zenginlikte, kariyerinin zirvesinde olup, yalnızlık, alkol ve uyuşturucu tuzağına düşmüş, zavallı insan hikâyeleri her geçen gün artmaktadır.
Kitlelere mal olmuş, fakat etrafında samimi bir dostu olmayan, marjinal hayat tarzından dolayı temiz, sosyal bir çevre edinemeyen böyle insanlar genelde hayatı yalnız yaşamakta ve yalnız ölmektedir.
Evet, insan mesleğinde, yaptığı işte zirve olabilir. Fakat hayatı yaşamada maalesef aciz kalabilmektedir. Çünkü her iki hayatın kriterleri, kanunları farklıdır. İnsanın, hayatı yaşayışındaki sağlıklılık ve başarı ancak bazı değerlere ve inanca sahip olmakla mümkündür. Öncelikle Yaratıcısıyla barışık olmayan bir insanın, kendisiyle ve etrafındakilerle barışık yaşaması mümkün değildir. Şahsiyetli, güvenilir, sabırlı, kanaatkâr, büyük küçük bilip seven ve sayan bir yapı, haya, iffet, inanç, vefa, sözünde durmak, gıybet etmemek, insanların arasında nifak çıkarmamak gibi değerlere sahip olanlar ancak hayatı başarılı ve sağlıklı yaşayabilirler.
Sadece akademik kariyer, para pul ve zenginlikle her şeyi halledeceğini düşünenler, er ya da geç bir yalnızlık girdabına düşmeye mahkûmdurlar.
İşte bu yüzden çocuklarımızı yetiştirirken, onların sadece akademik başarılarını esas alıp, ahlâkî ve manevî değerler verilmez ise, kişi, şefaatçi evlatlar yerine şikâyetçi ve hayırsız evlatlar yetiştirecektir. Bediüzzaman’ın şu tespiti çok önemlidir: “‘Oğlum paşa olsun’ diye bütün malını verir, hafız mektebinden alır, Avrupa’ya gönderir. Fakat o çocuğun hayat-ı ebediyesi tehlikeye girdiğini düşünmüyor. Ve dünya hapsinden kurtarmaya çalışıyor; Cehennem hapsine düşmemesini nazara almıyor.”
Sadece meslekî başarı üzerinde duran ve hatta bunu adeta putlaştırıp, en nihaî hedef olarak çocuklarının önüne koyan anne ve babalar hayatlarının en acı tokatlarını da bu evlatlarından yemektedir.
Başarılı-başarısız, kayıp-kazanç, sağlıklı-sağlıksız gibi kavramlar dünyamızda karışmış ve kısırlaşmış bulunmaktadır. Bediüzzaman, 9. Mektub’da şöyle der: “Şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki, dünyayı bir misafirhane-i askerî telâkki etsin ve öyle de iz’an etsin ve ona göre hareket etsin… Dünyaya ait işler kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâki umur-u uhreviye [ahirete yönelik işler] ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir. İnsanın fıtratındaki [yaratılışındaki] şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hâkezâ şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. O hissiyatı şiddetli bir surette fâni umur-u dünyeviyeye [geçici dünyevî işlere] tevcih etmek [yönlendirmek], fâni ve kırılacak şişelere bâki elmas fiyatlarını vermek demektir.”
Hâsılı, günümüz insanı kalabalıklar içinde kendini yalnız hissetmektedir. Yalnızlığın en koyu hâli küfürdür. Zira kâfir, bütün kâinatı kendine düşman bilir.
Asır insanı makam, mevki, mal, mülk, servet, iş, teknolojik imkân, eğlence vs. içinde bir dünyada yaşamasına rağmen yalnızlık ve kimsesizlik duygusundan bir türlü kurtulamamaktadır. O halde, huzuru, mutluluğu bunlarda aramak beyhudedir. Böyle yalnızlıklardan kurtulmanın yolu, hayatın, sahip olduklarımızın, kendimizin ve insanın anlamını okuyabilmekten geçer. Eğer insan, sağlam bir iman sahibi ise, teslim ve tevekkül gibi değerlere sahip ve ulvî bir gayesi de varsa, hiçbir zaman kendisini yalnız hissetmez.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Yalnızlaşan insanlık
« Posted on: 21 Eylül 2019, 15:57:03 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yalnızlaşan insanlık rüya tabiri, Yalnızlaşan insanlık mekke canlı, Yalnızlaşan insanlık kabe canlı yayın, Yalnızlaşan insanlık Üç boyutlu kuran oku Yalnızlaşan insanlık kuran ı kerim, Yalnızlaşan insanlık peygamber kıssaları, Yalnızlaşan insanlık ilitam ders soruları, Yalnızlaşan insanlıkönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &