> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler  (Okunma Sayısı 11002 defa)
26 Aralık 2009, 17:55:13
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 26 Aralık 2009, 17:55:13 »



BEDİR SAVAŞI İLE İLGİLİ MUCİZE VE ALAMETLER


Şanı yüce Allah buyurur; "(Allah mü´minlere yardım eder). Nitekim Allah size Bedir´de de yardım etmişti." [1]

Yüce Allah buyurur: "Siz, Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da: Ben size, birbiri ardınca bin melek ile yardım edeceğim" diye duanızı kabul buyurmuştu." [2]

Yüce Allah buyurur: "Karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki yapılmış bir işi yerine getirsin, işler hep Allah´a döndürülecektir." [3]

Buhari ve Beyhakı İbni Mesud´dan rivayet eder. O şöyle demiştir: "Umre niyetiyle Mekke´ye giden Sa´d bin Muaz orada Ümeyye bin Halefin hanesine misafir olarak indi. Ümeyye Şam seferine çıktığı zaman Medine´ye uğradığında Sad´m hanesine inerdi. Ümeyye Sa´d´e şu tembihte bulundu: "Dikkat et, tam öğle üzeri olduğunda ve ortalık tenhalaştığında Kabe´ye gider ve tavafım yaparsın." Sa´d de öyle yaptı. Tavafını yaparken yanına Ebu Cehil geldi ve: "Bu Kabe´yi tavaf eden kimdir?" dedi. Sa´d bin Muaz da: "Ben Sa´d´im" diye cevapladı. "Sen Muhammed´e ve onun arkadaşlarına sığındığın halde, şimdi gelip emniyet içinde Kabe´yi tavaf mı ediyorsun?" dedi. Derken birbiri ile atışmaya ve sövüşmeye başladılar. Umeyye Sa´d´e dedi ki: "Sen Ebu´l-Hakem´e karşı sesini yükseltme sakın. Zira o bu vadinin en büyüğüdür." Sa´d ona şu karşılığı verdi: "Vallahi sen beni Kabe´yi tavaf etmekten men edersen, ben de senin Şam ticaretine engel olurum!" Ümeyye Sa´d´e: "Sesini yükseltme, sesini yükseltme" diye tekrarlıyor ve onu teskine çalışıyordu. Sa´d gadaba gelip: "Beni rahat bırak ya Ümeyye! Vallahi ben Peygamberimizin seni öldüreceğini, kendisinden işitmiş bulunuyorum!" dedi. Ümeyye hayretle: "Beni mi?" diye sordu. Sa´d de: "Evet" dedi. Ümeyye bunun üzerine: "Vallahi Muhammed konuştuğu zaman yalan söylemez" diyerek evine gitti ve hanımını durumdan haberdar etti. O da: "Vallahi Muhammed konuştuğu zaman yalan konuşmaz" demiş.

Bedir savaşı için hazırlıklar yapılması hakkında Kureyş tarafından ilan edildiği zaman, Ümeyye bin Halefe hanımı şu hatırlatmayı yaptı: "Hani umre için Medine´li dostun sana geldiği zaman ne söylemişti?" Ümeyye hanımına şu karşılığı verdi: "Bu takdirde ben de Bedir savaşına çıkmam!" Ebu Cehil gelip durumu öğrendiği zaman: "Ya Ümeyye, sen Kureyş´in eşrafındansm, bizimle hiç olmazsa bir iki gün olsun bulunuver" dedi. O da bunu kabul etti ve avaşa çıktı. Sonunda katledildi."

tbni îshak, Hakim ve Beyhakî´nin îkrime tarikiyle îbni Abbas´tan ve Urve bin Zübeyr´den, yine Beyhakî´nin îbni Şihab´dan bir rivayeti var. Onlar demişlerdir ki: "Ebu Süfyan´m Kureyş´in hazırlıklı olması için Damdam bin Amr el-Gıfari´yi göndermesinden üç gün öncesi idi. Abdülmuttalib kızı Atike, bir rüya gördü. Kardeşi Abbas´a bu hususta haber saldı ve dedi ki: "Kardeşim ben mühim bir rüya gördüm ve çok korktum. Kavminin üzerine büyük bir belanın gelmesinden çok endişe etmekteyim. Şöyleki adamın biri devesine binmiş geliyordu, Ebtah dediğimiz yerde durdu ve: "Ey vefasız zalimler, kellelerinizin düşeceği yere gitmeye hazır olunuz!" diye üç defa bağırdı. İnsanlar da taplanıp onu can kulağı ile dinlediler. Sonra devesi üzerinde Mescid´e girdi, insanlar da etrefında toplanmış idi. Sonra devesi onu Kabenin üzerine çıkardı. O oradan insanlara bağırıyordu: "Ey vefasız zalimler, başlarını zın düşeceği yere gitmek üzere hazırlanın bakalım" diye... Bunu üç defa tekrar etti ve devesi üzerinde Kubeys dağının başında göründü. Yine aynı şekilde ve üç defa oradan da bağırdı. Sonra bir taş alıp fırlattı ki, bu taş yuvarlanarak aşağıya düştüğü zaman, bütün evler sarsıldı ve bütün evlere taşın parçalarından girdi."

Abbas kardeşi Atike´nin bu rüyasını dinledikten sonra: "Vallahi bu korkunç bir rüyadır, sakın bunu kimselere açma" dedi. Atike de: "Sen de kimselere açma. Eğer Kureyş bunu duyacak olursa, bize işkence ederler" dedi. Abbas kardeşinin yanından ayrılıp çıktı. Giderken yolda Velid bin Utbe´ye rastladı. Utbe onun samimi bir dostu idi, Atike´nin rüyasını ona söyledi ve kimselere açmaması içinde ona tembihte bulundu. Velid de bunu babası Utbe´ye açtı. Derken bu Kureyş arasında yayılıp konuşulmaya başladı. Abbas bu hususta der ki: "Bir gün ben Kabe´ye gidiyordum. Ebu Cehille karşılaştım. Bana dedi ki: "Ey Abbas sizin aranızdan ne zaman kadın peygamber çıktı?" Ben kendisine: "Bu nedir?" dedim. O dedi ki: "Atike´nin gördüğü rüyayı söylüyorum! Yani siz içinizden bir erkek peygamber çıkmasına razı olmadınız da, bir de kadın peygamber mi çıkardınız? Atike´nin anlattığı o üç haykırış için, bekliyeceğiz ve kimilerin başlarının uçacağını da göreceğiz. Eğer o haklı çıkarsa bir diyeceğimiz olmaz. Eğer yalancı çıkarsa, o zaman da Arabm içinde en yalancı ailenin, sizin aileniz olduğunu ilan edeceğiz!"

Atike´nin rüyasından üç gün sonra idi, Ebu Süfyan´m hazırlıklı olmak üzere Kureyş´e Damdam bin Amr´i gönderdiği öğrenildi. Damdam devesi üzerinde Mekke´ye gelmiş ve Ebu Süfyan´m ticaret kafilesini vurmak üzere Muhammed´in ve adamlarının yola çıktığı haberini getirmiş ve derhal harbe hazırlamlmasmı söylemiştir. Onlar da derhal hazırlanıp Bedr´e çıktı ve orada savaştı. îşte orada Kureyş´in başına gelenler gelmiştir. Atike ise, bu olaydan sonra bir takım şiirler söyleyip duygularım dile getirmiştir."

(Ahmed), Beyhakî ve Ebu Nuaym İbni Ebu Talhadan, o da tbni Abbas´tan rivayet ediyor: "Mekke´lilerin ticaret kervanı Şam´dan dönüyordu, Medine´liler bundan haberdar oldular ve kervanı karşılamak üzere çıktılar, yanlarında Peygamber (s.a.v.) de vardı. Mekke´liler, durumdan haberdar olup, peygamber ve arkadaşları kervanı vurmadan ona yetişmek üzere derhal geceleyin yola çıktılar. Peygamber ve arkadaşları kervana yetişemediler. Zaten Cenabı Hak kendilerine iki taifeden birini vadetmişti. Onlar ise Kureyş´le karşılaşmaktan ziyade kervanla karşılaşmak istiyorlardı. Bunu daha iyi ve daha kolay buluyorlardı. Fakat kervan geçip gitmişti. Bunun üzerine peygamberimiz ve ordusu, Kureyşi karşılamak üzere yoluna devam etti. Kureyş oldukça kuvvetli ve kalabalık idi. Bunun için müslümanlar Kureyş´ie karşılaşmayı hoş görmüyorlardı. Peygamberi miz ve ordusu bir yerde konakladılar. Suyun bulunduğu yerle aralarında ayakların kaydığı kumluk bir kısım bulunuyordu ve bundan müslümanlara bir zayıflık arız olmuştu. Şeytan da durmayıp kalplere vesvese veriyordu. Diyordu ki: "Hani sizler Allah´ın evliyası (dostları) olduğunuzu iddia ediyorsunuz, Allah´ın rasülü de aranızdadır. Buna rağmen suyun başım tutmakta galebe çalan müşrikler oldu. Siz ise ne hallerle uğraşıyorsunuz!" [4]

Derken Allah kuvvetli ve bereketli bir yağmur verdi. Müslümanlar hem bol bol bundan içtiler, hem de bütün temizliklerini yaptılar ve böylece; şeytanın üzerlerindeki pisliğini de yüce Allah, onlardan gidermiş oldu. [5]

Yağmurun şiddetiyle kumluk arazi de sertleşip, seyr ve harekete elverişli bir hale gelmişti. Kalkıp Kureyş´in üzerine yürüdüler. Allah; elçisi Muhammed´e (s.a.v.) ve mü´min kullarına bu savaşta bin melek göndererek imdad eyledi. [6] Bir tarafta, emrindeki beşyüz melekle Cebrail, bir tarafta da emrindeki beşyüz melekle Mikail bulunuyordu. Şeytan dahi Süraka bin Malik suretinde bu savaşa katılıyor, emrindekileri de Müdlic oğulları suretinde harbe sokuyordu. Ayrıca şeytan müşriklerin yanma gelip: "Bu gün sizi yenebilecek bir kimse yoktur, ben sizin yardımcınızım. Zafer sizindir!" diyerek onları kışkırtıyordu. Nihayet iki kuvvet birbirine girdi. Bu sırada çok manalıdır ki Ebu Cehil´in de şöyle dua ettiği duyuldu: "Allah´ım, hangimiz hakka daha yakın ve layık isek, zaferi ona nasib eyle!"

Peygamber (s.a.v.); ellerini semaya kaldırıp şöyle dua etti: "Allah´ım, şu bir avuç muvahhid burada helak olursa, yeryüzünde sana kulluk edecek kimse bulunmaz!" Cebrail (a.s.) bu sırada Peygamberimi ze: "Yerden bir avuç toprak alıp başlarına saç!" dedi. Peygamberimiz de öyle yaptı oradaki müşriklerin hepsinin ağız, burun ve gözlerine bu topraktan girip onları perişan etti. Arkalarını dönerek savaş meydanını terkettiler."

Beyhakî, Musa bin Ukbe tarikiyle îbni Şihab´dan ve Urve bin Zübeyr tarikinden rivayet ettiğine göre, bu ikisi demişlerdir ki: "Kureyş Bedre yürüdüğü zaman, gün batımı sırasında Cühfe denilen yere indiler, içlerinde Abdul-Muttalib oğullarından Cüheym bin Salt adında bir adam vardı. Cüheym başını uykuya kor komaz uykuya dalar ve korkuyla uyanır. Arkadaşlarına der ki: "Benim tepemde dikilen atlıyı gördünüz mü?" Arkadaşları da: "Hayır, sen delirmişsin!" derler. Cü heym: "Ne delirmesi yahu! Atlı adam tepeme dinelmişti ve şöyle diyordu: "Ebu Cehil katledildi! Utbe, Şeybe, Zem´a, Ebul-Bahteri, Ümeyye de katledildi! Ve daha Kureyş eşrafından bir takım isimler saydı" der. Arkadaşları Cüheym´e: "Şeytan seninle oynamış" karşılığını verdiler. Fakat bu konuşmayı Ebu Cehil´e aktarırlar. Ebu Cehil öfkeyle şu karşılığı verir: "Haşim oğullan yalan söylediği gibi, Muttalib oğulları da yalan söylüyor! Yarın kimin öldürüleceğini gözleriyle görürler!"

îbni Sa´d ve Beyhakî, îbni Ömer´in: "Peygamber (s.a.v.), Bedir savaşına 315 savaşçı müslümanla katıldı" dediğini rivayet eder. Yine bu rivayete göre îbni Ömer demiştir ki: "Rasulüllah efendimiz, Bedre çıktığı zaman şöyle dua buyurmuştur: "Allah´ım onlar yayadırlar, onlara binit ihsan eyle! Allah´ım onlar çıplaktır^ onlara giyecek şeyler ver! Allah´ım onlar açtırlar, onları doyur!"

Böylece yüce Allah onlara Bedir günü büyük bir fetih ihsan eyledi; her biri bir takım yiyecek, giyecek ve binitlerle geri döndüler."

(Ebu Yala), Hakim ve Beyhakî Ali´den rivayet ederler: "Biz Bedre çıktığımızda Sadece iki atımız vardı: Biri Zübeyr´in diğeri de Mikdad...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler
« Posted on: 24 Ekim 2020, 21:29:09 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler rüya tabiri,Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler mekke canlı, Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler kabe canlı yayın, Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler Üç boyutlu kuran oku Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler kuran ı kerim, Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler peygamber kıssaları,Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametler ilitam ders soruları, Bedir savasi ile ilgili Mucize ve Alametlerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &