ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Aile Hayatı > Sizden Gelenler( Aile Hayatı ) > Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır?  (Okunma Sayısı 458 defa)
12 Kasım 2010, 02:36:51
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 12 Kasım 2010, 02:36:51 »




    Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır?

İnsanın beslenmeye, havaya, suya nasıl ihtiyacı varsa, güzel geçinmeye ve huzurlu bir yaşama da aynı şekilde ihtiyacı vardır.

Hayatı anlamlı kılan, yaşanır hale getiren mutluluk olduğuna göre, bunun en uygulanabilirlik alanı, karı-koca arasındaki birliktelik ve güzel geçim dediğimiz yaşam biçimidir. Hayatın kendi tabii akışı içerirsinde herkes bir şekilde yaşıyor. İyi hayat yaşayanlar olduğu gibi kötü hayat yaşayanlar da vardır. Düzenli ailesi ve yolunda giden iş hayatı olanlar olduğu kadar, düzensizlik içerisinde hayatlarını sürdürenler de vardır.

Biz istesek de istemesek de bu süreç böyle işliyor. Burada hedeflenen; "yaşadığımızın farkına varabilmek..." İnsanoğlu, yüzyıllardır uzayın derinliklerini didik didik inceliyor, yeni keşifler yapıyor, teknolojinin, iletişimin ve bilimin her çeşidini araştırıp öğreniyor ama kendi türüyle sağlıklı ve düzenli anlaşabilme becerisine henüz ulaşamadı. Son dönemlerde iki insanın birbirini anlayabilmesi, duygusal zekânın etkileşimi ve mutluluğun önemi gibi kavramlara yeni yeni kafa yormaya başlandı. Artık çağımızın insanını teknolojik gelişmeler tatmin etmiyor, huzurun, maneviyatın ve iç rahatlamanın arayışı içindedir. Bunun da en etkili ve kalıcı yeri aile birliği olduğundan karı koca arasındaki "güzel geçinmeye" her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Güzel geçinmeyi ne engelliyor?

Güzel geçinmeyi engelleyen birçok sebep sıralanabilir. Bu sebeplerin başında günümüz insanının sınırsız beklentileri geliyor. Günümüz insanı her şeyi çabuk ve kolay elde etmek istiyor. Zorluklara, engellere, sıkıntılara karşı direnç gösterme gücü ve sabrı yok. Kolaycılık ve lüks yaşama arzusu yüzünden yaşadığının farkına varamıyor. Devamlı istiyor, istediğini elde ettikten sonra da hemen tüketiyor, peşinden yenisini istiyor.

Günümüz evliliklerinde çiftler, birbirlerinden bencilce beklenti içerisinde oluyorlar. "Ben eşime ne verebilirim" anlayışı yerine; "ben eşimden ne alabilirim" mantığı yatıyor. Oysa evliliklerde uzmanların devamlı söylediği "ben"  anlayışı yerine "biz" anlayışının olması güzel geçimin en önde gelen metodu yeterince uygulanmıyor.

Bu temel metodun yanında huyların uyuşmaması, ekonomik zorluklar, cinsel sorunlar, büyüklerle bir arada oturma durumu, özellikle kayınvalide sendromu, çeşitli bağımlılıklar, aile içi şiddet, sorumsuzluk, kadın-erkek rollerinin değişimi ve ortak paydaların olmayışı gibi sorunlar güzel geçinmeyi engelleyen nedenler arasında sıralanabilir... Bunun çaresi de kadın ve erkek açısından evliliğin güllük gülistanlık olmadığını, her türlü sorunlara karşı önceden hazırlıklı ve tedbirli olmanın zorunlu bir ihtiyaç olduğunu vurgulayabiliriz.
Evlilikte dirlik ve düzen için...

Evlilikte dirlik, düzen ve huzur, kuşkusuz karı-kocanın anlaşmasına ve uyuşmasına bağlıdır. Sevgi-saygı, anlaşma ve uyuşmada birinci koşul olmasına rağmen tek başına yeterli değildir. Güzel geçinmeyi herkes arzulamasına arzular da bunun için özel bir çaba sarf etmez. Güzel geçim dediğimiz kavram kendiliğinden olmuyor, başta gayret, özveri, sabır ve bilinçlenme gibi fedakârlıklar istiyor.

Eşlerin birbirinden beklentileri ilişkilerinin gerçekliğine uygun olmalıdır. Eğer beklentiler hayal üzerine kurulmuşsa ilişkide yaşanan sevgi ve saygının zamanla azalması kaçınılmazdır. Bunun için her fert yaşadığı ülkenin sosyolojik gerçeklerini bilmeli ve kendini genel kültür seviyesinde yetiştirmelidir. Bilginin, teknolojinin ve kitle iletişimin yaygın olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bilgisiz, programsız ve tedbirsiz hiçbir şey olmuyor. Ezbere hareket edenler, özellikle evlilik gibi ömür boyu süren bir hayat için olayları kendi akışı içinde bırakanlar, hayat seline kendilerini kaptırır ve nereye sürüklenecekleri hiç belli olmaz...

Ne pahasına olursa olsun hayatın asgari bilgilerini öğrenme ve bilinçli hareket etme mecburiyeti vardır. Bunun için okula veya kurslara gitmeye de gerek yoktur. Kendi kendinize kitabi bilgilerle, seminerlerle ve diğer girişimlerle bu genel kültür bilgilerini öğrenme imkânınız her zaman vardır.
Güzel geçim için 5 ana ilke!

Güzel geçimle ilgili pek çok ilkeler ve yöntemler sıralanabilir. Bu ilkeleri ve yöntemleri bu çalışmamızda enine boyuna ortaya koyacağız. Burada vurgulamaya çalıştığımız beş ana ilke, anlatacaklarımızın özünü kapsıyor. Zaten bu beş ana ilke olmadan ve de benimsenmeden, diğer ilkelerin yeterince etkili olamayacağı kanaatindeyiz.

1) Dürüstlük!

Birincisi; "dürüstlük" ilkesidir. Gerçek birey ve kişilikli insan olmanın  en önemli ilkesi dürüst olmaktır. Evliğin ve ailenin temel ilkesi de aynı şeye dayanıyor. Sahteciliğin, ikiyüzlülüğün, yalancılığın ölçüsüzce yaşandığı bir çağda yaşıyoruz. Birçok değerler yozlaştı ama az da olsa, ilkeli dürüst insanlar hâlâ var.  Bu insanlar olmasa evlilik, aile, çoluk-çocuk, anne-baba ve karı-koca kutsallıklarını koruyabilirler miydi?

Dürüstlüğün, güvenin ve içtenliğin olabilmesi için eşler maske takmadan oldukları gibi sözü ile özü aynı olan davranışlar ve konuşmalar içerisinde olmak zorundadırlar.

Mevlâna hazretlerinin dediği gibi; "Ya olduğun gibi görünün, ya da göründüğün gibi ol" düsturunu çiftler uyguladıklarında, evlilik hayatındaki güzel geçim kendiliğinden gelir.

2) Kabullenme!


İkincisi; "Kabullenme" ilkesidir. Eşinizin olumlu ve olumsuz yönlerini araştırıp öğrendikten sonra, her şeyi ile onu kabullendiğinizde pek çok sorunun önünü kesmiş olursunuz.

İnsan düşünen bir varlık olduğundan her şeyi kabullenmesi elbette beklenemez. Bu durumda eşinizin olumlu gördüğünüz davranışlarını takdirle karşılamanız; olumsuzluklarını da makul bir şekilde güzel bir dille açıklamanız lâzım.

Burada dikkat edilecek husus, işi çatışmaya ve gerilime vardırmadan sakin bir dille eşinize düşüncenizi inandırabilme becerinizi sergilemeniz önemli. İletişim dilinin önemi de işte buradan geliyor.

3) Dinlenme!

Üçüncüsü; "Dinleme" ilkesidir. Eşinize değer vermenin onu önemsemenin en belirgin davranışlarından biri de onu aktif bir şekilde dinme becerinizi göstermenizdir. Dinleme becerisi başlı başına bir sanattır. Çünkü aktif dinleme becerisi içerisinde; iletişim, empati, tahammül, kabullenme, sabır, sevgi-saygı ve duygusal zekâ gibi kavramlar vardır.

Dinlemek sadece muhatabınızın söylediklerini anlamak değil, aynı zamanda söyleyemediklerini de anlayabilme sanatıdır. Anlamak ve anlaşılmak, kaliteli bir evlilik için olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Aynı zamanda bu davranış insani bir ihtiyaçtır.

Kısaca dinlemenin olmadığı yerde anlaşma ve anlaşılma olamayacağından güzel geçinmenin olmayacağı da ortadadır.

4) Tartışmama

Dördüncüsü; "Tartışmama" ilkesidir. Bütün tartışmaların ve kavgaların temelinde "ben haklıyım, ben doğruları savunuyorum" duygusu yatar.

Bunu ispat edebilmek için insan zekâsını, becerisini, hatta fiziksel gücünü ortaya koymaya kalkar. Bu durumda da tartışmaların ve kavgaların ardı arkası hiçbir zaman kesilmez. Böyle bir durumda kazanan taraf olmayacağından her iki taraf da kaybeder. Oysa kendi kendinize soracağınız şu soru problemi ortadan kaldıracaktır. " Haklı olmak mı önemli, yoksa mutlu olmak mı?"

Tabi ki akıl-mantık sahibi insan, mutluluğu tercih eder.

Bütün çiftler şunu bilmeli. Karı-koca arasında, hak-hukuk kavgası olmaz. Ortak yaşam içerisinde bazen haklılık, bazen haksızlık bazen tartışma, bazen kızgınlıklar olabilir.

Hayatın akışı içerisinde bunlar doğal davranışlardır. Doğal olmayan bunların sürdürülmeleri ve kişiselleştirilmeleridir. Başka bir ifadeyle evliliğin ve hayatın tuzu biberidir bunlar. Yukarda da belirttiğimiz gibi "kabullenme" olduktan sonra, bu tür tartışmalar hayatınıza canlılık kazandırır.

5) Dengeleri sağlama!


Beşincisi; "dengeleri sağlama"  ilkesidir. Evlendiğinizde yalnız eşinizle evlenmiyorsunuz, aynı zamanda eşinizin ailesi ve akrabalarıyla da evleniyorsunuz. Anne- babanız bir iken iki oluyor akrabalarınız iki-üç ve daha fazla oluyor. Bu kalabalıklar arasında dengeleri sağlamak öyle kolay olmuyor tabi... Biraz eşinizin annesine yakınlık gösterseniz kendi anneniz alınıyor, hiç bir tarafa meyletme şansınız yok. Güzel geçinebilmek için bir diplomat gibi hareket etme mecburiyetiniz vardır.

Annenize-babanıza veya akrabalarınıza karşı taraf olursanız, aynı şekilde eşiniz de kendi ailesinin tarafını tutacaktır. Bu taraf tutmalar ilerde "rekabete" giderek de "çatışmalara" ve "geçimsizliklere" yol açacağı da ortadadır.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır?
« Posted on: 21 Eylül 2019, 18:25:54 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır? rüya tabiri,Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır? mekke canlı, Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır? kabe canlı yayın, Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır? Üç boyutlu kuran oku Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır? kuran ı kerim, Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır? peygamber kıssaları,Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır? ilitam ders soruları, Güzel geçinmeye neden ihtiyaç vardır?önlisans arapça,
Logged
12 Kasım 2010, 07:34:41
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« Yanıtla #1 : 12 Kasım 2010, 07:34:41 »

Çok önemli ve gündemden düşmeyen bir konu paylaşmışsınız Kardeşim  malasef bunlar yaşanıyor Rabbim karşılıklı uygulatanlardan eylesin...

Güzel geçinmeyi herkes arzulamasına arzular da bunun için özel bir çaba sarf etmez. Güzel geçim dediğimiz kavram kendiliğinden olmuyor, başta gayret, özveri, sabır ve bilinçlenme gibi fedakârlıklar istiyor.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &