ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Mükayeseli İbadetler İlmihali > Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması  (Okunma Sayısı 297 defa)
28 Ağustos 2012, 14:22:08
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Ağustos 2012, 14:22:08 »



Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması:

I. Açık Malların Zekâtının Devlete Ödenmesi:

a) Hanefi Mezhebine göre, [247] açık malların zekâtının tahsil ve tevzi mükelleflere değil, -koruyucu olması dolayısıyla- devlete aittir. Gizli malların zekatını ödemekse, vekaleten mükelleflere bırakılmıştır. Aslında, onların da tahsil ve dağıtım selahiyeti dev­letin elindedir. Onların bu vekaleti, devletin selahiyetini ortadan kaldırmaz. Bu sebeple, devlet herhangi bir yerde mükellefin zekât ödemediğini tespit ederse, bu farzın yerine getirilmesini sağlaması gerekir. Mükellefler, gizli malların zekâtını ödüyorlarsa, devlet onlara -icmaa aykır. olacağından- müdahale etmez. Gizli malın zekâtını devlete ödemek isteyenin bu ödemesi kabul edilir. Devletin açık malların zekâtını tahsil edebilmesi için başlıca üç şart aranır:

1) Devletin Koruması Altında Bulunmak: Mallar, devlet'in koruması altındadır. Bir yere isyankârlar hâkim olur ve zekât, gümrük vergileri ve haracı tahsil ederlerse, bunlara karşı savaş açıp zafere ulaşan devlet başkanı, bu yer mükelleflerinden yeni bir tahsil hakkına sahip olamaz; zira devlet koruması dışında kalmışlardı. Bununla birlikte, kimi hukukçulara göre yeniden ödeme yapmaları tavsiye edilmelidir; ancak kimilerine göre ha­racı yeniden ödemeleri gerekmez.

2) Zekâtın Farz Olması: Zekâtın tahsili için malın ilgili yerde incelenecek olan şartlan taşıması gerekir. [248]

3) Malın Açık ve Mükellefin Hazır Olması: Gizli malların zekâtını mükellef öder. Mal açık olur, mükellef hazır bulunmazsa zekât tahsil edilemez. Bu cümleden olarak, memur tahsile gidince, mükellef “o benim değil, yılı dolmadı, borcum var”  derse, yeminle birlikte mükellefin sözü kabul edilir.

“Başka bir memura ödedim” der ve o yıl başka bir tahsildar da gönderilmemişse, sözü kabul edilmez, tahsil yoluna gidilir. Başka bir memur gönderilmiş se yeminle birlikte sözü kabul edilir; bazıları Ebu Hanife'den belgesiz olunca kabul edilmemesi görüşünü nakleder.

“Fakirlere ödedim” derse devletin yetkisini çiğnediği için tahsil yoluna gidilir; eş-Şâfîî'ye göre hak sahiplerine ulaştırdığı için yeniden tahsil yapılinaz. Bu hükümler gümrük vergileri ve zimmîler için de geçerlidir.

b)  Şafîî Mezhebine göre, mükellef, gizli malların zekâtını kendisi ödeyebilir. Bununla birlikte, devlete ödemesi de kabul edi­lir. Devlet ödemeyenleri, ya “öde”, ya da “bana ödemeye mecbur­sun” şeklinde ikaz eder görüşleri varsa da, esah olan mükellefi ödemeye mecbur edeceğidir. Açık malların zekâtının mükellefçe ödenmesi konusunda iki görüş bulunmaktadır: Ezhar ve yeni görüşe göre caizdir. Kadim görüşe göre ise caiz değildir, bilakis adaletli devlet başkanına ödeme yapmak vaciptir; devlet başkanı zalim olursa, bir görüşe göre ödemeyi ona yapmak caiz olup vacip değildir,  esah görüşe göre yine de ona ödemek vaciptir. Devlet başkanı açık malların zekâtını tahsil etmek istediğinde ödemeyi ona yapmak vaciptir. Ödeme yapmaktan kaçınırlarsa, kendilerine savaş açılabilir. Kendilerinin ödeyeceğini ileri sürerler ve bu du­rumda devlet başkam istemez ve zekât memuru da gelmezse, me­murun geleceği ümit edildikçe ödeme geciktirilir; ümit yoksa bizzat ödeme yapılır. [249]

c) Ebu Ubeyd'e göre, gizli malların zekâtını mükellef öder. Bu konuda devlet, onlara tıpkı namazda olduğu gibi güven duyar. Açık malların zekâtını ise mutlaka devlet tahsil eder. Bu konuda mükel­lef, serbestçe hareket edemez. Böyle bir davranışta bulunursa, yeni­den ödeme yapmak zorunda kalır. Ebu Bekr'in hayvanların zekâtı için savaşıp, altın ve gümüş için savaşmayışı, bu konuda bize delil olmaktadır. [250] Ebu Ubeyd'in bu görüşlerinin zalim devlet idareci­lerinin ortaya çıkmasından sonra olduğu unutulmamalıdır.

1971 tarihli Libya Zekât Kanunu (m. 34) ile Sudan Zekât Ka­nunu (m. 31), Hz. Osman'ın yaptığı uygulamayı benimseyerek, nakit ve nakde benzer servet ile ticaret malları ve gayri menkul ser­maye iradı gibi batını mallara ait zekâtın mükellef tarafından ilgili kişi ve yerlere ödenmesini, ama mükellefçe gönüllü olarak ze­kât işleri genel müdürlüğüne de ödenebileceğini öngörmüştür. Za­hir mallar arasında sayılan ziraî ürünler ve hayvanlara ait zekâtın ise [251] bizzat zekat işleri genel müdürlüğüne ödenmesini, ödenmediği taktirde icra yoluyla tahsilini emretmiştir. [252]

 
II. Devlet Başkanının Adaletli Olması Şartıyla Ödemenin Devlete Yapılması:

 

a) Maliki Mezhebine göre, tahsil ve tevzi konusunda adaletli devlet başkanına zekât ödemek vaciptir. Zekât dışındaki konularda devlet başkanı zalim de olsa hüküm aynıdır, ancak Dusûkî'ye göre mekruhtur. Devlet zekât ödemesini istediğinde, mükellefin bizzat ödeyeceğini ileri sürmesi dikkate alınmaz.  Bazı malikî hukukçu­lara göre, zekât dışındaki konularda zalim devlet başkanına zekât ödemek mekruhtur. Bazılarına göre, nakit vb.'nin zekâtı mükellef­ler tarafından ödenir. İbnu'l-Macişûn, bu son görüşü; fakir ve mis­kinlere ödeme halinde geçerli olup, diğer sınıflar için geçerli ola­mayacağı şeklinde yorumlar. [253]

Malikî Mezhebi teorik olarak yapılan, açık ve gizli mal ayırımını kabul etmez. Bu mezhep, başka bir aşırı düşünceyi savu­nur ve zekâtı mal sahiplerinin kendilerinin dağıtmalarını salık veren Şafiî Mezhebine karşı bütün malların açıkta olduğunu kabul eder. Böylece, mükelleflerin açık ve gizli malları üzerindeki bütün zekâtlarını devlet başkanına vermeleri gerektiği sonucuna varır. [254]

b) Sevrî, Şa'bî, Ebu Ca'fer ve Atâ'ya göre, devlet başkanı hak sahiplerine ödeme yapmıyorsa, ona zekât ödenmez. [255]




[247] Kardavî, FZ, c. II, s. 759; Kâsânî, BS, c. II, s. 7-8, 35-39.

[248] Bkz. aşağıda 25.2.

[249] Kardavî, FZ, c. II, s. 760-761.

[250] Ebu Ubeyd, Emval, s. 568, no: 1819-1820; Kardavî, FZ, c. II, s. 769-773; Yavuz, İZM, s. 428. '

bizzat zekât işleri genel müdürlüğüne ödenmesini, ödenmediği tak­dirde icra yoluyla tahsilini emretmiştir35.

[251] Libya Zekât Kanunu; m. 35; Sudan Zekât Kanunu; m. 31.

[252] Abdullah, Zekât, s. 208, 211.

[253] Kardavî, FZ, c. II, s. 759-760.

[254] Sıddıki, İslâm Devletinde, Malî Yapı, s. 167.

[255] Kardavî, FZ, c. II, s. 761-762.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması
« Posted on: 04 Haziran 2020, 10:51:27 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması rüya tabiri,Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması mekke canlı, Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması kabe canlı yayın, Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması Üç boyutlu kuran oku Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması kuran ı kerim, Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması peygamber kıssaları,Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılması ilitam ders soruları, Ödemenin Şartlı Olarak Devlete Yapılmasıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &