ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Eserleri > Rabıta ve Nakşibendilik > 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar  (Okunma Sayısı 545 defa)
08 Haziran 2010, 16:43:38
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 08 Haziran 2010, 16:43:38 »



18– Nâsirüddîn Ubeydullah-ı Ahrâr:

H. 806/m. 1403'de Taşkent'de doğdu. Hocası gibi O da, konuşma ve yazı dili olarak Farsça’yı kullanmakta idi. Bununla birlikte Türk asıllı olduğu ihti­mali daha ağır basmaktadır. H. 895/m. 1490 tarihinde Semerkand'da öldü. 

Muntazam bir öğrenim görmediği, hatta öğrenimi bir türlü sevme­diği, hakkındaki söylentilerden anlaşılmaktadır. Kendini tamamen ta­savvufa vermiş olması belki de bu yüzdendir. Rabbânî, 187 sayılı mektubunda O'nun, Fakarât adlı bir eserinden söz etmektedir.

Nakşibendîlerce önemli bir kaynak sayılan Raşahât adlı kitabın yazarı, bu şahsın çağdaşıdır ve onunla haşır neşir olmuş­tur. 

Ubeydullah-ı Ahrâr, Timûrîler döneminde yaşadı ve bu hânedânın prensleri arasında sürüp giden taht kavgalarına şahit oldu. Hatta bu olayla­rın içine bile girdi. Bu cümleden olarak, Timurleng'in dördüncü gö­bek to­runlarından (Semerkand'i işgal eden) Sultan Ebu Said'in[1] yanında ye­rini aldı. Ebu Said  ile aynı soydan gelen Şahruh­'un oğlu Ebu'l-Kasım Mirza Babür arasında savaş hazırlıkları yapı­lırken Ubeydullah-ı Ahrâr, Ebu Said adına Babür'ü uzlaşmaya davet etti ve onları ba­rıştırdı. Bu olaylar O'­nun ne kadar nüfuzlu olduğunu göstermek­tedir.

Ahrâr'ın yaşadığı dönemde Timuroğulları Hânedânı parçalanırken aynı zamanda Maverâunnehr'den Hindistan'a doğru dağılarak yayılıyorlardı. Tabiatıyla bu si­yasi yayılmaya paralel olarak Nakşîliğin muhiti de oralara doğru genişli­yordu. Zaten komşu olan bu iki bölge arasında çok köklü ve sürekli etkile­şimler tarih boyunca sürmüştür. Tarihi veriler, özellikle bu dönemde Hind-İran zevkinin sanattan dine kadar hemen her şeye yansıdı­ğını kanıtla­mak­tadır. Dolayısıyla öyle anlaşılıyor ki gerek Şamanlıktan, ge­rek Zerdüşizm'den, gerekse Brahmanizm ve Budizm'den esinlenmelerle, Nakşibendîyye adı altındaki sûfîlik, bu dö­nemde Ahrâriyye  adıyla yeni bir ni­telik ve içerik kazanmıştır. Ahrâriyye'nin, Nakşibendîliğe yaptığı en be­lirgin katkı ise râbıta sürecini başlatmış olmaktır.

Çünkü Ubeydullah-ı Ahrâr çok faal bir Nakşibendîdir. Bu tarîkatı Hind zevkiyle karakterize edenlerin başında gelir. Râbıta telkinini, Ya’qûb-i Çarkhî 'den ilk alan O'dur. Keza, Türkistan'da yaygın olan Hind-İran  misti­siz­minin Anadolu'ya sızması da bu şahsın etkileriyle olmuştur. O'nun özel­likle iki öğrencisi bu inanışların propagandası için Anadolu'ya gelmişlerdir. Bunlar, Abdullah-ı İlâhî ve Haydar Baba'dır.

Haydar Baba, Kanûnî döneminde, Eyüp Camii'ne âdetâ yerle­şerek hal­kın vicdanını mistik doğrultuda yönlendirmeye çalışmış, Hind–İran kay­naklı Türkistan Tasavvufu'nun, Osmanlı toplumuna yer­leşmesinde büyük rol oy­namıştır.

Nakşi şeyhlerinin, faaliyet alanı içine bu dönemden itibaren Hindistan­'ın da katılması çok önemli bir olaydır ve Nakşîlikte yeni bir aşa­manın baş­laması demektir. Bu geçişi ise Ubeydullah-ı Ahrâr sağlamıştır. Nitekim son­raları Hindistan'da güçlü bir devlet kurmayı başaran Zahîruddîn Babür Şah,[2] Ahrâr'ın çocukla­rına ve temsilci­lerine çok yakın ilgi göstermiştir. Bu ya­kınlığın doğal so­nucu olarak da Hind dinleri Nakşibendî Tarîkatı'nı önemli derecede etkile­miştir.

İlginçtir ki Nakşî şeyhlerinden Kasım Kufralı, (1940'ların Türkçe’siyle kur­duğu uzunca ve kırık dökük birkaç cümle içinde) bu gerçeği bir çeşit iti­raf ede­rek şunları kaydetmektedir:

«Babür'ün, Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr'ın oğullarına ve haleflerine olan merbutiyeti, kendisinden sonraki hükümdarlarda da görülür. Hind'in bu din­dar hükümdarlarını etrafında toplamış bulunan diğer simalar, mistik bir at­mosferle çevrili Hind muhitinin kendi muhitlerindeki akislerini yaşatır­lar­ken Hind mizacının tevlid ettiği o sonsuz hayâl aleminin Tecellîlerini ve­lile­rin ve büyük din adamlarının şahsiyetlerinde toplayan şair mutasavvıf­ların da bu muhit üzerinde fazla tesirleri oluyordu. Esasen Hindistan'da canlanan tasavvuf cereyanları da tarîkatlerin oraya girmesini fevkalade ko­laylaştırmış­tır.»

Ahrâr, Nakşî Silsilesi'nin 18'inci halkası olarak kabul edilir.

 



--------------------------------------------------------------------------------

[1]. Sultan Ebu Said (1427-1469): Muhammed Mirza'nın oğludur; O da Miran şah'ın oğ­ludur; O da Timurleng'in oğludur.

                1457'de Mâverâunnehr'i, 1459'da da Horasan'ı ele geçirerek Herat Kenti'ni merkez ha­line getirdi. Uzun Hasan'la savaşmak isterken pusuya düşürüldü ve aralarında siyasî düş­manlık bulunan, babasının amcasıoğlu Yadigar Muhammed'e teslim edildi. O'nun tarafından da öldürüldü.

                Tarihin bu dönemi, İslâm’ın ve Müslümanların, en çok çözülüp dağıldığı, ilim adamları­nın yerini, şeyhlerin doldurduğu son derece karışık ve karanlık bir aşamadır.

 

[2] . Zahîruddîn Babür şah (1483-1530): Timuroğulları'ndan, Sultan Ebu Said'in to­ru­nu­dur.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar
« Posted on: 17 Temmuz 2019, 08:10:10 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar rüya tabiri,18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar mekke canlı, 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar kabe canlı yayın, 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar Üç boyutlu kuran oku 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar kuran ı kerim, 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar peygamber kıssaları,18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrar ilitam ders soruları, 18 Nasirüddin Ubeydullahı Ahrarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &