ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Peygamberimizin Hayatı > Uhud Gazası
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Uhud Gazası  (Okunma Sayısı 933 defa)
15 Mayıs 2011, 12:56:53
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 15 Mayıs 2011, 12:56:53 »



Uhud Gazası 

Bedir'e katılan müşrikler Mekke'ye dönünce, Ebu Süfyan'm getir­diği kervan mallarının Darunnedve'ye konulmuş olduğunu gördüler. Kureyşin eşrafı Ebu Süfyan'a gidip:

-Biz, bu ticaret maliarıyle Muhammed'e karşı büyük bir ordunun hazırlanmasını canı gönülden arzu ediyoruz, dediler. Ebu Süfyan da:

-Ben bunu kabul edenlerin ilkiyim, Abdumenaf oğulları da, be-nimledir.

O malları satıp altına çevirdiler. Ticaret malı bin deve yüküydü. Sermayesi ellibin dinar altındı. Hissedarlara sermayeleri verildi. Kârı ayrılıp harbe çağrılmak üzere Araplara gönderdiler. Bedir savaşını kendilerine hatırlatmaları için yanlarına hanımları da çıkarmaya karar verdiler. Böylece şiddetli bir savaş olacaktı.

Kureyş, beraberlerinde Rahip Ebu Amir olduğu halde yola çıktı. Yediyüzü zırhlı olmak üzere üç bin kişiydiler. Yanlarında ikiyüz at, üç bin deve vardı. Yanlarında on beş de kadın vardı.

Yürüdüler ve Zulhuleyfe'de konakladılar.

Sa'd îbn Muaz, Sa'd İbn Ubade, Useyd îbn Hudayr ve birçok kişi Rasulullah'm kapısmdaydılar. Medine beklendi. 

Rasulullah'm görüşü (Medine'den çıkmamaktı). Bedir de bulun­mayan bazı gençler şehit olmak arzusu ile Medine dışına çıkmak istedi­ler.

Rasulullah (s.a.v.) cuma namazını kıldıktan sonra muslümanlara vazetti. Onlara sabır ve sebat etmeyi emretti. Sonra ikindi namazını kıldırdı. Beraberinde Ebu Bekir ve Ömer olduğu halde evine girdi. On­lar, Rasulullah'm sarığını sarıp giydirdiler. Halk saf saf oldu. Rasulullah (s.a.v.)zırhını giymiş, silahlarını kuşanmış olarak evden çıktı. Üç tane sancak bağladı. Medine'de yerine, İbn Urnm-i Mektum'u bıraktı. Sonra atma bindi. Yayım omuzuna aldı. Mızrağını eline aldı. Müslümanlardan zırh giyen yüz kişiydi.

îbn Ubey üç yüz kişiyle birlikte müslümanlardan ayrıldı. Rasulul­lah'm (s.a.v.) askerleri yediyüz kişi kaldı. Elli kişide okçu olarak yerleş­tirildi. [Müşrikleri, sağ cenaha, Halid İbnu'l-Velid'i sol cenaha İkrime'yi, süvarilerinin başına da Safvan îbn Umeyye'yi verdiler.

Müşrik kadınları def çalmaya ve şu manileri söylemeye başladı­lar:

Biz, Tarık'ın kızlarıyız.

Biz, yastıklar üzerinde yürürüz.

Misk saçların içinde (sürülmüştür).

İlerlerseniz (sizi) kucaklarız. Gerilerseniz, nefret eder, ayrılırız.

Müslümanlar ilerlediler. Müşrikler dağıldılar. Müslümanlar gani­meti toplamağa başladılar. Bir grup okçu geldi.

Halid Ibnu'l-Velid, açıklığı gördü ve süvarilerle saldırdı. Onu Ikri-me takip etti. Müslümanların safları bozuldu. İblis (Allah) ona lanet et­sin): Muhammed öldürüldü diye bağırdı.

Bir grup ashabının arasındaki Rasulullah'a saldırıldı. Yan dişi kı­rıldı. İbn Kamie, Rasulullah'a bir taş atarak, burnunu ve Ön dişlerim kırdı. Yüzünde yara açtı.

Rasulullah (s.a.v.) Ubeyy îbn Halefe bir mızrak attı ve Ubeyy bu mızrak yarasından dolayı öldü.

1375) Sa'd îbn Ebî Vakkas şunu anlattı:

"Rasulullah1 m sağında ve solunda beyaz elbiseler giymiş iki adam gördüm. Onlar Rasulullah'ı korumak için, en ağır çarpışmayı yapıyor­lardı. Onları daha önce görmediğim gibi sonra da göremedim."[17]

1376) Enes anlattı:

Uhud günü, Rasulullah'ın (s.a.v.) yan dişi kırılıp yüzü yaralandı­ğında, hem yüzünden kanı siliyor hem de:

"Peygamberlerinin yüzünü kana boyayan bir kavim nasıl felah bulur? Halbuki o, onları Allah'a davet ediyordu" diyordu. Bunun üzerine "bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Yahut (müslüman ol­sunlar da) onların tövbesini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara az ab et sin (diye Allah Bedir'de size yardım etti). Çünkü onlar zalimdirler" ayeti indi.[18]

1377) Ebu Birş el-Mazinî şöyle anlattı:

Ben çocukken Uhud savaşına geldim. îbn Kamie'nin, kılıcıyla Ra-sulullah'ın tepesinde dikildiğini gördüm. Rasulullah'ında (s.a.v.) önün­deki bir çukurun içine yanı üzerine düştüğünü ve gözden kaybolduğunu gördüm. Çocuk olarak bağırmaya başladım. Sonunda askerlerin oraya geldiklerini gördüm. Talha İbn Ubeydülah'ın onu kucaklamaya başladı­ğını ve Rasulullah'm da ayağa kalktığını gördüm.

1378)  İbn Yusuf el-Firyâbi'den rivayet edilmiştir. Ben Peygam-ber'in dişini kıran kimselerin çocuklarının olmadığım ama onun dişinin geldiğini duydum.

1379) Ez-Zubeyr îbn Bekkar şunu anlattı:

Umeyye îbn Halef Bedir'de Öldürüldü. Kardeşi Ubeyy İbn Halef de o gün esir edildi. Fidye karşılığı kurtulunca, Rasulullah'a şöyle dedi:

-Benim bir atım var. Her gün ona onaltı ölçek darı yediriyorum. Bir gün seni, onun üzerinde öldüreceğim. Rasulullah da ona:

- Belki inşaallah, ben seni öldürürüm, dedi.[19]

Uhud savaşında müslümanlar, Uhud vadisinde toplanınca, U-beyy îbn Halef Rasulullah'ı (s.a.v.) gördü. Rasululah'a doğru yönelip ona saldırdı. Ez-Zubeyr Îbnu'l-Avvam, mızrağıyla ona saldırdı, Rasulullah (s.a.v.) mızrağı alıp Ubeyy'in köprücük kemiğine vurdu. Ubeyy hemen yere yıkıldı. Müşrikler ona yetiştiler. Öküz gibi böğurür halde onu ye­rinde bıraktılar. Ona:

- Önemli birşeyin yok, diyorlardı. O da:                  '

- O (Muhammed) bana; seni öldüreceğim dememiş miydi? diye ce­vap veriyordu. Onu götürdüler. Gerçekten o, Mekke'ye bir kaç mil u-zakhktaki Merruzzahran'da öldü.

1380) Sa'd İbn Muaz, Umeyye'ye şöyle demişti: Rasulullah'ı; "O, senin katilindir" derken duydum.

Ben de şöyle derim: Rasulullah'ın (s.a.v.) Umeyye'yi Bedir sava­şında öldürmüş, Ubeyy İbn Halefi de Uhud da öldürmüş olması muhte­meldir. Manânın; Ashabım seni Öldürecek şeklinde olması da muhtemeldir.

1381) El-Bera ibn Azib şöyle anlattı:

Rasullulah (s.a.v.), Uhud günü, okçuların -elli kişilerdi- başına Abdullah ibn Cubeyr'i vermiş ve:

"Kuşların bizi kaptıklarım görseniz de, ben size adam gönderme­dikçe, sakın yerinizden ayrılmayın. Düşmanları yendiğimizi görseniz de, ben size haber göndermedikçe, sakın yerinizden ayrılmayın" demişti.

Müslümanlar müşrikleri yendiler. Vallahi ben kadınların dağa koştuklarını gördüm. Koşarken, bileziklerini ve elbiselerini kaldırdıkla­rından halkalarım gördüm. Abdullah İbn Cubeyr'in arkadaşları (okçu­lar):

-Ganimete koşun! Arkadaşlarınız galip geldi. Ne bekliyorsunuz dediler, ibn Cubeyr:

-Rasulullah'ın dediğini unuttunuz mu? dedi. Onlar:

-Biz mutlaka diğerlerinin yanına gidip ganimetten nasibimizi ala­cağız dediler.

Onların yanma gidince, yüzleri geriye çevrildi ve bozguna uğradı­lar. Rasulullah'ın yanında sadece oniki kişi kaldı. Onlardan yetmiş kişi öldürüldü. Rasulullah fs.a.v.) Bedir savaşında onlardan, yetmişi esir yetmişi de ölü olarak yüzkırk kişi ele geçirdi.

Ebu Süfyan üç defa:

-Müslümanlar arasında Muhammed var mı? diye sordu. Rasulul­lah onların cevap vermemelerini istedi. Ebu Sufyan üç defa da:

-Müslümanlar arasında Ebu Kuhafe'nin oğlu var mı? diye sordu. Sonra üç defa:

-Îbnü'l-Hattab var mı? diye sordu. Bunun üzerine arkadaşlarına dönerek:        ı

-Bunların hepsi öldürülmüşler. Siz onların işini bitirdiniz, dedi. Ömer kendini tutamayıp:

-Allah'ın düşmanı! Vallahi, yalan söylüyorsun, saydığın kişilerin hepsi de sağdır. Senin için, sana kötülük yapacak şeyler kaldı, dedi. Ebu Sufyan:

-Onlar bana kötülük yapmadılar ki dedi ve şu maniyi ilave etti: -Yükselt, Hubel! Yükselt, Hubel! Rasulullah (s.a.v.): -Ona cevap vermeyecek misiniz? dedi.

-Ne diyelim, ya Rasulallah! dediler. Rasulullah da:

- "Allah bizim Mevlâmızdır, sizin Mevlanız yok, deyin" cevabını verdi.[20]



[17] Müslim, Sahih, kitabu'l-fedaii, hadis: 47; Buharî, Sahih, kitabu'l-kader, batr 5; İmam Ahmed, Musned, İV/135.

[18] Al-i İmran Suresi, 128.

[19] İbn Sa'd, Tabakat, H/32; İbn Kesir, el-Bidaye ve'n-Nıhaye, IV/32,35; VI/308; Suyutî, Durru'l-Mensur, V/69; Kurtubi, Tefsir, VII/385.

[20] Buharı, Sahih, İV/79, Ebu Davud, Sünen, 2662, İmam Ahmed, Musned, İV/ / 293; ibn Sa'd, Tabakat, İt/33; Said İbn Mansur, Sünen, 2853; Bağavı, Şerhu's-Sunne, I/426.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Uhud Gazası
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 05:09:08 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Uhud Gazası rüya tabiri,Uhud Gazası mekke canlı, Uhud Gazası kabe canlı yayın, Uhud Gazası Üç boyutlu kuran oku Uhud Gazası kuran ı kerim, Uhud Gazası peygamber kıssaları,Uhud Gazası ilitam ders soruları, Uhud Gazası önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &