ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Risale-i Nur Külliyatı > Mektubat > Dördüncü Mektup
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dördüncü Mektup  (Okunma Sayısı 658 defa)
23 Şubat 2011, 00:06:19
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 23 Şubat 2011, 00:06:19 »



DÖRDÜNCÜ MEKTUP




1

AZİZ kardeşlerim,

Ben şimdi Çam Dağında, yüksek bir tepede, büyük bir çam ağacının tepesinde, bir menzilde bulunuyorum. İnsten tevahhuş ve vuhuşa ünsiyet ettim. İnsanlarla sohbet arzu ettiğim vakit, hayalen sizleri yanımda bulur, bir hasbihal ederim, sizinle müteselli olurum. Bir mâni olmazsa, bir iki ay burada yalnız kalmak arzusundayım. Barla'ya dönsem, arzunuz veçhile sizden ziyade müştak olduğum şifahî bir musahabe çaresini arayacağız. Şimdi bu çam ağacında hatıra gelen iki üç hatırayı yazıyorum.

Birincisi: Bir parça mahrem bir sırdır. Fakat senden sır saklanmaz. Şöyle ki:

Ehl-i hakikatin bir kısmı nasıl ki ism-i Vedûd'a mazhardırlar ve âzamî bir mertebede o ismin cilveleriyle, mevcudatın pencereleriyle Vâcibü'l-Vücuda bakıyorlar. Öyle de, şu hiç ender hiç olan kardeşinize, yalnız hizmet-i Kur'ân'a istihdamı hengâmında ve o hazine-i bînihayenin dellâlı olduğu bir vakitte, ism-i Rahîm ve ism-i Hakîm mazhariyetine medar bir vaziyet verilmiş. Bütün Sözler, o mazhariyetin cilveleridir. İnşaallah, o Sözler


2

sırrına mazhardırlar.

İkincisi: Tarik-i Nakşî hakkında denilen "Der tarik-i Nakşibendî lâzım âmed çâr terk / Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hestî, terk-i terk" olan fıkra-i rânâ birden hatıra geldi. O hatıra ile beraber, birden şu fıkra tulû etti:

"Der tarik-i aczmendî lâzım âmed çâr çiz / Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şükr-ü mutlak, şevk-i mutlak ey aziz."

Sonra, senin yazdığın, "Bak kitab-ı kâinatın safha-i renginine, ilh." olan rengin ve zengin şiir hatırıma geldi. O şiirle semânın yüzündeki yıldızlara baktım. "Keşke şair olsaydım, bunu tekmil etseydim" dedim. Halbuki şiir ve nazma istidadım yokken yine başladım. Fakat nazım ve şiir yapamadım. Nasıl hutur ettiyse öyle yazdım. Benim vârisim olan sen, istersen nazma çevir, tanzim et. İşte, birden hatıra gelen şu:

    Dinle de yıldızları, şu hutbe-i şirinine,
    Nâme-i nurunu hikmet bak ne takrir eylemiş.
    Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler:
    Bir Kadîr-i Zülcelâlin haşmet-i sultanına,
    Birer burhan-ı nurefşânız biz vücud-u Sânie,
    Hem vahdete, hem kudrete şahitleriz biz.
    Şu zeminin yüzünü yaldızlayan
    Nazenin mucizâtı çün melek seyranına,
    Bu semânın arza bakan, Cennete dikkat eden
    Binler müdakkik gözleriz biz.HAŞİYE
    Tûbâ-yı hilkatten semâvat şıkkına
    Hep kehkeşan ağsânına,
    Bir Cemîl-i Zülcelâlin dest-i hikmetiyle takılmış
    Pek güzel meyveleriz biz.
    Tu semâvat ehline birer mescid-i seyyar
    Birer hane-i devvar, birer ulvî âşiyâne,
    Birer misbah-ı nevvar, birer gemi-i cebbar
    Birer tayyareleriz biz.
    Bir Kadîr-i Zülkemâlin, bir Hakîm-i Zülcelâlin
    Birer mucize-i kudret, birer harika-i san'at-ı Hâlıkane,
    Birer nadire-i hikmet, birer dâhiye-i hilkat
    Birer nur âlemiyiz biz.
    Böyle yüz bin dille yüz bin burhan gösteririz
    İşittiririz insan olan insana.
    Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü,
    Hem işitmez sözümüzü. Hak söyleyen âyetleriz biz.
    Sikkemiz bir, turramız bir, Rabbimize müsebbihiz, zikrederiz âbidâne
    Kehkeşanın halka-i kübrâsına mensup birer meczuplarız biz.

El-Bâkî Hüve'l-Bâkî
Said Nursî




1 Onun adıyla. O her kusurdan münezzehtir. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi sizin ve arkadaşlarınızın, hususan ....... üzerine olsun.

2 "Kime hikmet verilmişse, işte ona pek çok hayır verilmiştir." Bakara Sûresi, 2:269.

HAŞİYE
Yani, Cennet çiçeklerinin fidanlık ve mezraacığı olan zeminin yüzünde hadsiz mucizât-ı kudret teşhir edildiğinden, semâvat âlemindeki melâikeler, o mucizâtı ve o harikaları temâşâ ettikleri gibi, ecrâm-ı semâviyenin gözleri hükmünde olan yıldızlar dahi, güya melâikeler gibi, zemin yüzündeki nazenin masnuatı gördükçe, Cennet âlemine bakıyorlar ve o muvakkat harikaları bâki bir surette Cennette dahi temâşâ ediyorlar gibi, bir zemine, bir Cennete bakıyorlar; yani o iki âleme nezaretleri var demektir.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Dördüncü Mektup
« Posted on: 21 Eylül 2019, 03:43:56 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Dördüncü Mektup rüya tabiri,Dördüncü Mektup mekke canlı, Dördüncü Mektup kabe canlı yayın, Dördüncü Mektup Üç boyutlu kuran oku Dördüncü Mektup kuran ı kerim, Dördüncü Mektup peygamber kıssaları,Dördüncü Mektup ilitam ders soruları, Dördüncü Mektupönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &