ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri  (Okunma Sayısı 660 defa)
31 Aralık 2009, 16:04:02
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 31 Aralık 2009, 16:04:02 »



Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri
[93]


Hâkim ve Beyhakt el-Hâris´in kızı Ümmü Fadl´dan şöyle rivayet eder: Bir gün ben, Hüseyn´i alarak Peygamber´e (s.a.v.) gittim ve Hü-seyn´i O´nun kucağına bıraktım. Sonra Efendimiz, başım biraz öbür ta rafa döndürerek ağlamaya başladı ve buyurdu ki: "Cebrail bana gelip ümmetimin şu oğlumu şehîd edeceklerini haber verdi ve onun şehîd e-dileceği yerin kırmızı toprağından getirerek bana gösterdi." [94]

(îbn-i Râhûye, Beyhakî ve Ebu Nuaym, aynı mealdeki bir hadîsi, Ümmü Seleme´den rivayet etmişlerdir.)

Yine Beyk. ,/d ve Ebu Nuaym Enes ´ten şöyle rivayet ederler: Yağmur meleği gelip Hz. Peygamber´den izin istedi. Peygamberimiz izin verdi. Az sonra Huseyn geldi ve Peygamberimiz´in omuzuna çıkmaya başladı. Melek sordu: "Bunu seviyor musun?" Peygamberimiz cevap verdi: "Evet." Melek: "Ümmetin bunu öldürecek! İsterseniz onun öldürüleceği yeri size göstereyim" dedi ve ona kırmızı bir toprak gösterdi. Ümmü Se leme de bu toprağı alarak elbisesinin bir yerine düğümleyip sakladı. Biz, o günlerde: "Huseyn, Kerbelâ denilen yerde öldürülecektir" diye işitir dururduk."

îbni Asâkîr Muhammed bin Amr bin Hasandan şöyle nakleder: Biz, Hüseyin (r.a.) ile birlikte Kerbelâ nehrinin yanında idik. Bu sırada Hüseyin Şimir bin Zi´l-Cevşen adındaki adama baktı de dedi ki: "Şüp hesiz Allah ve O´nun Resulü doğru söylemiştir! Resûlullah (s.a.v.) bu yurmuştu ki: "Ben, abraş bir köpeğin, ehl-i beytimden birinin dimağını yalamakta olduğunu görür gibi oluyorum!"

(Gerçekten bu rivayette belirtildiği gibi, Hz. Hüseyin´i öldüren Şimr, abraş idi. (Benekli ve alaca renkli idi.)

îbn-i Seken, el-Bemvî ve Ebu Nuaym´in de Sühaym tarikiyle Enes´ten bu mealde bir rivayetleri vardır. Beyhakî´nin Ebû Usâme bin Abdurrahman´dan olan rivayeti ise şöyledir: "Bir gün Hüseyin, Pey-gamber´in (s.a.v.) yanma girdi. Cebrâîl de oradaydı. Cebrail dedi ki: "Senin bu oğlunu, senin ümmetin öldürecektir! İstersen, onun öldürüle ceği yeri sana haber vereyim?" Bunu söylerken Cebrâîl, Irak´taki Tuf denilen yeri gösterdi ve oradan kırmızı bir toprak alarak Hz. Peygam-ber´e gösterdi."

(O bunu, Ümmü Seleme tarikiyle Âişe´den de rivayet etmiştir.) Beyhakî, îmâm-ı Şa´bi´den şu haberi nakletmiştir:

"Hüseyin´i Kûfeliler´in Kûfe´ye çağırdığı ve kendisinin de bu çağrıyı kabul ettiği ve yol hazırlığı başladığı, bunun üzerine Ashâbtan bazıları nın kendisine güzel nasîhatlarda bulunduğu bir sırada, Abdullah bin Ömer (r.a.) Mekke´den Medine´ye geldi. Hüseyin´in ne yaptığını sorması üzerine, onun Kûfe´ye hareket ettiği haberini aldı. Derhal ayağının to zuyla yola devam ederek iki gün sonra Hüseyin´e yetişti. Bu telaşı ve fedakârlığı, sırf Hüseyin´e nasîhatta bulunmak içindi. Bu maksatla ona dedi ki:

"Ey Hüseyin, bil ki, yüce Allah, sevgili Resulünü dünyâ ile âhiret arasında muhayyer kılmıştı da Resûlullah Efendimiz de hiç şüphesiz âhireti tercih etmişti. Dünyâyı ise istememişti. Muhakkak sen de O´ndan bir parçasın! Sana da yakışan, O´nun gibi dünyayı değil, âhireti tercih etmektir. Ben Allah´a yemîn ederek söylüyorum ki, sizden herhangi birisi istese de ebediyen dünyâyı elde edemez! Yüce Allah´ın siz lere dünyâyı nasîb buyurmamış olması, muhakkak sizlerin hayrı içindir! Haydi geliniz, benimle birlikte geriye Medine´ye dönünüz!"

Hz. Hüseyin, Abdullah bin Ömer´in bu nasîhatlarma karşı, Medine´ye dönmeyi kabul etmedi, Kûfe´ye gitme üzerinde İsrar eyledi. Onun bu İsrarım gören Abdullah da; -üzülerek ve de ağlıyarak- onun boynuna sarıldı ve onunla: "Yakında şehîd düşecek biri olarak seni, Al lah´a emânet ediyorum!" diyerek vedâlaştı." [95]

Ebu Nuaym Yahya el-Hadraml´den şöyle bir haber nakleder: "Ben, Ali ile beraber Sıffîn´a gittim. Ninova´ya vardığımızda Hüseyin´e hitaben dedi ki: "Ey Hüseyin, Fırat kenarına geldiğin zaman, sabretmesini de bilmelisin" dedi. Ben bunun ne demek olduğunu sordum. O da şu karşı lığı verdi: "Bir gün Peygamberimiz buyurdu ki: "Bana Cebrail gelip Hü seyin´in Fırat kenarında şehîd olacağım haber verdi ve onun şehid düşeceği yerin toprağından bir parçayı bana gösterdi."

(Yine Ebu Nuaym´in, Usbuğ bin Nebâte´den naklettiği bir haber de şu mealdedir: Biz, Ali ile beraber Hüseyin´in şehid edileceği yere geldik, burada Ali dedi ki: "îşte Hüseyin´in ve arkadaşlarının develerini çöktü-receği ve kanlarını verecekleri yer burasıdır. Onlar burada Muham-med´in ehl-i beyti olarak bir gurub insan şehid düşeceklerdir. O gün onlara yer ve gök ağlıyacakür [96]

Ahmed ile Beyhakt ´nin İbn-i Abbas ´tan olan rivayetleri ise şöyledir: "Ben, bir gün öğle vakti uyumakta idim. Rüyamda Hz. Peygamberi çok perişan bir vaziyette gördüm. Elinde içinde kan bulunan bir şişe vardı. Bunun ne olduğunu sordum. Buyurdu ki: "Bu, Hüseyin ve arkadaşları nın kanıdır."

(Ümmü Seleme´den sevkedilen bir rivayette de: "Az önce, Hüse yin´in öldürülüşünü gördüm de ondan" diye cevab verdiler" denilmiştir.) [97]

Yine BeyhakVnin Ali bin Müsher´den bir rivayeti var. Bunda da şöyle denilmiştir: "Bana ninem söyledi ve şu şekilde anlattı: "Ben, Hü seyin´in katledildiği gün, gencecik bir kızcağız idim. O gün semâ, Hüse yin´e ağlamasından dolayı dayanılmıyacak derecede sıcak idi." [98]

Ebu Nuaym Hubeyb bin Ebu Sabit tarikiyle Ümmü Seleme´âen şöyle rivayet eder: "Ben, Peygamber´in (s.a.v.) vefatından sonra cinlerin yas tuttuklarını bu akşama kadar hiç duymamıştım. Ben bunu, oğlum Hüseyin´in öldürülmesine yordum ve cariyeme dedim ki: Evladım, dışarı çık da insanlara sorup bilgi alıver. O da çıkıp sordu ve Hüseyin´in öldü rülmüş olduğu haberini getirdi. Geceleyin duyduğum cinlerin yas tut ması sırasında ise, onlardan biri: "Ey gözüm, bütün gücünle çok miktarda yaş dök. Benden sonra şu şehidlere kim ağlıyacak? Baksana "kul" diye anılan biri mütekebbir (zâlim) in emrine uyarak gelip, onları şehîd etmişler" mealinde acıklı ve ağlatıcı sözler söylüyordu."[99]





[93] tbn-i Kuteybe el-M e arifte şöyle der: "Ali bin Ebu Tâlib´in oğlu Hüseyin; Ebu Abdullah künyesiyle anılırdı. Kûfe´îilerin kendisini daveti üzerine yola çıkmıştı. Ubeydullah bin Ziyâd, onun üzerine Ömer bin Sa´d´ı gönderdi. Ömer bin Sa´d´ın askerlerinden Sinan bin Ebu Enes el-Nehaî adındaki şahıs onu katletti. Yıl: Altmış bir. Ay: Muharrem. Gün: Âşûrâ Günü idi. Hüseyin (r.a.); şehîd olduğunda elli sekiz yaşında bulunuyordu. (Elli altı yaşında olduğunu söyleyenler de vardır.)

[94] Gerçekten Hüseyin (r.a.)"in Kerbelâ´da fecî bir şekilde şehîd edilmiş olması; kendisini haklı olarak sevenlerin mahabbet duygularını alevlendirmiş, bütün islâm âlemini ve müslümanları çok şiddetii bir şekilde sarsmıştır. Aynı zamanda bu büyük olay, bazı aşırıların ve şîîlerin, birtakım hayâl ve efsâneler uydurmalarına da büyük bir fırsat yermiştir. Bunun için bizim, bu rivayetlerin kabulünde ihtiyadlı davranmamız gerekmektedir. Öyle ki: Ancak bun ların sahih olanlarını kabul etmeli, sahîhe aykırı olanlarını da reddetmeliyiz. Şüphesiz:, yalan olduğu sabit olandan başkasını red etmemiz de doğru olmaz. Bundan da İhtiyâd etmeliyiz.

İşte bu Ölçüye göre, meselâ yukarıdaki hadîs´e ve ondan sonrakine bakacak olursak; aralarındaki ortak noktanın sahih olduğunu görürüz. Bu da: Peygamberimiz´in; bir çok ashabı hakkında olduğu gibi, Hüseyin´in de kendisinden sonra öldürüleceğini haber vermiş olmasıdır. Yalan ve uydurmalar ise, sâdece işin tafsîlinde olmaktadır. Meselâ Cibril bu hususu Peygam-berimiz´e bir defasında haber vermiştir. Fakat rivayetler bunu çoğaltmakta, kimisinde Ummü Fadl, kiminde Ümmü Seleme, kiminde de Enes râvî olarak gösterilmekte. Bâzan da Âişe´nin adı verilmektedir. Hattâ yalnız Ümmü Seleme´den olan iki rivayette bile tutarsızlık göze çarp maktadır. Meselâ rivayetin biri, Hz. Peygamberin bunu rüyasında gördüğünü ve yanında Hü seyin´in bulunmadığını söylerken, diğeri hem Hüseyin´in hem de Hasan´ın orada oynamakta olduklarını söylemektedir. Acaba bunlar tek bir olay mıdır, yoksa ayrı ayrı iki olay mıdır? İşte bu hususlar belli değildir. Böyle bir hususta, kabul de, red de ihtiyata uygun düşer mi? Bunun için biz: "Yalnız sahih olanı kabul edelim, yalnız sahihe aykırı olanı red edelim" dedik.

[95] Hüseyin´e (r.a.) Kûfe´ye gitmekten vazgeçmesi için nasihatta bulunan, yalnız Abdullah İbn-i Ömer değildi. Abdullah Ibn-i Abbas, Abdullah bin Zübeyr ve bu ikisinden başkaları da ona bu hususta nasihatta bulunmuşlar, hatta ağabeyi Hasan, ölüm döşeğinde bulunmasına rağmen ona hilafet işini istemekten vazgeçmesi için vasiyette bulunmuştu. Fakat bütün bunlara rağmen Hüseyin, bu hususta ısrarlı idi ve Kûfe´ye hareketten vazgeç medi. Hilâfet hakkını talebten bir an bile geri durmadı. Allah´ın takdiri ne ise o oldu.

[96] Usbuğ bin Nebate´nin, hadis ilmi bakımından hiçbir şey olmadığını daha Önce zikretmiştik.

[97] Tirrnizî, bu Ümmü Seleme rivayetini Ebu Râfi´in hanımı Selmâ´dan şu şekilde rivayet eder: "Ümmü Seleme´nin yanına girdiğimde onu ağlar vaziyette görüp sebebini sor dum. O da: "Az önce -rüyamda- Resûlullah´ı gördüm, yüzü gözü toprak içindeydi ve ağlıyor du. Sebebini sordum. O da: "Az önce Hüseyin´in Öldürülüşünü gördüm" cevâbını verdi" dedi."

(Tirmizî, aynı zamanda bu rivayetin garîb olduğunu da kaydeder.)

[98] Müellif, bunu ve bundan sonraki rivayeti "ninelerden duyulan rivayetler" olarak buraya kaydetmiştir. Fakat ikincisi, oldukça müstehcen kaçtığı için onu burada zikretmiyoruz.

[99] Celaleddin es-Suyuti, Peygamberimizin Mucizeleri ve Büyük Özellikleri, Uysal Kitabevi: ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri
« Posted on: 19 Eylül 2019, 15:25:21 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri rüya tabiri,Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri mekke canlı, Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri kabe canlı yayın, Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri Üç boyutlu kuran oku Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri kuran ı kerim, Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri peygamber kıssaları,Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri ilitam ders soruları, Peygamberimizin, Hüseyn'in (Ra.) Şehid Olacağını Haber Vermeleri önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &