๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ => Sizden Gelenler( Aile Hayatı ) => Konuyu başlatan: Sefil üzerinde 04 Ekim 2012, 16:18:42



Konu Başlığı: Anneden mahrum büyüyen çocuklar
Gönderen: Sefil üzerinde 04 Ekim 2012, 16:18:42

Anneden mahrum büyüyen çocuklar

Modern hayatın, karşımıza çıkardığı sorunlardan biri de, çalışan annenin çocuğu ile ilgili çıkmazlarıdır. İki yaşındaki bebeğini bakıcıya terk edip işine giden anne çocuğundan uzak kalıyor.

Bebek için en uygun besin anne sütüdür. Çalışan anneler nasıl olsa hazır mamalar var diye düşünerek çocuğun bu ihtiyacını ciddiye almayabiliyorlar. Oysa emzirme sadece çocuğun karnını doyurmak değildir anne bu yolla bebeğine senin yanındayım duygusu da veriyor. Annelerin büyük çoğunluğu bebeğinin bakımıyla kendileri ilgilenmek istiyorlar ancak hayat şartları buna elvermiyor. İşimi kaybederim korkusu ile hareket eden anne çocuğunu bırakı evinden çıkıyor.

Anne ikinci bebek konusunda tereddüt ediyor nasıl bakabilirim düşüncesi ile anneliği erteliyor. Yaşadığımız hayat yoğun bir tempo ile geçiyor. Hafta sonu tatillerinde anne çocuğu ile ilgilenmeye çalışıyor ama çocuk uzun süre anneden ayrı kaldığından hep kaybetme duygusu ile yaşıyor.

Kadın iş hayatına devam etmek istiyorsa çocuğunun bakımı ile işi arasında tutarlı bir denge kurmalıdır.
Geniş aile ortamında çocuk

Geleneksel bağları kuvvetli ailelerde büyüyen çocuklar, daha güçlü ve sağlıklı bir benlik yapısına sahip oluyorlar. Çünkü çocuk burada duygusal olarak yoğun bir alış veriş içinde oluyor ve büyüklerin desteğini alıyor. Buradaki destek, çocuğun güven duygusunu geliştiriyor,  ona aidiyat duygusu veriyor. Ancak buna karşın, bu çocuklar büyüklerin koruyuculuğu altında yaşadıklarından arkadaş ilişkilerinde ya da sosyal yaşamlarında istedikleri gibi davranamıyorlar. Bu durumda onları destekleyen büyükler, çocuğun deneme yanılma yöntemi ile hayatı tanımasına fırsat vermeli aşırı koruyucu olmaktan vazgeçmelidirler.
Değişen aile ilişkileri

Yakınlarının ilgi ve desteğinden mahrum büyüyen çocuklar vakti internet başında geçiriyor

Sanal arkadaş ilişkileri gün geçtikçe artıyor

Çocuklar dışarıda kendilerini bekleyen tehlikelerden haberdar olamıyor ve tuzağa düşebiliyorlar.

İnsani değerler zayıflıyor ve gençler aileden bağımsız hareket ediyorlar.

Toplumdaki suç oranı her geçen gün biraz daha artıyor

Çalışan annelerin çocukları aile ile yakın ilişkiler kuramıyor

Gençler yanlış arkadaş kurbanı oluyorlar

Karı koca arasındaki dayanışma ruhu zayıflıyor

Anne babalar çıkar odaklı çocuklar yetiştiriyorlar

Modern zihnin temelleri ailede atılıyor.
İslam'da çocuk hakları

Anne baba hakları sık sık dile getirilir ve evlatlara tavsiyeler yapılır. Ancak, dinimiz anne baba hakkını koruduğu gibi çocukların hakları üzerine de vurgu yapar.  Bu nedenle her anne baba şunları bilmelidirler:

Çocuğun Allah'ın bir lutfu olduğunu kabul etmek.

Çocuğa anlaşılır bir isim koymak

Çocuğun hayatını korumak

Helal rızıkla beslemek

Rûhumuzun ve bedenimizin gelişiminde en temel unsur, helâl lokmadır. Bu, çocuğun babası üzerindeki en önemli haklarından biridir. Bu sebeple hadîs-i şerîfte:

"Çocuğun babası üzerindeki haklarından birisi de onu yalnızca temiz şeylerle rızıklandırmasıdır." buyurulmuştur.

Terbiye edilme, beslenme giyinme ve korunma hakkı

Anne baba ayaklarının üzerinde duruncaya kadar çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamakla sorumludur.
Güzel terbiye edilme hakkı

Âyet-i kerîmede buyrulur:

"Ey îmân edenler! Nefislerinizi ve âilelerinizi, yakıtı taşlar ve insanlar olan ateşten koruyun!" (et-Tahrîm, 6)

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de buyurmuştur:

"Bir baba, evlâdına güzel terbiyeden daha güzel bir mîrâs bırakamaz!"

Çocuklar arasında eşit muamele etmek: Hazreti peygamber, çocuklar arasında adil muamele edilmesini kuvvetle tavsiye etmiştir.

Bir gün sahabeden Numan bin Beşir -radıyallâhu anh-, çocuklarından sadece birisine bağışta bulunmuş, diğer evladını ise bundan mahrum bırakarak, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem'in de bu bağışa şâhit olmasını istemişti.

Efendimiz sallâllâhu aleyhi ve sellem ise ona:

"-Çocuklarının arasını eşit tut! Bunu geri al! Beni şâhit kılma; ben cevre (zulme) şehâdette bulunmam. Bu doğru değil, ben ancak hakka şehâdet ederim."  buyurmuştur.