๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ => Muvatta => Konuyu başlatan: ღAşkullahღ üzerinde 25 Ekim 2011, 15:58:16



Konu Başlığı: Medinede İkamet Etme Ve Oradan Göç
Gönderen: ღAşkullahღ üzerinde 25 Ekim 2011, 15:58:16
2. Medine'de İkamet Etme Ve Oradan Göç

 

3. Zübeyr b. Avvam'm azadlı kölesi Yuhannes şunları anlattı: «Fitne (karışıklık) zamanında Abdullah b. Ömer (r.a.)'ın yanında oturuyordum. Azat ettiği bir cariye gelerek ona selam verdi ve:

«— Ya Eba Abdurrahman ben Medine'den çıkmak istiyorum. Açlık sıkıntısı çekiyoruz.» deyince:

«— Otur ey akılsız! Şüphesiz ki ben Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu işittim: «Medine'nin sıkıntısına sab­reden kimseye, kuşkusuz kıyamet gününde şefaatçi veya şahîd olurum.»[5]

 

4. Cabir b. Abdullah anlatıyor: «Bir bedevi Resûlullah s.a.v'e müslüman olmak üzere biat etti. Daha sonra Medine'de sıtma hastalığına yakalanınca Resûlullah (s.a.v.)'e gelip:

«— Ya Resûlallah! Biatimi boz. (Medine'den ayrılmama müsade buyur)» dedi. Resûlullah (s.a.v.) kabul etmedi. Daha sonra tekrar gelip:

«— Biatimi boz» dedi. Resûlullah (s.a.v.) yine kabul etmeyince bedevi tekrar gelip:

«— Benim biatimi boz» dedi. Bu defa da Resûlullah (s.a.v.) is­teğini kabul etmeyince, bedevi çıkıp gitti. Bunun üzerine Resûlul­lah (s.a.v.):

«— Şüphesiz ki Medine şehri demirci körüğü gibidir. (Nasıl ki körük demir üzerindeki kir ve pası giderirse) Me­dine şehri de kötüleri atar. İyiler orada kalır» buyurdu.[6]

 

5. Ebu Hüreyre (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.)'i işittim şöyle bu­yurdu:

«— Rabbim bana öyle bir şehre hicret etmemi emretti ki bu diğer bütün şehirlere galip gelip hükmeder. İnsanlar ona Yesrib diyorlar, onun ismi Medine'dir. Körüğün demi­rin pasını giderdiği gibi Medine de kötü insanları yok eder, dışarı atar.»[7]

 

6. Urve'den: Resûlullah (s.a.v.): «Medine'den hoşlanmıya-rak sevabını istemeyerek çıkan birinin yerine Allah daha hayırlı kimseleri getirir» buyurdu.

 

7. Ebû Züheyr oğlu Süfyan'dan: Resûlullah (s.a.v.)'ı işittim Şöyle buyurdu: «Yemen fethedilecektir. Medine'lilerden bir grup ailelerini ve kendilerine tabi olanları alıp Yemen'e göçeceklerdir. Halbuki —bilseler— Medine kendileri için daha hayırlıdır. Şam da fethedilecektir. O zaman Medi­ne'lilerden bir grup ailelerini ve kendilerine uyanları alıp Şam'a göçeceklerdir. Halbuki —bilseler— Medine kendile­ri için daha hayırlıdır. Irak da fethedilecektir. O zaman da Medine halkından bir grup ailelerini ve kendilerine uyan­ları alıp Irak'a göç edeceklerdir. Bilseler Medine kendileri için daha hayırlıdır.»[8]

 

8. Ebû Hüreyre (r.a.)'den: Resûlullah (s.a.v.):

«— Medine şu en güzel haliyle terkedilecek. Hatta kö­pek ve kurt mescide girip, mescidin bir kısım direklerine veya minbere siğecek" buyuranca:

«— Ya Resûlallah o zaman meyveler kimin olacak?» dediler.

«— Rızıklarını arayan kuş ve yırtıcı hayvanların ola­cak» buyurdu.[9]

 

9. İmam Malik'e şöyle rivayet edildi: Ömer b. Abdülaziz, Medi­ne'den çıkacağı zaman ona yönelip ağladı, sonra yanında bulunan arkadaşına seslenerek:

«— Ey Müzahim! Medine'nin barındırmayıp dışarı sürdüğü kimselerden olmamızdan korkuyor musun?» dedi.



[5] Müslim, Hac, 15/85, no:482.

Hadis-i Şerif, Medine-i Münevvere'de oturmanın ve oradaki mihnet ve sı­kıntılara katlanmanın sevap ve faziletli olduğuna delildir. Resûlullah (s.a.v.)'in Medine halkına şahid veya şefaatçi olması şöyle izah edilmiştir. Medine halkının bir kısmına şahid ve bir kısmına da şefaatçi olur. Bu da ya günahkarlara şefaatçi, itaatkârlara şahid veya kendi seadet zamanında ölenlere şahid, daha sonra Ölenlere şefaatçi olur, demektir.

[6] Buharî, Ahkâm, 93/47; Müslim, Hacc, 15/88, no:489; Şeybanî, 89.

[7] Buharî, Fedâilu'l-Medîne, 29/2; Müslim, Hac, 15/88, no:488.

[8] Buharî, Fedâilu'l-Medîne, 29/5; Müslim, Hac, 15/90, no:497.

Bu hadis-i Ş&rifte, Resûl-i Ekrem Efendimizin (s.a.v.) bir kaç mucizesini gö­rüyoruz:

a) Yemen, Şam ve Irak'ın fethedileceği haber verilmiştir. Gerçekten bunları belirtilen sıraya uygun olarak fethedilmiştir. Yemen, Resûlullah (s.a.v.) za­manında, diğerleri de daha sonra fethedilmiştir.

b) Resûîullah (s.a.v.) ashabının bir kısmının Medine'yi terkedip oralara gö­çeceklerini haber vermiştir ki bu da gerçekleşmiştir.

c) Bunların Medine'de kalmalarının daha hayırlı olacağı bildirilmiştir. Bir­çok fitne ve kargaşa Medine terkedildikten sonra meydana gelmiştir.

[9] Buharı, Fedâilu'l-Medîne, 29/5; Müslim, Hac, 15/91, no:499.

Kadı Iyad'ın belirttiğine göre Medine bu hale İslamın ilk asrında düşmüş­tür. Daha önce Islamiyetin merkezi, ashab ve tabiinin barınağı, müslümanların en mamur ve medeni şehri olan Medine-i Münevvere, daha sonra bu en güzel haliyle bırakılarak Hilafet merkezi Şam'a ve Irak'a (önce Küfe'ye, son­ra Bağdat'a) nakledilmiştir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hadis-i şerifle­rinde