ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler  (Okunma Sayısı 1113 defa)
29 Aralık 2009, 16:32:37
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 29 Aralık 2009, 16:32:37 »



Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler


Ebû Yala ve (îbn-i Hacer´in El-Metâlibü´l-Aliye adlı kitabında "se nedi güzeldir" dediği bir senedle) Beyhâki, Usâme bin Zeyd´den şöyle rivayet ederler: Üsâme demiştir ki: "Biz Peygamber (s.a.v.)´in edâ bu yurdukları bu hacca, O´nunla birlikte çıktık... Ravhâ´ya geldiğimiz za man, bir kadın Peygamberimiz´e doğru gelmekte idi. Onu gören Peygamberimiz devesini durdurdu. Gelen kadın yaklaştı ve dedi ki: "Ey Allah´ın Resulü, şu benim oğlumdur ve dünyaya geldiği günden beri kendisine gelememiştir!" Peygamberimiz çocuğu o kadından aldı ve ön tarafına koydu. Sonra onun ağzına püskürdü ve dedi ki: "Ey Allah´ın düşmanı, dışarı çık, Ben Allah´ın Resulüyüm!" Sonra çocuğu anasına verdi. Verirken de: "Çocuğunu al, artık onun bir sıkıntısı yoktur" bu­yurdu.

Usame der ki: Resûlüllah (s.a.v.), haccmı edâ buyurduktan sonra dönüş sırasında Ravhâ vadisine geldiğimizde, o kadın kızarttığı bir ko yun ile bizi karşıladı... Peygamberimiz bana hitaben: "Haydi (ön ayağı nı) bana ver" buyurdu. Ben de verdim. Sonra: "Bana bir ön ayak daha ver" buyurdu. Ben de verdim. Sonra yine: "Bana bir ön ayak daha ver" buyurdu... Ben de dedim ki: "Ey Allah´ın Resulü, bunun iki ön ayağı bulunmaktadır, ben de her ikisini sana vermiş bulunuyorum." Bunun üzerine buyurdular ki: "Ey Üsâme, hiç bir ses çıkarmadan Ön ayak ver meye devam etse idin, ben sana bir ön ayak daha istemeğe devam etti- ğim müddetçe, sen de bana bir ön ayak daha vermeye devam edecektin!" Bundan sonra Resûlüllah yine bana: "Bak bakalım, ağaç ve taşlar göre bilecek misin?" dedi. Baktım, birkaç hurma ağacı ve bir taş yığıntısı gördüm. Ve bunları Hz. Peygamber´e bildirdim. O da buyurdu ki: "Git o ağaçlara deki: Allah´ın Resulü, haceti için sizleri çağırıyor! Keza, o gör düğün taşlara da aynısını söyle!" Gidip o ağaçlara ve taşlara, Hz. Pey-gamber´in kendilerini çağırmakta olduğunu tebliğ ettim... Onlar da geldiler. Peygamber Efendimiz de gidip hacetini gördü... Sonra geldi ve bana: "O ağaç ve taşlara, eski yerlerine dönmelerini söyle!" buyurdu. Ben de gidip aynen tebliğ ettim, onlar da eski yerlerine döndüler..." [57]

Ahmed, Beyhâkî, Yâlâ´dan şöyle rivayet eder: "Biz, Peygamber (s.a.v.) ile birlikte seferimize devam ederken, O´ndan mucize hâlinde te cellî eden üç şey gördüm: Giderken bir deveye rastladık, bu deve devamlı olarak üzerinde su taşınan bir deve imiş. Peygamberimizi görünce boy nunu yere indirerek inlemeye başladı... Peygamberimiz bu devenin sa hibini çağırdı ve ona: "Bak, deven çok çalıştınlmaktan şikayet, ediyor! Aynı zamanda yemini de az vermişsin... Ona iyi bak!" tenbihinde bu­lundu. Sonra yolumuza devam ederken bir yerde konaklamıştık. Pey gamberimiz uyuduğu zaman, ilerideki bir ağaç, yerinden ayrılarak Peygamberimizin yanma geldi ve O´nu kaplayıp bürüdükten sonra ye rine döndü... Ben bu gördüğümü, Peygamberimiz uyandığı zaman ken disine arz ettim. O da buyurdu ki: "O ağaç, gelip beni selamlaması için Allah´tan izin istedi, kendisine izin verilince gelip beni selamladı." Sonra üçüncü olarak da, kadının sabî çocuğunun hastalığından iyi olmasına şahit olmuştum." [58]

Ebu Nuaym ve îbn-i Asçikîr Gaylân bin Seleme´den şöyle rivayet eder: Biz bir sefere Peygamber (s.a.v.) ile birlikte çıkmıştık. Ve O´nda şaşılacak şeyler görmüştük... Taze hurma fidanları olan bir yere uğra dığımızda Hz. Peygamber bana: "Ey Gaylân, şu iki hurma ağacına git de birbirlerine yaklaşmalarını ve bana gelmelerini söyle!" buyurdu. Ben de gidip Resûlüllah adına O´nun emrini tebliğ eyledim. Onlardan biri diğerinin yanına gelerek birbirlerine yaklaştılar ve Resûlüllah´ın yanına geldiler. Resûlüllah da devesinden inerek onların arkasına geçti ve hacetini kaza etti... (Abdest bozdu). Sonra Abdest alıp devesine bindi... Ağaç fidanları da yerlerine döndüler. Sonra yolumuza devam ederek bir yere geldiğimiz de orada konakladık. Derken bir kadın geldi ve: "Ey Al lah´ın Resulü, benîm kabilemde bana şu oğlumdan daha sevimli olanı yok idi. Fakat kendisine cinnet hastalığı isabet etti. Ben bu oğlum için Allah´a dua edivermenizi istiyorum" dedi. Peygamber Efendimiz de ço cuğu kendisine yaklaştırdı ve sonra şöyle buyurdu: "Bismillah! Ben, Al lah´ın Resulüyüm. Ey Allah´ın düşmanı, dışarı çık ve bu çocuğu terket!" Bunu üç defa tekrar ettiler. Sonra çocuğun anasuıa hitabla: "Çocuğunu al, inşAllah, bir daha kötülük görmez" buyurdu. Sonra yolumuza devam ederken bir yere geldik ve indik. Bir adam gelip: "Ey Allah´ın Resulü, benim bir bahçem vardı, benim ve ev halkımın yaşayışı bu bahçede o-lurdu... Bu bahçede benim iki de devem vardı. Şimdi bu develer heye cana kapılıp köpürdüler... Beni yanlarına yaklaştırmadıkları gibi, bahçeye de sokmuyorlar... Başka kimse de onlara sokulamıyor..." dedi. Adamın bu şikayetini dinleyen Peygamberimiz, ashabını da yanma ala rak o bahçeye gitti. Bahçenin kapısına vardıkları zaman, bahçe sahîbine: "Haydi kapıyı aç" buyurdu. Adam: "Mesele çok büyük, korkar açamam" dedi. Adam kapıyı açmaya çalışırken, develer âdeta rüzgar gibi geldi ler... Adam kapıyı açınca, develeri karşısında buldu, Fakat develer dik katle Hz. Peygamber´e baktılar ve yere çöktüler... Sonra boyunlarını yere koyup başlarını da uzatarak O´na secde ettiler... Peygamber Efen dimiz onları başlarından tutarak sahibine teslim etti ve ona dedi ki: "Al develerini, onlara iyi bak ve güzel kullan!" Bunun üzerine oradaki in sanlar dediler ki: "Ey Allah´ın elçisi, hayvanlar bile sana secde ediyor! Bizim sana secde etmemiz uygun olmaz mı?" Peygamberimiz ise şöyle buyurdular:

"Ezelî ve ebedî diri olup ölmekten münezzeh bulunan Allah´tan başkası için secde edilemez!"

Bu seferimizden dönüşümüzde, giderken çocuğunun hâlini Hz. Peygamber´e arz eden kadın bizi karşıladı ve Peygamberimiz´e hitaben: "Seni hak peygamber olarak gönderen Allah´a yemin ederim ki, oğlum kabilemizin sıhhatli gençleri gibi, son derece sıhhatlidir" diyerek memnuniyetini dile getirdi..." [59]

Ahmed, îbn-i Ebû Şeybe, Beyhâki^ Taberânî ve Ebû Nuaym, Sü leyman bin Amr bin el-Ehvas´tan, o da Ummü Cündüp´ten rivayet eder ler. O demiştir ki; "Ben, Resûlüllah (s.a.v.)i Akabe Cemres´inde taşlarını

atarken gördüm. O ve O´nu takiben insanlar taşlamada bulunuyorlar dı... Dönüşü sırasında bir kadın geldi ve yanında sar´ah bir çocuk vardı. Peygamberimizi hitaben dedi ki: "Ey Allah´ın Resulü, şu benim oğlum bir belâya müptelâ olmuştur, hiç konuşamamaktadır." Peygamberimiz o çocuğu kucağına aldı ve kadına, içinde su bulunan küçük bir kab ver mesini emretti. O da verdi... Peygamberimiz bu kabın içindeki suya püskürdü ve sonra duâ buyurdu. Sonra bu suyu kadına verdi ve: "Bu suyu çocuğuna içir, aynı zamanda bu su ile onu yıka!" buyurdu. Kadın o suyu ve çocuğunu alarak oradan ayrıldı. Ben de onun peşinden gide rek, o sudan biraz bana hediye etmesini istedim. O da: "Al!" dedi. O su dan bir avuç alarak oğlum Abdullah´a içirdim. Oğlum büyüdü ve bir evlattan beklenen kadar, hayırlı bir evlad oldu... Bir müddet sonra da o kadına ve oğluna rastladım. Diyebilirim ki, onun oğlu da çok hayırlı bir evlat olmuştu. Ondan daha hayırlı bir evladın olduğunu söylemek nere deyse mümkün değildi... Çok da akıllı idi..."

Beyhâki, îbn-i Asâkir, Muaykıb el-Yemenî´den şöyle rivayet eder: O demiştir ki: "Veda Haccı´nda ben de bulundum... Mekke´de bir eve girdiğim zaman, orada Peygamber (s.a.v.)´i buldum ve O´ndan şaşılacak bir şey gördüm: O´na, Yemâme´den bir adam gelmişti. O gün doğmuş olan çocuğu da yanında idi... Peygamber (s.a.v.), o yeni doğmuş çocuğa hitaben: "Söyle bakalım, Ben kimim?" dedi. Çocuk da: "Sen Allah´ın Resulüsün" diyerek konuştu... Peygamber Efendimiz de bunun üzerine: "Allah sende bereketler meydana getirsin. Seni mübarek kılsın)" diye onun hakkında hayır duada bulundu... Sonra bu çocuk, delikanlı olun caya kadar hiç konuşmadı... Biz ona "Mübârekü´l-Yemâme"adını ver miştik..." [60]

Beyhaki Urve´den şöyle nakleder: O demiştir ki: "Peygamber (s.a.v.), Veda Haccı´nda dedi ki: "Ey insanlar! Benim size söylediklerimi aynen yerine getiriniz! Zira ben bilemiyorum, belki bu seneden sonra bir daha sizinle burada karşüaşamam... Ey insanlar, iyi kulak veriniz, sözlerimi iyi anlayınız; zira ben sizlere iki büyük emânet bırakıyorum! Bunlara sımsıkı sarıldığınız takdirde yolunuzu asla şaşırmayacaksınız! Bu iki emanetten birincisi: Kitâbullah´tır, ikincisi ise: Sünnetimdir!"[61]

Müslim´in Câbir´den rivayet ettiği haber de aynen şöyledir: "Ben, Peygamber (s.a.v.)´i Akabe Cemresi´ne taşını atarken gördüm. O, bu sı rada devesi üzerinde bulunuyor ve şöyle buyuruyordu: "Hacda ilgili vazifelerinizi, benden aynen alınız! Zira ben, bilemiyorum, belki de bu haccımdan sonra bir hacc daha yapamıyacağım!"

İbn-i Sa´d, îbn-i Ömer´den şöyle rivayet etmektedir: Peygamberimiz (s.a.v.), Veda haccı´nda Arafat´taki vakfesinde, insarlara hutbe irâd e-derek buyurdu ki:

"Ey insanlar, bugün, hangi gündür?" (Bilinen hutbesini sonuna kadar irâd buyurduktan sonra, yine buyurdular ki:)

"Ey İnsanlar, tebliğ ettim mi?" İnsanlar da dediler ki: "Evet, Ey Allah´ın Resulü, tebliğ ettiniz!" ´ Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

"Ey Allah´ım, şahit ol!" buyurdu. Daha sonra insanlarla vedâlaştı... İşte bundan dolayıdır ki, insanlar bu hacca, "Veda Haccı" dediler..." [62]

Beyhâki ve Ebû Nuaym Enes´ten şöyle rivayet ederler: Ben, Mesci-dü´1-Hayf ta Peygamber (s.a.v.) ile birlikte oturuyorduk. [63] AnsâVdan ve Sakîf kabilesinden birer adam gelip Hz. Peygamber´in önünde dur dular. Peygamberimiz kendilerine: "İsterseniz, niçin gelmiş olduğunuzu, siz bana söylemeden önce ben siz söyleyeyim! İsterseniz ben susa...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler
« Posted on: 16 Eylül 2019, 09:03:31 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler rüya tabiri,Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler mekke canlı, Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler kabe canlı yayın, Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler Üç boyutlu kuran oku Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler kuran ı kerim, Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler peygamber kıssaları,Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizeler ilitam ders soruları, Veda Haccı'nda Vukua Gelen Harikalar Ve Mucizelerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &