ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Siret Ansiklopedisi > Hilm Ve Keremi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hilm Ve Keremi  (Okunma Sayısı 430 defa)
27 Temmuz 2012, 10:19:22
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 27 Temmuz 2012, 10:19:22 »



Hilm Ve Keremi

Pekçok mümtaz sahabe tarafından Rasûlullah'ın davranışlarında çok nâzik, saygılı ve in­ce olduğu rivayet edilmiştir. Letafet ve vakar ile konuşurdu ve yüzünden tebessüm eksil­mezdi. Hiç kimsenin kalbini kırmamış, duy­gularım incitmemiştir. Enes, Rasûlullah 'ın hastaları ziyaret ettiğini, cenazelerine katıldı­ğını, bir kölenin dâvetine icabet ettiğini ve hurma liflerinden bir yular kullanarak merke­be bindiğini rivayet etmiştir (İbn-i Mace ve Beyhaki).

Abdullah b. Haris b. Suca, Allah'ın Rasûlü kadar mütebessim bir kimse görmediğini ri­vayet etmiştir (Tirmizi). Allah'ın Rasûlü'nün ne kadar sabırlı ve geniş gönüllü olduğunu anlatan Enes rivayetinde şöyle diyor: "On yıl Rasûlullah'ın hizmetinde bulundum. Hiçbir zaman yaptığım ve yapmadığım bir şeyden dolayı beni azarlamadı, öf bile demedi." (Bu­hari ve Müslim).

Ebu Hureyre Allah'ın Rasûlü'nden müşriklere lanet etmesi istendiğinde; "Ben lanet etmek üzere değil, insanlara rahmet olarak gönderil­dim." buyurduğunu rivayet etmiştir (Müslim). Hz. Aişe Rasûlullah'ın, Allah yolunda çe­kişmediği müddetçe kadın olsun, köle olsun hiçbir kimseye eliyle vurmadığını rivayet et­miştir (Müslim).

İnsanlarla karşılaştığında önce o selâm verir ve musafaha yapardı. Kendisine sık sık elle­rinde su kabları ile köleler, hizmetçiler gelir ve mübarek kılması için elini su kabına batır­masını isterlerdi. Rasûlullah onları kış sabahı olsa bile reddetmezdi (Müslim).

Bir keresinde Sa'd b. Ubâde'yi ziyarete gitti, dönüşte Sa'd, oğlu Kays'a Rasûlullah'a refa­kat etmesini söyledi. Rasulullah, Kays'a deve­sine binmesini söyledi. Fakat bunu Nebi'ye hakaret kabul eden Kays binmeyi reddetti. O da, deveye binmesini ya da geri dönmesini söyleyince, Kays geri döndü (Ebu Davud).

Rasulullah'in mümtaz sahabelerinden Utbe b. Mâlik görme hassasını kaybediyordu. Rasulullah'dan evine gelip kendisine na­maz kıldırmasını ve kendisinin bu yeri namazgah ittihaz edeceğini söyledi. Ertesi gün, Rasulullah sabah namazından sonra Hz. Ebu Bekr'le beraber Utbe b. Mâlik'in evi­ne gitti. Evin neresinde namaz kılmasını iste­diğini sordu ve orada iki rekat namaz kıldı. Namazdan sonra yemek için alıkondu. Rasûlullah'ın teşrifini duyan o yörenin ahalisinden pek çok kimse de Utbe b. Mâlik'in evine gelmişti. Hep birlikte yemek yendi (Buhari).

Hicretten sonra, önceleri muhacirler ensarm evine misafir olarak onarlık gruplar halinde dağıtılmışlardı. Mikdâd b. el-Esved kendisi­nin Rasulullah'ın grubunda olduğunu nakletmiştir. Bu evde, sütleri ile evin geçiminin sağlandığı bir kaç keçi vardı. Keçiler sağıldığında herkes kendi payına düşen sütü içer, Hz. Peygamber'in payı kâsede kalırdı. Bir gece Hz. Peygamber eve geç geldi. Herkes kendi payına düşen sütü içmiş ve yatmıştı. Hz. Peygamber eve geldiğinde kâseyi boş buldu, fakat sesini çıkarmadı. Sonra şöyle bu­yurdu: "Ey bugün beni doyuran Allah'ım, on­ları da doyur." Daha sonra Mikdâd kalktı ve keçilerin birini kesip Hz. Peygamber için etini pişirmek istedi. Fakat O engel oldu. Bu defa keçi ikinci defa sağıldı; Hz. Peygamber çıkan sütü içti ve kimseye tek bir söz söy­lemeden yatağına gitti (Ahmed).

Ebu Şuayb Ensarî'nin kasap olan bir kölesi vardı. Bir gün Ebu Şuayb Hz. Peygamber'e gittiğinde onu ashabıyla oturuyor buldu. Açlığın etkisi yüzlerinde görülüyordu. Ebu Şuayb kölesine beş kişilik yemek hazırlamasını söyledi. Yemek hazır olduğunda Hz. Peygamber'i ve beraberindekileri evine davet etti. Yol­da kendilerine bir kişi daha katıldı. Hz. Pey­gamber bu kişi için izin istedi. Ebu Şuayb da kabul etti. Bu altı kişi Ebu Şuayb'ın evine gittiler ve yemeklerini yediler (Buhari).

Bir keresinde Ukbe b. Âmir Hz. Peygamber'e refakat ediyordu. Bir vadiden geçerlerken de­veyi sürmekte olan Hz. Peygamber Ukbe'ye deveye binmesini teklif etti. O ise, Hz. Peygamber yürürken binmeyi saygısızlık sa­yarak bunu kabul etmedi. Hz. Peygamber ona ikinci kez teklifte bulunup aşağı inince Ukbe de deveye bindi (Nesei). Çeşitli toplan­tılarda arzu edilmedik bazı olaylar olurdu, fa­kat Hz. Peygamber bunları müsamaha ile karşılar, şikâyetçi olmazdı. Zeyneb binti Cahş ile evliliği münasebeti ile verdiği velime ye­meğinde misafirlerin çoğu gece geç vakte ka­dar kalarak aralarında konuşmaya devam et­mişlerdi. Bu hâl Peygamber'e büyük ters­lik ve güçlük çıkarmıştı. Fakat yine de onlara karşı tek bir söz bile söylemedi. Bunun üzeri­ne, insanları Hz. Peygamber'in evinde gerek­siz yere geç vakitlere kadar oturmaktan bahseden âyet nazil oldu (24: 27-28). Sözkonusu vahiyde Allahu Teâlâ müslümanlara birbirle­riyle ilişkilerinde daha nâzik ve kibar olmayı öğretiyordu. Hz. Peygamber ve beraberin­dekiler Huneyn gazvesinden dönerken namaz vakti geldi. Her zamanki gibi durdular. Müez­zin ezanı okudu. Henüz İslâm'ı kabul etme­miş bulunan Ebû Mahzûre ve arkadaşları eza­nı tuhaf karşıladılar. Hz. Peygamber onla­rı çağırdı ve hepsine ezan okuttu. Ebû Mahzûre'nin sesi güzeldi. Sesi Hz. Peygam­ber'in hoşuna gitti, onu yanına çağırarak saçını ikiye ayırdı ve hayır duada bulundu. Sonra ezanı ta'lim ettirdi ve onu aynı şekilde Kabe'de okumasını söyledi (Darekutni).

İhad b. Şarcil bir sahabe idi. Medine'de kıtlık olduğu bir sene açlıktan bir bahçeye girmiş ve bir şeyler yedikten sonra elbisesine de biraz meyve koymuştu. Bahçenin sahibi onu yakaladı, dövdü ve elbiselerini çıkardı. Şarcil bunu Hz. Peygamber'e şikâyet ettiğinde bahçenin sahibi de yanında idi. Hz. Peygam­ber bahçenin sahibine doğru bakarak, "o cahildi, Öğretmeliydin; o açtı, doyurmalıydın" buyurdu. Bunu söyledikten sonra elbiselerini iade etmesini ve ayrıca 60 sa' buğday verme­sini istedi. (Ebu Davud).

Bir kişi hakkında bir şeyden hoşlanmadı mı, bundan o şahsın Önünde bahsetmezdi. Bir ke­resinde Hz. Peygamber'in yanma, elbisesi­ne safran boyası sürülmüş bir adam geldi ve bir müddet oturduktan sonra gitti. Hz. Pey­gamber orada bulunanlara, giden kişiye el­bisesindeki safranı yıkamasını söylemelerini tembihledi (Ebu Davud). Bir keresinde bir adam Hz. Peygamber'in yanma girmek İçin izin istedi. O, kabilesinin iyi bir ferdi de­ğildi, fakat Hz. Peygamber onu kabul etti ve ona yumuşak sözler söyledi. Aişe buna şa­şırdı; adam gittiğinde Hz. Peygamber'e adama yumuşak konuştuğundan dolayı onu iyi bir adam olarak mı bildiğini sordu. RasûluUah; "Allah katında insanların mevkii yönünden en şerlisi, çirkin ve kaba sözlerden dolayı insanların kendisini yalnız bıraktığı kimsedir." buyurdu (Buhari ve Ebu Davud).

Rasûlullah'ın meclisi devamlı kalabalık ol­duğundan sonradan gelenlere yer kalmazdı. Sahabe, O'na yakm yerleri de çabucak doldu­rurdu. Bundan sonra gelenler için ise Rasûlullah kendi hırkasını yere sererdi. Bir defasında Cir'âne denilen yerde insanlara et dağıtırken Rasûlullah'ın yanına bir kadın geldi. Rasûlullah ona büyük hürmet gös­terdi ve oturması için hırkasını serdi, kadın da oturdu. Hadiseyi rivayet eden onun Hz. Pey­gamber'in süt annesi olduğunu nakletmek­tedir. (Ebu Davud). Bir keresinde Hz. Pey­gamber otururken süt babası geldi. RasûluUah elbisesinin bir tarafını serdi, süt babası onun üzerine oturdu. Sonra süt annesi geldi, elbisesinin diğer tarafını da ona serdi. Süt annesi de oraya oturdu. Sonra, süt kardeş: geldi. Rasûlullah onun için kalktı, onu da önüne oturttu (Ebu Davud).

Bir keresinde Ebu Zer'e haber gönderdi, fakat evinde yoktu. Bir süre sonra çıkıp geldi. O es­nada Hz. Peygamber dinleniyordu. Fakat Ebu Zer'i görünce kalktı ve onu kucakladı (Ebu Davud).

İnsanlarla karşılaştığında ilk selâmı Hz. Pey­gamber verirdi. Yolda yürürken kadın, er­kek, çocuk karşılaştığı herkes ile selâmlaşırdı. Bir keresinde Müslümanlarla münafıkların bir arada oturdukları bir yerden geçiyordu. Ora­dakilerin hepsine "Selamûn Aleykûm" dedi (Buhari).
'


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hilm Ve Keremi
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 00:26:00 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hilm Ve Keremi rüya tabiri,Hilm Ve Keremi mekke canlı, Hilm Ve Keremi kabe canlı yayın, Hilm Ve Keremi Üç boyutlu kuran oku Hilm Ve Keremi kuran ı kerim, Hilm Ve Keremi peygamber kıssaları,Hilm Ve Keremi ilitam ders soruları, Hilm Ve Keremiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &