Hz. Peygamber Efendimizi (S.A.V) ve Halifeleri (R.A) Ziyaret

(1/1)

Varis:
Yukarıda anlattığımız şekilde, Hz. Peygamber (a.s.v) Efendimizi ziyaret edersin. Hz. Peygamber (a.s.v) hayatında nasıl ziyaret edilirdi ise vefatında da aynı hürmetle ziyaret edilir. Hayatında iken huzurunda takınacağın edeb ve terbiyeyi Ravza-i Mutahhara’nın önünde de aynı şekilde muhafaza et. Bundan sonra şöyle de;
“Ya Resulallah! Senin, risaleti tebliğ emanetini eda ettiğine, ümmete nasihat edip, düşmanların ile müca-hede de bulunduğuna, ümmetini, ALLAH’a giden doğru yola hidayet edip, yakin gelinceye kadar ibadet ettiğine şahadet ederim.

Sen, seni ziyaret edenlere şefaat edeceğini va’dettin.

Ben aciz bir ümmetin olarak şefaatini dilemek üzere huzuruna geldim. Bana kıyametin dehşetinde şefaatçı ol. Ya Rabbi! Kıyamet gününde Habibini bana şefaatçı kıl ve şefaatini kabul eyle! Salat-ü selam ona ve ehl-i beytine olsun.”

Ravza-i Mutahhara’nın önünde dururken, ALLAH-u Zülcelal’e hamd-ü sena et ve Hz. Peygamber (a.s.v)’e bolca salavat-ı şerife getirdikten sonra şöyle de: ALLAH’ım sen Kur’an-ı Kerim’de:

“Eğer onlar nefislerine zulmettikleri zaman sana gelip ALLAH’tan mağfiret dileseler, Peygamber de onlar için istiğfar etse, elbette, ALLAH’ı tövbeleri kabul edici ve merhamet sahibi bulurlardı.” (Nisa; 64) buyurdun. Buyurduğun haktır, gerçektir.

“ALLAH’ım biz senin kelamını duyduk, buyruğuna uyduk. Hata ve kusurlarımızı itiraf ve günahları-mızdan tövbe ederek O’nun şefaatini ve yüklediğimiz ağır günahlarımızın affını senden dilemek üzere Habibini ziyarete geldik.

ALLAH’ım! Tevbemizi kabul ve habibini bize şefaatçi eyle, O’nun hürmetine bizim derecemizi de yükselt.

ALLAH’ım! Muhacir ve Ensarı mağfiret et. Bizi ve bizden önce iman ile göçen bütün din kardeşlerimizi mağfiret et.

ALLAH’ım! Habibin ve Beyt-i Şerife yaptığımız bu ziyaret son ziyaret olmasın. Daha nice sefer gelip ziyaret etmeyi nasip eyle, ey merhametlilerin en merhametlisi.”

Sonra minberin yanına gel ve Hz. Peygamber (a.s.v)’in minberde ALLAH-u Zülcelal’e ibadeti teşvik eder şekilde hutbe irad etmekte olduğunu, Muhacir ve Ensar’ın, gözlerini oraya çevirerek dikkatle hutbeyi takip ettiklerini düşün ve kıyamet gününde Hz. Peygamber (a.s.v)’den ayrı kalmamayı ALLAH-u Zülcelal’den dile.

Hacda kalbin vazifesi bunlardır. Böyle bir huzur içinde haccını yaptıktan sonra da haccının makbul veya merdud olmasını düşünmeli ve bunun korkusunu içinde taşımalıdır. Kendisini murakabe etsin. Hareketleri ALLAH-u Zülcelal’in emir ve nehylerine uygun düşüyorsa, haccının kabul olduğuna inansın. Çünkü ALLAH-u Zülcelal sevdiği kulunun amelini kabul eder. Hac ettikten sonra isyan etmemek, haccın kabul olmasına delildir. Fakat kendisine çeki düzen vermeyip yine kötü amellere yönelenlerin bu yolculukta ellerine yorgunluk ve zahmetten başka bir şey geçmeyeceğinden korkulur. Böyle olmaktan ALLAH-u Zülcelal’e sığınırız.

Hz. Ebubekir (r.a)’in Kabri Başında Selam ve Dua:
Manâsı:

“Selâm sana ey Ebû Bekr es-Sıddik, Selâm sana ey Resûlüllâh'ın (s.a.v) halifesi,

Selâm sana ey Resûlüllah’ın dostu, mağarada arkadaşı, seferde yoldaşı ve sırlarının güvenli koruyucusu. ALLAH seni en güzel şekilde mükâfatlandırsın. Sen ki, Hz. Peygamber'e (s.a.v) en güzel halef oldun; en güzel şekilde onun yolunda bulundun Müslümanlara yardım ettin, akrabayı gözettin, ömrün sona erip ölümünün geldiği ana kadar dâima hakkı ayakta tuttun. ALLAH'ın selâmı, rahmet ve bereketi üzerine olsun.

Ey sonsuz kerem sâhibi ALLAH'ım! Ondan râzı ol, derecesini yükselt, sevâbını da çoğalt ve Cennetine koy!”

Hz. Ömer (r.a)’in Kabri Başında Selam ve Dua:
Manası:

“Selâm sana ey mü'minlerin emiri; Selâm sana ey İslâm’ı izhâr edip, yücelten; Selâm sana ey putları parçalayan; Selâm sana ey adâletle ve doğrulukla hüküm veren;

Selâm sana ey hak île bâtılı ayıran Hattab oğlu Ömer. ALLAH senî en güzel mükâfatla mükâfatlandırsın. Sen ki, İslâma ve Müslümanlara destek oldun, Hz. Peygamberden (s.a.v) sonra, fetihlerle îslâm yurdunu genişlettin, yetimleri korudun, akrabayı gözettin. İslâm dini seninle güç kazandı. Sen Müslümanların hoşnut olduğu, doğru yolda olan ve doğru yola çağıran bir liderdin. Onların dağınık işlerini derledin, fakirlerine yardım ettin, yaralarını sardın. ALLAH'ın selâm, rahmet ve bereketi üzerine olsun.”

 

 

 

 

HZ. EBU BEKİR (R.A) VE HZ. ÖMER (R,A)’E SELAM VE DUA
 

Mânâsı:

Selâm her ikinize ey Resûlullah’ın (s.a.v) dostları, arkadaşları, İslâm’ı yayma ve hâkim kılma husûsunda yardımcıları ve O’ndan sonra Müslümanların yararına olan işlerin tâkipçileri. ALLAH her ikinizi de en güzel şekilde mükâfatlandırsın.

Resûlullah’ın (s.a.v) bize şefâat etmesi, Rabbimizden tâatlarımızı kabûl etmesini, bizi dini üzere yaşatıp öldürmesini ve bizi Kıyamette ümmeti arasında haşretmesini niyaz etmesine aracı olmanız için size geldik!”

 

HZ. EBU BEKİR (R.A) VE HZ.ÖMER (R,A)’DEN SONRA RASULULLAH’IN MÜBAREK BAŞI HİZASINDA   
 

Mânâsı:

“ALLAH'ım, Sen "Eğer onlar  nefislerine zulmettiklerinde sana gelip, ALLAH'tan mağfiret dileseler, Peygamber de onlar için istiğfar etse, ALLAH’ı tevbeleri kabûl edici ve  merhamet sahibi bulurlurdı." (Nisâ; 64) buyurdun.

ALLAH'ım. Senin sözün haktır. İşte bizde sözünü dinleyip, emrine uyarak, Peygamberini yüce katında bize şefâatçi dileyerek huzûruna geldik.

Rabbimiz, bizi, anne ve babalarımızı, bizden önce imân etmiş olan kardeşlerimizi bağışla; kalblerimizde mü'minlere karşı kin bırakma; şüphesiz Sen çok şefkatli ve çok merhametlisin. Rabbimiz bize dünya da iyilik, âhirette de iyilik ver; bizi Cehennem azabından koru.

İzzet sâhibi Rabbin onların uygunsuz vasıflandırmalarından münezzehtir.

Bütün peygamberlere selâm olsun. alemlerin rabbi ALLAH'a da hamd olsun.”

 
CENNETUL BAKİ UHUD ŞEHİTLERİ VE BAŞKA KABRİSTANLARI ZİYARET EDERKEN OKUNACAK DUA
 

Mânâsı:

“Sabretmenize karşılık size selâm olsun. Dünyâ yurdunun sonu (Cennet) ne güzeldir. Selâm size ey mü'minlerin yurdunda bulunanlar. Biz de inşaallah peşinizden gelip size kavuşacağız.

Siz bizim öncülerimizsiniz, biz de izinizdeyiz. ALLAH sizi de, bizi de bağışlasın; sizden önde gidenlere de, geriye kalmış olanlara da acısın. ALLAH'ım, bunların acısından dolayı vereceğin ecrinden bizi mahrûm etme; bunların ardından bizi fitneye de düşürme. Bizi de, onları da bağışla.

Ey keremi sonsuz olan ALLAH'ım, râzı ol onlardan, lütfu kereminle derecelerini yükselt, makamlarını Cennet eyle, sevablarını çoğalt. Selâm bütün peygamberlere, hamd-ü senâ âlemlerin Rabbî yüce ALLAH'a”

MEDİNEDEN AYRILIRKEN RESULULLAH’I ZİYARET EDERKEN OKUNACAK DUA
 

Mânâsı:

“ALLAH'ım bu ziyaretimi son ziyâret, bu duâ ve niyazlarımı REsûlunün hareminde yaptığım duâ ve niyâzların sonuncusu eyleme. Lutf-u kereminle Harem-i Şerif’i tekrâr tekrâr ziyâret için kolaylıklar ihsân eyle. Günahlarımızı affedip din, dünya ve âhiretle ilgili işlerimizde âfiyetler ikrâm eyle. Yurdumuza sâlimen, güvenlik içinde dönmeyi nasîb eyle.

ALLAH'ım, bu yolculuğumuzda Senden iyilik, takva ve Senin sevip hoşnut olacağın şeyleri nasib etmeni istiyoruz, onları bize ihsân eyle. Ey keremi sonsuz Rabbimiz, lütfu ihsânınla bizi Kıyâmette, kendilerine nimet verdiğin peygamberler, sıddıklar, şehidler ve sâlih kişilerle birlikte haşr-u cem' eyle!”

 



Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc