ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Ramazan Ayı Özel Dünyası ๑۩۞۩๑ > İlim Dünyası İle Ramazan Ayı > Ramazan Ayı Fıkhi Bilgileri > Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu  (Okunma Sayısı 671 defa)
17 Ağustos 2010, 18:33:13
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 17 Ağustos 2010, 18:33:13 »



Ramazan Hilâli İle Diğer Hilâllerin Sübutu

Ramazan Hilâli İle Diğer Hilâllerin Sübutu Ramazan ayı, kamerî aylardandır Bunlann sübutu hilâllerin, yani yeni ayların görülmesi iledir Bunun için Şaban ayının yirmi dokuzuncu günü güneşin batışında insanların hilâli araştırmaları bir görevdir Hilâli görürlerse, ertesi günün Ramazan orucuna başlarlar Hava bulutlu, dumanlı bulunup da hilâl görülemezse, Şaban ayını otuz gün olarak tamamlar, sonra oruca başlarlar

Bununla beraber Şaban ayının hilâlini de, Receb ayının yirmi dokuzunda araştırmak uygundur Bu şekilde Şabanın kaç gün olduğu daha iyi anlaşılmış olur

Ramazan ayının yirmi dokuzuncu günü de, güneşin batışından itibaren Şevval ayının hilâli araştırılır Görülürse bayram yapılır, görülmezse, Ramazan otuz gün tutulur

Kamerî aylar, bazan otuz, bazan da yirmi dokuz gün olur Yay şeklinde görülen her yeni aya, üçücü gecesine kadar "Hilâl" denildiği gibi, her ayın yirmi altıncı, yirmi yedinci gecelerine de "Hilâl" denir Diğer günlerdekine de, sadece Kamer denir

Her kamerî ayın başlangıcı, ya hilâl görmekle veya ondan önceki ayın günleri otuza tamamlanmakla tesbit edilir

Hilâl'in çoğulu "Ehille"dir Hilâl görüldüğü zaman; "Hilâl! Hilâl!" diye işaret etmek mekruhtur, bir cahiliyet âdetidir

Hilâl görülünce üç kez tekbir ve tehlilden sonra üç kez şöyle demeli: Sonra da: şöyle dua etmelidir (*)

Hilâlin güneş batışı arkasından görülmesi geçerlidir Bunun için hilâl, zeval (öğle) vaktinden önce veya sonra görülse bununla o gün ne oruca başlanır, ne de oruçtan çıkılır Gerçekten bu hilâl gelecek geceye ait bulunmuş olur Bu, İmam Azam ile İmam Muhammed'e göredir İmam Ebû Yusuf'a göre, zevalden sonra görülen hilâl gelecek geceye ait ise de, zevalden önce görülen bir hilâl evvelki geceye ait olur Bunun için bu hilâl ile Ramazan veya bayram gerçekleşmiş olur Çünkü bir hilâl iki gecelik olmadıkça, âdete göre zevalden önce görülemez

(Üç İmama göre, gündüzün görülen hilâle itibar edilmez Bu hilâl mutlaka gelecek geceye aittir Bu konuda müneccimlerin sözleri de geçerli değildir Herhalde hilâl geceleyin görülmelidir)

Hava kapalı olunca, Ramazan hilâlinin görüldüğüne müslim, âkil, baliğ ve âdil bir kimsenin şehadeti yeterlidir Bunun hilâl görmüş olduğunu söylemesine dayanarak oruca başlamak gerekir Bu kimsenin erkek veya kadın olmasında fark yoktur Bu halde böyle bir kimsenin şehadetine, yine böyle kimsenin şehadet etmesi de geçerlidir Bu hususta âdilden maksad, iyiliği kötülüğüne üstün gelen kimse demektir Bu konuda hali kapalı olan kimsenin şehadeti de, Sahih olan görüşe göre, kabul olunur Bu şehadet, bir haber demektir, bir din işini bildirmekten ibarettir Bunda şehadet sözü, dava, mahkeme, hakimin hükmü şart değildir İhtiyat bunu kabul etmektir

Hilâli görenin bunu açıklaması, yani: "Ben beldenin şu yerinden veya dışından baktım, hilâli, ufkun şu tarafında bulutun hemen kenarında veya iki bulutun açık bulunan kısmında şu şekilde gördüm," diye açıklaması gerekir mi, gerekmez mi? Bazı zatlara göre lâzımdır
Fakat sağlam rivayete göre lâzım değildir, böyle açıklama yapılmaksızın da şehadet geçerli olur Bu şehadeti işitenler için oruca başlamak gerekir

Ramazan hilâlini gören bir müslüman için hemen o gece şehadette bulunmak lâzımdır Hatta bu, evinde beklemesi gereken bir kadın bile olsa, kocasının veya efendisinin izin vermesine bakmaksızın çıkıp gördüğü hilâl hakkında şehadet eder; çünkü bu din bakımından vacib olan bir görevdir

Hilâli gören kimse, eğer hâkimi bulunan bir şehirde ise hemen hâkimin huzuruna çıkar ve şahidlikte bulunur Hâkim de durumu ilân eder Hâkim bulunmayan bir yerde ise, mescide gidip şahidlikte bulunur Şahid olan kimse âdil olarak biliniyorsa, onun sözüne dayanarak insanlar oruca başlarlar

(Şafıîlere göre, hâkimin hükmü ile bütün insanlara oruç tutmak farz olur İsterse bu hüküm, yalnız âdil bir şahidin görüşüne dayanmış bulunsun Hâkimin hükmü ihtilâfı ortadan kaldırır ve başka mezheb sahiblerine de oruç tutmak gerekli olur)

Hilâlin görülmesi, ayın girmesi doğrudan doğruya değil, bir olaya bağlı olarak hüküm altına alınabilir Meselâ: Bir kimse mahkemede bir şahsı dava ederek: "Benim bu kimsede, Ramazanın ilk gününde ödemek üzere şu kadar kuruş alacağım vardır, şimdi ise Ramazan hilâli görülmüştür Bunun için bu alacağımı bana vermesini istiyorum," dese, borçlu şahıs da: "Evet, anlattığı şekilde borcum vardır, fakat henüz Ramazan ayı girmemiştir," diye itiraz etmekle hakim, o davacının hilâli gördüklerine dair getireceği iki şahidin şehadeti üzerine o borcun ödenmesine hüküm verse, Ramazan hilâlinin gördüğüne de hüküm vermiş olur

Hilâl isbat için bu şekilde dava açılması, İmam Azam'a göre uygundur İki İmama göre, böyle bir davaya gerek yoktur

Yalnız başına hilâli gören kimsenin şahidliği kabul edilmese de, kendisinin oruç tutması gerekir Eğer o gün oruç tutmazsa, kaza eder Bundan dolayı keffaret gerekmez Çünkü gördüğü şeyin hilâl değil, bir hayal olduğu düşünülebilir Bir kimsenin şahidliği hakim tarafından henüz red edilmeden iftar ettiği taktirde de yine keffaret gerekmez Çünkü reddedilmek şüphesi vardır Keffaretler ise, şüphe ile kalkar Fakat şehadet kabul edildikten sonra iftar edecek olsa keffaret gerekir Çünkü bu durumda onun şahidliği hakimin kararı ile kuvvet bulmuştur

Hava kapalı olmayınca, Ramazan, Şevval ve Zilhicce hilâlleri hususunda bir iki kimsenin değil, onlarla beraber kuvvetli bir zan meydana gelecek başka çok kimselerin şehadetleri kabul edilir Bunların sayısını belirlemek idarecinin görüşene bağlıdır Bir görüşe göre, bunların elli erkek olması gerekir Bu hususta şahidlerin belde haricinden olup olmaması, kuvvetli rivayete göre, fark etmez Bir görüşe göre de, bu durumda belde dışından gelen iki adil şahidin şehadeti kabul olunur Onların daha uygun ve elverişli bir yerden hilâli görmüş olmaları düşünülebilir

İmam Azam'dan rivayete göre de, bu durumda taşradan gelmiş veya gelmemiş olsun, iki adil şahidin şehadeti ile yetinilir

Deniliyor ki, zamanımızda herkes hilâli araştırma görevini yerine getirmek için çalışmadığından, şimdi böyle iki şahidin şehadetine güvenmek uygundur
Hava kapalı olunca, Şevval ve Zilhicce hilâlleri hakkında adil iki erkeğin veya bir erkek ile iki kadının şehadetleri kabul olunur Bu hususta adalet, hürriyet ve şahid sayısı şarttır Şahidlerin tezkiyeleri de yapılmalıdır Şehadet sözünün ve dava etmenin şart olup olmamasından ihtilâf vardır

Hakim ve valisi bulunmayan bir yerde hava kapalı olduğu halde, iki adil kimse Şevval hilâlini gördüklerini haber verecek olsalar, insanların iftar etmesinde bir sakınca yoktur

Kapalı bir havada Ramazan hilâlini yalnız hakim görecek olsa, dilerse yerine birini vekil tayin ederek onun huzurunda hilâli gördüğüne şehadet eder, dilerse doğrudan doğruya insanlara oruç tutmalarını ilân eder Fakat bayram (şevval) hilâlinde böyle bir kişilik şehadet geçerli olmaz Çünkü bununla bir ibadete son verilecektir Bununla beraber bu durumda insanların hukukuna şehadet manası da vardır; çünkü oruçtan çıkacaklardır

İnsanların hukukunda ise, ikiden noksan şahidin şehadeti geçerli değildir Bunun için idare amiri veya hakim yalnız başına Şevval hilâlini görecek olsalar, ne bayram namazı yerine çıkarlar ve ne de insanlara namaz yerine çıkmalarını emrederler Ne de gizli veya aşikâr oruçlarını açarlar Çünkü görülen hilâlin bir hayal olması ihtimali vardır

Şevval ayının hilâli, Ramazanın yirmi dokuzuncu günü, güneşin batışı arkasından araştırılır Bu hilâli yalnız başına gören kimse, ibadet hususunda ihtiyatı gözeterek iftar etmez Eğer iftar ederse, yalnız kaza gerekir Şehadeti kabul edilmediği halde de iftar etse, yine yalnız kaza lâzım gelir, keffaret gerekmez

Bir kimsenin şehadetine dayanarak Ramazan orucuna başlamış olanlar, otuzuncu günü Şevval hilâlini görmeseler de, sahih olan görüşe göre, oruca son verirler Hava kapalı ve bulutlu olunca, ihtilafsız bayram yaparlar

(Şafiîlere göre, Şevval için de bir adil şahidin şehadeti yeterlidir, tercih edilen görüş onlarca budur Hakim bununla karar verince bayram yapılır)

Hava kapalı olduğu halde, iki kimsenin şehadetini hakim kabul ederek otuz gün oruç tutulduktan sonra Şevval hilâli görülmese, bakılır:

Eğer hava yine kapalı ise, ertesi gün iftar ederler Bunda ittifak vardır Fakat hava açık ise, bir görüşe göre iftar etmezler Ancak sahih olan diğer bir görüşe göre, bu durumda da iftar edip bayram yaparlar

Bir belde halkı yirmi dokuz gün oruç tuttuktan sonra iki adil kimse; "Biz Ramazan hilâlini, sizin oruca başlamanızdan bir gün önce görmüştük," diye şehadette bulunsalar, bakılır: Eğer bunlar, o belde halkından iseler, uygun olan şahidliklerinin kabul edilmesidir; çünkü bunlar, Allah için yapılacak olan bir şehadeti önceden terk etmişlerdir Fakat uzak bir yerden gelmiş iseler, şehadetleri caiz olur; çünkü bunlar, bu şahitliklerinde kınanmazlar

Ramazan ayından başka ayların sübutu için, hava kapalı ise, en az iki adil erkeğin veya bir erkekle iki kadının şehadetleri gerekir Hava açık ise, büyük bir cemaatın şehadeti gerekir Bu cemaat, kesinlik kazandıracak derecede kalabalık ve sağlamsa şehadetlerinin kabulü için İslâm olmak şart kılınmaz Diğer bir görüşe göre, Ramazan, Şevval ve Zilhicce'den başka diğer dokuz ayın hilâlini isbat için, hava kapalı olsun veya olmasın, iki adil şahidin şehadetleri yeterli olur Çünkü bu ayların hilâllerini görmek için büyük bir topluluk ilgilenmez

Bir belde halkı hilâli görmeksizin yirmi sekiz gün oruç tutup da, sonra Şevval hilâlini görecek olsalar, bakılır: Eğer Şaban hilâlini görüp onu otuz gün saymışlarsa, yalnız bir gün kaza ederler Ramazan ayı yirmi dokuz gün bulunmuş olur Fakat Şaban hilâlini görmeksizin onu otu...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu
« Posted on: 17 Eylül 2019, 23:41:47 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu rüya tabiri,Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu mekke canlı, Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu kabe canlı yayın, Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu Üç boyutlu kuran oku Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu kuran ı kerim, Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu peygamber kıssaları,Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutu ilitam ders soruları, Ramazan hilâli ile diğer hilâllerin sübutuönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &