Sıla-i rahim

(1/1)

Hafize Aişe:
SILA-İ RAHÎM

Kur’an Ayetleri
 

“ALLAH’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Bir de anaya-babaya iyilik edin. Akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın ar­kadaşa, yolcuya ve ellerinizdeki kölelere de iyilik edin. Çünkü ALLAH, büyüklenen ve övünen hiçbir kimseyi sevmez.” [1315]                                                             

İzah: Yakın komşudan maksat; hem komşu hem de akraba olan kim­sedir. Uzaktaki komşudan maksat; akraba olmayan komşudur. Bir başka mana da şu olabilir; Yakın komşu, kapısı yakın olan komşudur. Uzak komşu ise kapısı uzak olan komşudur.

Yolcudan maksat; yol arkadaşı, uzun yoldan gelen misafir ve muhtaç du­ruma düşmüş olan yolcudur. [1316]

Muhakkak ki ALLAH, adaleti, iyiliği ve akrabaya vermeyi emrediyor. Zinayı, fenalık­ları ve insanlara zulüm yapmayı da yasak ediyor. Size böylece öğüt veriyor ki dinleyip tutasınız. [1317]                                                                                       

 

Hadisi Şerifler
 

253) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;

“Baba, Cennet kapılarının en hayırlısıdır. O halde sen ister (ona isyan ederek ve onun kalbini kırarak) o kapıyı zâyet, ister (ona itaat ederek ve onu razı ederek) o kapıyı koru.” [1318]                                       

254) Hz. Abdullah bin Amr radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Peygam­ber sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;

“ALLAH’ın rızası, babanın rızasındadır. Allahu Teâlâ’nın gazabı babanın dargınlığındadır.” [1319]                                                   

255) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;

“En büyük iyilik, bir çocuğun (babasının ölümünden sonra) babasının sevdiği kimselere güzel davranması, onlarla ilişkiyi devam ettirmesidir.” [1320]                                                                                             

256) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki:

“Kim babasının vefatından sonra, o kabrindeyken onunla sıla-i ranimini devam ettirmek istiyorsa, amcalarıyla iyi ilişkilerini sürdürsün.” [1321]

257) Hz. Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;

“Kim ömrünün uzamasını ve rızkının artmasını itiyorsa ana-basına iyilik yapsın ve akrabalarını görüp gözetsin.” [1322]

258 ) Hz. Muaz radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir:

“Kim ana-babasına güzel davranırsa ona müjdeler olsun! Allahu Teâlâ onun ömrünü uzatacaktır.” [1323]

259) Hz. Ebû Ûseyd Mâlik bin Rebîa Sâidî radıyallahu anh diyor ki: Biz Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanındaydık. Benî Selime kabilesinden bir adam Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in huzuruna gelerek,

“Yâ Rasûlallah! Ana ve ba­bamın vefatından sonra onlara bir iyilik yapmam mümkün mü?” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Evet. Onlar için dua ve istiğfar etmek, onların vasiyetlerini yerine getirmek, onların akrabaları ile güzel ilişkiler kurmak, onların dost ve arka­daşlarına ikram ve saygıda bulunmaktır” buyurdu. [1324]                                   

260) Hz. Mâlik veya İbni Mâlik radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasûiul­lah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;

“Kim ana-babasına veya onlardan birine hayatında yetişir, sonra onlara kötü davranırsa, o Cehennem’e girecektir. Allahu Teâlâ onu rahmetinden uzaklaştıracaktır. Bir müslüman, her hangi bir müslüman köleyi azad ederse, bu onun Cehennem’den korunmasına sebeb olur.” [1325]

261) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem,

“Zelil olsun, zelil olsun, burnu sürtülsün” buyurdu. Sahâbe-i Kiram radıyallahu anhum,

“Kim (zelil Olsun) yâ Rasûlallah?” dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Ana-babasına veya onlardan birine yaşlılığında yetişip sonra (onlara hizmet etmeyip onların gönlünü almayan ve neticesinde) Cennet’e giremeyen kimse” buyurdu. [1326]                                                                                                   

262) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Bir adam Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına gelerek,

“Yâ Rasûlallah! Benim güze! mua­mele yapmamı en fazla hak eden kimdir?” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Annen” buyurdu. Adam,

“Sonra kim?” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Annen” buyurdu. Adam

“Sonra kim?” deyince Rasûiullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Sonra babandır” buyurdu. [1327]                                                                                               

263) Hz. Aişe radıyallahu anha’dan rivayet edilmiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;

“Ben uyumuştum. Rüyamda Cennet’te olduğumu gördüm. Orada Kur’an okuyan birinin sesini duydum ve “(Burada Cennet’te Kur’an okuyan) bu şahıs kimdir?” dedim. Melekler,

“Bu, Harise bin Nûman’dır” dediler. Sonra Ra­sûlullah sallallahu aleyhi vesellem Hz. Aişe radıyallahu anha’ya, “İşte İyilik böyle olur! İyilik böyle olur! Harise bin Nûman annesine çok güzel davranıyordu” buyurdu.[1328]

264) Hz. Esma binti Ebî Bekr radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir:

“Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem zamanında müşrike olan annem (Mekke’den yola çıkarak) benim yanıma (Medine’ye) geldi. Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem e,

“Annem geldi, benim ile görüşmek istiyor. Ben onunla sıla-i rahimde bulunabilir miyim?” dedim. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Evet. Annene sıla-i rahimde bulun (ona güzel davran)” buyurdu. [1329]

265) Hz. Aişe radıyallahu anha diyor ki: Ben,

“Yâ Rasûlallah! Kadın üzerinde insan­lardan kimin daha çok hakkı var?” dedim.

“Kocasının” buyurdu. Ben,

“Erkek üzerinde insanlardan kimin daha çok hakkı var” dedim.

“Annesinin” buyurdu. [1330]

266) Hz. Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhuma’dan olan rivayet edilmiştir: Bir adam Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e geldi ve

“Yâ Rasûlallah! Ben büyük bir günah işledim, benim tövbem kabul olur mu?” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Annen hayatta mı?” buyurdu. Adam,

“Hayır” dedi.

“Teyzen hayatta mı?” buyurdu. Adam,

“Evet” deyince Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Ona iyi davran (Allahu Teâlâ bundan dolayı senin tevbeni kabul eder)” buyurdu.  [1331]                                   

267) Hz. Ebû Umâme radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “İyilik yapmak kötü ölümü önler. Sadakayı gizlice vermek Allahu Teâlâ’nın gazabını söndürür. Sıla-i rahim (yani akraba ile iyi geçinmek) ömrü ızatır.” [1332]

İzah: Kişinin kendi kazancından akrabalarına mâli yardımda bulunması veya zamanının bir kısmında onların işlerine yardım etmesi sıla-i rahime girer. [1333]

Ömrün artmasından kasıt şudur: Sıla-i rahim yapan kişinin ömründe bereket olur. Ona iyilik yapması için tevfik verilir ve âhirette işe yarayacak amellere zaman ayırmak kolay olur. [1334]

268 ) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “ALLAH’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. ALLAH ve Rasûlü’ne iman eden kimse akrabasıyla iyi ilişkiler kursun. ALLAH’a ve ahiret gününe iman eden kimse ya hayır söylesin ya da sussun.” [1335]

269) Hz. Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;

“Kim rızkının genişletilmesini ve ömrünün uza­tılmasını seviyorsa, akrabalarını görüp, gözetsin.” [1336]                                           

270) Hz. Saîd bin Zeyd radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Şüphesiz bu rahim (yani akraba hakkı) Rahman’ın rahmetinden bir daldır. (O, ALLAH’ın Rahman olan isminden alınmıştır.) Kim bu akrabalık bağını koparırsa, Allahu Teâlâ ona Cennet’i haram kılar.” [1337]

271) Hz. Abdullah bin Amr radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Peygam­ber sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;

“Eşit davranan sıla-i rahim yapmış olmaz. (Yani baş kasının güzel davranmasına karşılık güzel davranan sıla-i rahim yapmış olmaz.) Ancak asıl sıla-i rahim yapan kimse, başkası kendisiyle ilişkiyi kes­tiği halde sıla-i rahim yapandır.” [1338]                                                                           

272) Hz. Alâ bin Hârice radıyallahu anh diyor ki: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Nesebinizi öğrenin. Ta ki siz bununla akrabalarınızla sıla-i rahim yapabilesiniz. (Onlarla güzel ilişkileri devam ettirebilesiniz.)” [1339]

273) Hz. Ebû Zerr radıyallahu anh diyor ki; Bana dostum (Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem) yedi şeyi emretti:

“Yoksulları sevmemi ve onlara yakın olmamı emretti.

(Dünyalık mal ve mülk yönünden) benden aşağı olanlara bakmamı ve ben­den yukarı olanlara bakmamamı emretti.

Benden yüz çevrilse de akrabalara iyi davranmamı emretti.

Kimseden bir şey istemememi emretti.

İnsanlara acı da gelse hakkı söylememi emretti.     

ALLAH’ın dinini ve O’nun fermanını açıkça yaşamakta kimsenin kınamasından korkmamamı emretti.

Bana Lâ havle ve lâ kuvvete illâ biliah kelimesini bol bol söyle­memi emretti. Çünkü bu kelime Arşın altındaki hazinedendir.”

İzah: Yani kim bu kelimeyi okumaya devam ederse, onun için en yüksek dereceli ecir ve sevab biriktirilip saklanacaktır. [1340]

274) Hz. Cübeyr bin Mut’im radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, “Akraba ile ilişkilerini kesen kimse Cennet’e girmeyecek” buyurdu. [1341]                                                                                                         

İzah: Akraba ile ilişkileri kesmek o kadar büyük günahtır ki, o günahın ki­rine bulaşan bir kimse Cennet’e giremeyecektir. Ancak cezasını çekip temizlen­dikten veya başka bir sebepten dolayı affolunduktan sonra Cennet’e girebilecektir. [1342]

275) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Bir adam,

“Yâ Rasûlallah! Benim bazı akrabalarım var. Ben onlarla görüşüyorum, onlar benimle ilişkileri kesiyorlar. Ben onlara iyilik yapıyorum, onlar bana kötülük yapıyorlar. Ben onlara yumuşak davranıyorum ve tahammül ediyorum, onlar bana cahilce davra­nıyorlar” dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,

“Eğersen dediğin gibiysen, sanki sen onlara sıcak kül yediriyorsun. Bu güzel davranışında sebat edersen, ALLAH’ın yardımı daima seninle beraber olacaktır” buyurdu. [1343]


[1315] Nisâ: 4/36.

[1316] Keşfür Rahman

[1317] Nahl: 16/90.

[1318] Tirmizi

[1319] Tirmizi

[1320] Müslim

[1321] İbni Hibban

[1322] Müsned'i Ahmed

[1323] Müstedrek'i Hâkim

[1324] Ebû Dâvûd

[1325] Ebû Yâ'lâ, Müsned'i Ahmed, Taberâni, Terğib

[1326] Müslim

[1327] Buhâri

[1328] Müsned'î Ahmed

[1329] Buhâri

[1330] Müstedrek'i Hâkim

[1331] Tirmizi

[1332] Taberâni, Mecma'uz Zevâid

[1333] Maârifül Hadis

[1334] Nevevî

[1335] Buhâri

[1336] Buhâri

[1337] Müsned'i Ahmed, Bezzar, Mecma'uz Zevâid

[1338] Buhâri

[1339] Taberâni, Mecma'uz Zevâid

[1340] Mezâhir'i Hak

[1341] Buhâri

[1342] Maârif ül Hadîs

[1343] Müslim


Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc