ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Siret Ansiklopedisi > Delilik İthamları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Delilik İthamları  (Okunma Sayısı 391 defa)
28 Temmuz 2012, 17:33:27
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 28 Temmuz 2012, 17:33:27 »



Delilik İthamları

Müsned-i Ahmed'de, Mâlik b. Kinârie oğulla­rından şöyle dedikleri rivayet edilmiştir: Rasûlullah'ın, Zü'l-Mecâz panayırında gezdi­ğini ve şöyle dediğini görüp işittim. "Ey in­sanlar! Lâ ilahe illallah deyiniz. Felah bulur­sunuz!" dedi. Ebû Cehil de üzerine toprak serperek şöyle diyordu: "Bu adam sizi dini­nizden çevirmesin, ilâhlarınızı, Lât ve Uzzayı bırakmanızı istiyor." Rasulullah, onun bu sözlerine iltifat etmiyordu.

Ahmed, Benî ed-Delîl kabilesinden Rebia b. Ubbad'ın (henüz müslüman olmamıştı, sonra oldu) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Cahiliyyet devrinde Rasûlullah, Zü'l-Mecâz pana­yırında şöyle diyordu: "Ey insanlar! Lâ ilahe illallah deyiniz, felah bulursunuz." Halk da başına toplanmıştı. Bu arada parlak yüzlü, şa­şı gözlü, saçlarını iki örgüyle ayırmış bir kimse, sözüne karışarak şöyle diyordu: "O, sapık ve yalancıdır." Nereye gidiyorsa, o da arkasından giderdi. "Bu kimdir?" diye sor­dum. "Amcası Ebû Lehep'tir" dediler.

Haris b. Hâris'in şöyle dediği rivayet edilmiş­tir: Minâda iken babama, bir topluluğu göste­rerek "bu hangi cemaattir?" diye sordum. Ba­bam, "bunlar bir sapığın etrafında toplanmış­lar" dedi. Baktım ki Hz. Muhammed, in­sanları Allah'ın birliğine davet ediyor. Onlar da sözünü reddediyorlar. (Tabarânî). Yine Taberânî'de, Müdrik'den rivayetle şöyle bir kayıt vardır: Babamla beraber hacca gittim. Minâya indiğimizde bir toplulukla karşılaştık. Babama, onların kim olduğunu sordum. O da: "Bu bir sapıktır, etrafında toplanmışlar." dedi. O sırada Rasûlullah, etrafındakilere şöyle diyordu: "Ey insanlar, Lâ ilahe illallah deyi­niz, felah bulursunuz."

İbni İshak, Zuhrî'nin şöyle dediğini rivayet ediyor: Bir defasında Rasûlullah Kinde ka­bilesinin toplantı yerine gitmişti. Kabilenin başında Melih adlı bir kimse vardı. Onları İslâm'a davet etti, kendisinin de Allah'ın Rasûtü olduğunu söyleyerek Kindelilerin yar­dımını talep etti. Fakat onlar kabul etmeyip geri çevirdiler.

Muhammed b. Abdurrahman b. Hüseyn'den rivayet edilmiştir: Rasûlullah, Kelb kabile­sinin bir boyu olan Benî Abdullah'a giderek onlan Allah'a davet etti. Kendisinin de Al­lah'ın elçisi olduğunu belirterek: "Ey Abdul­lah Oğulları! Allahu Teâlâ atanıza iyi bir isim bahsetmiştir. Siz bana yardım edin." dedi. Fa­kat onlar da bu isteği reddettiler.

el-Bidâye'de kaydedildiğine göre, Abdullah b. Kaab b. Mâlik'den şöyle rivayet olunmuş­tur: Rasûlullah, Benî Hanife kabilesinin evlerine giderek onları Allah'a davet etti ve peygamber olduğunu söyledi; fakat Araplar­dan hiç bir kimse bunlar kadar kötü davran­mamıştı. Oradan Rasûlullah'i kovdular.

İbni İshak'ın, İmam Zührî'ye dayanarak nak­lettiğine göre, bir gün Rasûlullah, Benî Amir b. Sâsâ'nm oturdukları bölgeye giderek, onları Allah'a davet etti. Buna karşılık, Beyhâre b. Firâs adında biri arkadaşlarına: "Vallahi, bu Kureyşli genci yanımıza alabilir­sek bütün Arabistan'ı elimize geçirebiliriz." dedi. Sonra Peyggamber'e dönerek: "Biz, bu iş için sana destek olursak ve Allah da seni düşmanlarına galip kılarsa, bundan sonra hü­kümdarlık bize geçer mi?" diye sordu. Hz. Peygamber: "Bu, Allah'ın elindedir, O ki­me dilerse verir." dedi. Bunun üzerine İbni Firâs şöyle dedi: "Biz, senin uğrunda Arapla­ra karşı göğüs gereceğiz ama, Allah seni gâlib kıldığında hükümdarlığı başkasına verecek?! Git, seninle işimiz yok." Benî Âmir b. Sâsâ mensupları haccdan sonra kabilelerine dönün­ce, hacda olup biteni yaşlı bir zâta anlattılar: "Abdulmuttalib oğullarından bir genç bize geldi. Kendisinin peygamber olduğunu iddia ediyordu, bizden kendisini korumamızı talep etti ve bizimle birlikte diyarımıza gelmek is­tedi. (Onunla şunları şunları konuştuk ve son­ra) O'nu geri çevirdik." Yaşlı zât bunları du­yunca başını elleri arasına aldı ve şöyle ko­nuştu: "Ey Amir Oğulları! Bunun telâfisi mümkün müdür? Büyük bir fırsatı kaçırmışız. Ruhum elinde olan Allah'a yemin olsun, İs­mail'in soyundan hiç bir kimse böyle birşey uydurmamıştır. Bu mutlaka doğrudur. Nasıl düşünemediniz?"

Abdullah b. Abbas, Hz. Ali'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlullah ile beraber çar­şıya çıktık. Halkın toplandığı bir yerde durun­ca kendisine, "bu Kinde kabilesinin büyük bir cemaatı ve hacca gelenlerin en iyisidir. Benî Bekr b. Vâil'in kaldıkları evler şunlar, Benî Amir b. Sâsâ'nın evleri de bunlardır. Hangisini istiyorsan oraya gidelim." dedim. Önce Kinde kabilesinden başladı. Onlara "Hangi kavimdensiniz?" deyince: "Yemenliyiz." de­diler. "Yemenden kimlerdensiniz?" "Kinde kabilesindeniz." "Kinde kabilesinden kimler­den oluyorsunuz?" "Amr b. Muâviye oğullarındanız" dediler. Bunun üzerine: "Size hayır­lı birşey göstereyim mi?" dedi. "Nedir bu ha­yırlı şey?" "Allah'dan başka ilâh olmadığına şehâdet getirmeniz, namaz kılmanız ve Allah tarafından gelen hükümlere imân etmenizdir." (Ebû Nuaym, Hakim, Beyhakî).

Abdullah b. Ecleh anlatıyor: Babam, akraba­larının yaşlılarından şöyle rivayet etmiştir: Kinde kabilesi kendisine dedi ki: "Gâlib ge­lirsen hükümdarlığı bize bırakır mısın?" Pey­gamber buyurdu ki: "Hâkimiyet Allah'ın elindedir, dilediğine verir." Kirfde, "öyle ise bize söylediğin şeye ihtiyacımız yoktur" dedi. Kelbî diyor: Kinde kabilesi kendisine; "Bizi ilâhlarımızdan çevirip Araplarla başbaşa bı­rakmak mı İstiyorsun? Sen kavmine git, biz dediklerine muhtaç değiliz." Bunun üzerine Bekr b. Vâil kabilesine gitti. Aralarında şöyle bir konuşma geçti: "Kimlerdensiniz?" "Bekr b. Vâil kabilesindeniz." "Bekr b. Vâil'den kimlerdensiniz?" "Kays b. Selabe'nin oğullarındanız." "Sayı bakımından çok musunuz?" "Toprak kadar çoğuz." "Gücünüz nasıldır?" "Pek güçlü değiliz, İran'a komşuyuz, kendi­mizi onlardan koruyamıyoruz." Rasûlullah: "Bir gün gelecek, siz onların menzillerine ineceksiniz, onların kadınlarıyla evleneceksi­niz ve onların evlatlarını esir alacaksınız." de­di. "Sen kimsin?" dediler. Rasûlullah: "Ben Allah'ın rasûlüyüm" dedi. Bu görüşme­den sonra onların yanından ayrıldı. Arkasın­dan oraya amcası Ebu Leheb geldi ve halka: 'Sözünü kabul etmeyin" diyordu. Ona: "Sen bu adamı tanıyor musun?" diye sordular. Evet, bu adam eskiden çok iyi idi, ama şimdi aklım kaçırmıştır, saçmalıyor." deyince, onlar da: "Iran hakkında söylediklerini duyunca biz de aklî dengesinin yerinde olmadığını anla­mıştık." dediler.



[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Delilik İthamları
« Posted on: 17 Kasım 2019, 00:59:42 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Delilik İthamları rüya tabiri,Delilik İthamları mekke canlı, Delilik İthamları kabe canlı yayın, Delilik İthamları Üç boyutlu kuran oku Delilik İthamları kuran ı kerim, Delilik İthamları peygamber kıssaları,Delilik İthamları ilitam ders soruları, Delilik İthamlarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &