ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > Rabbani Yol ve Sunnetullah > Sonuç
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sonuç  (Okunma Sayısı 540 defa)
24 Ocak 2012, 22:40:14
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 24 Ocak 2012, 22:40:14 »



SONUÇ

Yirminci yüzyıl denilen bir çağda yaşıyoruz.

Saadet dönemini ondört asır geride bırakmışız. Aydınlık ve aydınlık kaynağı dönem ile aramızda ondört asırlık bir tarih oluşmuş.

Ondört asır, bindörtyüz yıl!

Neler olmamış ki bu ondört asırlık dönemde? Üzülünecek, sevinilecek, şaşırtacak, kızılacak neler olmamış ki?

Bölünmeler, parçalanmalar, iç savaşlar.

Hz. İbrahim (a.s.)'ın 'Ya Rabbi zürriyetimden imamlar ve önderler kıl" duası üzerine Rabbimizin:  "Zalimler Benim ahdime erişemez" buyruğu ile reddedi­len saltanat sisteminin, bu İlahi buyruğa rağmen teşekkülü ve sultanoğlu zalimlerin başa geçmesi.

Hz. Musa (a.s.) Rabbani görevi için kardeşi Harun (a.s.)'ı yardımcı olması için isterken, kardeşlerini katleden ve ellerindeki kardeş kanını değişik fetvalarla yıka­maya çalışan sultanlar.

Yaşamak için, sultanların zulmünü de yaşatan ve bu zulmü din adına onaylayan, meşru gösteren çanak yalayıcıları.

Resulullah (s.a.v.)'e ümmet ve halef olduklarını id­dia eden sultanların, Resulullah (s.a.v.)'in sade yaşantısına karşılık saraylarda ve yüksek tahtlarda hilafet görevini yürütmeye çalışmaları.

Kültür ve eğitim faaliyetleriyle insanları ve toplum­ları degil, toprakları fethetmeyi amaçlayan savaşlar.

Batıda kral-papaz, doğuda sultan-şeyhülislam iliş­kileri.

Müsbet ilme karşı takınılan menfi tavırlar.

Saraya ve ihtişamlı yaşantıya haklı bir kızgınlıkla bakan binlerce göz.

Son dönemlerinde 'Hasta adam' olarak adlandı­rılan Osmanlının tabi bir ecel ile ölmesi.

Saltanat sisteminin kaldırılması.

Dinin istismarına şahit olan gözlerin, istismarcılara değil dine düşman edilmesi.

Cumhuriyetin kurulması.

Dinin istismarını önlemek için, din ile devlet işleri­nin ayrılması ve laikliğin teşekkülü.

Dinin istismarını önlemek için Kur'an'ı Kerim'de beyan edilen kanunların yürürlükten kaldırılması ve hayat şeklini belirleyecek olan kanunların meclislerden çıkarılması.

Dinin istismarını önlemek için yapılan bu çalışma­lara karşı çıkan veya engel olan kimselerin, dinin istismarını önlemek için katledilmesi.

Dinin istismarını önlemek için, imam-hatip ve İlahi­yat fakültelerinin kurulması ve din görevlilerinin devlet kontrolünde yetiştirilmesi.

Dinin istismarını önlemek için, cami ve benzeri

yerlerde dinin devlet tarafından öğretilmesi.

Dinin istismarını önlemek için, devletin belirlediği müfredatın dışına çıkarak Kur'an'ı Kerim'deki bazı hükümleri gündeme getiren din görevlilerinin görevden alınması ve cezalandırılması.

Dinin istismarını önlemek için, devleti meşru gören zararsız gruplara müsamaha edilmesi ve dini asabiyete sahip olan kimselerin bu gibi gruplarda deşarj edilmesi.

Ve istismar edilmesinden endişe duyulan dinin, bili­nen sebeblerle ortadan kalkması.

İşte böyle geldik günümüze veya böyle getirildik.

Dünyanın birçok bölgesinde de durum bundan pek farklı değil. Batı dünyasındaki toplumlar ise meydana getirdikleri MADENİ dünyanın ağırlığı ve soğukluğu altında ezilmektedirler. Uluslararası şirketler vasıtasıyla dünyaya tahakküm eden emperyalizm, sömürdükleri ülke yönetimleri üzerinde müessir olabilmekte ve gerekirse bu yönetimleri bazı müdahaleler ile azledebilmektedirler. Halkın iradesi ile iş başına geldiklerini söyleyen ülke yöneticileri, halkın iradesinden ziyade emperyaliz­min iradesi ile iş başına gelmektedirler.

Müstekbir mantığı,aynı rengin değişik tonlarını sergileyerek dünyanın birçok ülkesinde kendisini göstermektedir. Allah'ın haki­miyetini inkar eden bu müstekbirler, 'Halkın hakimiyeti' sloganı altında kendi hakimiyetlerini sürdürmek istemek­tedirler. Sömürdükleri insanları aldatmak için, 'Biz de Allah'a inanıyoruz1 diyen bu müstekbirler, gerekirse

Kur'an'ı Kerim'in okunmasına ve okutulmasına izin ver­mektedirler.

Tabi ki sadece okunmasına ve okutulmasına!

Kur'an'ı Kerim'in belli kıraatlere göre okun­masından bu müstekbirler rahatsız olmamaktadırlar. Çünkü Allah'ın buyruğunu içeren Kitap okunmakta, bu müstekbirlerin buyruğunu içeren kitap ise yaşanmak­tadır. Mesela Libya Lideri Kaddafi, ülkesindeki insanlar tarafından Kur'an'ı Kerim'in belli kıraatlerle okun­masından rahatsız olmamaktadır. Çünkü Libya'da Kur'an'ı Kerim kıraatle okunmakta, Kaddafi'nin hazırla­dığı Yeşil Kitap ise yaşanmaktadır. Kaddafi'ye 'Senin hazırladığın Yeşil kitabı kıraatle okuyup, Kur'an'ı Kerim'i yaşayalım mı? şeklinde bir teklif götürülse, Kaddafi'nin gerçek çehresi meydana çıkacaktır. Müslüman olduğunu iddia eden bu kimsenin, kendi kitabına reva görmediği bir durumu, Kur'an'ı Kerim'e reva gördüğü anlaşılacaktır.

'Kişi ile Allah arasına hiç kimse giremez' diyen bu müstekbirler, bu ifade ile bel'amları değil salih mü'min­leri kastetmektedirler. Çünkü tağutu meşru gösteren bel'amlar, tağutun izniyle insanlar ile Allah arasına gir­meye çalışmakta ve sapık fikirlerle insanları Allah'tan uzaklaştırmaktadırlar. Oysa ki şanı yüce Rabbimiz bunun aksini emretmektedir, İlahi emirlere göre söz konu­su bel'amların susturulması ve insanların salih kimseler vasıtasıyla Allah'a davet edilmesi gerekmektedir. Seçkin insanlar olan peygamberlerin ve bu peygamberlerin yo­lunu izleyen mü'minlerin yaptığı da bu değil midir?

Dünya emperyalizmine yön veren ve yürüten müstekbirler, bilerek veya bilmeyerek ilahlaşmaya çalışmaktadırlar. Allah'ın hukukunu iptal etmeye çalışarak insanlara ilahlık taslayan bu müstekbirler, dünya insanlarını kendilerine kul etmek istemektedirler. Allah'ın yarattığı ve Allah'ın yaşattığı mülk üzerinde, Allah'ın hükmüne zıd hükümlerle tasarruf sahibi olmak istemek­tedirler. Kendi nefisleri için istemediklerini, alemlerin ya­ratıcısı olan Allah için istemektedirler. Mesela herhangi bir devlet başkanına.

"Sen yine devlet başkanı ol, fakat! dikendeki in­sanların nasıl idare edileceğine, nasıl yaşayacağına karışmayacaksın, dikendeki insanların nasıl yaşayacak­larını belirleyen kanunları çıkarma, bu kanunları onaylama ve benimsemediğin kanunları iptal etme yetkin olma­yacak. Savaşa ve barışa sen karar vermeyeceksin. Hoşlandığın ve hoşlanmadığın şeylere müdahale etme­yeceksin. Sen sadece devlet başkanı olacak, ismin duvarlara yazılacak ve bayram törenlerinde halkın arasın­da gözükeceksin." şeklinde bir teklif götürsek.

"Bu ne biçim devlet başkanlığı" diyerek teklifi red­dedeceklerdir. Oysa ki bu yaratıklar böyle bir devlet başkanlığına razı olmazlarken, alemlerin yegane ya­ratıcısı olan Allah (c.c.)'ı bu şekilde bir Rab olmaya razı etmek istemektedirler. Allah (cc.) yegane yaratıcı ve alemlerin Rabbi olarak bilinecek, duvarlara ismi yazıla­cak, dini gün ve «dini bayram törenlerinde insanların gündemine girecek, fakat! Yarattığı insanların yaşan­tısına müdahale etmeyecek. İnsanların nasıl ve ne şekilde yaşamaları gerektiğine dair son peygamberi Re­sulullah (s.a.v.) tarafından beyan ettiği hükümler dikkate alınmayacak ve iptal edilecek. Kendisine tabi olan mü'minler cezalandırılırken, kendisine isyan eden kafir­ler mükafatlandırılacak ve Allah (cc.) buna da müdaha­le etmeyecek!

Allah (c.c.)'a inanan bütün dünya insanlarının ku­laklarına, gözlerine, akıllarına, vicdanlarına seslenmek istiyoruz.

"Allah (cc.) böyle bir Rab mıdır vey böyle bir Rab olmaya razı mıdır?"

"Razıdır veya bizim çıkarlarımız için razı olmalı­dır." diyen dünya müstekbirlerine hiç hoşlanmayacakları bir haberimiz vardır.

Allah (cc.) böyle bir Rab olmaya hiçbir zaman razı olmamış ve hiçbir zaman razı olmayacaktır. Yer, gök ve her ikisi arasındakiler O'nundur. O Allah ki, bütün in­sanları ve cinleri sadece kendisine kulluk yapmaları için yaratmıştır. Siz ise şeytana kulluk yapmakta ve sadece Allah'a kulluk yapmaları gereken insanları aldatarak kendi çıkar ve menfaatlerinize kul yapmaktasınız.

Bu durumunuzu gören, bu durumunuzu bilen ve gerçek sabır sahibi olan Allah (cc), lutfu ile şuurlandırdığı mü'minler vasıtasıyla sizlere hitap etmekte ve sapık yollarınızın sonuna gel­diğinizi beyan etmektedir. Şimdiye kadar suskunluğa mahkum etmeye çalıştığınız İlahi hitap, bundan sonra kulaklarınızda ve dünyanın dört bir tarafında yankıla­nacaktır.

Bunu susturabilir misiniz?

Elbetteki hayır.

Allah kelamını gündeme getiren mü'minleri katle­derek bu İlahi kelamı susturabileceklerini zannedenler, bu İlahi kelamın sahibini tanımamaktadırlar. Oysa ki bu İlahi kelamın sahibi Allah (cc.)'dır. İlahi kelamı susturmaya çalışanlar, Allah (cc.)'ı susturmaya çalışanlardır. Elbetteki ve elbetteki buna güçleri yetmeyecektir. Allah (cc.) dilediği mesajı, dilediği kulları ile dünya insan­larına ulaştıracaktır, İlahi mesajı gündeme getiren bir mü'mini katleden müstekbirler, aynı mesajın yüz mü'minden yükseldiğine şahit olabileceklerdir, İlahi tak­dir gerçekleşecek ve İlahi mesaj kıyametten önce bütün dünya insanlarına ulaşacaktır.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           

Ve siz, siz ey dünya müstekbirleri ve bu müstekbirlerin zulmünü destekleyen dünya mustazafları…

Artık durun!

Şeytani yollardan, şeytani hükümlerden, şeytani yaşantılardan vazgeçin.

Alemlerin Rabbi olan 'Allah (cc.) bu sapıklıktan vazgeçmenizi, tevbe etmenizi ve Kur'an'ı Kerim'deki İlahi buyruklara teslim olmanızı emretmektedir. Şunu ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sonuç
« Posted on: 18 Ağustos 2019, 10:04:52 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sonuç rüya tabiri,Sonuç mekke canlı, Sonuç kabe canlı yayın, Sonuç Üç boyutlu kuran oku Sonuç kuran ı kerim, Sonuç peygamber kıssaları,Sonuç ilitam ders soruları, Sonuçönlisans arapça,
Logged
Dün 00:37:03
Melek Nur Çelik koü

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 235


« Yanıtla #1 : Dün 00:37:03 »

Paylaşım için Allah razı olsun..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &