ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Sosyal ve Manevi Hizmetler Dünyası ๑۩۞۩๑ > Ruhu Revani Nuru Muhammedi > Nur-u Muhammedi
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 6   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nur-u Muhammedi  (Okunma Sayısı 30577 defa)
09 Ocak 2010, 22:41:27
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 09 Ocak 2010, 22:41:27 »



Nur-u Muhammedi


Talebelerinin sayısının on binleri bulduğu rivâyet edilen Muhammed Cezûlî, bir gün yolculuk esnasında vakit namazını kılmak için abdest alması gerekiyordu, etrafta su aramaya başladı. Nihayet bir kuyu gördü, kuyunun yanına vardığında kuyunun yanında su çekmek için kova ve ip yoktu. Ne yapacağını şaşırmıştı. Ne yapacağını şaşırmış bir şekilde etrafına bakınırken elinde bir su testisi ile bir kız geldi. İmam Cezulinin kuyuya şaşkın ve çaresiz bakışlarını farkedip ona şöyle dedi:
-"Sen kimsin ve niye şaşırdın?"
Muhammed Cezûlî, onun kova getireceği ümîdi ile kendisini tanıttı ve hâlini bildirdi.
Kız bunun üzerine ona;
-"İnsanlar sizi hayır ve kerâmetle överler. Siz ise kuyudan su çıkarmaktan âcizsiniz." dedi ve gelip kuyunun içine doğru bir şeyler okudu.
Allahü teâlânın izni ile su, kuyudan taşıp dışarıya akmaya başladı. Muhammed Cezûlî abdest aldıktan sonra kıza:
-"Sen bu kerâmete hangi amelin sebebi ile nâil oldun?" dedi. Kız da:
-"Resûl-i ekreme salevât-ı şerîfeyi çok getirmekle ve salevât okumaya devâm ederek kavuştum." diye cevap verdi.
Muhammed Cezûlî, bu duruma hayret ederek:
-"Acabâ hangi salevât-ı şerîfeyi okumaya devâm etsem?" diye düşünmeye başladı.
O gece, bu düşünceden dolayı uyuyamadı. Bu düşünce içerisinde yatakta yatarken, hanımı yatağından kalktı. En güzel elbisesini giyip, örtüsünü örtüp evden dışarı çıktı. Bunu görünce, hanımının bu saatte nereye gittiğini merak ederek arkasından dışarı çıktı ve onun deniz kıyısına doğru gittiğini gördü. Önünde ve ardında bir arslan ona bekçilik ediyordu. Merakı daha fazla arttı. Hanımı kıyıya varınca denize girdi ve yürümeye devâm etti, sonunda küçük bir adaya ulaştı. Arslanlar denizin kıyısında yattılar. Orada abdest alıp, namaz kılmaya başladı. İbâdetten sonra, yine su üzerinde yürüyerek kıyıya geldi. Arslanlar da kalkarak, biri önde, diğeri arkada yürümeye başladılar. Muhammed Cezûlî daha önce eve gelip, uyuyor göründü. Hanımı, eve gelip elbiselerini değiştirip, yattı. "Hanım bunu her gece mi yapıyor?" diye düşünerek, üç gece onu gözetledi. Hanımının her gece böyle yaptığını gördü.Üçüncü gecenin sabahında, bu durumu hanımına sordu. Hanımı ona:
-"Siz, bu işe şimdi mi vâkıf oldunuz? Uzun senelerdir ben böyle yapıyorum." dedi.
Bunun üzerine Muhammed Cezûlî:
-"Acabâ, bu kerâmete ne sebeple kavuştunuz?" diye sorunca, hanımı:
-"Resûl-i ekreme salevât-ı şerîfe okumayı hiç bırakmadım. Nîmete bu yüzden kavuştum." dedi.
Muhammed Cezûlî:
-"Devâm ettiğiniz bu salevât-ı şerîfe hangisidir?" diye suâl etti.
Hanımı cevap vermedi. Isrâr edince:
-"Bu gece istihâre edeyim, izin olursa, cevap veririm." dedi.
Sabahleyin hanımı:
-"Açıkça söyleyeyim, haber vermeye izin yoktur. Ancak salevât-ı şerîfeleri topla, onların içinde varsa, "Vardır" diye haber veririm." dedi.
Bunun üzerine Muhammed Cezûlî, birçok kitaplarda bulunan salevât-ı şerîfeleri topladı ve bir kitap yazdı. Hanımına, yazdığı bu kitabı okuduğu zaman, hanımı:
-"İçinde birkaç yerde vardır." dedikten sonra:
-"Bu kitabı okumaya devâm edenin, Allahü teâlânın rahmetine kavuşacağında şüphe yoktur." dedi. Muhammed Cezûlî bu eserine; Hayırlara deliller ve nûrların doğuşu mânâsına gelen Delâil-ül-Hayrât ve Meşârık-ul-Envâr ismini verdi.





Bismillahirrahmanirrahim


Elhamdülillahillezi sallâ binefsihî alennebiyyi aleyhi ekmelüs salâti vetteslîmi. Ve ahbarenâ bi salâtil melâiketi aleyhi efdalüs salâti vetteslîmi ve emrel mü´minîne minel insi vel cinni bissalâte aleyhi vetteslîmi. Vesselâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedillezî emrenâ bisselâti aleyhi vetteslîmi ve alâ âlihî ve eshâbihillezîne sallû aleyhi ve sellimû biesnâfis salâti vetteslîmi.


Hamd olsun O Allaha ki kendisi Peygamberine salavat ve selamın en güzelini göndermiştir. Ve bize de meleklerin O Peygambere en faziletli salavat ve selamlarını götürdüklerini bildirmiştir. İnsanlara ve cinlerden mü'min olanlara O Peygambere salavat ve selam getirmeleri emeredilmiştir. Peygamberimiz ve Efendimiz Muhammed (s.a.v)'e salavat ve selam olsunki bizi salavat ve selam getirmeye buyurmuştur. Ve Onun ev halkına (aline) ve ashabına salavatın ve selamın türlü ve çeşidi olsun, sizde onlara salavat ve selam getirin..



De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Al-i İmran, 3/31)




Muhakkak Allah, ve Melekleri Peygambere salat eder. Ey iman edenler siz de ona salât ve selamda bulunun ve ona tam bir teslimiyetle boyun eğin. (Ahzab56)




Allah teala bu âyet- i kerimede, Peygamberi Hz. Muhammedin kendi nezdinde ve yüce varlıklar olan Melekler katında üstün bir makamı olduğunu bildiriyor. Kendisinin Hz. Muhammed (s.a.v.) i övdüğünü, Meleklerin de onun için duada bulundurduklarını  bildiriyor ve yeryüzünde yaşayan biz insanların da onu övmemizi emrediyor.




“Peygamber (SAV) şöyle buyurmaktadır: “Sizden biriniz beni annesinden-babasından, çoluk-çocuğunuzdan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz.”(Buhari, Sahih, İman, 2/8 )




Allah ve Peygamber sevgisi imandandır, belki imanın ta kendisidir.Nitekim Hz. Ömer:
-Ey Allah'ın Rasûlü! Ben sizi canımdan başka herşeyden daha çok severim"dedi.

Peygamberimiz:
-Ey Ömer, canımı kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, beni canından daha çok sevmedikçe olgun mü'min olamazsın, buyurdu.
Peygamberimizi dikkatle dinleyen Hz.Ömer:
-Ey Allah'ın Resûlü, vallahi ben şimdi sizi canımdan da daha çok seviyorum,

deyince Peygamberimiz:
-İşte Ya Ömer, şimdi olgun mü'min oldun buyurdular.


(Aynî, Umdetü'l-Kârî,1/144.)

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Nur-u Muhammedi
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 23:45:35 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Nur-u Muhammedi rüya tabiri,Nur-u Muhammedi mekke canlı, Nur-u Muhammedi kabe canlı yayın, Nur-u Muhammedi Üç boyutlu kuran oku Nur-u Muhammedi kuran ı kerim, Nur-u Muhammedi peygamber kıssaları,Nur-u Muhammedi ilitam ders soruları, Nur-u Muhammediönlisans arapça,
Logged
15 Ocak 2010, 03:11:12
makes
2
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #1 : 15 Ocak 2010, 03:11:12 »

Hz.Peygamber’e iman etmek farzdır. Hz.Peygamber (sav)’e iman etmek İslamın erkanından birisi, imanın da şartlarından bir şarttır. Bundan dolayı her Müslümanın O’nun Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğuna şehâdet etmesi, O’nun Rabbinden getirdiği her şeyi tasdik etmesi ve O’ndan gelen bütün sözleri ve fiilleri kabul ederek, O’nu hayatında kendisine örnek alması gerekir.
Hz.Peygamber’i sevmek, her mümin için en gerekli taatlerden biridir.
Bu sevgi bir insanda gerçekleşmezse, o insan gerçek mümin olamaz.
Bütün âlemlere hidâyetle gelen, bütün insanlık için rahmetle gönderilen insanlara kitabı ve hikmeti öğreten, dünya ve ahiret saadetine kavuşma yolunu açıklayan bu Yüce Peygamberi sevmek imanımızın bir gereğidir.
Burada hemen şunu ifade etmemiz gerekir. Hiç şüphesiz ki; Allah sevgisinden sonra sevgiye en lâyık olan Hz.Muhammed (sav)’dir. Zîrâ bir önceki paylaşımda zikredilen ayet ve hadisler bu sevginin gerekliliğini işaret etmektedir.
Allah, iki vasıtayla bilinip tanınır: Onlardan biri akıl, diğeri ise peygamberdir. Allah’ı birinci vasıtayla bilip anlamak yeterli değildir. Varlık âlemindeki çok mükemmel plan şaşmayan kanunların bir planlayıcının ve ebede uzanan ölçü ve anlamda bir kanun koyucunun varlığına delalet ettiğini akıl yoluyla bilip anlamak mümkündür. Ama O yüce kudretin sıfatları, emirleri, kullarından bekledikleri, bu dünyayı insanlara hazırlamasının nedenleri, ahiretin varlığı bilinmemektedir. Bunları akıl değil, ancak peygamber haber verebilir. Peygamberin getirdikleri akılla birleşince asıl yol ve amaç belirlenmiş olur.
O halde peygamber, ilahî rahmeti ve O’nun kullarına olan buyruklarını yansıtan bir ayna, O’nun kanunlarını haber veren bir alıcı-verici,O’nu kullarına tanıtan bir rehber; kulluk görevinin anlamını ve ölçüsünü insanlara öğreten bir öğretmendir.

Yüce Allah, 'Ahzâb, 33/56' ayet-i kerimede bütün müminlere Peygamberine salât ve selâm etmelerini emretmekte ve O’na saygı göstermelerini istemektedir.

“Allahümme Salli alâ Muhammed.” demek salât,
“Esselâmü aleyke eyyühen-nebiy.” demek selamdır.

Hz. Peygamber (sav)’den rivayet edilen çok sayıda Salavât-ı Şerife vardır. Bunları okumak, mümkün olduğu kadar çok salãt ve selâm getirmek, Peygamber (sav)’in sevgisini celb eder, şefaatine sebep olur.
İşte Hz.Peygamber (sav)’i gerçekten seven her Müslümanda bu vasıfların bulunması gerekir. Aksi halde insan tam manasıyla imanın meyvesinden istifade edemez ve Hz. Peygamber (sav)’in şefaatine nâil olamaz.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
15 Ocak 2010, 08:29:02
akmina

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 477


« Yanıtla #2 : 15 Ocak 2010, 08:29:02 »

Allahümme salli ve selim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed .    Paylaşımın için teşekkürler  ,hayırlı cumalar
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
24 Ocak 2010, 04:07:49
makes
2
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #3 : 24 Ocak 2010, 04:07:49 »

Allahümme salli ve selim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed .    Paylaşımın için teşekkürler  ,hayırlı cumalar

ilginizden dolayı Allah teala sizden razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
24 Ocak 2010, 04:11:41
makes
2
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #4 : 24 Ocak 2010, 04:11:41 »


Hazret-i Peygamber (s.a.v)’in bir sohbetinde Sevbân (ra), Habîbullâh’a pek derin ve dalgın bir surette bakıyordu. Gâyet de ızdıraplı bir hâli vardı. Öyle ki onun bu hâli, Âlemlerin Efendisi’nin dikkatini çekti. Merhametle sordular:

“–Yâ Sevbân! Nedir bu hâlin?”

Sevbân (ra), bu iltifat ile muhabbet çağlayanı hâline gelen sevdâlı gönlüyle şöyle dedi:


“–Anam, babam ve bu cânım sana fedâ olsun yâ Rasûlallâh! Senin hasretin beni öyle yakıp kavurmaktadır ki, nûrundan ayrı geçirdiğim her an bana ayrı bir hicran olmaktadır. Dünyâda böyle olunca âhırette nice olur diye dertleniyorum. Orada siz peygamberlerle beraber olacaksınız. Benim ise, ne olacağım ve nerede bulunacağım belli değil! Üstelik cennete giremezsem, sizi görmekten tamamen mahrum kalacağım! Bu hâl beni yakıp kavuruyor ey Allâh’ın Rasûlü!”


Hazret-i Peygamber (s.a.v), Sevbân ile birlikte ashâb-ı kirâmdan da zaman zaman vâkî olan bu ve benzerî hicranlı sözlere ve ayrıca kıyâmete kadar gelecek olan ümmetin muhabbet ve aşk kâfilesinin yanık gönüllerine sürûr dolu bir müjde sadedinde şöyle buyurmuşlardır:

“Kişi sevdiği ile beraberdir...”


Tabiî ki, samîmî muhabbet, itâat ve teslîmiyyet şartı ile…
...

Muhakkak Allah, ve Melekleri  Peygambere salat eder.  Ey iman edenler siz de ona salât ve selamda bulunun ve ona tam bir teslimiyetle boyun eğin. (Ahzab56)

Peygamberimiz (s.a.v)'e salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 de 15 dakika salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Sizi de bizimle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 4 ... 6   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &