ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Siyer-i Nebi > İftira
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İftira  (Okunma Sayısı 1079 defa)
06 Mart 2010, 14:42:26
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 06 Mart 2010, 14:42:26 »



İftira

Medine´ye döndükten kısa bir süre sonra Aişe (r.a) hastalandı. O zamana kadar, münafıkların O ve Safvan´la ilgili söyledikleri dedikodular tüm şehre yayılmıştı. Çok az kişi bunu ciddiye alıyordu. Bu olayı ciddiye alanlar arasın­da Muttalib kabilesinden kuzeni Misten de vardı. Fakat inansın, inanmasın ondan başka herkesin söylenenlerden haberi vardı. Bununla birlikte O Peygamber´de (s.a.v.) ken­disine karşı bazı değişiklikler olduğunu hissediyordu. O, kendisine diğer hastalıklarında gösterdiği sevgi ve şefkati göstermiyordu. Odaya gelir ve tedavi edenlere: «Bugün hepiniz nasılsınız?» der, onu da diğerleri araşma katardı. Buna çok üzülen, fakat gururu nedeniyle şikâyet edeme­yen Aişe (r.a) annesinin evine gidip orada tedavi olmak için Peygamber (s.a.v.)´den izin istedi. Peygamber. "Nasıl is­tersen" dedi.

Neler olduğunu Aişe´nin kendi ağzından öğrenelim: «Neler söylendiğinden habersiz bir şekilde annemin evi­ne gittim ve yirmi gün içinde hastalığım geçti. Bir akşam Misteh´in annesi ile dışarı çıktık "Onun annesi, babamın annesi ile kardeşti". Yanımda yürürken: «Misteh tökez­lesin» diye bağırdı. Ben: «Allah aşkına ne diyorsun?» dedim «Bedir´de savaşmış olan bir Muhacir hakkında böyle konuşmak kötü bir şeydir». O: «Ey Ebu Bekir´in kızı,» dedi, «nasıl olur da haberler sana ulaşmaz?» «Hangi haberler?» dedim. Bana iftiracıların neler söylediklerini ve bunun nasıl halkın ağzında dolaştığını anlattı. «Bu nasıl olabilir?» dedim. Onun cevabı şu oldu: «Gerçekten olan bu!» Göz­yaşları içinde eve döndüm. Gözyaşlanmın ciğerimi çatlat­tığını hissedene dek ağladım. Anneme: «Allah seni affetsin!» dedim. «Herkes neler söylüyor da, sen bana bir tek keli­me bile söylemiyorsun.» Annem: «Kızım, bunu bu kadar ciddiye alma. Çünkü kendisini seven bir koca ile evlenen çok az güzel kadın vardır ki kumaları onun hakkında de­dikodu çıkarmasın ve diğerleri de böyle şeyler söylemesin» dedi. Bunun üzerine bütün gece uykusuz kaldım ve sürekli ağladım.»[1].

Fakat gerçekte, Peygamber (s.a.v)´in hanımları ara­sında ne kadar kıskançlık olursa olsun hanımların hepsi de dindardı ve hiçbiri bu iftiraya katılmadı. Aksine, hepsi Aişe´yi desteklediler ve hakkında iyi konuştular. Peygam­ber (s.a.v.)´in ev halkına yakın olanlardan en çok suçlu olanı Zeyneb´in kızkardeşi Hanme -Peygamber´in kuzeni-İdi. O kızkardeşinin daha da gözde olmasını sağlamak için Aişe (r.) hakkındaki iftirayı yayanlar arasındaydı. Genel­de herkes Zeyneb´in de buna yardımcı olduğunu düşü­nüyordu, fakat Aişe (r.a) için, Zeyneb (r.a) Peygamber (s. a,v.)´in en gözde hanımlarından biriydi. Zeyneb, kardeşi­nin kendi adına yaydığı kötü şeylerden daha sonra da çok muzdarip oldu. Misteh´in yanısıra iftiraya katılanlardan biri de şair Hasan Ibn Sabit idi. Geri,planda ise bu iftira­yı başlatan îbn Ubey ve diğer münafıklar yer alıyordu.

Peygamber (s.a.v.) bu konuda bir vahiy gelmesini bek­liyordu. Fakat hiçbir şey gelmeyince, hanımlarını ve yakın olan diğerlerini sorguya çekti. Hemen hemen Aişe ile ay­nı yaşta olan Üsame, onu savundu ve: «Bu bir iftira. Biz onun hakkında iyilikten başka birşey bilmiyoruz» dedi Annesi Ümmü Eymen (r.a) de onu savundu. Hz. Ali ise şöy­le dedi: «Allah seni sınırlamadı, ondan başka pekçok ka­dın var. Onun hizmetçisini sorguya çek, gerçeği ondan öğrenebilirsin.» Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) Bureyre´ye haber gönderdi ve: «Ey Bureyre, şimdiye kadar Aişe´de, ondan şüphelenebileceğin hiçbir hareket gördün mü?» diye sordu. Bureyre bu soruyu şöyle cevapladı: «Seni Hak´­la gönderene yemin olsun ki, onun sadece iyiliğini biliyo­rum. Eğer aksi olsaydı Allah, Rasulüne bunu bildirirdi. Aişe´de hiçbir kusur bulamam. O daha küçük bir genç kız. Onda gördüğüm tek hata her seferinde uyardığım hal­de, ben hamur yoğurduktan sonra ona hamuru beklemesi­ni ögütlediğim halde, onun uyuyakalması ve küçük kuzusu­nun gelip hamuru yemesidir.»

Peygamber (s.a.v.) Mescid´e gittiğinde minbere çıktı ve Allah´a hamdettikten sonra şöyle dedi: Ey insanlar, ailem hakkında, doğru olmayan şeyleri söyleyerek beni in­citen insanlar için ne dersiniz? Allah´a yemin olsun ki ben ailemde ve onların konuştuğu kişilerde iyilikten başka bir şey görmedim. Onlar yanlarında ben olmaksızın evle­rimden hiçbirine girmezler.» Peygamber (s.a.v.) konuşma­sını bitirir bitirmez, Useyd ayağa kalktı ve «Ey Allah´ın Basulü, eğer o dediklerin Evs´ten iseler biz onlara had­lerini bildiririz; eğer onlar Hazreç kabilesinden kardeşle­rimiz ise bize emir ver de başlarını keselim» dedi. O sö­zünü bitirmeden, Sa´d tbn Ubade (r.a), ayağa kalkmıştı, çünkü iftirayı ilk başlatanlar ve Hassan bin Sabit (r.a) Hazrettendiler. «Allah aşkına, yalan söylüyorsun» dedi Sa´d. «Sen onları öldürmeyeceksin, öldürmezsin de. Onlar senin kabilenden olsaydı böyle konuşmazdın.» «Useyd: «Asıl yalan söyleyen sensin. Onları öldüreceğiz. Sen de münafıkların tarafını tutan bir münafıksın.» dedi. İki ka­bile de ayaklanmış, birbirine girmek üzereydi. Fakat Pey­gamber (s.a.v.)  onlara sakin olmalarını söyledi ve min­berden inerek onları teskin edip evlerine gönderdi.

Eğer Aişe (r.a) Peygamber (s.a.v.) ´in kendisini topluluk içinde minberden savunduğunu bilseydi, bu kadar üzül­mezdi. Fakat o zaman için bu konuda birşey bilmiyordu. O sadece Peygamber (s.a.v.)´in kendisi ile ilgili etrafın­dakilere sorular sorduğunu biliyordu. Aişe, bunun Peygam­ber (s.a.v.)´in kesin bir tutum ortaya koymaması anlamına geldiğini düşünüp üzülüyordu. Aişe (r.a) ondan, kendi için­dekileri okumasını beklemiyordu, çünkü o Peygambere gayb haberlerinin Allah tarafından bildirildiğini biliyordu. O: «Ben sadece Allah´ın bana bildirdiklerini bilebilirim» derdi. O insanların düşüncelerini okumazdı. Fakat Aişe, (r.a) kendisinin Peygamber´e karşı bağlılığının, suçlandığı şeyi yapmasını imkansız kılacak denli büyük olduğunu onun bilmesini bekliyordu.

Her ne olursa olsun, sadece onun, Aişe (r.a) ve Safvan (r.a)´ın masum olduğuna inanması yeterli değildi. Me­sele çok ciddiydi ve onların suçsuz olduğunu tüm topluma ispat edecek bir delile ihtiyaç yardı. Bu konuda en az yardım eden de Aişe idi. Artık onun bu süregelen sessizliği sona ermeliydi. Onun söyleyeceği hiçbir şey bu meseleyi çözmeye yetmezdi. Fakat Kur´an, nüzulü sırasında sorulan sorulara cevap vereceğini vadediyordu (Maide: 105) Bu kez Peygamber (s.a.v.) sadece vahiyle bir cevap gelsin di­ye birçok kişiye aynı sorulan sormuştu. Fakat belki de bu sorunun, meseleyle en yakından ilgili olan kişiye sorul­ması gerekiyordu.

Aişe (r.a): «Ben ailemle beraberdim» dedi «iki gece ve bir gün boyunca sürekli ağlamıştım. Onlar benimle birlik­te otururken Ensar´dan bir kadın bize katılmak için izin istedi. Ben girmesine izin verdim, o da oturdu ve benimle birlikte ağladı. Daha sonra Peygamber (s.a.v.) gelip otur­du. İnsanlar benim hakkımda konuşmaya başladığından beri hiç benimle oturmamıştı. Olaydan bu,yana bir ay geç­mişti, semadan da hiçbir haber gelmiyordu. Allah´tan baş­ka ilâh yoktur diye şehadet getirdikten sonra bana şöyle dedi: «Ey Aişe, bana seninle ilgili şunları şunları söyledi­ler. Eğer sen masumsan, Allah senin masum olduğunu açıklar. Eğer yasak olan şeyi yaptıysan Allah´tan bağışlan­ma dile ve tevbe et! Çünkü, kul eğer, hatasını itiraf edip tevbe ederse Allah ona merhamet eder.» O konuşmasını bitirdiğinde gözyaşlarını dinmişti. Babama, «Benim adıma Allah´ın Resulüne cevap ver» dedim. Babam: «Ne söyleye­ceğimi bilmiyorum» dedi. Anneme sorduğumda, o da aynı şeyi söyledi. Ben ise daha küçük genç bir kızdım ve Kur´an´dan ezberim çok değildi. Bu nedenle şöyle dedim: «însanların benim hakkımda söylediklerini duyduğunu ve on­ların senin kalbinde yerleşip, senin de onlara inandığını biliyorum. Eğer size masum olduğumu söylesem ki Al­lah benim masum olduğumu biliyor bana inanmayacak­sınız. Fakat eğer Allah´ın masum olduğumu bildiği şeyi yaptığımı ikrar etsem bana inanırsınız.» Daha sonra Yakup ismini hatırlamak için zihnimi yokladım, fakat hatırlayamadim. Bu nedenle şöyle dedim: «Fakat ben Yusuf´un babasının dediği gibi diyeceğim:

«Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardtm istenecek olan Allah´tır» (Yusuf: 18)

Sonra yatağıma gittim ve Allah´ın benim suçsuz oldu­ğumu bildireceğini ümit ederek uzandım. Benim hakkım­da vahiy inmesini beklemiyordum. Çünkü adım Kur´an´da zikredilecek kadar değerli olmadığımı düşünüyordum. Fa-Kat Peygamber (s.a.v.)´in rüyasında benim suçsuz olduğu­ma işaret eden birşeyler görmesini bekliyordum.

O bizimle oturmaya devam etti ve bizler de yanında iken ona vahiy geldi: Böyle zamanlarda kendisinde meyda­na gelen kasılma yine başlamıştı ve bir kış günü olmasına rağmen üstünden terler boşanıyordu. Bu baskıdan kurtul­duğunda memnun bir sesle: -Ey Aişe, Allah´a hamdet, çün­kü O senin masum olduğunu açıkladı» dedi. Annem de ba­na: «Kalk, ve Allah´ın Rasulüne git» dedi. Ben- «Hayır, Allah´a andolsun kalkıp ona gitmeyeceğim ve Allah´tan başka da lürnseye hamdetnıeyeceğim» dedim[2].

İnen âyetîer şunlardı

«Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içi­nizden birlikte davranan bir topluluktur... O durumda siz onu (iftirayı) dillerinize aktardınız ve hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylediniz ve bunu da kolay sandınız; oysa O Aüah katında çok büyüktür. Onu işittiğiniz zaman: Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah´ım) sen yücesin, bu, büyük bir iftiradır» demeniz gerekmez miydi? Eğer iman edenlerden İseniz bu­nun gibisine bir daha dönmemeniz İçin Aüah size öğüt vermekte­dir.» (Nur: 11, 15-17)

Yeni inen vahiy, zina sorununun aslını anlatıyor ve zi­na cezası ile birlikte şerefli kadınlara iftira atanların kır­baçlanması gerektiğini de bildiriyordu. îftirayı açıkça ya­yan ve´ suçlarını itiraf eden Misten, Hasan ve Hamn...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İftira
« Posted on: 17 Ağustos 2019, 18:27:03 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İftira rüya tabiri,İftira mekke canlı, İftira kabe canlı yayın, İftira Üç boyutlu kuran oku İftira kuran ı kerim, İftira peygamber kıssaları,İftira ilitam ders soruları, İftira önlisans arapça,
Logged
16 Ocak 2016, 21:46:48
Ramazan.
Forum Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6.353



« Yanıtla #1 : 16 Ocak 2016, 21:46:48 »

Es Selamün Aleyküm . İftira büyük günahlardandır . Çünkü küçük bir iftira büyük olaylara sebep olabilir ve iftiraya uğrayan kimse iftira yüzünden üzülür ve incilir .
Rabb'im bizleri iftiralardan korusun .

Allah cc razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
16 Ocak 2016, 22:34:58
Zehra 8/C
Öğrenci Grubu
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 288


« Yanıtla #2 : 16 Ocak 2016, 22:34:58 »

Iftira cok kotu birşeydir çünkü bir iftira bir sürü kötü olayın gerçekleşmesine neden olur. Rabbim bizleri iftiradan korusun. Rabbim paylaşim icin Razi olsun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
16 Ocak 2016, 23:04:06
Fatma Karadere
Öğrenci Grubu
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 459



Site
« Yanıtla #3 : 16 Ocak 2016, 23:04:06 »

İftira çok günahtır.Bir olayı bilmeden başkasını suçlamaktır.Bu dünyada hiç kimsenin günahını almamalıyız.Durduk yere iftira ve yalan söylemek boşa insanları kandırmaktır.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

fatma karadere
16 Ocak 2016, 23:06:40
Alican B8

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3.409


Site
« Yanıtla #4 : 16 Ocak 2016, 23:06:40 »

İftira çok ama çok kötü bir şey ve çok büyük günahtır. Çünkü en küçük bir iftira bile çok büyük olaylara sebep olur. Ve iftira atılan kimse çok üzülür. Bizler bilmediğimiz bir şey için başkasını suçlamamalıyız. Çünkü bu eğer yanlış ise iftira olur. Allah c.c razı olsun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &