ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Sahih-i Müslim Muhtasarı > Lanetleşme Bölümü
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Lanetleşme Bölümü  (Okunma Sayısı 719 defa)
28 Kasım 2011, 21:59:40
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.952


« : 28 Kasım 2011, 21:59:40 »



19. LİÂN (=LANETLEŞME) BÖLÜMÜ


Liân: Kovmak ve uzaklaştırmak anlamındadır. Liân yapan karı-koca Allah'ın rahme­tinden yada birbirlerinden uzaklaştıkları ve üan yaparı erkek beşinci defada kendine lanet ettiği için ona bu isim verilmiştir.

Kocanın karısını zina ile suçlaması ve bunu dört şahitle ispat edememesi halinde, hâkim önünde özel şekilde ve karşılıklı olarak yeminîeşme anlamında bir İslâm hukuku terimi. Ha­nefî ve Hanbelilerin ortak tarifine göre, liân; koca tarafından yalan söylüyorsa Allah'ın laneti kendi üzerine çekilerek, yeminlerle güçlendirilmiş şehadetlerdir. Kadın da, eğer yalan söylü­yorsa, Allah'ın gazabını üzerine çeker. Bu yeminîeşme koca için “Kazf” cezası ve kadın için zina cezası yerine geçer, Liân, evliliği sona erdiren bir boşanma yoludur.

Liânı doğuran sebep şudur. Bir erkek yabancı bir kadına zina ithamında bulunursa, bu­nu dört şahitle ispat etmesi gerekir. Aksi halde zina iftirası yapmış sayılır ve kendisine seksen değnek dayak vurulur. [600] Kazif cezası, önceleri, eşine zina isnadında bulunan ve bunu dört şahitle ispat edemeyen koca için de uygulanıyordu.

1359- Sehl b. Sa'd es-Sâidî (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

“Uveymir el-Aclânî, Aciân oğullarının iîeri geleni olan Âsim b. Adiyy'e gelip:

“Ey Asım! Hanımıyla birlikte bir adamı gören bir kimse hakkında ne dersin? Onu öldürebilir mi? Bu yüzden siz de kimseyi öldürür müsünüz, yok­sa  bu  kimse   ne  yapabilir?  Ey  Asım!   “Benim   için  bu  konuyu  Resulullah (s.a.v.)'e soruver” dedi.

Âsim, bu konuyu Resulullah (s.a.v.)'e sordu. O da, böyle sorulardan hoşlanmadı ve böyle soruları kınadı. Hatta Resulullah (s.a.v.)'den işittiği sözler Âsım'a ağır geldi. Âsim, evine döndüğünde Uveymir onun yanına gelip:

“Ey Âsım! Resulullah (s.a.v.) sana benim sorumla ilgili olarak ne bu­yurdu?” dedi. Âsim:

“Sen bana hayr getirmedin. Resulullah (s.a.v), sorduğun sorudan hoş­lanmadı” dedi. Uveymir:

“Vallahi, kendisine bunu sorana kadar soru sormaya son vermeyece­ğim” dedi.

Resulullah (s.a.v.) insanlar arasında bulunduğu bir sırada Uveymir çıkagelip:

“Ey Allah'ın resulü! Hanımıyla birlikte bir adamı gören bir kimse hak­kında ne buyurursun? Onu öldürebilir mi? Bu yüzden siz de bu kimseyi öldürür müsünüz, yoksa bu kimse ne yapabilir?” dedi. Resulullah (s.a.v.):

“Allah, senin ve hanımının hakkında hüküm indirmiştir. Git onu buraya getir” buyurdu.

Sehl b. Sa'd es-Sâidî der ki:

“Daha sonra ikisi de lanetlettiler. Ben, insanlarla bir­likte Resulullah (s.a.v.)'in yanında bulunuyordum. Lanetleşme bittiğinde Uveymir;

“Ey Allah'ın resulü! Eğer ben onu halen nikahım altında tutarsam o za­man ben ona karşı yalancı duruma düşerim” deyip Resulullah (s.a.v.), boşama emri vermeden önce üç talakla onu boşadı.

Hadisin ravisi İbn Şihâb der ki:

“Bu hareketi artık lanetleşenlerin bir uygulama­sı/sünneti olmuştur.” [601]

Liân;

Vâcib, mekruh ve haram olmak üzere üç kısma ayrılır:

a- Adam karısını zînâ halinde yakalar veya kadın zînâ ettiğini itiraf ederse ve zînâ olayı adamın karısına hiç yaklaşmadığı bir temizlik döneminde vukua gelmişse ve adam bu iddiasından sonra da karısına hiç yaklaşmadığı halde kadın hâmile çıkarsa, adamın bu çocuğun kendisine ait olmadığını isbât etmek için Hân yoluna başvurması üzerine vâcib olur.

b- Bir kimse, kendi hanımının yanına, yabana bir kimsenin girdiğini görür ve zann-ı gali­bi ile onunla zînâ ettiğine inanırsa, o zaman lîan yolu na başvurması kerahetle caizdir. Hân yoluna başvurmaması daha iyi olur. Çünkü iiân yoluna başvurmadığı takdirde sırrını ifşa etmemiş olur. Binâenaleyh bu durumda Hân yolunu değil, talâk yolunu tercîh ekmesi daha iyi olur.

c- Bu iki durum dışında Hân yoluna başvurmaksa haramdır. Karısının zina ettiği dedi­kodusu yaygınlaşan bir kimsenin Hân yapmasının caiz olup olmadığı meselesinde Şafiî ulemâsıyle Ahmed'den iki görüş rivayet edilmiştir.

Hân devlet başkanının veya hakimin huzurunda ve onlann emriyle yapılır. Karı-koca kendi arzu ettikleri bir kimsenin huzurunda Hân yaparlarsa bu Hân geçerli olamaz. Çünkü Hân Şiddetli bir cezadır. Bu şiddetin gerçekleşmesi, hakimin bulunmasıyla olur.

1360- Saîd b. Cübeyr'den rivayet edilmiştir:

“Mus'ab İbn Zübeyr'in emirliği zamanında, bana, “Lanetleşene iki kişini aralan ayrılır mı?” diye soruldu. Ben ne diyeceğimi bilemedim. Bunun üzerine Abdullah İbn Ömer'in Mekke'deki evine gidip hizmetçiye:

“Benim için içeriye girmek için izin iste!” dedim. Hizmetçi:

“O, öğlen uykusu uyumaktadır” diye cevap verdi. Derken Abdullah İbn Ömer, sesimi işitti ve:

“İbn Cübeyr mi geldi?” diye sordu. Ben de:

“Evet” dedim. Abdullah İbn Ömer:

“Gir! Vallahi, seni bu saatte buraya ancak bir ihtiyaç getirmiştir” dedi. Ben de içeri girdim. Onu, altına bir hayvan keçesi sermiş, içi lifle dol olan bir yastığa da­yanmış vaziyette buldum. Ona:

“Ey Ebu Abdirrahmân! Lanetleşme yapanların araları ayrılır mı?” diye sordum. Oda:

“Subhânallah! Evet! Bu meseleyi ilk soran, filan oğlu filandır” diye cevap verdi. Bu kimse, Resulullah'a gelip ona:

“Ey Allah'ın resulü! Ne buyurursun, birimiz karısını kötülük yaparken bulsa ne yapmalıdır? Konuşmuş olsa pek büyük bir şey hakkında konuşacak, sussa yine böyle bir şey hakkında susacak!” dedi.

Peygamber (s.a.v.), sustu, ona cevâp vermedi. Bu sorunun ardından biraz vakit geçince o adam tekrar gelip:

“Ey Allah'ın resulü! Sana sorduğum başıma geldi” dedi. Bunun üzerine Yüce Allah Nûr Suresi'ndeki:

“Hanımlarına iftira atanlar.” [602] âyetlerini indirdi. Peygamber (s.a.v), bunları, o kimseye okudu, ona vaaz etti ve nasihatte bu­lundu. Dünya azabının âhiret azabından daha hafif olduğunu ona haber verdi. Adam:

“Hayır! Seni hak din ile gönderen Allah'a yemin olsun ki, eşime iftira etme­dim” dedi. Sonra kadını çağırdı. Ona da vaaz ve nasihatte bulundu. Dünyâ azabının âhiret azabından daha hafif olduğunu haber verdi. Kadın:

“Hayır! Seni hak dîn ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, bu adam gerçekten yalancıdır” dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) lanetleşmeye önce erkekten başladı. Adam, kendisinin gerçekten doğru söyleyenlerden ol­duğuna dört defa Allah'a şehâdet etti. Beşinci şehâdet:

“Eğer yalancılardansa Allah'ın laneti  kendi üzerine  olması'  idi.  Sonra Peygamber (s.a.v.)  bunları kadına tekrarlattı. O da, adamın gerçekten yalancılardan olduğuna dört defa Allah'a şehâdet etti. Beşincisi de:

“Eğer kocası doğru s öyleye nlerdense Al­lah'ın gazabı kendi üzerine olması” idi. Daha sonra Resulullah (s.a.v.) onları birbirinden ayırdı. [603]

1361- Abdullah İbn Ömer (r.a)'tan rivayet edilmiştir: “Resulullah (s.a.v.), lanetleşen iki tarafa:

“Artık hesabınız Allah'a kalmıştır. Sizden birisi, yalancıdır. Erkeği kast ederek senin, kadın için lian yapma hususunda bir delilin yoktur” buyurdu. Erkek:

“Ey Allah'ın resulü! Ona verdiğim mal ne olacak?” dedi. Resulullah (s.a.v.):

“Senin için bir mal yoktur. Eğer sen kadın hakkındaki iddianda doğru sözlü isen bu malın onun namusunu/tercini helal kılmana karşılık sayılmış­tır. Yok eğer sen bu kadınla ilgili iddianda yalancı isen bu mal talebi senin için ondan daha uzaktır” buyurdu. [604]

Lian yapılırken kadın eğer liandan önce kocasıyla bir yatakta yatmışsa mehrinin tümü­nü almaya hak kazanır. Kocası ondan hiçbir hak iddia edemez. Bu konuda aiimier arasında ittifak vardır. Eğer liandan önce kocası o kadınla bir yatakta yatmamışsa o zaman Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafii'ye göre kadın mehrinin yarsını hak eder.

1362- Abdullah İbn Ömer (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

“Resulullah (s.a.v.), Ensar'dan bir erkek ile hanımının arasında lanetleşme yaptı. Çocuğu anneye vermek suretiyle ikisini arasını ayırdı.” [605]

Açıklama:

Hadis, lanetleşme sonucunda doğacak çocuğun nesebinin annesine ait olduğunu gös­termektedir. Çünkü erkek, çocuğun kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü için çocuğun nesebi babadan sabit olmaz. Anneye nispet edilir.

1363- Abdullah İbn Mes'ud (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

“Bir Cuma gecesi mescidde idik. Ansızın Ensârdan bir adam çıkagelip:

Eğer bir adam, hanımının yanında/yatağında birini bulur da ona lâf söylerse, dayak vurup öldürürse siz de o adamı kısâsen öldürür müsünüz? Yoksa susarsa gazap edilmesi gereken bir şeye sükut etmiş olacaktır? Vallahi, ben, bunu mutlaka Resulullah (s.a.v.)'e soracağım!” dedi. Ertesi gün Resulullah (s.a.v.)'e gelip sordu ve:

“Eğer bir adam, haınımının yanında/yatağında birini bulur da lâf söylerse ona dayak vurup öldürürse siz de o adamı kısâsen öldürür müsünüz? Yoksa susarsa gazap edilmesi gereken bir şeye sükut etmiş olacaktır?” dedi. Resulullah (s.a.v.):

“Allahümme'ftah” Allahım! Bize bu konudaki hükmünü açıkla” buyurup dua etmeye başladı. Nihayet liân âyeti, “Hanımlarına iftira atıp da kendilerinden başka şâhidleri olmayanlar.” [606] indi. Daha sonra bu iş, halk arasında o adamın başına geldi, böylece hem o adama ve hem hanımı Resulullah (s.a.v.)'e gelip lânetleştiler. Önce erkek:

“Kendinin hakikaten doğru söyleyenlerden olduğuna Allah'a dört defa şehâdette bulundu. Sonra beşincide: Eğer yalancılardansa Allah'ın laneti kendi üzerine olması lanetini yaptı. Arkasından kadın liân yapmaya kalktı. Resulullah (s.a.v.), ona:

“Lanetleşmekten vaz geç!” buyurdu. Fakat kadın razı olmadı ve liân yaptı. On­lar dönüp gittikten sonra Peygamber (s.a.v.):

“Umulur ki bu kadın kara, cılız ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.300


View Profile
Re: Lanetleşme Bölümü
« Posted on: 15 Aralık 2017, 01:58:34 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Lanetleşme Bölümü rüya tabiri,Lanetleşme Bölümü mekke canlı, Lanetleşme Bölümü kabe canlı yayın, Lanetleşme Bölümü Üç boyutlu kuran oku Lanetleşme Bölümü kuran ı kerim, Lanetleşme Bölümü peygamber kıssaları,Lanetleşme Bölümü ilitam ders soruları, Lanetleşme Bölümüönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &