ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler  (Okunma Sayısı 3115 defa)
26 Aralık 2009, 17:44:31
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 26 Aralık 2009, 17:44:31 »



ONİKİNCİ BÖLÜM

MEDİNE´YE HİCRET ESNASINDA VUKUA GELEN BAZI AYET VE MUCİZELER


Bazı Ayet Ve Mucizeler


Buharı, Aişe´den şu haberi nakletmiştir: Peygamberimiz müslümanlara sizin hicret edeceğiniz yer bana gösterildi. Orası toprağı tuzlu ve hurmalık bir yerdir. Peygamberimizin bu sözünden sonra Medine´ye hicret başladı. Derken Ebu Bekir de hicrete hazırlandı. Peygamber efendimiz de ona; "Ağır ol, bakalım! Yakında bana da ^icret izni çıkacağını ummaktayım" buyurdu.

Beyhakî îbni Abbas´tan rivayet eder: "Kureyş ileri gelecileri Darün-Nedve denilen yerde toplandı. Peygamberimizin öldürülmesi üzerine ittifaka vardı. Cibril gelip durumu Hz. Peygambere haber verdi. O gece şimdiye kadar yatmakta olduğu yatağında yatmamasını emretti. Peygamber efendimize Mekke´yi terk etmesi hakkında izin verdi.

Bu hususta îbni Sa´d´in de bir haberi var: îbni Abbas, Ali, Aişe, Süraka bin Caşüm ve Aişe binti Kudame´den... Şöyle demişler. "Peygamber efendimiz hicret etmek için evinden çıktığı zaman, kiralık adamlar kapının önünde oturuyorlardı. Yerden bir avuç toprak alıp onların başlarına saçtı ve bu sırada Yasin suresinin baş tarafındaki ayetleri okudu. Sonra devam etti. Birisi kapının önünde bekleşenlere: "Burada niçin bekleşiyorsunuz?" dedi. Onlar da: "Mu ham m e d´in çıkmasını" dediler, O da: "Vallahi Muhammed çoktan çımp yanınızdan geçerek gitti" dedi. Adamlar: "Vallahi biz görmedik" dediler. Bu sırada her biri başlarındaki toprağı silkelemekle meşgul idi. Rasulüllah ise çoktan gitmişti. Yanında Ebu Bekir de bulunduğu halde Sevr dağındaki mağaraya girdiler. Onlar içeri girdikten sonra hemen Örümcek ağını üst üste örüp mağaranın ağzını kapattı. Kureyş çok sıkı bîr arama yapıyordu. Nihayet mağaranın kapısı Önüne kadar geldiler. İçlerinden bazısı dedi ki: "Vallahi mağaranın kapısına örümcek ağını öyle bir örmüş ki, bu örümcek, Muhammed doğmadan burada imiş." Onun bu sözü üzerine, hepsi orayı terketti."

Vâkıdî ve Ebu Nuaym Aişe binti Kudame´den şu haberi nakletmiştir: "Peygamber (s.a.v.) buyurdu: "Ben tebdil-i kıyafet eder^" evin arka tarafından çıkarak ayrıldım. Giderken ilk rastladığım adam Ebu Cehil oldu. Allah onun gözüne görmezlik" verdi de l?eni asla göremedi. Yanımdaki Ebu Bekri bile farkedemedi. Biz de ikimiz süratle-yolumuza devam ettik."

Beyhakî, îbni Şihab ile Urve bin Zübeyr´den şu haberi nakletmiştir: "Kureyş atlarına ve develerine binerek her tarafı şiddetle kontrol edip Peygamberimizi arıyordu. Her  tarafa haber salıp Peygamberimizin ve Ebu Bekrin dirisini veya ölüsünü getirenlere yüz deve vadediyordu. Bir ara Sevr dağının mağarasının kapısına kadar geldiler. Mağaranın üst tarafına da çıktılar. Konuşmalarını Peygamber

efendimiz ve Ebu Bekir duyuyordu, Bu sırada Ebu Bekir korkuya kapıldı. Varlığını büyük bir korku ve tasa kapladı. îşte bu sırada Peygamber (s.a.v.) kendisine: "Korkma! Allah bizimle beraberdir!" buyurdu. Ayrıca sevgili ve büyük Peygamberimiz dua buyurdular da bunun üzerine Allah´tan büyük bir sekine inerek, korku ve tasası zail oldu."

Buhari ve Müslim, Enes´ten rivayet ederler. O şöyle demiştir: "BaAa Ebu Bekir anlattı: Ben Peygamberimizle birlike mağarada saklanırken dedim ki: "Ey Allah´ın rasülü, eğer onlardan biri ayağının altına bakmış olsa, muhakkak bizi görecek!" Rasulüllah şu karşılığı verdi: "Ey Ebu Bekr! Allah yolunda iki arkadaş ki üçüncüleri Allah´tır. Sen ne zannediyorsun?" [1]

Ebu Nuaym´in, Esma binti Ebu Bekir´den (Ebu Ya´la´nın da benzerini Aişe´den) naklettiği bir habere göre Ebu Bekr; mağaranın kapısına doğru dönmüş bir adam görür: "Ya Rasulallah! Bu adam bizi görecek" der ve endişe eder. Rasulüllah da şu karşılığı verir: "Asla! Şu anda melekler onun gözünü kör etmiştir." Çok geçmez, adam bulunduğu yere küçük abdestini yapmak için oturur, Peygamberimiz de bunun üzerine der ki: "Gördün mü ya Eba Bekir, eğer bu adam bizi görüyor olsa idi, bize karşı bu şekilde yapmazdı."

İbni Sad, îbni Merduye, Beyhakî ve Ebu Nuaym Ebu Mus´ab el-Mekki´den şöyle rivayet ederler: "Ben Enes bin Malik´e, Zeyd bin Erkam´a, Mugira bin Şube´ye yetiştim ve onların şu şekilde konuştukla rını duydum: "Peygamberimiz ve arkadaşı mağarada saklanırken, Allah´ın emriyle mağaranın kapısında bir ağaç bitmiş ve onları örtmüş, yine Allah emredip örümcek ağını örmüş ve onları gizlemiş. Yine Allah´ın emriyle iki vahşi güvercin gelip mağaranın ağzında durmuş. Kureyş gençleri de aramayı şiddetle sürdürüp bütün silahlarını kuşanmış vaziyette mağaranın yakınma kadar gelmişler, o kadar ki mağaraya kırk adım yaklaştıklarında içlerinden birini, mağaraya girip kontrol etmesi için göndermişler, bu genç mağaranın kapısına geldiğinde içeri girmeden dönmüş, ilerideki arkadaşları: "Niçin içeri girmeden dönüyorsun?" diyerek ona bağırmışlar. O da şu karşılığı vermiş: "Mağaranın ağzında iki güvercin bulunmakta, eğer içeride kimse olsaydı, bunlar burada bulunmazdı." Hz. Peygamber, onların bu konuşmalarını duymuş. Demek ki Allah bizi bu iki güvercin sayesinde düşmanlardan gizledi ve onları def etti, diye düşünüp hamdetmiş. Ayrıca bu güvercinler için hayır duada bulunmuş. Onlar da ehlileşip Harem´e uçmuşlar; biri dişi biri de erkek olduğu için orada yumurtlayıp üremişler."

El-Hılye adlı kitabında, Ebu Nuaym, Ata bin Meysere´nin şöyedediğini nakleder: "Örümceğin, mucizevi bir şekilde ağını örmesi olayı, iki defa olmuştur: Birincisi Davut (a.s.)ı Talut [2] takip ettiği zaman, ağını örüp onu saklaması, ikincisi de müşriklerin Peygamber efendimizi takip ettikleri zaman, ağını örüp mağaranın kapısını kaplamasıdır."

Buharı ve Müslim, Ebu Bekir´den rivayet ederler: "Müşrikler bütün aramalarına rağmen bizi bulamadılar. Süraka bin Malik´ten başka arkamızdan yetişen de olmadı. Süraka yetiştiği zaman ben: "Ya rasülallah peşimizden gelen bize yetişmiş durumda" dedim. Efendimiz ise: "Hiç üzülme, Allah bizimle beraberdir!" buyurdu. Bize iyice yaklaştığı zaman Peygamberimiz onun aleyhine dua buyurdu ve: "Allah´ım, nasıl dilersen bizi öylece koru ve onun hakkından gel!" dedi. Süraka´mn atı karnına kadar kumlara saplandı. Yalvarmaya başladı ve: "Ey Muhammed, biliyorum ki bu başıma gelen şüphesiz senin işindir. Ben de gerçekten pişmanım. Ne olur Allah´a dua ediver de beni bu durumdan kurtarsın!" diyordu ve: "Allah´a yemin ederim ki arkamdan gelenleri geri çevirmek içine elimden geleni yapacağım" diye söz veriyordu. Peygamberimiz bunun üzerine duasını yaptı, o da geri dönüp gitti." [3]

Buhari Sürakadan şöyle rivayet eder: "Ben Peygamberi ve arkadaşını bulmak üzere peşlerine takıldım. Onlara yaklaştığım zaman atım tökezledi ve ben kendimi yerde buldum. Kalkıp tekrar bindim, bu sırada Rasulüllahın Kur´an okumakta olduğunu duydum. Hiç dönüpte bakmıyordu. Ebu Bekir ise sık sık geri bakıyordu. Derken atım bir kere daha tökezledi ve ben yere yuvarlandım. Baktım atımın ön ayaklan iyice kuma gömülmüş, çıkarmaya çalışıyor fakat çıkaramıyor. Nihayet doğrulabildi. Dizlerinden direklenen duman, sanki ta semalara yükseliyordu. Ben peygambere nida edip eman istedim. Onlar durup beklediler. (Ben atıma atlıyarak onlara yaklaştım ve ondan eman aldım). Çünkü başıma gelenlerden anlamıştım ki, ben asla onlara bir şey yapamıyacağım ve Rasulüllahın davası, pek yakında iyice ortaya çıkacak ve kuvvetlenecektir."

Buhari der ki: Ben, Ebu Muhammed el-Kufi´nin şöyle dediğini işitmiştim: "Peygamber (s.a.v.), hicret etmek istediği zaman, Mekke´de şöyle bir ses duyuldu:

"Ey Kureyş, Sa´d adındaki iki kişi; eğer müslüman olsalar, şüphesiz emniyette olur Muhammedin işi."

Sesi duyan Kureyş, "Bu iki Sa´d adındaki adamların, kimler olduğunu bilsek elbette gereği ne ise yapardık" dedi. Onlara cevap veren sesin ise: "Ey Evs´in Sa´d adındaki şahsiyeti ve ey Hazreclilerin Sa´d adındaki kişisi! Niye Allah´ın hidayetine engel olmak istersiniz? Haydi hidayet davetçisine itaat ediniz! İcabet ediniz de, yüce Allah´tan firdevs cennetlerini umunuz!" şeklinde karşılık verdiği duyulmuş."

(Bunu bu tarikten îbni Asakir de rivayet etmiştir.)

Beyhakî´nin rivayetine göre de Kureyş, "Kasdedilen iki Sad´den biri: Sa´d bin Muaz diğeri de Sa´d bin Übade´dir" demiştir.

Begavi, îbni Şahin, îbni Seken, îbni Mende, Toberânî, sahihtir kaydıyla Hakim, Beyhakl ve Ebu Nuaym; Hizam bin Hişam´dan, bu da babası vasıtası ile dedesinden şöyle nakleder: "Peygamberimiz hicret makSadı ile Mekke´den çıktığı zaman yanında Ebu Bekir ve Ebu Bekrin azatlısı Amir bin Füheyre de vardı. Yol kılavuzları ise Abdullah bin Uraykıd idi. Bunlar yolda giderlerken Ümmü Mabed´in çadırı önüne geldiler. Ümmü Mabed, kahraman bir kadındı. Çadırının yanı başında nöbet tutar, gerektiğinde de yedirir içirirdi. Peygamberimiz kendisinden bir miktar et ve hurma satın almak istedi. O sırada onun yanında bunlar yoktu. Peygamberimiz: çadırın kenarında bağlı bulunan bir dişi kuzu görür ve: "Bu nedir, ey Ümmü Mabed?" der. O da: "Bu zayıflığın dan dolayı yayılmaya gidemeyen bir kuzudur" der. Peygamberimiz: "Onu sağmama izin verir misin?" diye sorar. O da: "Eğer onda sağılacak süt görüyorsan sağ!" der.

Peygamberimiz bu kuzunun getirilmesini söyler. Getirirler ve kendi eli ile onu sağar. Mübarek eliyle göğsünü mesh eder ve besmele çeker, bu kuzusu hakkında Ümmü Mabed´e de hayır ve bereketler niyaz eder. Kuzu iki bacaklarını ayırır ve sütünü verir. Peygamberimiz derhal kendisine on kişilik bir süt kabı verilmesini ister. Kab getirilir ve doluncaya kadar ona süt sağar. Önce Ümmü Mabed´e verir o da kanmcaya kadar içer, sonra ashabına verir onlar da kanmcaya kadar içerler. Bu sütten en son içen Peygamberimiz olmuştur. Sonra sırayla tekrar içerler ve kaptaki sütü bitirirler, so...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler
« Posted on: 05 Nisan 2020, 12:24:42 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler rüya tabiri,Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler mekke canlı, Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler kabe canlı yayın, Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler Üç boyutlu kuran oku Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler kuran ı kerim, Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler peygamber kıssaları,Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizeler ilitam ders soruları, Medine'ye Hicret Vukua Gelen Bazi Ayet veMucizelerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &