ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Nurdan Damlalar > Melei Âlânın sakinleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Melei Âlânın sakinleri  (Okunma Sayısı 371 defa)
12 Ekim 2010, 00:30:33
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 12 Ekim 2010, 00:30:33 »



Mele-i Âlâ’nın sakinleri, Risâle-i Nur’u alkışlıyor

Biz vazifemizi yapmakla mükellefiz. Sen orada, ‘Bu insanlar ne zaman Risâle-i Nur’u dinleyecekler?’ diye ümitsizliğe düşme, merak etme! Katiyen bil ki: Mele-i Âlânın hadsiz sakinleri, bugün Risâle-i Nur’u alkışlıyorlar.

Üstad, gelenlerle ne konuşurdu?

Hemen umumiyetle, Risâle-i Nur hizmetinin yegâne maksadı olan imânın kuvvetlenmesinin vatan ve milleti tehdit eden dinsizlik ve komünistlik tehlikesine mânî olduğunu; şimdi en elzem vazifenin, fertlere ve cemiyete düşen hizmetin, îmânı kurtarmak ve kuvvetlendirmek bulunduğunu; zamanın en büyük dâvâsının Kur’ân’a sarılmak olduğunu; Risâle-i Nur bütün kuvvetiyle bu meseleye hasr-ı nazar ettiğinden, vatan ve millet düşmanları, gizli dinsizler, bahanelerle hücuma geçip aleyhte tahriklerde bulunduklarını; “Fakat biz müsbet hareket etmeye mecburuz. Elimizde nur var, siyaset topuzu yok. Yüz elimiz de olsa, ancak nura kâfi gelir” diyerek, Nurun, din düşmanlarını mağlûp edeceğinden müsbet hareket etmenin atom bombası gibi tesiri bulunduğundan Risâle-i Nur’un siyasetle hiçbir alâkası bulunmadığını; mesleğimizin en büyük esâsının ihlâs olduğunu, rızâ-i İlahîden başka hiçbir maksat ittihaz edilemeyeceğini, Nur’un kuvvetinin işte bu olduğunu; ihlâsla, müsbet hareket etmekle inâyet ve rahmet-i İlahîyenin Risâle-i Nur’u himâye edeceğini, ilâ âhir, beyân ederdi.

Üstadın dersini ve sohbetini dinleyenleri işhâd ederek diyebiliriz ki: Üstadın bir dersi, bir sohbeti çok gençler için vesîle-i necat olduğu gibi, Risâle-i Nur’a fedakarâne hizmet için de bir menba-ı istinad olurdu. Nura hizmet eden fedakâr talebelerin ekserisi, böyle bir veya birkaç defa Üstadın dersinde, îkazında hazır bulunmuştur.

Emirdağ’ında iken, Ankara’ya Nur hizmeti için gönderdiği bir talebesi, hâl-i âleme bakarak, “Bu insanlar ne zaman Nur hakîkatlerini dinleyecek? Kalın zulmet perdeleri nasıl yırtılacak? Mânevi karanlıklar nasıl izâle olacak?” diye ümitsizliğe düşer. Sonra, birgün Emirdağ’ına Üstadın yanına döndüğü zaman, o büyük Üstad der:

“Vazifemiz hizmettir; muvaffak olmak, insanlara kabul ettirmek Cenâb-ı Hakk’ın vazifesidir. Biz vazifemizi yapmakla mükellefiz. Sen orada, ‘Bu insanlar ne zaman Risâle-i Nur’u dinleyecekler?’ diye ümitsizliğe düşme, merak etme! Katiyen bil ki: Mele-i Âlânın hadsiz sakinleri, bugün Risâle-i Nur’u alkışlıyorlar. Onun için, hiç ehemmiyeti yok. Kıymet kemiyette değil, keyfiyettedir. Bâzan bir halis ve fedakâr talebe, bine mukabildir” diyerek, ye’sini giderir.

Üstad, kırlara ilk önce yaya olarak çıkardı; sonra faytonla gezmeye başlamıştır. Ücretsiz birgün dahi arabaya bindiği görülmemiştir. Biz kendisine ancak masrafını idare edecek derecede fiatını söyler, “Bunun burada fiatı budur” derdik. Mutlaka bizim söylediğimizden fazlasını bize verir ve “Fiatını vermezsem olmaz. Nasıl mukabilini vermediğim bir lokma hediye beni hasta ediyor; bunun da ücretini vermeliyim ve vermeye mecburum” derdi.

Daha ziyâde bahar, yaz ve güz mevsiminde gezer, kışın da arasıra kıra çıkardı. Emirdağ’ının dört tarafı açıklıktır. Buralarda Nurların tashihine çalıştığı müteaddit dershâneleri vardır.

Emirdağ’ına yerleşmesinden îtibâren dâimî tarassud altında bulunduğundan ve kırlara çıktığı zaman da çok defa jandarma ve bekçilerle takip edilmesinden dolayı yalnız gezer, yalnız oturur, yalnız çalışırdı. Tâ 1947 senesine kadar böyle devam etti. Yalnız faytonunu idare eden bir talebesi, yolda refakat eder, oturduğu zaman yalnız başına kalırdı.


Tarihçe-i Hayat, Emirdağ Hayatı, s. 402


LÜGATÇE

Mele-i Âlâ: Yüce âlem; Cenâb-ı Hakk’a daha yakın olan büyük meleklerin bulunduğu âlem.

menba-ı istinad: Dayanak kaynağı.

zulmet: Karanlık.

tenvir: nurlandırma, aydınlatma.
 


 

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Melei Âlânın sakinleri
« Posted on: 22 Eylül 2019, 02:33:03 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Melei Âlânın sakinleri rüya tabiri,Melei Âlânın sakinleri mekke canlı, Melei Âlânın sakinleri kabe canlı yayın, Melei Âlânın sakinleri Üç boyutlu kuran oku Melei Âlânın sakinleri kuran ı kerim, Melei Âlânın sakinleri peygamber kıssaları,Melei Âlânın sakinleri ilitam ders soruları, Melei Âlânın sakinleriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &