ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Sahabe-i Kiram > Hubeyb İbn Adiyy
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hubeyb İbn Adiyy  (Okunma Sayısı 701 defa)
28 Şubat 2010, 15:51:34
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 28 Şubat 2010, 15:51:34 »



Hubeyb İbn Adiyy (r.a.)

İdam sehpasında ki Kahraman!Şimdi...

Ey insanlar! Bu kahraman için yolu genişletiniz...

Her taraftan ve her yerden geliniz...

Büyük, küçük hepiniz geliniz...

Koşa koşa ve huşu içinde geliniz.

Fedakârlık konusunda, benzersiz bir ders almak için geiiniz!...

Siz şöyle diyeceksiniz : Daha önce bize anlattıklarının hepsi ben­zersiz fedakârlıklar konusunda verilen dersler değil miydi?

Evet, onların hepsi birer dersti...

Onların dehşet ve güzelliklerinin eş ve benzerleri yoktu...

Fakat şimdi fedakârlık sanatında yeni bir üstadın karşısındasmız.

Bir üstad ki, eğer onunla ilgili olayı kaçırsaydınız, birçok iyi ve önemli şeyi kaçırmış olurdunuz.

Haydi, bütün mîlletlerin ve ülkelerin inanç sahipleri, geliniz... Haydi, ey bütün çağ ve zamanlarda yücelik aşıkları geliniz... Siz de, ey gururun ağırlaştırdığı kimseler, dinleri ve imanı kötü zannedenler...

Gururunuzla geliniz!...

Geliniz, bakınız, Allah´ın dîni, kişileri ne hale getiriyor..

Geliniz, bakınız, bu ne izzet... Bu ne kuvvet... Bu ne azim ve se­bat... Bu ne fedakârlık... Bu ne bağlılık...

Tek kelimeyle, Hakk´a imanın ihlâslı sahiplerine yaptırttığı bu göz kamaştırıcı büyüklük!...

İdam sehpasına çıkarılmış bu cesedi görüyor musunuz?

Ey insan oğullarının tümü! İşte bu, bugünkü dersimizin kondur!...

Evet...

Karşınızda idam sehpasına çıkarılmış bu ceset, konudur, derstir ve üstaddır...

Onun adı, Hubeyb İbn Adiyy´dir... Bu yüce adı iyi belleyiniz...

Onu şiir gibi belleyiniz. O, her dinden, her mezhepten, her cins­ten ve her zamanda, her insan için bir şereftir!...

O, Medine´nin Evs kabilesinden ve Ensar´dandır.

Hubeyb, Resûlüllah (s.a.v.) onlara hicret etmeden ve kendisi âlem­lerin Rabbi Allah´a iman etmeden önce, onun (s.a.v.) yanına sık sık uğrardı.

O, tatlı ruhlu, açık gönüllü, sağlam imanlı ve iyi vicdanlıydı...

O, İslâm´ın şairi Hassan İbn Sabit´in tarif ettiği gibiydi :

«Ey Ensar´ın ortasındaki şahin!

Yumuşak huylulukta pırıl pırıl olan».

O, Bedir´de bayraklar kaldırıldığında yiğit ve atılgan bir askerdi.

Çarpışmanın başında önüne çıkan ve kılıcıyla devirdiği müşrikler arasında el-Haris İbn Amir İbn Nevfel de vardı...

Savaş bitip, yenilen diğer Kureyşliler Mekke´ye döndükten sonra el-Haris´in oğulları babalarının öldürüldüğünü öğrendiler ve savaşta onu yıkan müslümanın adını iyice bellediler: Hubeyb İbn Adiyy...

Müslümanlar, yeni toplumlarını kurmaya devam etmek üzere Be­diiden Medine´ye döndüler...

Hubeyb çok ibadet ederdi. Her yönden âbidlerin [çok ibadet eden­lerin) huyuna ve tabiatına sahipti.

Bir aşık ruhuyla ibadete yönelmişti. Geceleyin namaz kılar, gün­düz oruç tutar ve âlemlerin Rabbi Allah´a hamdederdî.

Bir gün Resûlüllah (s.a.v.), Kureyş´le ilgili bilgiler toplamak, Ku-reyş´in bazı hareketlerde bulunduklarına ve yeni bir savaşa hazırlan­dıklarına dair kendisine gelen haberlerin aslını öğrenmek istedi. Bu iş için aralarında, Hubeyb´in de bulunduğu on kişiyi seçti ve Asım İbn Sabit-i de onlara başkan yaptı.

Kafile, yerine getirecekleri görev için yola çıktı. Usfan´la Mekke arasında bir yere geldiklerinde, onların haberi, Hayyan oğulları deni­len Huzeyl´Ii bir obaya ulaştı. Onlar hemen en usta okçularından yüz

kişiyi müslümanlann üzerine gönderdiler, okçular müslümanlann iz­lerini takip etmeye başladılar.

Onlardan birisi, kumların üstüne düşmüş birkaç hurma çekirde­ğini görmeseydi, yollarını değiştirmek üzerelerdi. O adam, bu çekir­deklerden birini aldı ve Araplara has garip bir firâsetle onu inceledi. Sonra yanındaki arkadaşlarına haykırdı :

« Bu Yesrib hurmasının çekirdeğidir, bizi onlara götürünceye kadar bu çekirdekleri takip edelim».

Yere atılmış çekirdekleri takip ederek yürüdüler. Nihayet aradık­ları yitiklerini uzakta gördüler.

On kişinin başkanı olan, Asım, onların kendilerinin peşinde ol­duklarını anladı. Arkadaşlarına bir dağın tepesine çıkmayı teklif etti.

Yüz okçu yaklaşıp, dağın eteğinden onları kuşatıp etraflarında sağlam bir duvar ördüler.

Kendilerine hiçbir kötülük yapmıyacaklarına dair söz verdikten sonra onları teslim olmaya çağırdılar.

On kişi Allah onlardan razı olsun başkanları Asım İbn Sabit el-Ensari´ye dönüp onun emrini beklemeye başladılar...

İşte o şöyle diyordu :

« Vallahi, ben bir müşriğin sözünü kabul edemem... Ya Rabbi! Bizim hakkımızda Peygamberine haber ver...»

Yüz okçu onlara ok atmaya başladı... Başkanları Asım, isabet alıp şehid oldu. Onunla birlikte yedi arkadaşı daha isabet alıp şehid ol­dular...

Geri kalanlara da, eğer tepeden inerlerse, hiçbir şey yapmıya­caklarına dair söz verdiler...

Bunun üzerine üçü indiler. Hubeyb İbn Adiyy ve İki arkadaşı... Okçular Hubeyb´le arkadaşı Zeyd İbnu´d-Disinne´nin yanına gelip onları iplerle bağladılar.,.

Üçüncü arkadaşları zulmün başladığını görünce Asım ve diğer kar­deşlerinin şehîd oldukları yerde ölmeye karar verdi...

Ve istediği yerde şehid oldu...

Mü´in inlerin en büyük, en doğru ve Allah´la Resûlü´ne en vefalı olanlarından sekizi imanlarını, ahd ve sözlerini bu şekilde yerine ge­tirmişlerdi...

Hubeyb´le Zeyd bağlı oldukları iplerden kurtulmayı denediler ama ipler çok sağlamdı...

Zalim okçular onları Mekke´ye götürüp oradaki müşriklere sattılar.

Hubeyb´in ismi kulaklarda çınladı...

Bedir´de öldürülen el-Harİs İbn Amir´in oğulları bu İsmi çok iyi hatırladılar ve içlerindeki intikam duyguları yeniden kabardı.

Hemen onu satın almaya koştular. Bedir savaşında babalarını ve ileri gelenlerini kaybeden Mekke´lilerin çoğu ondan intikam almak için bu konuda birbirleriyle yarışa girdiler...

En sonunda hepsi anlaştılar ve onu yalnız ona değil, bütün müs-lümanlara olan kinlerini söndürecek son için hazırlamaya başladılar!...

Başka bir kabile de Hubeyb´in arkadaşı Zeyd İbnu´d-Disinne´ye el koydu. Böylece her ikisine ateşle işkence etmeye başladılar..

Hubeyb kalbini, durumunu ve sonunu âlemlerin Rabbi Allah´a tes­lim etmişti...

Kılı kıpırdamadan ve cesurca, kayaları eriten ve korkuyu yok eden Allah´ın verdiği bir iç huzuruyla Allah´a itaata yönelmişti...

Allah onunlaydı, o da Allah´la birlikteydi...

Allah´ın eli onun üzerindeydi, sanki o elin parmaklarının soğuk­luğunu göğsünde hissediyordu...

Bir gün evinde esir olduğu el-Haris´in kızlarından biri yanına gel­di. Ama hemen, garip bir şeyi görmeleri için halka seslenerek koşa koşa oradan ayrıldı...

« Vallahi onu elindeki büyük bir salkımdan üzüm yerken gör­düm. Halbuki o zincirle bağlı... ve bütün Mekke´de bir üzüm tanesi bile yok...

Onun Allah´ın, Hubeyb´e verdiği bir rızıktan başka birşey oldu ğunu sanmıyorum!...

Evet... o Allah´ın salih kuluna verdiği bir rızıktı. Nitekim, da önce bunun benzerini İmran´ın kızı Meryem´e vermişti.

«Zekeriya mabedde onun yanına her girişinde, yanında bir yi­yecek bulurdu...

O: «Ey Meryem! Bu sana nereden geldi?» dedi.

O da şöyle cevap verdi: «Bu Allah´ın katındandır, doğrusu Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır». (Âl-i İmran/37)

Müşrikler, Hubeyb´e, arkadaşı ve kardeşi Zeyd İbnu´d-Disinne´nin (r.a.) şehâdet haberini getirdiler.

Onlar, bununla Hubeyb´in sinirlerini bozacaklarını ve ona ölümü benzerini tattıracaklarını zannediyorlardı. Halbuki onlar, Rahim olan Allah´ın onu misafir ettiğini, ona sekînet (iç huzuru) ve rahmetini in­dirdiğini bilmiyorlardı.

Onun imanı konusunda pazarlık yapıyorlar, eğer Muhammed i, on­dan da önce inandığı Rabbini inkâr ederse onu kurtaracaklarına dair söz veriyorlardı. Fakat onlar güneşi balçıkla sıvamaya çalışan kimse­ler gibiydiler!...

Evet, Hubeyb´in imanı, kuvvet, uzaklık, ateş ve ışık yönünden güneş gibiydi...

O, kendisinden ışık isteyen herkesi aydınlatıyor ve kendisinden sıcaklık isteyen herkesi ısıtıyordu. Fakat kendisine yaklaşan ve mey­dan okuyanı ise yakıp mahvediyordu.

Umduklarını bulamayınca kahramanı akıbetine sürüklediler. Onu, Ten´îm denilen öldürüleceği yere çıkardılar.

Götürdükleri yere varır varmaz Hubeyb onlardan iki rekat namaz kılmak için izin istedi. Onun, teslim olmak, Allah´ı, peygamberini ve dinini inkâr ettiğini açıklamakla sonuçlanacak bir konuşma yapabile­ceğini zannederek ona izin verdiler...

Hubeyb huşu, teslimiyet ve tevazu içinde iki rekat namaz kıldı.,.

Ruhundan imanın tadı fışkırdı, devamlı namaz kılmak, namaz kıl­mak istiyordu...

Fakat katillerinin bulunduğu tarafa dönüp onlara şöyle dedi :

«Vallahi, eğer ölümden korktuğum için namazı uzatmış oldu­ğumu düşünmeseydiniz, daha fazla namaz kılmak isterdim!.»

Daha sonra ellerini semâya doğru uzatıp :

Allah´ım! Onları yok et ve hiçbirini sağ bırakma» dedi.

Bunu da söyledikten sonra, kararlılıkla onların yüzüne baktı ve şu şiiri söylemeye başladı :

«Müslüman olarak öldürülürsem, Allah yolundaki ölümümün her­hangi bir yerde olmasına aldırmam. Çünkü bu Allah içindir. Eğer, o dilerse, parçalanmış bir uzvun geri kalanlarını da mübarek kılar».

Belki de Arap tarihinde ilk defa onlar, bir adamı idam sehpasına çıkarıp orada öldürüyorlardı...

Onlar hurma dallarından, üstüne Hubeyb´i yerleştirdikleri büyük bir idam sehpası hazırlamışlar, onun kol ve bacaklarını iplerle bağ­lamışlardı. Müşrikler açıkça görülen bir sevinç içinde toplanmışlar, mız...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hubeyb İbn Adiyy
« Posted on: 21 Eylül 2019, 20:08:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hubeyb İbn Adiyy rüya tabiri,Hubeyb İbn Adiyy mekke canlı, Hubeyb İbn Adiyy kabe canlı yayın, Hubeyb İbn Adiyy Üç boyutlu kuran oku Hubeyb İbn Adiyy kuran ı kerim, Hubeyb İbn Adiyy peygamber kıssaları,Hubeyb İbn Adiyy ilitam ders soruları, Hubeyb İbn Adiyyönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &