ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Siret Ansiklopedisi > Ekonomik Farklılıklar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ekonomik Farklılıklar  (Okunma Sayısı 437 defa)
21 Haziran 2012, 17:47:42
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 21 Haziran 2012, 17:47:42 »



BELLİ BAŞLI ÖZELLİKLER

Ekonomik Farklılıklar
 
İslâm, toplumda bütün insanların aynı veya eşit geçim vasıtalarına sahip olması ya da ekonomik durumlarında farklılık bulunmaması tarzındaki ekonomik eşitliği savunmaz. Ekonomik eşitlik­ten çok, sosyal eşitliği destekler. Ekonomik eşitliği servetin belirli bir kesime sınırlı kalma­ması ve toplunla yayılma noktasına kadar göze­tir ve her ferdin iş bulma ve dilediği işi yapmada eşit fırsatlara sahip olmasını sağlamaya çalışır.

Ekonomik eşitlikten daha önemli olan sosyal eşitliğin sağlanmasıdır. Çünkü sosyal adalet sağlanmazsa ekonomik eşitliğe ulaşıldıktan , sonra toplumda yine sınıf sistemi ve tabaka­laşma oluşur. Bu nedenle İslâm sosyal eşitlik üzerinde ekonomik eşitlikten daha fazla ısrar et­miştir. Kur'an-ı Kerim bütün insanların bir ne­fisten yaratıldığını ve Allah indinde eşit olduk­larını belirtir: "Ey insanlar! Sizi tek nefisten (ne­fes alan candan) yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabb'inizden korkun.."(4:1). Hucurat sûresinde ise şöyle buyurulmaktadır. "Ey İnsanlar, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi kabilelere ayırdık. Allah yanında en üstün olanınız, (Allah'ın buyrukları dışına çıkmaktan) en çok korunanızdır. Allah bilendir, haber alandır." (49:13).

Kur'an'ın bu ayetlerinde ortaya konmuş olan in­sanların kardeşliği en geniş bir anlamdadır. Bu­radaki hitap genelde insanlığadır. Ve hepsi aynı ailenin üyesi oldukları için kabilelere, cemaat­lere ve aşiretlere ayrılmış olmalarının birbirle­rinden uzaklaşmaya değil birbirlerini daha iyi tanımaya sebep olması gerektiği söylenmekte­dir. Bu kardeşler (insanlık) arasında üstünlük milliyete, servete ve rütbeye değil manevi vazi­felerin dikkatle yerine getirilmesine ve ahlâki olgunluğa bağlıdır.

Cinsiyetler söz konusu olduğunda İslâm, top­lumda kadını erkekle eşit seviyeye getirmiş ve erkeklerle eşit sosyal haklar vermiştir. "Erkek veya kadından her kim inanarak iyi işlerden bir iş yaparsa, İşte böyle kimseler cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar" (4:124). Nahl suresinde de şu ayet geçmektedir. "Erkek ve kadından her kim inanmış olarak iyi bir iş yaparsa, onu dünyada hoş bir hayatla yaşatırız (daima huzur İçinde bulunur, halinden memnun olur. Ahirette ise) onların ücretini yaptıklarının en güzeliyle veririz" (16:97). Ve Ali İmran sûresinde şöyle buyrulmaktadır: "Rab'leri onlara karşılık verdi: "Ben sizden er­kek kadın hiçbir çalışanın işini zayi etmeye­ceğim. Hepbirbirinizdensiniz..." (3:195).

Ekonomik Eşitsizlik: Nefsin arıtılması ve in­san kişiliğinin geliştirilmesi için mülkiyet hakkı gereklidir. İnsana bu fıtri hak imkanları ile orantılı bir şekilde verilmelidir. Bunun oluştu­racağı tabii ekonomik eşitsizlikler ise suni ted­birlerle ortadan kaldırılmamalıdır, çünkü ha­yatın her sahasında özel mülkiyete ve ferdi teşebbüse izin veren bir toplumda zenginlik farklılıklarının olması doğaldır. İslâm özel mülkiyete izin verir. Aralarında aşılmaz bir uçurum bulunan zenginler ve fakirler sınıfı oluşturmaz. Ekonomik eşitsizliklerin makul ve tabiî sınırlar içinde kalmasını temin eder.

Adaletsiz gelir dağılımına sadece serveti yeni­den dağıtarak çare bulunabileceği söylenmek­tedir. Fakat bu düşünce komünist sistemde uy­gulanmış ve gayri tabii ve uygulanabilirlikten uzak olduğu ispatlanmıştır. Her toplumun başarısı ve ilerlemesi için insanlar arasında ye­tenek, akıl ve yeterlilik bakımından varolan ta­bii farlılıklann bir dereceye kadar onların ka­zandıklarına (maddi ve manevi) yansıması ge­reklidir. Aynca insanların işlerinin şekli, görev­lerindeki sorumluluklar, topluma sundukları hizmetler ve ekonomik ihtiyaçlarındaki farklı­lıklarında kazançlarına yansıması tabiidir. Fıtratlarında ve bunların ortaya çıkış şekillerin­de insanların yetenek ve zekâları arasında farklı­lıklar olduğu gibi benzer olarak başarılarının da aynı derecede farklı kalması kaçınılmazdır. İnsanların yetenek, zekâ ve diğer nitelikleri arasında eşitlik olamaz. Bu sebeple de ekono­mik eşitliğe imkân yoktur.

Aynca insanın nefsini arıtması ve kişiliğini ge­liştirmesi İçin bu eşitsizliklerin varlığı gerekli­dir de. Bu eşitsizlikler olmazsa İnsan nefsini a-rıtma amacına ulaşmakta önemli ve esas bir araçtan mahrum kalmış demektir. İnsan bu yüksek ideale Allah rızasından başka bir şey gözetmeden diğerlerine yardım etme yoluyla erişme konusunda serbest bırakılmıştır. İnsana sevgi, kardeşlik, karşılıklı yardım gibi asil özel­liklerini geliştirmesi İçin sonsuz fırsatlar veril­miştir. Gerçekte İslâm ferdin asil özelliklerini geliştirmesi ve kullanması için fırsatlar oluştur­mak amacıyla ve insaflı ölçüler içersinde özel mülkiyete izin vermiştir.  .

Ekonomik eşitsizlikler çağdaş sosyalistlerin sa­vunduğu gibi suni tedbirlerle yok edilirse, fer­din bu asil özelliklerini geliştirmek konusunda hiçbir şansı olmayacaktır. Ayrıca ekonomi mücadelesini sürükleyen, büyük bir unsur yok edilmiş olacaktır. Ve sonuç olarak insan kişiliğini geliştirmesi için kendisine verilen bu geniş eylem alanından mahrum bırakılmış ola­caktır.

Kur'an-ı Kerîm insanlar arasındaki ekonomik eşitsizliklerden şöyle söz etmektedir: "Dünya hayatında onların geçimliklerini biz taksim et­tik; birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ki­mine derecelerle üstün kıldı.."(43:32). "Allah, azıkta kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur."(16:71). "Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi ki­minize derecelerle üstün yapan O'dur."(6:165).

İnsan toplulukları gerçekte mevkiler arasındaki farklılıklara dayanır. Bu farklılıklar sayesinde düzenlemeler yapılır, gelişmeler kaydedilir. İslâm, ferde fıtrî özellik ve meziyetlerini toplu­ma hizmet için kullanması fırsatını verir. Top­luma da değişik insanların hizmetlerini toplum yararına olarak en iyi bir şekilde kullanma fırsatı tanır. Kur'an, hayatın bu gerçeğinin fert için bir imtihan olduğundan söz eder. Kendisini tezkiye etmek ve toplumu daha iyiye götürmek için kendisine verilen fırsatları ne dereceye ka­dar kullanabileceğinin anlaşılacağı bir imtihan. İşte bu İslâm'ın, ekonomik eşitsizliklere bakış şeklidir. Ancak, Kur'an'ın bu çeşit ayetlerinde sınıf sisteminin kabulü veya tavsiyesi söz konu­su edilemez. Bunlar hayatın gerçeklerinin ifa­desi olmaktadır. İnsanların her toplumda mevki ve hayat standartları bakımından birbirinden farklı seviyelerde olduğunda şüphe yoktur. Rusya ve Çin gibi ülkelerde bile herkesin nor­mal maaşı almadığı, bütün insanların hizmet bakımından avnı mevkide bulunmadığı bilinen bir gerçektir. İnsanlar arasındaki mevki ve ka­zanç farklılıklarının varlığı her yer için söz ko­nusudur.

Servet ve mevki farklılıkları sınıflaşmaya, yönetenler ve yönetilenler ikilemine, efendiler ve hizmetçiler gibi yozlaşmalara yol açmadığı müddetçe islâm'da caiz ve meşrudur. Bu meşru­iyet, herkesin kanun önünde eşit olmasıyla ve zengin ve fakir arasındaki farklılıkların erişilemez uçurumlar oluşturmamasıyla mümkündür. (Muhammed Kutub, a.g.e.). Tabii servet farklı­lıklarının varlığı, aynen hayatın diğer sahaların­daki farklılıklar gibidir: "Sosyalizm, genellikle âdil olmayan servet birikiminin ve bozuk gelir dağılımının oluşturduğu fırsat eşitsizliklerini ortadan kaldırmak için bir çare olarak görülür. Sosyal adalet gayretiyle ortaya çıkan reformcu­lar toplumun aşın beslenen ve beslenme yeter­sizliği bulunanlar şeklinde parçalanmış olduğunu, bir yanda müsrifçe heba edilen aşın serveti, diğer yanda sefalet derecesindeki yok­sulluğu ve insanların herhangi bir emniyetleri­nin olmadığını görünce ilk çığlıkları "eşitlik" oluyor. İnsanların eşit doğmuş bulunduklarını, dolayısıyla hayattaki bütün zenginliklerde hak­lan bulunduğunu söylüyor. Onların bu coşkula­rı karşısında insanlar tabihi olan ile insanlar­dan kaynaklanan eşitsizlikleri ayıredemez hâle geliyor. Başlangıçta açıklıkla belirtil­melidir ki, İslâm fertler arasında her türden gerçekçi olmayan, ütopik eşitliğe karşıdır. İnsanların her biri değişik meziyetlerle farklıdır. Öyle ki sayısız kalabalıkların içinde iki fert birbirine benzemez. Ayrıca zihnî ve ırsî yönlerden de birbirlerinden ayrılırlar. Doğduk­tan sonra onların davranış ve karakterlerini etki­leyecek olan değişik çevre ve şartlara muhatap kalırlar. Takdir veya insanın kaderi denilen şey budur. İnsan, kendisine bu takdir çerçevesi içe­risinde verebileceği en iyi şekli vermelidir. Bü­tün insanlığın ortak miras aldıkları şey sadece İnsan şekil ve tabiatının kaba hatlarıdır. "İnsan­lar eşit doğmuştur", ifadesinde karşı çıkılacak bir nokta yoktur. Ancak bu genel ifade çerçeve­sinde fıtrî hasletlerden kaynaklanan sonsuz farklılıklar vardır (Halife Abdu'l Hakim, a.g.e., sh. 176-178).

Kur'an-ı Kerim'de bazı insanların diğerlerine nazaran daha üstün meziyetlere sahip bulundu­ğu açıkça belirtilmiştir: "...Dilediğimizi derece­lerle yükseltiriz..."(6: 83).

Esasda insanî "kabiliyetler, izafî güçlere göre değişebilmekle beraber bütün fertlerde benzer­dir. Kabiliyet ve karakterin bu değişmeyen te­meli hakkında Peygamber şöyle buyurmuş­tur: "Bir kişi size dağın yer değiştirdiğini söyler­se inamn.ama bir adamın mizacını değiştirdiği­ni söylerse inanmayın." Yani İslâm düşüncesi­ne göre insanlar bazı yönleriyle eşit ve benzer­dir, bazı yönleriyle de eşit değildir ve farklıdır-, lar. Tabiat bir bakıma benzerlikler ve farklılık­lar sistemidir; zıtlıklarda bile bir ahenk vardır. Islamî telakkiye göre,fertler arasında tam bir eşitlik oluşturmaya çalışan bir toplum sistemi başarısızlığa mahkûmdur. Çünkü insan fıtratı ile çatışmış olmaktadır. Ancak, bu tabii eşitsiz­likler sun'i olarak güçlendirilip a...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 21 Haziran 2012, 17:48:29 Gönderen: Saniyenur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ekonomik Farklılıklar
« Posted on: 19 Eylül 2019, 22:07:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ekonomik Farklılıklar rüya tabiri,Ekonomik Farklılıklar mekke canlı, Ekonomik Farklılıklar kabe canlı yayın, Ekonomik Farklılıklar Üç boyutlu kuran oku Ekonomik Farklılıklar kuran ı kerim, Ekonomik Farklılıklar peygamber kıssaları,Ekonomik Farklılıklar ilitam ders soruları, Ekonomik Farklılıklarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &