ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Güncel Meseleler > Sizden Gelenler( Güncel Meseleler ) >  İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez  (Okunma Sayısı 418 defa)
29 Eylül 2012, 14:26:02
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 29 Eylül 2012, 14:26:02 »



     

Hekimoğlu İsmail
   
İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez...


Hafta sonu öğretmen hanımlar ziyaretime geldi. Sordukları bir soru okurlarımın genelini ilgilendiriyor diye köşemde yazmaya karar verdim. "Evlatlarımıza manevi anlamda nasıl faydalı olabiliriz? Bilhassa gençlere İslamiyet'i anlatınca ilgisiz kalıyorlar." dediler...

Evvela şunu belirtelim; zaman enaniyet zamanı, devir Peygamberimiz'in hadisleri ile tarif edilen ahir zamandır. Böyle bir zamanda İslamiyet'i anlatmanın en güzel yolu "hal ile tebliğdir". Yani, mukavemeti olmayan tebliğ... Davayı yaşamak, yaşayarak anlatmak...

Bu prensipten hareketle yirmi senelik askerlik, 50 senelik evlilik hayatımda susabildiğim kadar sustum; İslamiyet'i yaşayabildiğim kadar yaşadım. Çok kere şu sözü duydum; "İslamiyet buysa, herkes Müslüman olsun!.."

Bu devirde ehli dalalet kendini cazip anlatıyor; ehli iman cazip olamıyor. Devir artık İslam'ı sevdirme devri. Çocuklarımızın İslamiyet'i sevmesi için evvela anne-babasını sevmesi lazım. Amma çocuk ebeveyninde haramla helali iç içe görünce o zaman boşluğa düşüyor. Bir filozof demiş ki; "Ne olduğun kulağımda öylesine çınlıyor ki, ne dediğini duyamıyorum!" Melek gibi konuşup şeytan gibi yaşarsak bunun bir tesiri olmuyor. Bu durumda aklımıza şöyle bir soru geliyor: "Çocuklarımıza din namına ne verdik ki, ne isteyelim?"

Milyonlarca lira kıymetindeki gözlerimiz, beynimiz, kalbimiz seksen sene için verilmemiştir. Organlarımızın kıymeti gösteriyor ki, biz ebede namzediz. Ağacın her halini bir çekirdeğin içine yerleştiren Allah, insanın her sözünü, her işini ve her halini amel defterine yerleştiremez mi? Bu durumda insan evvela kendi defterine ne yazdığından sorumludur...

Bu sırrı anlayan insan kendi vücudunu cami yapmalıdır. Nasıl ki camilere içki, kumar ve diğer haramlar sokulmuyorsa, Müslüman'ın vücudu da camiler kadar temiz olmalı, günah pisliklerinden uzak kalmalıdır. Akıl müftü; kalp imam; hücrelerimizin bütünü cemaat... Zaten biz kendimizi Allah'a beğendirmeye çalışırsak en iyi sonuç sağlanacaktır.

Kasas Sûresi, 56. ayette buyrulmuş ki, "Şüphesiz ki sen sevdiğin herkesi doğru yola yöneltemezsin fakat Allah dilediği kimseyi doğru yola yöneltir. Zira O, kimin doğru yola girmek istediğini çok iyi bilir."

Kur'an-ı Kerim'de Lut'un (as) karısından, Nuh'un (as) oğlundan, Peygamberimiz'in (sas) amcasından bahsedilir. Bununla demek istenir ki, Ey Müslüman; senin karın Lut'un karısı gibi olabilir. Oğlun Nuh'un oğlu gibi olabilir. Akrabaların Hz. Muhammed'in akrabaları gibi olabilir. Bütün bunlara rağmen senin vazifen İslamiyet'i öğrenmek, anlamak ve yaşamaktır. Kişi, hakla batılı ayırmak zorundadır.

Bir zamanlar Allah demek küçücük odalarda bile yasaktı. 1924'te yazılan hutbe kitapları 1950'ye kadar değiştirilmeden aynen okundu. Hiçbir mesele, fikir, aksiyon getirmeyen hutbeler... O zaman karşımıza Üstad, Bediüzzaman çıktı... Said Nursi'nin en yakın talebeleri bütün zerratlarıyla üstadlarına bağlıydılar. Çünkü Said Nursi, inandığı gibi yaşıyordu. Böylece beyni ve kalbi doyuruyordu. Müspet hareket edin diyordu; yani kimseye zarar vermeyin. Hediye kabul etmiyordu. Mevki, makam istemiyordu. Şöhret olmaktan kaçınıyordu. İslamiyet'i yaşamaktan, anlatmaktan başka bir gayesi yoktu, bunun için de başına gelen her çileye katlanıyordu. Kendisini mahkeme mahkeme dolaştıranlara, hapishanelerde yer hazırlayanlara hakkını helal ediyordu.

Yani Said Nursi'nin hayatı eserlerinden daha tesirliydi.

Hayatı mıknatıs gibi insanları kendine çekti, eserleri beyinleri fethetti. O zaman anladım ki, bitkiler yavaş yavaş büyür. İslam'ı yaşamayan yakınlarımla mücadele etmeyeceğim. En büyük savaşım nefsimle olacak. Müslüman'ın vazifesi tebliğdir. İmanı, ibadeti nasip edecek olan Allah'tır.

Sözün özü, ilaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez. Kur'an ve sünnet, maddi-manevi her derdimize derman olacak iki ilaçtır. İlacı evvela biz kullanacağız. Bu ilacın bize deva olduğunu görenler de elbette ilaca rağbet gösterecektir...

Allah, her şeye ve herkese hakimdir...

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez
« Posted on: 16 Ekim 2019, 14:33:47 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez rüya tabiri, İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez mekke canlı, İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez kabe canlı yayın, İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez Üç boyutlu kuran oku İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez kuran ı kerim, İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez peygamber kıssaları, İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmez ilitam ders soruları, İlaç kutusunu duvara asmakla hasta iyileşmezönlisans arapça,
Logged
13 Ekim 2012, 20:50:47
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« Yanıtla #1 : 13 Ekim 2012, 20:50:47 »



     Hocamız sorar;kaç kişinin katilisin ? diye..Rabbim bununla bizi imtihan etmesin..Bizim hatalarımız yüzünden birileri dininden diyanetinden uzaklaşıyorsa,VAY HALİMİZE !
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
14 Ekim 2012, 15:55:03
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« Yanıtla #2 : 14 Ekim 2012, 15:55:03 »

Önce kendimizden başlamak lazım. Başkalarını şöyle yapmış böyle yapmış diye çekiştirmek kolay ya da ben İslamı temsil edecek durumda değilim ben neyim ki demek de kolay, nefsimizin işine geliyor değil mi? İlacı önce kendimizde denemeliyiz.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &