ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Nuhbetul-Fiker Şerhi > Ahad Haberler ve Kısımları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ahad Haberler ve Kısımları  (Okunma Sayısı 1355 defa)
11 Ekim 2011, 22:45:57
Vatan Var Olsun !
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.940


« : 11 Ekim 2011, 22:45:57 »



Ahad Haberler ve Kısımları

İşte, yukarıdan beri zikrolunan dört kısımdan birincisi, yani mutevatir müstesna, diğerleri ahaddır. Bunların her birine haber-i vahid denir. Haber-i vahid, lugatta, bir tek şahsın rivayet ettiği haber demektir; ıstılahta ise, mutevatirin şartlarını taşımayan haber demektir.

Ahad haberler, makbul ve merdud olmak üzere iki kısma ayrılırlar. Birincisi makbuldür ki ekser ulema indinde, ameli gerektiren haberlerdir. Merdud ise, ravisinin doğruluğu kabul edilmeyen haberlerdir.

Ahadın makbul ve merdud olmak üzere iki kısma ayrılması, onunla istidlalin, ravilerinin adalet ve zabıt yönlerinden ahvallerinin araştırılmasına mütevakkıf olması dolayısıyladır. Mutevatir haberler ise bunun aksinedir; zira mutevatir haberler, ravilerinin doğruluğu hususunda kesinlik ifade etmesi dolayısıyle hepsi de makbüldür. Ahad haberler ise böyle değildir ve onlardan yalnız makbul olanlar ameli gerektirir. Çünkü bunlarda, ya kabul sıfatının esasını teşkil eden ravinin doğruluğu sübut bulmuştur; ya da red sıfatının esasını teşkil eden ravinin yalancılığı sübut bulmuştur; veyahut da ne kabülünü ne de reddini gerektiren herhangi bir husus mevcuttur. Bu takdirde birincisinde, ravisinin doğruluğu sübut bulduğu için haberin de doğruluğu zan üzerinde galebe çalar ve haber kabul edilir. İkincisinde, ravisinin yalancılığı sübut bulduğu için haberin de yalan olduğu zan üzerinde galebe çalar ve haber atılır. Üçüncüsünde ise, eğer haberi bu iki kısımdan birine ilhakını mümkün kılacak bir karine mevcutsa, haber o kısma iltihak eder; böyle bir karine mevcut değilse, haber üzerinde tevaffuk olunur; yani

Garib Haberler
Dördüncüsü garibtir ki bir şahsın rivayetiyle teferrüd ettiği haber olup, senedin hangi tarafında bu teferrüd vukubulursa, ona göre garib-i mutlak veya garib-i nisbi kısımlarına ayrılır ve onunla amel edilmez. Amel olunmayan haber ise, merdud haber gibidir; ancak onun merdud olması, haberde red sıfatının sübutu dolayısıyle değil, kabulü gerektiren sıfatın bulun maması dolayısıyladır.

İşte, az evel meşhur, aziz ve garip olmak üzere üç kısma ayrılmış olan ahad haberler içinde, bazan, mevcut karineler sebebiyle ilmi nazariyi ifade eden haberler de yer alır. Bazı muhalif görüşe sahip olanların bulunmasına rağ men tercih edilen doğru görüş budur. Bununla beraber, bu ihtilaf aslında lafzidir; çünkü ahad ile hasıl olan şeye “ilm” lafzının ıtlakmı tecviz edenler, bu “ilm” i “nazan” ise, istid lal ile hasıl olan ilimdir. Halbuki “ilm” lafzının ıtlakını tec viz etmeyenler, bu lafzı sadece mutevatir haberlere tahsis et mişler, mutevatirin dışındaki haberler için “zanni” lafzını kullanmışlardır. Ancak bunlar, bir takım karineleni ihtiva eden haberi ahadm, bu karinelerden hali olan haberlerden da ha kuvvetli ve tercihe şayan olduğunu reddetmemişlerdir.

Karineleri ihtiva eden ahad haberlerin muhtelif çeşitle ri vardır. Bunlardan biri, Şeyhan (el-Buhari ve Müslim)’in Sahih’lerinde naklettikleri mutevatir derecesine ulaşma- yan haberi ahadtır. Bu haberleri bir takım kanineler kuşat mıştır ki, bunlardan biri, el-Buhari ve Müslim’in bu sahada ki üstünlükleri, başkalarına nisbetle sahihi sahtesinden ayır mak hususundaki titizlikleri ve kitaplarının ulema arasında birinci derecede kabul görmesidir. Yalmz bu karine, yani ki taplarınm ulema arasında birinci derecede kabul görmesi bi le, ilim ifade etmesi yönünden mutevatir derecesine ulaşmı yan mücerred turuk çokluğuna nisbetle daha kuvvetlidir. An cak bu, her iki kitapdaki hadisler arasında hafızlardan biri nin tenkidine uğramayan ve manaları arasında tercihi müm kün olmayacak şekilde tenakuz bulunmayan haberlere mah sustur; zira birbirine muhalif iki haberden birini diğerine ter cih etmedikçe, iki mütenakızın doğruluğu hakkında ilimhasıl olması imkansızdır. Gerek ulemanın tenkidine uğrama yan ve gerekse tercihi mümkün olmayacak manaları birbi rine zıt olarak nakledilenlerin dışındaki haberlerin sıhhati üzerinde icma hasıl olmuştur. Ancak burada bir itiraz vaki olur v e ulemanın, Sahihan’dakj haberlerin sıhhati üzerin de değil, onlarla amel etmenin vücubu üzerinde ittifak ettik leri söylenirse, deriz ki; Buhari ve Müslim, kitaplarında nakletmemiş olsalar bile, sahih olan her haber ile amel et menin vucubu üzerinde ulema ittifak etmiştir. Ancak, onla rın ittifakı, yalnız amelin vücubu üzerinde vaki olsaydı, Sahihan için bu ittifaktan hiçbir meziyyet hasıl olmazdı. Hal buki icma veya ittifak, her iki kitabın sahip oJdukları sıhha te raci meziyyetleri üzerinde de hasıl olmuştur.

El-Buhari ve Müslim’in naklettikleri haberlerin ılm-i nazan ifade ettikleri, üstad Ebu İshak el-Isferayini, hadis imamlarından Ebu Abdillah el-Humeydi, Ebu’l-Fazl İbn Tahir ve diğerleri tarafından tasrih edilmiştir.

Burada şuna da işaret etmek yerinde olur ki, yukarıda ba his konusu edilen meziyyet için, el-Buhari ve Müslim’in, ki taplarında naklettikleri hadislerin “sahihin en sahihi olma larıdır” denilmesi bile muhtemeldir.

Karineleri ihtiva eden haber çeşitlerinden bir diğeri, ay rı ayrı turuku olan, ravi zayıflığından ve illetlerden salim bu lunan meşhur haberlerdir. Bu haberlerin de ilmi nazan ifa de ettikleri, üstad Ebu Mansur el-Bağdadi, üstad Ebu Bekir ibni Furek ve diğerleri tarafından açıklanmıştır.

Karineleri muhtevi diğer bir haber çeşidi, hıfz ve itkan (ti tizlik) yönünden tanınmış imamlarla muselsel olan haberler dir; öyle ki, böyle bir haber, Ahmed İbn Hanbel’in rivayet ettiği isnad yönünden garip olmayan bir hadis gibidir. Me sela Ahmed İbn Hanbel bir hadis rivayet ettiği zaman bir baş kası aynı hadisi eş-Şafi’i den rivayetle ona ve bir başkası da Malik İbn Enes’ten rivayet ederek eş-Şafi’iye eş olur. İştebu çeşit bir haber ravilerinin üstünlüğü yönünden istidlal yo luyla işitenleri için ilim ifade eder. Çünkü bu raviler, kabu lü gereken öyle üstün sıfatlara sahiptirler ki, bunlar, bir ha disin kabulünde bazan başlıca amil olan ravi çokluğu (ad ed-i kesir) yerine geçerler. Bu sebeple, hadisçilerin ve tarih çilerin haberleriyle en az mümaresesi bulunan bir kimse dahi, mesela kendisine Malik İbn Enes tarafmdan şifahen bir şey haber verilmiş olsa, Malik’in bu haberdeki doğruluğu hakkında hiçbir şüphe ve tereddüde düşmez. Eğer bu habe ri vermek hususunda Malik İbn Enes’e kendi seviyesinde bi ri daha katılacak olursa, mezkur haber, sıhhat yönünden bir kat daha kuvvetlenmiş, aynı zamanda hata ve unutkan 1± korkusundan da uzak kalmış olur.

Yukarıda zikrettiğimiz karinelerle kuşatılmış üç haber çe şidinden olan bir haberin doğruluğu hakkındaki ilim, yalrnz hadisi iyi bilen, bu konu’da mütebahhir ve mütehassıs olan, ravilerin hallerine vakıf ve illetlere muttali bulunan kimse ler için hasıl olur. Bu kimseler dışında kalanlar için, bu çe şit haberlerin doğruluğu hakkında ilim hasıl olmaması, yu karıda saydığımız vasıfların bu kimselerde bulunmaması se bebiyledir. Fakat bu gibi kimseler için ilim hasıl olmama sı, hadise vakıf kimseler için bu ilmin husul bulmasına en gel teşkil etmez.

Zikrettiğimiz bu üç kısımla ilgili olarak şu neticeye işa ret edebiliriz. Bu kısımlardan birincisi Sahihan’a mahsus- tur. İkincisi, müteaddit turuku bulunan haberi meşhura, üçüncüsü ise, imamların rivayet ettikleri hadislere mah sustur. Bazan, her üçkarinenin de tek bir hadis üzerinde bir leşmesi mümkündür; bu takdirde hadisin doğruluğu kesin likle sübut bulmuş olur.

Ferdi mutlak, Ferdi nishi:

Garabet ya senedin aslında bulunur, -senedin aslından maksat, turuku ne kadar çok olursa olsun, isnadın üzerinde dönüp dolaştığı yer, yani sahabinin bulunduğu taraftır- ya hutta senedin aslında değil, ortasında bulunur; öyle ki, sa habeden birçok kimse o haberi rivayet eder, sonra bu kim selerden birisinden yalnız bir şahıs rivayetiyle tek kalır. Bu iki şekilden birincisine, yani garabetin senedin salıabi ta rafında olması şekline ferdi mutlak denir. Rasulullah’ın (s.a.v.) vela’ın satışını ve hibe edilmesini yasaklayan hadi si böyledir. Bu hadisi, İbn Ömer’den rivayetinde Abdullah İbn Dinar tek kalmıştır. Bazan tek kalan raviden nakleden bir başka ravinin de tek kaldığı olur. Rasulullah’ın şu’abu’l iman hadisi gibi. Bu hadisi Ebu Hureyre’den Ebu Salih, Ebu Salih’ten de Abdullah İbn Dinar rivayetleriyle tek kal mışlardır. Bazen de bu teferrüd, haberin bütün ravileri bo yunca veya çoğunda devam eder. El-Bezzar’ın Müsned’in de ve et-Taberani’nin el-Mu’cemu’l-Evsat’ında bunun pek çok misalini görmek mümkündür.

İkincisine, yani garabetin senedin ortasındaolması şek line gelince, buna da ferdi nisbi denir. Nisbi denmesinin se bebi, teferrüdün muayyen bir şahsa nisbetle hasıl olması do layısıyledir; bu gibi hallerde hadis meşhur cinsinden olsa bi le farketmez.

Ferdiyyetin ferdi nisbi üzerine ıtlakı nadirdir; çünkü garip ve ferd kelimeleri, her ne kadar lügat ve ıstılah yönün den müteradif iseler de, ıstılahçılar, kullanılışlarındaki azlık ve çokluk bakımından aralarmı ayırmışlar ve ferd kelimesini, çok defa, ferdi mutlaka, garip kelimesini de ferdi nisbiye it lak etmişlerdir. Tabiatiyle bu, onlara isim vermek yönün dendir. Halbuki bu kelimelerden türemiş fiillerin kullanılışı cihetinden herhangi bir ayırım yapmamışlar, haber mutlak

olsun nisbi olsun teferrede bihi fulan “fulan, bu hadisi te ferrüd etti”, veya ağrebe bihi fulan “fulan, bu hadisle garip (tek) kaldı” demişlerdir.

Hadisçilerin munkatı ve mürsel haberler hakkındaki ihti laftan da buna benzer: Munkatı ve mürsel, ayrı ayrı şeyler midir, yoksa aynı mı? Hadisçilerin çoğu, isimlerin ıtlakı halinde ayrı şeyler olduğu görüşündedirler; fakat bunlardan türeyen fiiller...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 11 Ekim 2011, 22:47:00 Gönderen: Saniyenur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ahad Haberler ve Kısımları
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 03:13:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ahad Haberler ve Kısımları rüya tabiri,Ahad Haberler ve Kısımları mekke canlı, Ahad Haberler ve Kısımları kabe canlı yayın, Ahad Haberler ve Kısımları Üç boyutlu kuran oku Ahad Haberler ve Kısımları kuran ı kerim, Ahad Haberler ve Kısımları peygamber kıssaları,Ahad Haberler ve Kısımları ilitam ders soruları, Ahad Haberler ve Kısımlarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &