ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Minhacut Talibin  > Şahitlik
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şahitlik  (Okunma Sayısı 935 defa)
11 Kasım 2010, 22:37:00
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 11 Kasım 2010, 22:37:00 »



YİRMİİKİNCİ BÖLÜM
ŞAHİTLİK



 

A. GENEL BİLGİLER

 

Şahidin Müslüman, hür, mükellef, adil, mürüvvet sahibi ol­ması ve şahitliğinde itham edilmemesi şarttır. Adaletli olmanın şartı ise, büyük günahları işlemekten sakınmak ve küçük günahları işle­mekte ısrar etmemektir. En sahih kavle göre, şahidin tavla oyna­ması haram, satranç oynaması ise mekruhtur. Ancak satrançta ta­raflar bir mal üzerine oynamayı şart koşarlarsa, bu kumar olur ve şahitlikleri kabul edilmez.

Süratli gitmeleri için develerin arkasında şiir söylemek veya dinlemek mubahtır. Saz eşliğinde olmaksızın yüksek sesle şarkı söylemek veya şarkı dinlemek mekruhtur.

İçki içenlerin şiarı olan ud ve cenk çalmak, Iraklıların zur­nasını öttürmek gibi çalgı aletlerini kullanmak veya dinlemek ha­ramdır. En sahih kavle göre, kaval çalmak haram değildir. Ben diyo­rum ki kaval çalmak, en sahih kavle göre haramdır. Allah daha iyi bilir.

Gelin ve damat için def çalmak, keza en sahih kavle göre, baş­ka şeyler için def çalmak caizdir. Defte ses çıkaran halkalar bulunsada hüküm böyledir. Darbuka çalmak haramdır. Darbuka, ortası dar olan uzun davuldur. Raks denilen oyunu oynamak haram değildir. Ancak mühannaslarm yaptıkları gibi dizleri kırarak raks etmek ha­ramdır. Şiir yazıp söylemek ise mubahtır. Fakat bir müslümanı veya suçsuz bir kafiri kötüleyen, haddi aşarak öven veya belli bir kadını tanıtan şiirleri söylemek haramdır.

Mürüvvet; kişinin bulunduğu belde ve zamanındaki emsali in­sanların ahlakı ile ahlaki anmasıdır. Buna göre, kişinin çarşıda ye­mek yemesi, kendisi için uygun olmadığı halde çarşıda açık başlı gezmesi, insanların huzurunda eşini veya cariyesini öpmesi, sık sık güldürücü hikayeler anlatması, kendisi için adet olmadığı halde fa-kihin kaftan giymesi ve kalansüve takması, kişinin satrançla çok oy­naması, sık sık şarkı söylemesi veya şarkı dinlemesi veya raksa de­vam etmesi mürüvvetini düşürür. Mürüvveti düşüren fiiller; şahıs, durum ve mekana göre değişir. Kişinin kendisine layık olmayan ku­pa, çöpçülük veya dabakcılık yapması gibi düşük işlerde çalışması mürüvvetini düşürür. Ancak yaptığı iş, örfe göre kendisinin mesleği olmuşsa veya babasının mesleği ise, en sahih kavle göre mürüvveti­ni düşürmez.

İthama gelince, şahidin şehadet etmesiyle kendisine bir fayda sağlaması veya kendisinden bir zararı def etmesidir.

Kişinin kölesi veya mukâteb kölesi lehine, ölmüş veya iflas se­bebiyle kısıtlılık altında bulunan borçlusunun lehine veya vekalet ettiği şeyin lehine şahitlik etmesi kabul edilmez. Ayrıca onu zamin kılan kimsenin borçtan beri olduğuna veya yaralama sonucu mi­rasçısının lehine şahitlik etmesi kabul edilmez. Şahidin mirasçı ol­duğu kişi hastalanır veya yaralanırsa, henüz iyileşmeden malı hakkındaki şahitliği en sahih kavle göre kabul edilir.

Akile, katilin şahitlerinin fasık olduklarına şahitlik ederlerse kabul edilmez. Müflisin üzerinde alacaklılarının başka alacakları ol­duğunu söyleyen şahitlerin fasık olduklarına şahitlik edenlerin de şahitlikleri kabul edilmez.

Bir kimsenin terikesinden iki kişiye vasiyette bulunduğuna iki kişi şahitlik eder de, o iki kişi terike sahibinin bu iki şahide de aynı terikeden vasiyette bulunduğuna şahitlik ederlerse, şahitlikleri ka­bul edilir.

Kişinin usulü (anası- babası) ve füru'u (çocukları) lehine yapa­cağı şahitlik kabul edilmez. Fakat aleyhlerine yapacağı şahitlik ka­bul edilir. Keza üve'y annelerini boşadığı veya ona kazif isnadında bulunduğu hakkında çocukların babaları aleyhinde yapacakları şa­hitlik en zahir kavle göre kabul edilir. Kişi, bir yabancı ve fer'i lehin­de şahitlik ederse, en zahir kavle göre şahitliği çocuğu için değil ya­bancı için kabul edilir.

Ben diyorum ki; kadının kendi kocasına, kocanın kendi karısı­na, kardeşin kardeşe veya kişinin kendi arkadaşına şahitliği kabul edilir. Allah daha iyi bilir. Aralarında dünya menfaati yüzünden düş­manlık bulunanların birbirlerine şahitlik etmeleri kabul edilmez.

Düşman; kişiyi sevmeyen, kişinin elindeki nimetin yok ol­masını istiyen, sevincine üzülen ve başına gelen musibete sevinen kimsedir. Düşmanın düşmanı lehindeki şahitliği kabul edilir. Keza aralarında dini düşmanlık bulunanların, birbirleri aleyhindeki şa­hitlikleri kabul edilir. Kafirin aleyhinde müslümanm ve bid'atçmm aleyhinde sünnînin şahitlik etmesi gibi.

Tekfir etmediğimiz bid'atçmm şahitliği kabul edilir. Ancak prensip sahibi olmayan gafilin ve mübadirin (iddiadan önce şahitlik­te bulunanın) şahitliği kabul edilmez. Allah'ın hakkı olan işlerde hasbi şahitlik kabul edilir. Allah'ın hakkının te'kidli bulunduğu; bo­şanma, köleyi hürriyetine kavuşturma, kısası affetme, iddetin bitti­ği veya bitmediği ve Allah'ın hakkına taallûk ettiği hallerde hasbi şahitlik kabul edilir. Keza en sahih kavle göre, nesep ile ilgili işlerde de hasbi şahitlik kabul edilir.

Hakim iki şahidin ifadesine göre karar verir de sonra her iki şa­hidin kafir oldukları veya köle oldukları veya çocuk oldukları an­laşılırsa, hakim veya bir başkası kararı bozar. Keza en zahir kavle göre şahitlerin fasık oldukları anlaşılırsa, yine kararı bozmak gerekir.

Şahitliği üstlenen kafir veya kölenin taşıdığı sıfat kalkar veya çocuk kemale erdikten sonra şahitlikte bulunursa, şahitliği kabul edilir. Fasık kişi tövbe ederse ve daha önce şahitlik ettiği davaya ye­niden şahitlik ederse, şahitliği kabul edilmez. Daha önce şahitlik et­tiği kişinin bir başka davasına şahitlik ederse kabul edilir. Fakat tövbe ettikten sonra tövbesinde sadık olduğu anlaşılacak kadar bir sürenin geçmesi lazımdır. Alimlerin çoğu bu sürenin bir sene olduğunu takdir etmişlerdir.

Sözle olan masiyette kişinin sözle tövbe etmesi şarttır. Meselâ, zina suçu isnadında bulunan şöyle demelidir: "İsnat ettiğim zina su­çu geçersizdir. Bunu söylediğime pişmanım. Bir daha zina suçunu is­nat etmeye dönmem." Keza yalan şahitlikte bulunan da bu şekilde tövbe etmelidir. Ben diyorum ki; içki içmek ve zina etmek gibi sözle olmayan masiyetten tövbe etmenin şartları şunlardır: İşlenen günahı terk edip bir daha işlememek; o günahı işlediğine pişman ol­mak; bir daha günaha dönmemeyi azmetmek. İşlenen günah, kul hakkına taallûk ediyorsa, bu şartlarla birlikte hak sahibinin hakkını iade etmek. Allah daha iyi bilir.

 

1. Erkeklerin Şahitliklerinin Kabul Edildiği Haller ve Şahidin Sayısı

 

Bir şahidin şahadetiyle karar verilemez. Ancak ramazan hilâli­nin tespiti için en zahir kavle göre, bir kişinin şahitliği ile karar ve­rilebilir.

Zina suçunu tespiti için dört erkeğin şahitlik etmesi şarttır. Zi­na yaptığını ikrar edene, en zahir kavle göre iki kişinin şahitlik et­mesi şarttır. Bir kavle göre ise dört kişinin şahitlik etmesi şarttır.

Mal tespiti, satış, ihale, havale ve tazminat gibi akidler ile mu­hayyerlik ve veresiyeli akid gibi mali bir hakkın tespiti için, iki er­kek veya bir erkek ve iki kadının şahitlik etmesi şarttır. Bu akidler-den başka Allah veya kul hakkına taallûk eden nikah, boşama, ric'at, İslam'a girme, dinden dönme, cerh etmek (şehadet ehliyetini engelleyici kusurları ortaya çıkarma), ta'dil etmek (şahidin adil ol­duğunu tespit etmek), ölüm, fakirlik, vekaiet, vasiyet ve şahitlik üzerine şahitlik etmek gibi konularda çoğunlukla erkeklerin bilece­ği hususlarda iki erkeğin şahitlik etmesi şarttır.

Sadece kadınların bilmesine mahsus olan veya genellikle er­keklerin görmesi mümkün olmayan; bekaret, doğum, hayız, süt em­me ve Örtülü olması gereken kusurlarda yukarıda geçtiği gibi iki er­kek veya bir erkek ile iki kadının veya dört kadının şahadetiyle tes­pit edilir. Bir erkek ve iki kadının şahadetiyle tespit edilmeyen dava, bir erkek ve davacının yeminiyle tespit edilemez. Bir erkek ve iki kadının şahadetiyle tespit edilen dava, bir erkek ve yeminle de tes­pit edilebilir. Ancak kadınların sair kusurları iki kadının şahadeti ve yeminle tespit edilemez.

Davacının şahidi şahidlik edip, adil olduğu anlaşıldıktan sonra kendisi de yemin etmelidir. Davacı yemininde şahidinin doğru söyle­diğini zikretmelidir. Şayet davacı yemin etmez de hasmının yemin etmesini talep ederse hakkıdır. Davalı yemin etmekten çekinirse, en zahir kavle göre davacı yemin eder.

Bir kimse başkasının elinde bulunan cariye ve çocuğunun ken­disine ait olduğunu iddia ederek: "Bu cariye ümmü veledimdir, mülkiyetimde iken hamile olmuştur." der ve şahit göstererek yemin ederse, istilâd sabit olur. En zahir kavle göre bu delille çocuğun ne­sebi ve hürriyeti sabit olmaz.

Bir kimse başkasının elinde bulunan bir kölenin kendisine ait olduğunu iddia ederek: "Bu benim kölemdir, onu azad etmiştim." der ve şahit göstererek yemin ederse, mezhep alimlerince kabul edi­len rivayete göre, köle elinden alınır ve hürriyetine kavuşturulur.

Birkaç mirasçı bir malın mirasçı oldukları şahsa ait olduğunu iddia ederek şahit gösterirler de bununla birlikte bazıları yemin ederlerse hisselerini alırlar, yemin etmeyenler buna ortak olmazlar. Yemin etmeyen hazır olup buluğ çağma ermişse, yeminden vazgeç­tiği için bir hak iddia edemez. Hazırda değilse veya çocuk veya deli ise mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre hissesi bekletilir. Engel ortadan kalktıktan sonra yemin eder ve şahitlerin tekrar şa­hitlikte bulunmalarına gerek kalmadan hissesi verilir.

Kişinin görmeksizin zina, gasp, itlaf ve doğum (nesep tespiti) gibi fiillere karşı şahit göstermesi caiz değildir. Sağırın fiil ile ilgili şahadeti kabul edilir.

Söylenen sözlere şahitlik etmek için akidlerde olduğu gibi, sözleri işitmek ve söyleyeni gör...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 12 Kasım 2010, 16:37:25 Gönderen: manas »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Şahitlik
« Posted on: 22 Eylül 2019, 02:22:26 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şahitlik rüya tabiri,Şahitlik mekke canlı, Şahitlik kabe canlı yayın, Şahitlik Üç boyutlu kuran oku Şahitlik kuran ı kerim, Şahitlik peygamber kıssaları,Şahitlik ilitam ders soruları, Şahitlikönlisans arapça,
Logged
11 Kasım 2010, 23:12:17
şeb-i arus

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9


« Yanıtla #1 : 11 Kasım 2010, 23:12:17 »

Allah RAZI OLSUN KARDEŞİM GÜZEL PAYLAŞIM .
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
17 Aralık 2016, 16:56:41
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.305


« Yanıtla #2 : 17 Aralık 2016, 16:56:41 »

Aleykümsşeam.Allahın rızası doğrultusunda dogru olan şeyler için şahidlik eden yalan yere şahidlik yapmakdan kaçınan kullardan olalım inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &