ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Sahih-i Müslim Muhtasarı > Mehrin Miktarı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mehrin Miktarı  (Okunma Sayısı 995 defa)
30 Kasım 2011, 21:51:14
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 30 Kasım 2011, 21:51:14 »



Kimse için, Mehrin Beş Yüz Dirhem Olmasının Müstehab Olması


1291- Sehl b. Sa'd es-Sâidî (r.a)'tan rivayet edilmiştir: “Bir kadın, Resulullah (s.a.v.)'e gelip ona:

“Ey Allah'ın resulü! Nefsimi, sana hibe etmek için geldim” dedi.

Resulullah (s.a.v.), kadına baktı. Bakışını, yukarıya kaldırıp doğrulttu. Sonra da başını aşağıya indirdi. Kadın, Peygamber (s.a.v.)'in, kendisi hakkında herhangi bir hüküm vermediğini görünce oturdu. Bunun üzerine sahabilerden birisi, ayağa kalkıp:

“Ey Allah'ın resulü! Senin bu kadına ihtiyacın yoksa, bu kadını, benimle evlendir” dedi. Resulullah (s.a.v.), bu sahabiye:

“Mehir olarak yanında neyin var?” diye sordu. Sahabi:

“Hayır, vallahi, ey Allah'ın resulü! Yanımda hiçbir şey yoktur” diye cevap verdi. Resulullah (s.a.v.):

“Haydi ailenin yanına git, kadına mehir olarak bir şey vermen için bir şeylere bak. Bir şey bulacak mısın?” buyurdu.

Bunun üzerine sahabi, gitti. Sonra dönüp geldi:

“Hayır, vallahi! Hiçbir şey bulamadım” dedi. Resulullah (s.a.v.):

“Bak, demirden bir yüzük bile olsun bul getir” buyurdu. Bunun üzerine sahabi, yine gitti. Sonra dönüp geldi:

“Hayır, vallahi, ey Allah'ın resulü! Demirden bir yüzük bile bulamadım. Sadece belimden aşağısını örten şu izanın var.”

Sehl b. Sa'd der ki:

“Bu fakir sahabinin ridası bile yoktu. Bunun yarısını, kadına mehir olarak verebilirim” dedi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.):

“Bu izarınla ne yapabilirsin? Onu sen giyersen, kadının üstünde ondan bir şey bulunmaz, açıkta kalır. Kadın giyerse, senin üzerinde ondan bir şey kalmaz, budefa da sen çıplak kalırsın” buyurdu.

Bunun üzerine o sahabi, bulunduğu yere oturdu. Bu oturuşu uzayınca ümitsiz bir halde kalkıp gitti. Peygamber (s.a.v.), bu sahabinin ümitsiz bir şekilde arkasını çevirip gittiğini görünce, onun geri getirilmesini emretti. Bunun üzerine o sahabi, çağırıldı. Geldiği zaman, ona;

“Kur'an'dan senin ezberinde ne var?”  diye sordu. Sahabi:

“Ezberimde; şu sure, şu sure var” diye bazı sureleri saydı. Peygamber (s.a.v.), ona:

“Sen bu sureleri, ezberinden okuyabiliyor musun?” diye sordu. Sahabi:

“Evet, okuyabiliyorum” diye cevap verdi. Resulullah (s.a.v.):

“Öyleyse git! Kur'an'dan ezberindeki sureleri kadına öğretmen karşılı­ğında seni bu kadınla evlendirdim” buyurdu. [503]

Açıklama:

Bir kadının, mehirsiz olarak evlenmek üzere kendisini Hz. Peygamber (s.a.v.)'e arzetmesi caizdir. Nitekim Ahzab: 33/50 ayeti de bunu ifade etmektedir.

Müslim ise, bu hadisi bakarak bir kadının kendisini salih bir kimseye arzetmesinin caiz olduğuna hükmetmiş ve bunun sadece Resulullah (s.a.v.)'e özgü bir durum olmadığını, bab başlığında dile getirmiştir.

Kadın, kendi mehrini, Resulullah (s.a.v.)'e hibe etmek suretiyle onunla evlenmek iste­mektedir. Resulullah (s.a.v.) ise kadını, reddedilmiş duruma düşürmemek için susup cevap vermemiş.

Yine kadının, kendisini, birinci ve ikinci arz edişinde, Resulullah (s.a.v.)'in susmak sure­tiyle cevap vermesini, kadına red cevabı vermekten utanmasıyla açıklamak mümkün olduğu gibi, bu mesele ile ilgili bir vahyin gelmesini beklemiş olmasıyla yada o kadına uygun bir cevap vermek için düşünmüş olmasıyla da açıklamak mümkündür.

Evlenilmek istenen bir kadına, yeteri kadar mehir vermek gerekir. Ancak mehir, Nikâh akdinin sıhhatinin şartı olmayıp lüzumunun şartıdır. Evla olan, nikâh akdedilirken mehri sözkonusu edip mikdarıni tespit etmektir. ileride bu konuda çıkması mümkün olan bazı an­laşmazlıkları Önlemek için en uygun tedbir budur. Ayrıca mehri acele olarak vermek, müstehabtır.

Manası genel olan bir lafzın, karineyle tahsis edilmesi caizdir. Çünkü metinde geçen “Yanında mehir olarak verecek herhangi bir şey var mı?” cümlesindeki “Şey” lafzı, azı da çoğu da, kıymetliye de kıymetsizi de kapsayan genel bir lafızdır.

Mal denebilecek her şey ve mal ile değiştirilmesi mümkün olan her menfaat, az da olsa mehir olabilir. Nitekim alimlerin büyük çoğunluğu bu görüştedir.

İmam Şafiî'ye göre; mehir karşılığında kadına Kur'an öğretmek caizdir.

ilk dönem Hanefi alimlerine göre ise, Kur'an öğretme karşılığında mehir kabul etmek caiz değildir. Çünkü mehrin, kendisinden istifade edilen bir mal olması gerekir. Bu konudaki delil;

“Onları, mallarınızla istemeniz size helal kılındı” [504] ayeti ile

“Bir me­hir belirlediğiniz takdirde henüz dokunmadan onları boşamışsanız belirlediğini­zin yarısını onlara verin” [505] ayetidir. Ayetin birinde mehirden, “Mal olarak” bahsedilmekte, diğerinde ise “Yarısından” söz edilmektedir. Bir şeyi ikiye bölebilmek için o şeyin maddi bir mal olması gerekir.

Ayrıca Resulullah (s.a.v.)'in, Kur'an'dan bazı sureler karşılığında bir kadını evlendirdiğini ifade eden hadis, ahad yoluyla geldiği için bu konuda Kur'an'ın hükmü terk edilemez.

İbn ABidin'in ifadesine göre; son devir Hanefi alimleri, Kur'an öğretmenin mehir sayıla­bileceğini söylemişlerdir. Hanefi alimlerini son devri ile ilk devri arasındaki bu görüş ayrılığı; Kur'an'ı, ücret karşılığında öğretmenin caiz olup olmadığı meselesinden kaynaklanmaktadır.

Bu tür meseleİerdeki ihtilafların kaynağı; hüccet ve delillerin farklı oluşu değil, asrın getirdiği ihtiyaç ve şartların farklı oluşudur. Çünkü son devir alimlerinin içinde bulunduğu şartlar, ilk dönem alimlerin zamanında bulunsaydı, onlar da ücret karşılığında Kur'an'ı okutmanın caiz olduğuna ve dolayısıyla Kur'an'dan bazı sureleri öğretmenin mehir sayılabileceğine hükmedebilirlerdi.

Hanefilere göre; mehrin en az miktarı, ilk asırda 10 dirhem gümüş, yani iki koyun be­delidir. En üst sının yoktur.

1292- Ebu Seleme b. Abdurrahman'dan rivayet edilmiştir: “Peygamber (s.a.v.)'in hanımı Aişe'ye:

“Resulullah (s.a.v.)'in, hanımlarına verdiği mehir ne kadardı” diye sor­dum. Aişe'de:

“Onun, hanımlarına verdiği mehri on iki ukiyye ile bir neşş idi. Neşş'in ne olduğunu bilir misin?” dedi. Ben de:

“Hayır, bilmiyorum” diye cevap verdim. Aişe:

“Yarım ukiyye'dir. Bunların toplamı, beş yüz dirhem eder. İşte Resulul­lah (s.a.v.)'în, hanımlarına verdiği mehir, bundan ibarettir” dedi. [506]

Mehir:

Evlenme sırasında kadına bu isimle ödenen meblağdır. İslâm, Hristiyanlıkta ol­duğu gibi kadının erkeğe verilmek üzere para biriktirilmesini drahoma değil de; aksine, erkeklerin kadınlara rağbetinin bir sembolü olsun diye hediye kabilinden bir meblağın ona verilmesini emretmiştir.

Mehir kadına değil, erkeğin üzerine vaciptir. Dolayısıyla mehir, kadının bedeli veya on­dan faydalanma İmkanının karşılığı değil, bir ömür boyu beraber yaşama arzusunun sembo­lik alametidir ve hediye kabilindendir.[507]

Hadis, Peygamber (s.a.v.)'in eşlerinin mehirierinin 500’er dirhem olduğuna delâlet et­mektedir. Mü'minlerin anneleri olan eşlerinin çoğunun mehrînin bu kadar olduğu, bâzılarının böyle olmadığı sabit olduğu için bu hadis, eşlerinin çoğunun mehirlerinin 500 dirhem gümüş olduğu yolunda yorumlanmıştır. Çünkü Peygamber (s.a.v.)'in eşlerinden Ümmü Habîbe bint. Ebi Süfyân (r.anhâ)'nın mehirinin dört bin dirhem olarak Habeşistan kralı Necâşî tarafın­dan teberru mâhiyetinde ödendiği, Ümmü Habîbe (r.anhâ)'nın hadisiyle sabittir.

Yine Safiyye bint. Huyey b. Ahtab (r.anhâ) adlı mü'minlerin annesinin mehiri, onu cariyelikten azâd buyurmak olmuştur.

Yine annelerimizdenCüveyriyebint. el-Hâris (r.anhâ),Sabitb.Kays(r.anha)'nın cariyesi idi. Hürriyetine kavuşmak için efendisiyle belirli bir meblâğ para veya mal vermek karşılığın­da özgürlüğüne kavuşma akdini yapmış idi. Peygamber (s.a.v.)'e vâki müracaatı üzerine Peygamber (s.a.v.) onun yerine gerekli ödemeyi yaptı ve ödenen meblâğ üzerine nikâh akdi yapılmakla Cüveyriye(r.anhâ), Resulullah (s.a.v.)'in ev halkından olma şerefine kavuşmuş oldu.

Ebu Hanife ile İmam Malik'e göre mehrin en aşağı miktarı, on dirhemdir. Yirmi, kırk ve elli dirhemi asgari miktar olarak görenler de vardır. Bu İhtilafın sebebi; Hz. Peygamber (s.a.v.)'in, sahabe ve tabiun döneminde bu konudaki uygulamalar ve sözlerin çeşitli şekillerde yorumlanmasıdır.

1293- Enes b. Mâlik (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

“Peygamber (s.a.v.), Abdurrahman İbn Avf in üzerinde yeni evlenen damatların kullandığı kokunun sanlığını görüp ona:

“Bu da ne?” diye sordu. Abdurrahman İbn Avf:

“Ey Allah'ın resulü! Ben, yaklaşık 15 gr. ağırlığında bir nevat altın miktarı mehir vererek bir kadınla evlendim”  diye  cevap verdi.  Peygamber (s.a.v.):

“Öyleyse Allah seni mübarek eylesin. Bir koyunla da olsa düğün ziyafeti ver!” buyurdu. [508]

Velîme:

Düğün yemeği demektir. Araplar, hazırlanış sebebine göre her ziyafete ayrı bir ısım verirler, örneğin, çocuk doğduğu zaman verilen ziyafete “Akika”, bir çocuğun Kur'an-ı hatmetmesi sebebiyle verilen ziyafete “Hazâk”, sünnet münasabetiyle verilen ziyafete “İ'zâr” doğum münasebetiyle verilen ziyafete “Hurs”, bina yapmak suretiyle verilen ziyafete “Vekîre”, misafir için verilen ziyafete “Nakia”, bir musibetle karşılaşıldığında musibet sahibi ta­rafından veriekln yemeğe “Vadıyma”, sebepsiz olarak verilen yemeğe “Me'dûbe” ve “Me'debe” ismi verilir. Yalnız vadıyma yemeği vermek, haramdır.

Hadisin zahirine göre; düğün yemeği vermek, vaciptir. Hanefıîere göre ise düğün yeme­ği, vacip olmayıp vacip kuvvetinde müekked bir sünnettir.

Gücü yeten kimselerin, düğün yemeğini bolca vermeleri gerekir. Alimlerin büyük çoğun­luğuna göre; düğün yemeğinin, en az ve en çok olan miktarlar...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Mehrin Miktarı
« Posted on: 21 Eylül 2019, 11:46:47 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mehrin Miktarı rüya tabiri,Mehrin Miktarı mekke canlı, Mehrin Miktarı kabe canlı yayın, Mehrin Miktarı Üç boyutlu kuran oku Mehrin Miktarı kuran ı kerim, Mehrin Miktarı peygamber kıssaları,Mehrin Miktarı ilitam ders soruları, Mehrin Miktarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &